Fiziki dünyamız gelişmesini sürdürüyor, ileriye gidiyor yahut geriye, bu insanlar için bir tartışma konusu. Fakat insanlar ve hayvanlar için bu yaşamın bir süresi var ve bu süre dolduğunda çöp kutusuna atılıyor, bu dünya için siliniyoruz. Şimdi bir de dijital dünyaya bakalım.
Başta Mark Zuckerberg ve şirketi Oculus, sanal gerçekliğin bugüne kadarki yolculuğunda lokomotif görevi üstlendiler. Bir dönem Samsung ile yaptığı işbirliğiyle düşük bütçeli hanelerle de tanışma fırsatı buldular ve her geçen gün bu merdivenden bir adım yukarı çıkıldı. Şimdi sanal gerçekliğin belki de pek az insanca akla getirilmiş bir meyvesinden söz etmeliyiz: Dijital ölümsüzlük. Fiziki dünyada henüz nefes alabilenler için, nefesi kesilenlerin ölümsüzlüğü.
Zuckerberg bir röportajda ''İnsanlar sadece görmek değil, aynı zamanda hissetmek istiyor.'' demişti. Sanal gerçekliğin söz konusu gelişimi, sonunda hissetmeyi sağladığında, uzun yıllar önce gözlerini kapatmış eşinize, annenize yahut minik kedinize sarılabileceksiniz ve bu sanal dünyadaki yaşam, elektrik temin ettiğiniz müddetçe varolurken, içeridekilerle biraz göz göze gelmek, gülümsemek için yalnız bir gözlük size yetecek.
Siz ölen yakınlarınızı dijital bir dünyada yaşatmak hususunda neler düşünüyorsunuz? Acınızı hafifletir mi, tazeler mi?
Fiziki dünyamız gelişmesini sürdürüyor, ileriye gidiyor yahut geriye, bu insanlar için bir tartışma konusu. Fakat insanlar ve hayvanlar için bu yaşamın bir süresi var ve bu süre dolduğunda çöp kutusuna atılıyor, bu dünya için siliniyoruz. Şimdi bir de dijital dünyaya bakalım.
Videoyu izlemek için tıklayınızBaşta Mark Zuckerberg ve şirketi Oculus, sanal gerçekliğin bugüne kadarki yolculuğunda lokomotif görevi üstlendiler. Bir dönem Samsung ile yaptığı işbirliğiyle düşük bütçeli hanelerle de tanışma fırsatı buldular ve her geçen gün bu merdivenden bir adım yukarı çıkıldı. Şimdi sanal gerçekliğin belki de pek az insanca akla getirilmiş bir meyvesinden söz etmeliyiz: Dijital ölümsüzlük. Fiziki dünyada henüz nefes alabilenler için, nefesi kesilenlerin ölümsüzlüğü.
Zuckerberg bir röportajda ''İnsanlar sadece görmek değil, aynı zamanda hissetmek istiyor.'' demişti. Sanal gerçekliğin söz konusu gelişimi, sonunda hissetmeyi sağladığında, uzun yıllar önce gözlerini kapatmış eşinize, annenize yahut minik kedinize sarılabileceksiniz ve bu sanal dünyadaki yaşam, elektrik temin ettiğiniz müddetçe varolurken, içeridekilerle biraz göz göze gelmek, gülümsemek için yalnız bir gözlük size yetecek.
Siz ölen yakınlarınızı dijital bir dünyada yaşatmak hususunda neler düşünüyorsunuz? Acınızı hafifletir mi, tazeler mi?
Kaynak:https://www.dw.com/tr
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
Haberi Portalda Gör