| Geçmiş olsun hocam, lensi alan sahtekar kamera kayıtlarından kolay bulunur bence. |
|
Favorilerime eklemiş olmama rağmen sanırım bir teknik aksaklık nedeni ile bu güne kadar hiç haberim olmadı. Başınıza gelenler için çok üzüldüm, umarım ne kısa zamanda hak yerini bulur. İnancı olan için bu dünya veya ahiret hak için fark etmeyecektir. Yalnız değindiğiniz ve çoğu kişinin yanlış bildiği bir noktayı müsadeniz ile açıklığa kavuşturmak istedim. İnsanlar malum nedenlerden ötürü*➊ bir yılgınlık ve bıkkınlık içerisine düşmüşler bir de yanlış bilgilendirmenin kurbanı olmuşlar. PARASAL SINIR İÇİN LİNK Umarım çok karışık yazmadan işleri dilimin döndüğü ve bilebildiğim kadarı ile anlatmaya çalaşacağım. Yukarıda verdiğim link 2017 yılı tüketici hakem heyeti parasal sınırlarına ait tebliğe aittir (resmi makamlarca belirtilen tutardır). Buradaki limitlere bakıp nereye gitmeniz gerektiği hususunda size yol gösterici olacaktır. Bahsettiğiniz meblâ öyle 40-80 TL gibi bir rakam olmadığı için biraz vakit ayırmanızı ve konu üzerine eğilmenizi önereceğim. Limit konusunda iki seçeneğiniz var; ya limiti resmi oranlara göre düşüreceksiniz ya da yaklaşık bedeliniz ile yola devam edeceksiniz. Bunu ne için söylüyorum biraz açıklamaya çalışayım. Umarım iyice karmaşıklaştırıp berbat etmem. SENARYO A Silsile Tüketici hakem heyeti < Tüketici mahkemesi şeklinde gitmekte. Ancak kanun koyucu tüketici hakem heyeti için bir maddi üst limit sınırı getirmiş. Normal şartlar altında Tüketici hakem heyetlerinin aldığı kararlar kanun gücünde değildir ancak bağlayıcıdır. Ayrıca mahkemeler içinde kesin hüküm içermezler ancak yüksek oranda kıymet içeririler ve %1 -2 gibi çok düşük bir oranda aksi bir karar çıkar. Tüketici hakem heyeti kararları %87 oranında (sanırım 2015 yılı rakamları idi) tüketici lehine sonuçlanmıştır. Yani işin içine bir hin oğlu girmemiş ise, yaptığınız işleri yazılı bir şekilde ortaya dökebiliyor iseniz tüketici hakem heyitinden lehinize bir karar çıkma olasılığı çok yüksektir. Ayrıca bu işlemler için günlerce, haftalarca vakit ayırıp, 3999 TL lik zararınız için 3.000, 5.000 TL gibi bir zahmette dökmenizi istemez. Yapacağınız tek şey İl Hakem Heyetine gidip oradaki görevliye durumunuzu kısa ve öz bir şekilde izah etmek ki muhtemelen size vereceği hazır matbuat bir formu doldurmak, elinizdeki kargo fişi, yazışma vs gibi delil niteliğinde olabilecek dökûmanında bir fotokopisini bu doldurduğunuz matbuata iliştirmek olacaktır. En geç 3 ay içerisinde size olumlu veya olumsuz bir cevap vermek durumunlar. Buradan gelecek cevap olumlu olur ise noter vasıtası ile ilgili firmaya size gelen cevaptaki miktarın ödenmesi için ihtar çekmeniz veya bizatihi, ilgili müdürlüklerine gidip Tüketici Hakem Heyetinin belirttiği miktarı ödemelerini size gönderilen resmi evrakı gösterip isteyeceksiniz (benim naçizane önerim kimse ile muhatap olmayın noterden ihtarname çekip tarafınıza ödenmesi emrolunan bedeli belirttiğiniz hesaba ödemelerini isteyin. Olaki müdürlüğe gidip yüz yüze görüşmek istediniz bu durumda ödemeyi elden almayın, mutlaka bir banka şubesine, hesabınıza ya da adınıza havale veya eft yapılmasını isteyin). Az önce belirttiğim üzere buradaki tek sıkıntı kanun ile sınırlanan üst limit olacaktır. Yani siz 3.999 TL olarak belirttiğiniz lens için yanlış anımsamıyor isem 3610 TL bir bedel isteyebilirsiniz. Burada yanlış anlaşılma olmasın. Bu limit üzerinde bir değer isterseniz silsilede tüketici hakem heyeti otomatik olarak iptal olacaktır. Ya 389 Tl lik zararı sineye çekeceksiniz yada bu konuda ısrarcı olup tüketici hakem heyetini atlayıp doğrudan Tüketici Mahkemesine geçeceksiniz. Tüketici hakem heyeti masrafısız ve tekrar tekrar gidip gelmeniz gerekmediği için benim size önerim 389 Tl lik kısmı sineye çekmeniz yönünde olacaktır. Masrafsız derken arada sanıyorum ki fiyatlandırma için bir bilirkişi tutulması gerekecektir (Bu kısım teyide muhtaçtır ve benimkisi yalnızca bir fikir belirtmek içindir ve herhangi bir hukuki mesuliyet kabul etmiyorum). Tahminimce 160 ila 380 TL gibi bir rakam bu heyet için tarafınızdan istenebilir ancak tüketici hakem heyetinin vereceği karar lehinize olursa bu ücret size iade edilir➋. Ancak lensinizin 0 mağaza satışı hâlâ mevcut ise bilirkişi gerekmeyebilir. Herhangi bir mağazanın web sayfasından alacağınız cihazınıza ait 0 mağaza ürünün satış rakamını, tarihi belirtir/görünür bir çıktı fiyatlandırma için sizin açınızdan yeterli olur. 389 TL yi sineye çekerseniz şimdilik yapmanız gereken bu olacaktır. Takribi 1 ay içerisinde ak koyun, kara koyun belli olur. Sizde bu gelecek cevaba göre yeni bir değerlendirme yapar, yol haritanızı çizersiniz. ARA BİLGİ Velev ki 3610 TL lik bir zarar beyan ettiniz (gecikme faizi, maddi, manevi zarar vs içindedir aman dikkat ! Örneğin cihazım 3610 TL der üzerinede %11 [misaldir, gerçek gecikme faizi oranları için T.C Merkez B. bakabilirsiniz] gecikme faizi eklerseniz Tüketici Hakem Heyeti sınırını aşarsınız o zamanda boşuna vakit kaybedersiniz orada) ve başvurudunuz. Sonuçta olumlu oldu ilgili firmaya tazmin için başvurdunuz ama firma sizi iplemeyip parayı vermedi. Bu durumda Tüketici Mahkemesine gidip dava açarsınız, %98 ihtimal ile dava lehinize sonuçlanır, dava süresi oldukça kısalır. Ola ki firma bu mahkemeyi de iplemedi ve parayı vermedi. Bu durumda ya haciz müdürlüğüne gidersiniz ve haciz kararı aldırırsınız ya da bir avukata verip eti benim kemiği senin bölüşür payınıza düşecek haciz gelirine razı olursunuz. Ama işler buraya kadar gelmez, en azından akıllı adam Tüketici Hakem Heyetinden çıkan kararı görünce mahkemeye gitme sersemliğini yapmaz, ola ki yaptı TC mahkemsinin kararını görmezden gelmez. Ha, bu ülkede böyle sersemler yok mu derseniz bende olduğunu ve sizinde karşınıza çıkabileceğini varsayıp en kötüsünü yazdım. Ancak tüketici hakem heyetinden çıkan kararın %70'i tıpış tıpış yerine getirilmekte diye belirteyim. SENARYO B Ola ki cihazın fiyatı 3.610 TL sınırı geçsin. Bu durumda doğrudan Tüketici Mahkemesine gidip dava açacaksınız. Burada yine düşülen bir yanılgıyı belirtmek isterim. Hiç kimse avukat tutmak zorunda değildir. Avukat, vekilin adına gerekli prosedürü takip edip, gerekli belge, dökûman vs zamanında istenilen yere vermek ile mükellef sıradan bir insanoğludur. Diğer mahkemeler gerçekten çok zorludur, kabul etmek gerekir ancak Tüketici Mahkemeleri son derece basit bir işleyişe ve oldukça kısa bir süre içerisinde alınan dava kararlarına sahiptirler. Biraz kendinize güveniniz var ise iş yüküne bağlı olarak 3-4 ay gibi kısa sayılabilecek bir sürede mahkemeyi sonuçlandırıp zararınızı tazmin edebilirsiniz. Kaldı ki bir vekil tutacak olsanız da size maliyetini konuşup, pazarlık ederek 1.500 TL yi geçemeyecek bir şekilde sonuçlandırabileceğinizide düşünüyorum. 3.999 TL lik zararınızı, gecikme faizi, maddi, manevi zararınızı da hesapladığınızda kabaca elinize en az 5.000 TL lik bir meblâğ geçeceği düşünülür ise 1/5'ni verip kalan zararınızı kurtarmak hiçte yabana atılır bir durum olmayacaktır➌. Bunun dışında birde dolandırıcılık durumu söz konusu. Bu işlerin konusu tüketici mahkemelerine girmez. Bu dava için sizin avukat tutmanız gerekmez, bu tür davalar kamu davası niteliği taşır. İşemi gerçekleştiren/ler bu suç teşkil etmiş ise belirtilen oranda ceza alırlar. Yapmanız gereken tek şey savcılığa suç duyurunda bulunmak olacaktır. Savcılık sizden ifade ve gerekli belge, dökûman, kanıtları isteyip durumu tetkik edip suç unsuru olup olmadığını inceleyip sizi bilgilendirir. Muhtemelen 2-3 defa gidip ifade vermeniz icab edebilir. Ortalama dava süresi 1-1,5 yıl kadar olacaktır. Bu dava neticesinde sanık/lar suçlu bulunur ise sadece ceza alırlar, sizin zararınız tazmin edilmez. Zararınızın tazmini için tüketici hakem heyeti yada mahkemsine başvurmanız gerekir. Ayrıca suçu sabit görülen firma dışı kişiden tazminat alabilirsiniz ancak bu durum epey karmaşıktır, bir vekil tutmadan kotarmanız zor olacaktır ki, suçluluğu sabit bile olsa böyle mahlûkatlardan zarar tazmin etmek son derece zor olduğu için size önermem. Aldığı ceza ve kalanıda ahirete bırakmanız bence en iyi seçim olacaktır. Tekrar geçmiş olsun ve kolay gelsin. ➊ Siyasi içeriğe girmeyeceğim için bu kısmı es geçiyorum. Merak edeni ilgili personelin nasıl ve ne şekilde alındığını Google'ye sorup öğrenebilir. ➋ Bilgilerim oldukça eski, o nedenle resmi prosedürlerde, fiyatlandırmalarda bazı değişiklikler olmuş olabilir, dikkatinize. Ayrıca 0 mağaza satışı mevcut ise bu durumda 3610 TL lik limite girebileceğinizi sanmıyorum. Bu durumuda göz önüne alıp bilirkişi tutmak isteyebilirsiniz. Ayrıca cihazın durumu 0 mağaza satış ürünlerinini içeriğine uygun değil ise bilirkişi tutma mecburiyetiniz olacaktır. ➌ Belirtilen durum, kesinliği/doğruluğu tartışılır ancak yazınızdan elde edilen kaba safi durumu belirtir. Kesin, nihai sonuç ilgili kişilere/makama başvurulduğunda netlik kazanabilir. Verilen tutarlar bir kesinlik içermediği gibi herhangi bir hukuki sorumlulukta kabul edilmez. Ayrıca bu bir iş aktidir. Örneğin, görüştüğünüz kişiye sabit bir ücret, misal 1.000 TL nakit ve alacağınız maddi, manevi tazminatın %30'nu önerebilirsiniz. Mesela ilgili vekil durumu inceler ve %100 ben bu parayı alırım der, sizede peşin 2.500 TL verip dava sonucunda alınacak tüm tazminden feragât etmenizi isteyebilir. Vekil bu işten 10.000 TL alıp sizde 2.500 TL verip işten kazançlı çıkabilir. Bu örneklere benzer durumları, rakamları kendi lehinize olacak şekilde değiştirip/ekleyip/çıkartıp teklif etmekte serbestsiniz. Karşınızdaki kişi beğenir kabul eder yada beğenmez, sizde başka beğenecek birini bulabilirsiniz. . NOT. Yazım ve imlâ hataları için umarım kusura bakmazsınız. NOT 2: Aklınıza takılan bir nokta olursa varsa bildiğim bir nokta elimden geldiğince yardımcı olurum. NOT 3: Son yazınızda savcılık ve polisden bir sonuç çıkmadığını belirtmişsiniz. Bir sonuç çıkmaması mümkün değildir. Muhtemelen bir yerlerde bir noksanlık yapılmıştır. Öncelik ile sizin polis ile hiç bir işiniz yok. Polis kısmını unutun işin. Doğrudan savcılığa bir suç duyurusunda bulunacaksınız. Elinizdeki belge, dökûman vs de beraberinde iliştirip durumu güzelce izah edeceksiniz. Az yukarıda anlattığım gibi savcılık durumu inceler ve kamu davası açılıp açılamayacağını size bildirir. Ya dava açılır bu durumda sizide tanık oalrak dinlemek isterler yada dava açılması mümkün değildir ama muhakkak size bu durumu bildirirler. Ya bu sonuca ilgili sulh ceza mahkemesinde (muhtemelen size gelen yazıda itiraz mercii de belirtilir benimkisi genel bilgi mahiyetindedir) itiraz edersiniz bu durumda itiraz için kabaca 80-100 tl bir dava dosyası parası ödersiniz yada sineye çekip bir bardak su içip işi Allah'a havale edersiniz. Ancak bu durumun tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi ile bir ilgisi bulunmaz. Buradan olumsuz cevap geldi diye diğer başvurunuz etkilenmez ancak olumlu bir cevap gelir ve neticede bu kişiler ceza alır ise tüketici hakem heyetinde yada mahkemesinde lehinize bir karar olarak kullanabilirsiniz. Olumsuz karar aleyhinize sonuç teşkil etmez. Ceza mahkemesi ile tüketici hakları farklı olgulardır. |
|
Her dava için hukuki bir zaman aşımı süresi vardır ama anlayabildiğim kadarı ile sizin sorduğunuz manâ da olduğunu zannetmiyorum. Sizin bir kaç farklı durumunuz olduğu için bilebildiğim kadarını (bu bilgiler teoriktir, pratikte farklılık olacağı kesindir diye düşünüyorum) yazmaya çalışayım. Suç duyurusu için sıkıntı çıkartmazlar, onun için zaman aşımı sorun olmaz. Tüketici hakem heyetine gitmeyi düşünüyorsanız burada işler karışıbilir, çünkü buralarda görevli kişiler kamuda görevli üst düzey ama sıradan memurlardan seçiliyor, yani geçmişlerinden bir hukuk bilgisi olma olasılığı yok denecek kişiler diyebiliriz. Dolayısı ile hukuki mevzuata hakim olamadıkları için tüketiciyi üzen kararlara imza atabiliyorlar. Her halûkarda tüketici hakem heyeti içinde süre sınırı sizin açınızdan sorun olmaz ama burada görevli kişi sizin ki gibi çetrefilli durumun içinden çıkamayacağını hissederse işi başından atmak için bu ve benzeri bir duruma sarılabilir. Maalesef bu durumda tüketici mahkemesine gitmenin dışında yapılası bir durum olmaz. Tüketici mahkemesi için sıkıntı çıkacağını zannetmiyorum. Kabaca, sizin durum için söylemek gerekir ise zaman aşımı 2 yıldır diyebiliriz. Size vaktiniz olunca okumanız için bir kaç link gönderiyorum, sanıyorum ki gideceğiniz yolsa size yardımcı olacaklardır. KArgo firması kargomu kaybetti zaman aşımı olur mu ne kadar sorusuna cevap Konu ile ilgili bir link Bir kargo firmasının durum ile ilgili prosedürüne örnek. Siz bu prosedüre takılı kalmayın, yalnızca kargo firmaları açısından işlerin işleyişi için bir nevi bilgilendirici yazı olarak kabul edin. Şimdi konuya ilaveten bir kaç satır daha yazma gereği olduğunu hissettim. Bizdeki mahkemeler maalesef ıspat üzerine kurulu mahkemelerdir. Yani "falanca bana şunu yaptı" dediğinizde ıspat yükümlülüğü iddia makamına ait olmaktadır. Bu durumda araya bazı çakallıklar, kurnazlıklar vs gibi durumlar giriyor diye belirtmek isterim ki, sizin de içeriside bırakıldığınız durum gibi artık çakallığın nirvanasına ulaşmış malum işletmeler ile uğraşmak ayrı bir uzmanlık alanı olacak gibi. Örnek, taşıma anlaşmasına ürünü kaydettirmediniz ve standart kargo olarak geçtiler ki çoğunlukla böyle yapmaktalar. Bu durumda kargo tazminini 40-50 TL gibi komik rakamlara getirmeye çalışmaktalar. Adidas marka spor ayakkabı, 1 adet cep telefonu vs eşya için ödenen traji komik bedel O nedenle başvuru yapmadan evvel elinizde ıspatını yapabileceğiniz materyali toparlayın. Sanıyorum 15 Temmuz olaylarından sonra kargolar, kargo firmasında gösterilip sonra kargo kutusuna koyulması zorunluluğu getirildi. Ancak tarihi hatırlamıyorum. Bu durum yukarıdaki arkadaşın lehinize olacaktır. Tabii nasıl kulllanacağını bilmesi gerekir (muhterem avukatımız yine burada devreye giriyor, işini bilen bir avukat bu durumu lehine çevirir o 40 TL yi alıp taşıyıcı firmanın münasip bir yerine iade eder) Ayrıca kargo firmaları bu işin ticari bir iş olduğu düşüncesi üzerinden işi yokuşa sürmek için ticaret mahkemesine yönlendirmeye çalışabilirler bu kurnazlığa düşmeyiniz. Sizin gideceğiniz yer tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemeleridir. Mahkeme ya da hakem heyetine gitmeden önce ilgili kargo firmasının web sayfasını ziyaret edin. Orada kayıp-çalıntı-hasarlı kargo tazmin prosedürü ile ilgili bilgi vardır. Bu prosedüre göre gerekenleri yaptığınızdan emin olun. Güzel bir söz vardır; "söz uçar, yazı kalır" diye. ÖYle telefonla ya da şubeye gidip yapılan görüşmelerin video kaydı, telefon kaydı yok ise size bir yararı olmaz. Kargo firması ile yapacağınız her işlemi yazılı yapın. Normalde noterden gönderim yapmak çok daha sağlıklı olur ama onun masraflarını ödemek akla yatkın olmaz (birde her şey noterden gönderilmez, onun ayırımı yapmak biraz zor olacaktır, bu nedenle notere bulaşmamak en iyisi olur). O yüzden iadeli taahhütlü gönderim yapın, gönderdiğiniz belgenin, dilekçenin vsnin bir adet fotokopisinide kendinize saklayı ihmal etmeyin. Unutmayın, söz uçar yazı kalır. Geçmiş olsun, kolay gelsin. NOT: Yazıyı yazarken bir kaç farklı linkte iletinin kayıp sayılabilmesi için bazı kaynaklarda 20, bazılarında 30 gün içerisinde ilgili taşıyıcı şubesine yazılı başvuru yapılamsı gerektiği yazılmış. Ne kadar doğru bilemiyorum (avukatın işlevi mesela burada devreye giriyor, bir avukat bunun ne denli doğru olduğunu bilir ama burada sizin bulmanız ve takip etmeniz gerekecek) böyle bir durumu ileri sürme ihtimallerine karşı polise, savıcılığa yaptığınız başvuruları ilgili taşıyıcı firmaya yapmış gibi kabul ettirmeniz bu eksikliği giderecektir diye tahmin ediyorum. Zaman aşımı sorunuza bir küçük ekleme, karşı tarafın varsa böyle bir hakkı buna yapacağı itiraza bir karşılık olarak eklemenin yerinde olacağını düşündüm. |
|
4 yıldır kargo sektöründe biri olarak (MNG) Anlatayım size.. Eger Kaybolsa veya Zarar Görseydiz; Fafuranın fotokopisini veya satıcıdan bir nushasını isteyerek zararın karsılanması tanzim talep edebilirsiniz... Teslim edilmis/Yanlıs kisiye teslim ise; bu durumda nakit para elinize gecmez. Subeye biri gelip aldıysa müdür ile konusup kamera görüntülerini Polise verelim dersiniz... ##Sahte kimlik evrak isimle teslim olayı tamamen alıcının bilgiyi baskasiyla paylasmasi olabilir.. |
| Aynı şeyi ben daha bugün yaşadım. İnsan yaşamayınca böyle bir şeyin olabileceğini düşünemiyor. İki adet gtx 1080 ekran kartını, 0554 118 04 31 no lu hattı kullanan Volkan Demir adlı şahıs kargo dağıtıma çıkmadan şubeden teslim almış. Savcılığa suç duyurusunda bulunacağım. Ne yapalım sağlık olsun. Dolandırıcıyı ifşa edelim ki belki bir vatandaşın zarar görmesini önleriz. |
| Bu hafta aynı yöntemi bana denediler ama ısrarla kargo alıcı ve telefonunu istemelerine rağmen vermedim,kargo teslim edilince tabi telefonlar engellenmiş, aman dikkat edin Benim dolandırıcı" ümit sevinç "Ankara dayım dedi telefonu 0531 6812630 |
|
Aynı olay geçen hafta Ankara'da bizim başımıza geldi. Yurtiçi Kargo adres teslim kargoyu kimlik ibraz etmeden kargo alıcısı kişinin ismini verip şubeden teslim alıyor. Polis tutanakları, şubeden şikayetçi olduk, tazmin dilekçesi doldurduk fakat bugün tazmin red talebi aldık. Nasıl bir işleyiş var anlamadık. Bizde yarın maddi ve manevi tazminat davası açıyoruz. Anladığım kadarıyla bunu meslek haline getiren çakallar ve onlara çanak tutan kargo firmaları oldukça bu gibi sıkıntılar daha çok çıkar. |
| Çok geçmiş olsun. Tazmin talebini ancak kendileri kargoyu kaybederse kabul ediyorlarmış. Umarım mahkeme lehinize karar verir. |
|
Adres teslim kargoyu kimlik ibraz etmeden şubede teslim etmek zaten kargonun suçu. Kargoyu alan şahsın hiçbir şekilde ne görüntü kaydı nede kimlik bilgileri mevcut. Yurtiçi Kargo şube müdürü suçunu kabul etmesine rağmen bölge tazmin e red veriyor. Kargo firması adres teslim kargoyu şubede teslim edemez. Hadi etti kimlik ibraz etmeden teslim edemez. Yani kargo firması kendi şuçunu kabul ediyor ama tazmin vermemek adına oyalama vs. |
|
Bıktırma politikası güdüyor. Ola ki gidip dava açmaya değmeyecek birşeyse zaten sahibi gidip dava açmayacak, biz de ödemekten kurtarırız düşüncesindeler. Söylemenizde sakınca yoksa, pakette ne vardı? Yani sizi de birisi arayıp almak istiyorum elden görüp alacağım bir tanıdığınıza yollayın mı dedi? |
| arkadaşlar aynısı benimde başıma geldi; kargo fişini paylaştım (kargoyu gönderen, alacak olan kişinin adı ve kargo takip numarası var belgede). son model bir telefonu ( 6500₺ değerinde satışına anlaşıyoruz ) gönderiyorum ben tanıdığıma ama adam kimlik basıp, kargom daha şubeye henüz varmışken (dağıtıma çıkmadan) gidip alıyor. ve bu esnada kargodakiler ne telefonla arıyorlar; almaya geldiniz mi, birini gönderdiniz mi diye ne de mesaj atıyorlar. ben bunu kargonun int adresinden kargo kodunu girip öğreniyorum. olay kabaca bu şekilde. telefon numarası, mesajlaşmalar, telefon görüşmeleri mevcut. kargoyu verirken içerisinde elektronik cihaz(telefon) olduğunu söylememe rağmen herhangi bir şey imzalamadım ve kargodaki görevlilerde elektronik cihaz diye ayrıca işaretlememişler. durumu dilekçeye döküp şikayette (savcıya) bulundum. sizce bu durumun akıbeti ne olur? ilk mesajı yazan arkadaşın ya da diğer arkadaşların sonuçları ne oldu acaba? MNG.. |
|
|
Arkadaşlar benzer durumu daha değişik şekilde 17.05.2019 ' da ben yaşadım. 15.05.2019' da hepsiburada.com sitesinden satıcısı Troy (Artı Bilgisayar)' dan akıllı saat sipariş ettim. Paket, satın almadan önce 20.05.2019 ' da teslim edilir olarak bilgi görünüyordü. 16.05.2019' da ürünün kargoya verildiğini gördüm ve 17.05.2019 sabahı paketimi yurtiçi kargo sisteminden sorguladım. 09:23' de paket Göktürk şubeye indirilmiş olarak görünüyordu. Herşey sorunsuz ve olağan gibi görünürken öğle saatlerinde kargoyu tekrar sorgulamak istedim. Gördüm ki halen paket Göktürk şubesindeydi.. Şubeyi aradım ve bana sabah ürünü elden teslim ettik dediler.. Böyle bir şeyin mümkün olamayacağını ilettim. O an her ne yapıyorsam bırakıp, hızlıca şubeye gittim. Kamera görüntülerinde hayal gücünüzle kuracağınız küfürlerin sahibi, tipi bozuk dolandırıcının saat 09:00 sularından veya öncesinden beri şube önünde kamyonu beklediğini ve kamyondan ürünü bu çete üyesine teslim ettiklerini gördüm. İşin daha garip kısmı teslim kağıdında benim TC numaram yer alıyordu. Kargo firmasının bu çete üyesinden herhangi bir kimlik sormadığınıda kamera kayıtlarında gördüm. Yani bu şahış paketi teslim alırken sadece telefondan bakarak benim TC mi, ad soyad yazıyor ve sahte imza atıyor. Paşa paşa şubeden ayrılıyor. Başvurulabilecek her yere başvurdum ve şikayetimi aynı gün yaptım. Arkadaşlar allah aşkına; Kişisel bilgilerim, TC numaram dahil, pakette ne olduğunu, hangi şubeye, o şubeye kamyonun ilk geliş saatini buna benzer diğer benim bile bilemeyeceğim detayları nasıl bilebiliyor ? Şuana kadar herkes salağa yatıyor, Nasıl / ne zaman sonuçlanacak bilmiyorum fakat konunun sonuna kadar arkasında duracağım. Demem o ki değerli bir ürün satın alıyorsanız(nereden aldığınız önemli değil), paket sahibinin kim olduğu önemli değil, sokaktan geçen alakasız bir kişi gidip sizin paketinizi sizden daha kolaylıkla alabiliyor ve kimse sorumluluk almıyor. Kargo firması adrese teslim etmesi gereken ürünü benden teyit almadan nasıl teslim ediyor ? Kendi sistemlerimde cep numaram var, bir arayıp teyit nasıl alınamıyor. ? Hepsiburada, Troy, Yurtiçi Kargo bu 3 lünün hangisinin içerisinde dolandırıcı çete üyesi/üyeleri yer alıyor göreceğiz. Söylenecek çok şey var ama işte boşa laf anlatıyorsunuz, herkes ilk defa duyduk böyle bir şey diyor. Şahsın görüntülerini ekliyorum burada da bulunsun belki faydalı olur. < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > |
| Çok geçmiş olsun kardeş. Umarız netice alırsınız. Bizim 1500 dolarlık objektif gitti böyle. Ne savcılıktan bir sonuç çıktı ne de kargo firması sorumluluk kabul etti. Büyük bir güvenlik açığı var kargolarda. |
| Geçmiş olsun,daha önce yazdığım gibi bu işi tek çözümü cep telefonuna gelen otomatik şifre sistemi. Şifre kargo sistemine girilince eşleşirse kargo verilecek. Şifreyi server otomatik olarak atayacağı için birisi hacklemedikten sonra da dolandırmanın imkanı yok. Ama nedense kargo firmaları bu işe eğilmiyor. Tahminim içeriden bu bilgileri öğreniyorlar bir çeteleşme var oralarda. |
| Neyse ki Hepsibuarada konuyu sahiplendi ve mağduriyetimi giderdi. Hepsibuarada dışında ilgili olan herkes açıkçası salağa yattı.. Akılmaz şekilde kargo da aradan kolayca sıyrılabiliyor. Bu şahsın bulunması konusunda da çabam devam etmektedir. |
|
Bunca zaman geçtikten sonra bir ileti uyarısı ile sorununuzu çözememiş olmanızı duymaktan dolayı üzüldüm. Bazı noktalar takıldı aklıma, neticelendirmek adına eğer özel değilse cevaplamanızı rica edeceğim. Zira bizden sonra gelecek olanlara yol göstersin var ise bir yanlışlık doğrusunu bulmalarına vesile olsun. Acaba zarar tazmini için tüketici hakem heyeti-tüketici mahkemesine mi başvurdunuz ve olumsuz cevap buralardan mı geldi? Ben hukukçu değilim, bu manada mağdur arkadaşlara güncel durum için, kesin, resmi, hukuki bilgiler veremem. Uzun zaman evvelki tahsilim için gerekli olan kâfi miktardaki hukuk bilgim ile, şahsım yada tanıdıklarımın başına gelen mevzulardan öğrendiklerimi birleştirerek deneyimlerimi aktarmanın ötesinde bir gayem yoktur diye belirtmek isterim. Kargo olaylarında dolandırıcılık-kayıp-çalıntı durumlarında 2 mesele vardır. Birincisi oluşan maddi zarar, diğeri ise suç durumudur. Uğradığınız zararın tazmini için (güncel miktarı lütfen kontrol ediniz) belirli bir limitin altındaki zararlar için ilçe/il hakem heyetlerine başvuruda bulunmanız gerekiyor. Akabinde buradan lehinize çıkacak karar ile zararınızı tazmin edemiyorsanız tüketici mahkemesine başvuruda bulunmanız gerekecektir. Maalesef hukuk matematik mentali ile yürümediği için 2+2=4 gibi bir sonuca ulaşmak her zaman mümkün olamıyor. Burada bilgi,beceri, kurnazlık vesair devreye giriyor. Burada elinizdeki en etkili silah maalesef ki "haciz" kararlarıdır. Bu kısım işin teknik detayına indiği için kesin, güncel bilgiler sunamıyorum maalesef. Ancak kısa bir bilgi notu düşeyim; elinizdeki leihinize olan tüketici hakem heyeti/mahkemesi kararı ile icra müdürlüğünden kolayca ihtiyati haciz kararı aldırabilirsiniz. Örneğin şubenin bilgisayarlarına ihtiyati haciz kararı koydurduğunuzda şube işlem yapamaz, sizinle anlaşma ihtimalleri daha yüksek olur. Tabi bu kısım teknik detaylar içerdiği için hukuki bir danışman görüşü almanız her zaman yararınıza olacaktır. İkincisi ise suç durumudur. Size ait bir eşya rızanız dışında elinizden alınmıştır. Dolayısı ile ortada birde suç durumu vardır (detayına girmeye gerek yok). Bu durum içinse ikamet adresinize en yakın savcılığa suç duyurusunda bulunmanız mümkündür. Polis merkezlerini (eski adı ile karakol) tavsiye etmiyorum. Doğrudan savcılığa gitmeniz işlemleri, prosedürleri kısaltacaktır. Suç başvurunuzun olumlu yada olumsuz sonuçlanması tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesine başvurmanızı engellemez. İkisi farklı durumlardır. Açılacak ceza davasında karşı tarafın beraat etmesi tüketici hakem heyeti-mahkemesinden lehinize çıkacak sonucu ortadan da kaldırmaz. Eğer bu mercilerden lehinize bir tazmin kararı varsa tazmin etmek zorundadırlar, diye konuyu kapatayım. NOT: Yukarıdaki bilgiler hukuki/resmi bir danışmanlık içermez. Yalnızca fikir-bilgi paylaşımı amaçlıdır ve doğacak hukuki-maddi ve her türlü diğer zararlardan ötürü tarafımca sorumluluk kabul edilmez, diye peşinen belirtmiş olayım. NOT 2: Maaelesef son zamanlarda yaşadığımız menfur saldırılar ve virüs nedeni ile yoğunluğunun üzerinde çalışan görevlilerimiz, görece hafif kalan bu gibi durumlara vakit ayıramakta isteksiz davranabiliyorlar. Ancak siz haklılığınızdan emin iseniz, aleyhinize sonuçlanan durumlar için üst makamlara itiraz hakkınızdan vazgeçmeyiniz ki hem maddi hemde manevi zararlarınızdan dolayı sıkıntıya düşen benliğiniz mutmain olabilsin. NOT 3: Tabii bu noktaya işin gelmesine müsaade etmemek işin en başında yapılması gerekendir diye belirtelim ki bu zor ve sıkıntılı süreçlere uğrayıp kendinizi boş yere heder etmeyin. NOT 4: İkinci durum olan suç unsurunun soruşturulması neticesi, suçu sabit bulunanların hüküm giymesi, zararınızın tazmin edileceği sonucunu doğurmaz. Çıkacak karar ancak, açacağınız tazminat davasında lehinize karar çıkmasında olumlu bir durum meydana getirir. Bu tazminat davasının tüketici hakem heyeti/mahkemesi ilede bir ilgisi yoktur. Yani tüketici hakemheyeti/mahkemesinden zararınızı tazmin etmeniz ayrıca haklarında isnat edilen suçlardan hüküm giymiş bulunanlara açacağınız tazminat davalarına engel teşkil etmez. Tabi bu tazminat davasından bir netice çıkar mı, çıksa da suçlu/lardan bu para nasıl tazmin edilir, hepsinden ötesi, üç kuruşluk bu davayı alacak insanlık ötesi bir vekil bulabilir misiniz, hepsi birer muallâk. |
| S20V2102019120002310 |
Yurtiçi kargodan gelecek cevaba göre hareket edeceğiz.
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı > Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle