Yerimi bulamıyorum, Yolumu bulamıyorum. Doğanın içinde, İçin en içinde kalıp bir süre, dinlemek istiyorum anlatılanları... Rabbimi çok uzun zamandır duymadım.
Düşünmek istiyorum ama Tefekkür/düşünce sistemimin bozuk olduğunu söylemiştim, Düşünmek bende hüzüne ve kedere yol açıyor. Varlığımı sorguluyorum, Ruhum acı çekiyor.
Düşünmekten kaçıp sonra, Yoğunluk denizine atıyorum kendimi, Bir an bile düşünmeden, Denizin dalgalarında öylece boğuluyorum.
Kabir geliyor aklıma, Kabir kadar gerçeklik hissettiren pek bir şey yok. Ahirete iman ederim, Cennet ve cenehenneme... Ama kabir henüz bu dünyada gördüğümüz... Bir gün bitip gideceğini şüphe bırakmayacak derecede gösteren... Bu yüzden boğulup gittiğim o denizden çıkmaya çalışıyorum. Vakit yok Öylesine var olmaya, Öylesine geçip gitmeye vakit yok.
Yine de iyileşeceğime dair umut taşıyorum Çünkü Kur'an'ın şifa kaynağı olduğunu biliyorum. Bir mezhepsiz gibi ve hatta hadis inkarcısı gibi okuyup Kur'an'ı Yalnızca okuyup Kur'an'ı Yalnızca Kur'an'ı okuyup İyileşmek istiyorum. İnsanların görüşlerinden uzak, Yalnızca o hidayet kitabını okumak istiyorum.
Doğa bazen çok yalnız ve hüzünlü Ama ben insanım Hilafet verildi Rabbim tarafından Doğanın yalnızlığını ve hüznünü tamir edecek Yaralarını saracak o bandım...
Ne acayip, İnsanın kendisini doğa ile bir tutması. Hayvanlar daha özgür yaşıyor diye kendisini hayvanla kıyaslaması Hayvanlara bakıp kendini araması... Doğanın hüznünden karnının ağrıması Hava karardığında içinin kararması Yağmurla beraber ağladığını sanması
Ama ben insanım, Doğa da değilim hayvan da... Onları ıslah edebilecek olanım.
Eskiden doğanın neşesini görürdüm, Şimdi hüznünü, İnsanın bakış açısı tüm dünyasını şekillendiriyor...
"Rahmân ve Rahîm olan Allahın ismiyle... Asr'a yemin olsun ki,İnsan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, Salih amel (iyi işler) işleyenler, Birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır."
Bütün yenilgi, yıkım ve vesveselere rağmen, Düşünmek fişini çekip (çünkü hasta bir beyin) Aklederek devam edeceğim. Bugün ilk gün olsun. Vira Bismillah...
Yeni seneye geçerken: İtikad her şeydir. İtikad her şeydir. İtikad her şeydir.
Bu konuya girmeyi sevmiyorum, 'boş' depresif geliyor. Ama yılın son günü yine tüm taşları yerinden oynatacak olaylar oldu. Yine bir iş/şehir değişikliği mi geliyor göreceğiz.
Gayba taş atmamı engelleyen, Şeytanın süslü gösterdiği batıl yollardan çıkarıp, dosdoğru olduğunu düşündüğüm yoluna ileten Rabbime hamd olsun. O (cc) bize delille hareket etmeyi öğretti. Evvelinden kıymet verdiğim şeyh-mürşid vs ne kadar batıl yola sevk edici varsa, Onlardan tepeden tırnağa iğrendim ve batıl yollarını terk ettim. ALLAH'a bizi doğru yoluna ilettiği ve şeytanın oyuncağı olmaktan koruduğu için hamd olsun. İtikadda Selef'i izlememi nasip eden Rabbime hamd olsun. İtikad öyle bir şeydir ki kardeşlerim, Seni deli bile çıkarır... Batıni tarikatlardan beni kurtaran Rabbime hamd olsun. Tek övülecek hamd edilmesi gereken Rabbimdir, geri kalan hiçbir vesileye hamd etmiyorum. Hiçbir şeyh-mürşid vb insanları hidayete erdiremez. Hidayet yalnızca ALLAH'tan gelir ve O'nun (cc) kıymetli Resulü, Efendimiz (sav) onun gönderdiği hidayet kitabını bize açıklamış ve öğretmiştir. ALLAH'ın Selamı Peygamberimizin ve tüm salih kullarının üzerine olsun.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kader Sırrı -- 15 Ocak 2026; 11:14:52 >
El Bâtın. Yürüdüğüm her adımda geçmişi sildim. Benden geriye kalanları, sevdiklerimi, sevmediklerimi... Ben diye ne varsa orada, kaçtım. Geçmişin resimlerini, izlerini... Şimdi yüreğimde esen bir meltem, Rabbim ruhuma şifa vermiş, Fıtratım hamd olsun düzelmeye başlamış. Yeni kimlikler, yeni görevlerin şifası ve şükrü içinde ilerliyorum. Yüreğimde kabaran denizler yok, Ruhumu çekiştiren, daralttıkça daraltan zanlar yok. ALLAH'a hamd olsun...
El Bâtın, Rabbimle aramda, Rabbimin Bâtın yönünü 'zanları ile anlatan' kimse yok. Gizemini fark eden ve durması gereken yerde duran bir Selef'i izleyenim. Yalnızca Rabbimin söylediklerini bilebilirim. O yüzden El Bâtın, hayranlığım artıyor. Neden soruları geçip dururken aklımdan, yüreğimden, Teslim oluyorum. Sadece Bâtın olanı (cc) seviyorum işte diyorum. Bu ALLAH'ın kuluna hediyesidir, şükürler olsun...
Yolumu bulamıyorum.
Doğanın içinde,
İçin en içinde kalıp bir süre,
dinlemek istiyorum
anlatılanları...
Rabbimi çok uzun zamandır duymadım.
Düşünmek istiyorum ama
Tefekkür/düşünce sistemimin bozuk olduğunu söylemiştim,
Düşünmek bende hüzüne ve kedere yol açıyor.
Varlığımı sorguluyorum,
Ruhum acı çekiyor.
Düşünmekten kaçıp sonra,
Yoğunluk denizine atıyorum kendimi,
Bir an bile düşünmeden,
Denizin dalgalarında öylece boğuluyorum.
Kabir geliyor aklıma,
Kabir kadar gerçeklik hissettiren pek bir şey yok.
Ahirete iman ederim,
Cennet ve cenehenneme...
Ama kabir henüz bu dünyada gördüğümüz...
Bir gün bitip gideceğini şüphe bırakmayacak derecede gösteren...
Bu yüzden boğulup gittiğim o denizden çıkmaya çalışıyorum.
Vakit yok
Öylesine var olmaya,
Öylesine geçip gitmeye vakit yok.
Yine de iyileşeceğime dair umut taşıyorum
Çünkü Kur'an'ın şifa kaynağı olduğunu biliyorum.
Bir mezhepsiz gibi ve hatta hadis inkarcısı gibi okuyup Kur'an'ı
Yalnızca okuyup Kur'an'ı
Yalnızca Kur'an'ı okuyup
İyileşmek istiyorum.
İnsanların görüşlerinden uzak,
Yalnızca o hidayet kitabını okumak istiyorum.