Saatler büyüyünce, logoları büyütüp kadranı posterize edince olan şey. Küçük bir alana akıllıca sığdırılmış, seneler içinde yavaşça geliştirilmiş detaylar kayboluyor. Hassas bir enstrüman görüntüsünün yerini ucuz bir takı görüntüsü alıyor.
Bir kol saati büyük olabilir belki, ama baştan öyle tasarlanmalı. Oturmuş, klasik modelleri dosdoğru büyütünce, oranları kaçıyor. Bu konuda Seiko pek yalnız da değil. Oris'ten, Longines'e kadar etraf tuhaflık dolu. Tekli fotograflardan pek bir şey anlaşılmıyor. Geçen aylarda yolum Sirkeci'ye düştü, biraz dükkanları gezdim... insan kim takıyor bunları diyor. Düğün için alınıp çekmeceye kaldırılıyorlar herhalde. Sadece dükkanlarda görüyoum çünkü, ya da çevre yönünden şanslıyım belki :)
Bir de üreticiler masif kayış gibi her şeyi yeterince tartmadan isteyen, detayların sebeplerini bilmeyen, üretim tekniğinden haberi olmayan yeni 'koleksiyoner'lere cevap vermeye çalışınca klasik güzellikler de gidiyor. Ucuz masif kayış iyi daha bile kötü görünüyor mesela.
Cam mineral olduğu için desem camı mineral olan diğer saatlerde bu sönüklüğü göremiyorum
Acaba kadranın malzemesinde mi bir sorun var
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.