Her coğrafyada 1 gün 24 saattir fakat her coğrafyada gece ile gündüz süresi eşit değildir. En az lise dengi bir diploma sahibi isen bunu bilirsin. Şimdi sen kalkıp dünya düz de dersin. |
< Resime gitmek için tıklayın > Edit: Her neyse, yine bilmeyen arkadaşlar vardır diye cevaplayayım. Namaz, yani Salah, Kur'an'da tüm ayrıntılarıyla geçer. http://www.kurandakidin.com/2012/03/kuranda-namaz-ibadeti-nasil-anlatilmaktadir/ http://www.kurandakidin.com/2012/03/kurana-gore-namaz-nasil-kilinir/ Her ne kadar saçmalıkta 4. boyutu bulmuş olsalar da videodaki sorulara cevap veriyorum 1- "Allah herkesi niye inanmayacak şekilde yarattı?" Allah herkesi inanmayacak şekilde yaratmadı, Allah kimseyi inanmayacak şekilde yaratmadı. Kur'an'a göre Allah insanlara hür irade vermiştir ve insanlar hür iradeleri ile iman etmeyi yahut inkâr etmeyi seçerler. 2- "Allah herkesin inanacağı bir din niye yollamadı?" Allah herkesin inanmasını sağlayabilirdi, ancak Allah iman etme ve inkâr etme arasındaki seçimi de sınavın bir parçası olarak koymayı uygun görmüş. 3- "Allah'ın insanlara garezi mi var?" Hayır 4- "Sizin gibi düşünmeyen insanlara ya da inanmayanlara müşrik demiş olmuyor musunuz? Diğerleri de sizin için aynı ayeti kullanıyor zira!!" Kimseye müşrik demiyor, inanmayan demek müşrik demek değildir. Müşrik inanan ve ortak koşanlar için kullanılır. İnanmayana kâfir denir. Kaldı ki burada spesifik olarak hiçbir insanı, yahut grubu hedef alarak tekfir etmiyor yahut müşrik olduklarını söylemiyor. Söylediği şey insanların çoğunluğunun İslam'a inanmıyor olduğu, ki bu da sadece istatistiklere bakarak doğrulu teyit edilebilir bir bilgi zaten. Dünyada İslam'a inanmayan insanların sayısı, inanan insanların sayısından çok daha fazla. Benzer bir ayet Asır suresinde de vardır. "Vel asr, innelinsane lefi husr" yani "Asra yemin olsun ki insanlık hüsran içindedir".
Güven bana, bu forumda İslam hakkında benim kadar bilgili olan insan sayısı bir elin parmağını geçmez |
Peygamberi izlemek zorundaysak hadisleri uygulamak zorundayız. Hadisler uydurma olabilirse ve biz hepsine uymak zorundaysak hangisini uygulayacağız? Uydurma mı değil mi nereden bileceğiz? Mesela ben uydursam şimdi desem ki bir rivayete göre peygamber öğle yemeğinden sonra kuran okurdu. Bu uydurduğum şey Kuranla çelişiyor mu? Hayır. İyi bir şey mi mantıklı mı? evet. Ama aslında uydurmaydı. Böyle garip bir durum işte. |
|
fecrdeki ayınlık güneş ışığı değil de güneşin aydınlattığı ayın ışığı olabilir mi? güneşe göre zaman belirlerken güneşin ne zaman battığını anlamak adına başka bi ışık kaynağına ihtiyacımız var. güneş var battı dedik ancak yine var fakat göremiyoruz. evde sürekli yanan bi abajur olsun. güneş var abajur yansa da karanlıkta kalır ışığı gözükmez. şimdi güneş aslında dünya yüzeyinde hiç batmadığı için güneşe tabi zamanı güneş battığında ortaya çıkan şeyle anlıyoruz. aslında bu da güneşin devamı. ayı ay olarka değil güneş ışığını yansıtan bi başka güneş ışığı kaynağı olarak tanımladık.yani güneş batmadı. belki de doğdu çünkü güneş batması mümkün olmayan olarak kendine zaman tayin etmişti. mesela ben saat 17.45 de batmam demiş gibi ki bu doğrudur. ay gözüktü ve bu gözükme diyelim ki sabah 6.00 gibi kayboldu ve güneş dedi ki ben aslında doğmadım dedi. zira batmıyorum da. güneşin doğuşu(ki bu dünyanın hareketinden dolayı doğrudur) ayın görünüşü ve batışı ayın kaybolması şeklinde düşünülebilir. ve iki esemede toplam olarak güneşin doğuşu ve batışının olamayacağı bi düzenekte ayı güneşin zamanındaki doğma batma olgusunu belirleyen bi yapı olarak tanımlayabilir. |
|
güneşin batıp batmadığını dünyaya göre belirleyemeyiz. bunu dünya dışındaki bi kaynağa göre belirleyebiliriz. bu gözlemde güneşin batamadığını anlayabiliriz ve bu batamama hali dünyaya göre sanki doğum hali gibidir. o batamaz ancak doğabilir gibi düşünün. bunu neye göre belirleyeceğiz? |
|
geceyi düşünün. elinizde bi fener çevre elektirikli gözünüzü kapatmadığınız sürece her yer aydınlık olmak zorunda. bu ihtiyaç mı yoksa geceyi aydınlatmak zorunluluğu mu? bu bence zorunluluk yani yükümlülük. geceyi aydınaltmak zorunlu ise siz geceyi doğma kavramına eklemekle de yükümlü gibi olursunuz. birincisi bu karanlık gece değil. yaptığınız şey aslında güneşi tasdikleyip aynı şeyi yapma çabası. ay yıldızlar bu çabada ortak. insanın da dünya gezegenlisi bi canlı olarak buna ortak olduğunu görüyoruz. gece olsa bile kainatta fikir birlikteliği etmiş bi güneşi doğurma çabası var. |
|
Yukarıda söylediklerine cevap verdim gördün mü |
Öff yav he he inkârcı kardeş |
| İlk defa dediğini anladım.Şuan kendimi profesör gibi hissediyorum |
Batinilikle zahiri hükümlerin farkları vardır kendi dilin bile olsa anlaman imkansızdır çünkü kelimeler imgeleri taşımaz |
|
bakara 183 184 185 187 Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. ar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar. Kuranın indiği ayda lütfen Kuran okuyalım.Sorduğunuz soruların cevapları zaten orada. |
| Çok mantıksız bir soru sormuşsunuz Ramazan ayı 30 veya 29 gün değil mi ? |
|
Where are john and gene? Bunu turkçe okursanız Ve ar john(bilinmeyen kelime) yemin(and) gene( aslında bilinmeyen kelime) Ver utanma duygusu john yemin gene(yine) Şimdi karşımdaki adam bunu demiş olmalı ama o dedim diyor ki jon ve jin nerede. Şimdi adamın dediği ile kastettiğini söylediği şey konusunda ispat kendisi. Sorun ingilz olanın o olması. Neden anlaşamadık ve anlaşmak isterken ben değil o doğru oldu? Sorun ilahi beyanın anlamıdır? Bu anlamı yazamıyor ve her seferinde ver ar yemin gene diyip diyip duruyoruz. Aynı ayetin 10 değişik meali olsa 10 nu da aslında ver ar yemin geneyi değişik değişik soyluyor. Yine yemin ver dedi ar. Biri değiştiriyor. Haya ver dedi yeminle. Tekrarla haya ver diye yemin ediyordu. Haya( erkek tenasul uzvu manasında) yine yeminle ver demişti. Sonuç jon ve gene acaba evli mi? Kısaca anlattım. Ancak kelimenin surece tabi anlam kaymasında nerede olduğu merak edilen iki kişinin evli olup olmadığı ya da birbirine mi kaçtığı gibi alakasız bi esatir oluştu. Sozu söyleyen bu iki kişiyi araken veya aramaz sadece sorarken ya da sırf meraktan bi şey sormuştu. Duyan da bu bunu dedi derken jon ve gene çoktan evlendi diyerek nedensellik oluşturdu. Bu yüzden meal denen şey sakat bi esemedir. Karşınızda ilk ki bi ilah olmasına da gerek yoktur. |
|
Oruç tutmayanın derdi oruç olmuş , namaz kılmayanın derdi namaz olmuş..müslüman olmayanın derdi islam olmuş . İslama olan bu tutkunuz düşmanlık da degilde sevgide olsa evliya olurdunuz . |
Sorgulayan insanları ''düşman'' olarak niteleyen biri kendisine müslüman demesin. Açık ve net. Bu yanlışa düşmeyelim. |
|
Şu başlık o kadar komik ve rezil ki... Cehaletin diz boyu olduğunu başlı başına gösteriyor. Yahu ''Ramazan'' dediğimiz şey bir aydır ay. Gökteki kameri takvimin bir ayıdır. Miladi Mart, Nisan gibi. 30-29 gün çeker. Kuran'da bu ayı oruçlu geçirmek emredilir. Yani özetle ''Nisanı oruçlu geçirin'' ifadesi ne manaya çıkarsa ''Ramazanı oruçlu geçirin'' ifadesi de bir aya delalet eder. |
|
S.a O zaman peygamber efendimiz her ay 3 gün oruç tutarmis onu neden terketmiş sahabe bildiğim kadarıyla oruçla ilgili bir yasaklama yapmamış |
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @John Wick