Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 2 misafir, 1 mobil kullanıcı
147
Cevap
9740
Tıklama
0
Öne Çıkarma
Cevap: Issız Adam {Çağan Irmak'tan Bir Film} (3. sayfa)
L
17 yıl (19032 mesaj)
Yarbay

sonu gizemli filmleri severim... gidiyim bakıım



S
17 yıl (17551 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

http://rapid.share.com/files/165756266/isadfilmuz.rar


Bütün film müzikleri...(Telif hakkının olmadıgını düşünüyorum herhangi bir sorunda linkler silinebilir...)





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi serseri -- 20 Kasım 2008; 22:59:13 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
S
17 yıl (9481 mesaj)
Yarbay

quote:

Orjinalden alıntı: serseri

http://rapid.share.com/files/165756266/isadfilmuz.rar


Bütün film müzikleri...(Telif hakkının olmadıgını düşünüyorum herhangi bir sorunda linkler silinebilir...)







Bu mesaja 1 cevap geldi.
E
17 yıl (137 mesaj)
Teğmen

Süper bir filmdi. 10 üzerinden 10. Dün Devrim arabaları diye gittim, film oynamıyormuş ıssız adama girdim. İyiki de girmişim. İnanılmaz duygu yoğunluğu hissettirilmiş bir film. Teşekkürler.

Linkler için de ayrıca teşekkürler.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
J
17 yıl (9176 mesaj)
Yarbay

sevişme sahneleri çok güzeldi. keşke daha uzun olsaydı


Bu mesaja 1 cevap geldi.
H
17 yıl (1172 mesaj)
Yüzbaşı

bu filme 10 üzerinden 10 gibi iddialı puan veren kişiler ne kadar film izlediğini, ne kadar filmlerden anladığını belli ediyor. tamam zevk meselesi ben beğenmedim sen beğendin ama 10 luk bir film değildi kesinlikle. her zamanki gibi milletimizin birbirinden aldığı gazla gidip 'aa gerçeken süpermiiş' dediği filmlerden. bi kere bayan oyuncu hiç doğal değil iyi oynayamamış aşırı yapay. nedir yani çağan ırmak çekti diye süper mi olacak? oldukça klişe şeyler işlenmiş klişe bir aşk filmi! bu filmden bu kadar etkilenen kişiler demekki the notebook'u izlese kafayı yer. ama onun dedikodusu yapılmadı tabi bide herkes son sahneden bahsetmiş. yahu ne olacağı on kere bin kere belli olan bişey klişenin önde gideni yani nesi bu kadar beğenildi anlamadım


Bu mesaja 1 cevap geldi.
C
17 yıl (60830 mesaj)
Yarbay

Issız Adam'a "Aşk filmi" demek, aşka hakaret olur.. Aşk bu kadar ucuz, aşk bu kadar aşağılık, aşk bu kadar çirkin değil..
Yeşilçam eskiden "Evde kalmış kenar mahalle kızları"na gözyaşı döktüren filmler yapardı. Çağan Irmak, "Terk edilmiş orta mahalle kızları"nı ağlatmak için bir film çekmeyi denemiş farklı olarak..
Başarmış mı?..
Hayır!..
Bin kere "Hayır!.."
Peki ama hüngür şakır ağlayanlar.. Filmi yere göğe koyamayanlar, daha da ağlamak için tekrar tekrar izleyenler..
Issız Adam'a "Aşk filmi" diyen ve sonunda gözyaşı döken kadınlar eve döndüklerinde aynaya baksınlar. Ağladıklarının Ada değil, kendileri olduklarını göreceklerdir.
Şimdi filmin kahramanlarını tanıyalım..
Ada.. Başlangıçta erkeğe karşı tavırlarından ve sözlerinden anlıyorsunuz ki terk edile edile başı dönmüş bir tip.. Hep de ayni klişe laflarla terk edilmiş.. "Ben sana layık değilim. Sen daha iyi birisine, daha iyi bir hayata layıksın.."
Yani bakar mısınız?.. Bu genç kızın karşısına hep o iğrenç, o prototip çapkınlar çıkmış. Kızı kullanıp gitmişler. Zavallı Ada, bir tane adam gibi adama rastlamamış.. O da erkekten nefret edip kendi yalnızlığına çekilmiş.. Asla kendisinin olmayacak çocukları mutlu ederek annelik güdüsünü tatmin edecek bir iş yaratmış, oyalanıyor..
Alper.. O kelimenin tam anlamıyla Dr. Jekyll, Mr. Hyde tiplemesi.. Gündüz bir harika adam.. Restoranın sahibi ve şefi.. Tüm elemanlarıyla nasıl muhteşem ilişkiler içinde.. Hepsini seviyor ve hem de nasıl seviliyor. İşinde fevkalade başarılı.. Kendine özgü yemekler yaratıyor. Harika sunumlarla masaya gönderiyor, müşteriye özel sunum cümlelerini de tabağın yanına katarak.. Müthiş müzik meraklısı.. Müziğin romantik çağına düşkün.. O zamanın plaklarını arıyor sahaflardan.. Çünkü digital kayıttan da nefret ediyor.. "Müzik iğne ucu kazılan plaklardan dinlenirse, derinliğine ulaşılır" diyor.. Gerçek müzik 45'lik ve 33'lük plaklarda.. CD'lerdekiler sanal onun için.. Aradığı bir plağı buldu mu dünyalar onun oluyor..
Yani.. Tam da âşık olunacak tip.. Öyle sanın..
Bu gündüzlerin Alper'i..
Gece yarısı olup, dükkânın kapısını çektiği ve yalnız evine döndüğünde, o muhteşem Dr. Jekyll gidiyor, yerini iğrenç bir Mr. Hyde alıyor..
Görüyor ve anlıyorsunuz ki, Bu Hyde'ın kadınlarla hiç mi hiç romantik, duygusal ilişkisi olmamış. Hayatında kadın yok.. Aşk yok.. O aşık olmuyor.. Aşk yapıyor.. Parayla satın alarak.. Fahişelerle her türlü fantezi.. İki erkek bir kadın.. Bir erkek iki kadın.. Elleri kelepçeli, kırbaçlı aşklar.. Tatmin olunca da anında toplanan çarşaflarla simgelenen iğrenme duyusu.. Ertesi sabah gene Dr. Jekyll olarak uyanma..
İşte bu Alper bir gün her nasılsa Ada'ya rastlayıp gene her nasılsa, takılıyor.. Hayatındaki ilk gündüz kadını.. İlk duygusal ilişki.. Israrlı takipleri ve Dr. Jekyll kimliğiyle kızı elde etmeyi başarıyor.. Yatağa da sokuyor.. Ve bir vurgu da orda.. Mr. Hyde olarak sabaha dek süren o her türlü fantezinin kurt oyuncusu seks manyağı Alper, Ada'ya daha sarılırken boşalıyor.. Çünkü hayatında ilk defa duygusal seks yapıyor, bilemiyor, heyecanlanıyor ve başaramıyor..
Tamam.. Kabul..
Ve Ada ona duygusallığı öğretiyor.. Kadın yatakta aşkla ve duyguyla nasıl sevilir, onu gösteriyor, anlatıyor.. Bence filmin en güzel sahnesi de bu zaten..
Ve sonra..
Ve sonra, Alper ona aşkı, sevgiyi, bir kadına boşalmak değil, duymak için sokulmayı, dokunmayı öğreten Ada'yla, o eskideki paralı, satın alınmış, ruhsuz, duygusuz fahişeler arasında tercih yapma durumunda kalıyor.
Mr. Hyde kimliği, Dr. Jekyll'i ezip geçiyor. Ve Alper, kendisine sevgiyle, duyguyla, aşkla sarılan Ada'nın yanında yatarken fahişeli geceleri fena halde özlediğini hissediyor...
Tercih yapmak zorunda şimdi..
Ya Ada'la aşk.. Ya fahişelerle seksüel fanteziler!..
Böylesi bir tercihle kendisini bırakan erkeğin arkasından ağlayan kadının benim sözlüğümde bir tek sıfatı vardır..
"Zavallı!.."
Issız Adam'a ağlıyan kadınlar, kendi zavallılıklarına ağlıyorlar aslında..
Issız Adam, aslında Issız Kadının filmi..
Böyle kadınlar Issız kalmaya mahkûmdurlar çünkü.. Çünkü terk edilmeyi daha baştan hak etmişlerdir.
Ağlamak onları kurtarmaz.. O an için rahatlatır sadece..ayır!..
Buna rağmen bu filme gidip göz yaşı döken kadınlar aynada kendilerine baksınlar. Ağladıkları film mi, kendi zavallılıkları mı?.

Ağır mı kaçtı?..
Kaçacak.. Bu filmi 20 gündür öylesine yücelttiler ki, aşkın ve romantizmin anıtı yaptılar nerdeyse.. O zaman gerçeği söyleyenin sesini yükseltmesi gerek..
Peki niye benim dediklerim gerçek oluyormuş?..

Hıncal uluç / sabah


Bu mesaja 1 cevap geldi.
C
17 yıl (4939 mesaj)
Yüzbaşı

L
17 yıl (4259 mesaj)
Yarbay

Film fena değildi bence.Son zamanlarda Recep İvedik, Çılgın Dersane türevi filmlerle dolup taşmıştı sinemamız.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
1
17 yıl (42036 mesaj)
Yarbay

Hiç lafı dolandırmadan söylüyorum ciddi anlamda kötü bir filmdi.
Çağan Irmak ''ne versem yerler'' mantığı ile basit bir film yapmış. Sonunu ısrarla bekledim ama olmadı.
Tek kelimeyle olmamış.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
M
17 yıl (21709 mesaj)
Yarbay

bende giemıyı dusunuyorum bu filme melısse bayıllıyorum çunkü


Bu mesaja 1 cevap geldi.
O
17 yıl (6321 mesaj)
Yarbay


En son sahnesi güzeldi.. sAnırım beğenilmesinin sebebi herkesin bu tarz duyguları aşağı yukarı yaşamış olması, bir çok kişini hayatında terkedilmişlik , yarım kalmış aşklar olmasıdır. Şöyle düşünürsek Bir takım sapıklıkları olan bir adamın bir kıza sarkıntılık etmesi sonra aşk yaşamaları zora gelince de kızı terketmesi .. Eğer bu romantikse ve aşk ise diyecek bir şey yok.. ama evet etkilenmedim mi etkilendim.. Sıkıcı ama özellikle son sahnesi ve anne ile ilgili görüntülerden dolayı etkilendiğim film. Tabi müzikler de cuk diye oturmuş. Gitmesem de olurdu..





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ornapsen -- 24 Kasım 2008; 9:09:54 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
R
17 yıl (21535 mesaj)
Yarbay

ilk yorumları okuduktan sonra gitmek istedim.hıncalın yazısını okuyunca vazgeçtim.


Bu mesaja 2 cevap geldi.
C
17 yıl (60830 mesaj)
Yarbay

quote:

Orjinalden alıntı: recep41

ilk yorumları okuduktan sonra gitmek istedim.hıncalın yazısını okuyunca vazgeçtim.

Recep,
bilirsin Hıncal Uluç marjinal takılır yani genelin tersini yazarak, yaparak ilgi toplamış, tarz yapmıştır. O nedenle fazla etkisinde kalma derim. Ben sadece bir görüş olur diye ekledim, kendim de izlemedim daha.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
B
17 yıl (18844 mesaj)
Yarbay

Hıncal bir filme kötü diyorsa o film "mutlaka izlenmeli"...hatta kesinlikle izlenmeli...hatta oscar a aday bile gösterilmeli...dünyada hıncal uluç kadar uyuz bir insan daha görmedim...Türkiye de bir reha muhtar birde hıncal uluç u sırf zevk için bile dövebilirim...kahraman olurum be toplum arasında böyle birşey yapsam...


@@holojen patates

şimdi birincisi ben ceza alan birinin arkasından konuşmayı pek sevmem ama nasılsa 3 gün sonra dönüceksin taner gibi 100 gün beklemeye gerek yok..

şu forumdaki bazı arkadaşlara bi öğretemedik bazı kuralları...bir yorum yapıyorsanız bence, fikrimce, kanımca, bana göre kelimelerini kullanmayı bi öğrenemediniz...kendinizi sinema eleştirmeni sanmaktan bi vazgeçin artık...görende hürriyette sabahta köşe yazarı sanıcak sizi...beğenmediysende beğendiysende kendi fikrini yazdığını belirt...bizde seni kaale alalım...


Bu mesaja 2 cevap geldi.
C
17 yıl (60830 mesaj)
Yarbay

Benim anladığım, Çağan Irmak her zaman için yapmak istediği filmle yaptığı film arasında kalmış bir sinemacı. Sanki “Mustafa Hakkında Her Şey” bir gay erkeğin bir taksiciye olan aşkını anlatması gerekirken özünden saptırılmış, bambaşka bir öykü olarak sunulmuş. Büyüyünce gay sinemacı olacak bir çocuğun hikâyesi olabilse sırıtmayacak “Babam ve Oğlum” ise 12 Eylül ve taşra melodramı arasında gizlenmiş kalmış.

Bu açıdan dürüst bir sinemacı olduğunu da söyleyemem Çağan Irmak’ın. Filmleri altmetin okumalarına fazlasıyla açık, bir sürü gönderme var ama hiç altı doldurulmuyor.

Öte yandan, hakkını da vermek gerek: Adam nasıl film çekileceğini, nasıl konuşturacağını ve izlettireceğini biliyor.

Bu yüzden de bugüne kadar çektiği en sahtekâr film olmasına rağmen “Issız Adam”ın bu yönünü de takdir ediyorum: Mekânlar çok güzel, ışık çok iyi, film akıyor, müzikler iyi yerleştirilmiş...

Ama filmde bir yönetmenin düpedüz benim zekâma hakaret ettiğini gördüm, izleyicisini bu kadar bariz kandırma niyeti yüzünden öfke doldum.

Pek çok kişi de kandı zaten. Ama unutmayalım ki Türk izleyici her zaman için görmek ve inanmak istediğine gerçeğe kıyasla daha yatkın olmuştur: Zeki Müren’in “1000 kadınla yattım” dediği kayıtlarda.

Aslında “Issız Adam” çok cesur bir açılışa sahip: Bir gün bir adam İnternet’te grup seks pazarlığı yapıyor. Ama bu cesaret bu sahnede kalıyor.

Sonra Ada diye bir genç kız çıkıyor, neden ve nasıl olduğunu bilmediğimiz bir şekilde bu kıza kapılıyor Alper. Fazlasıyla zorlama geldi: Filmin bir yerinde köyden anne geliyor, şehirde tek başına yaşayan oğlu ilk kez onu bu kızla tanıştırıyor. Adeta köydekilere “Oğlum eşcinsel değil” mesajı vermek için piyon olarak kullanılıyor Ada; anne gider gitmez de bırakılıyor zaten.

Gerçi Alper karakteri asla ve hiçbir şekilde eşcinsel olarak gösterilmiyor. Zaten “altta yatmam” diye şartlarını da belli ediyor dürüstlüğe en çok yaklaşılan o ilk sahnede.

Ama dikkatli bir altmetin okuması her şeyi ele veriyor: Adam, kadınla en romantik sohbetlerinde bile yemeklerden bahsetmeye öncelik veriyor, düşünün.

Hem evinin minimalizmi, mutfaktaki ‘juicy salif’ adlı limon sıkacağı gibi detaylar birer gösterge değildir de nedir?

Yönetmen de Cemal Hünal’ı bir arzu nesnesi olarak sunmaktan çekinmemiş; yücelttikçe yüceltmiş. Kasıklarını izleyicinin gözünün içine sokan dar iççamaşırıyla evde gezdiği, uzun uzun duş aldığı sahneler fazlasıyla homoerotik estetikten nasibini almış.

Her şey bir yana, kadınlarla her birlikteliği adeta bu cinsten intikam almak üzerine kurulu gibi bu karakterin. Belli ki kadınları sevmiyor bu arkadaş.

Bir ara, aralarında platonik bir bağ olduğuna inandığım garsonla Alper’i ortalarında bir çocukla sinemaya giderken gösterdiğinde yönetmen “Hah şimdi herkes kendini buldu, San Francisco’dan bir modern çift” diye içimden geçirdim. Sonrası, yine klişeler.

Peki şuna ne demeli: Eski 45’liklerden bu kadar heyecanlanan kaç tane heteroseksüel erkek tanıyorsunuz?

“Issız Adam”dan çıktıktan sonra evde tesadüfen Ferzan Özpetek’in vasat işlerinden “Bir Ömür Yetmez”i izledim televizyonda. ‘Sanatsal dürüstlük’ açısından iyi bir kıyaslama fırsatı oldu benim için.

Radikal’den Fatih Özgüven’le aynı hisleri paylaşıyorum: “Çağan Irmak’ın son filmine layık bir seyirci olamadım, korkarım. Olamadığım gibi sineması hakkındaki merak defterini de kapattım. Üç film yeter.”

Benim için de bu sondur, bir daha beni kandırmasına izin vermeyeceğim.


Oray Eğin / Akşam


Bu mesaja 1 cevap geldi.
A
17 yıl (8735 mesaj)
Yarbay

Oray EĞiN'den bir zorlama entellektüel bakış açısı daha..
Ama yine zorlama, çok zorlama...

filmden çok öncesinde onlarca kadınla birlikte olmuş ve filmdeki replikleri benden çaldıklarını düşünecek kadar Alperle örtüşen bir hayatım var.
Acı ama var.. 8 yaşından beri mutfakta olan, arkadaşları tarafından haftada 1-2 kez "yemek yapması için" rüşvetlendirilen, 45'lik'lerden feci bir zevk alan ve "kimsenin hayatına dair olmamakta" istemsizce direten bir adamım ben..

peki bu beni eşcinselmi yapıyor..? hayır; yakınından bile geçmediğim bir cinsel tercih bu! Bırakalım homoseksuelliği; biseksuellik bile iğrençlikten öte birşey benim gözümde.. O zaman nasıl ve daha önemlisi NEDEN bu kadar "gay" jargonuna takık kalıyor bu Oray acaba..? Nereden alıyor bu KESiN YARGILARIN dayanağını..?

Dikkat ederseniz birçok yazısında da GAY konuları işleniyor ilmik ilmik..

Ali Atıf Bir'in “eşcinsel yazarlar köşelerinde cinsel tercihlerini açıklamalılar” yazısına Oray'ın verdiği tepkide ayrıca düşündürücü!

----

Hepsinden öte, bu adam değilmidir orada burada herkese küfür edip, iftiralar atarak diğerlerini yermek suretiyle kendini gökyüzünde görmeye çalışan..?
Halktan kopukluktan öte, tek derdi kendinden başka herkesi ezmeye çalışmak olan ve bunu yaparken bizi gülmekten kırıp geçiren bu yazarımsı değilmidir?

Eleştiri daha doğrusu ukalaca saldırılarından biride yerinde olsa, bizde çıkıp "heh, sonunda doğru bir iş yaptı" diyebilsek keşke..

----

Oray gözümde sinema eleştirebilecek son adam bile değildir. Hele Çağan IRMAK gibi büyük bir üstadın filmini eleştirebilmek onun olmayan birikiminin çok üstündedir. Çağan IRMAK'ın orayın seyircisizliğinden çok yakınacağını sanmıyorum. Herşeye "acaba bu gay mi?" gözüyle bakacak bir seyircinin varlığıda fazlalıktan öte değildir kanımca..


Bu mesaja 1 cevap geldi.
K
17 yıl (1178 mesaj)
Yüzbaşı

Filmi izleyen arkadaşlar, filmin süresinin kaç dk olduğunu söyleyebilirmi ?


Bu mesaja 2 cevap geldi.
O
17 yıl (11106 mesaj)
Yarbay

oray egin nedir ya.bunlara kaldıysa sinema eleştirmenligi bitmiş türk sineması



A
17 yıl (42 mesaj)
Onbaşı

ben hala izleyemedim fırsat olunca gidicem.


Bu mesaja 5 cevap geldi.