Benim 2004 C-Max TDCI Ghia idi ve de sunroof vardı.
Picasso virajlarda çok fazla salınıma giriyor. Ya da benim standartlarımın üzerinde diyeyim.
C-Max ise tam tersine bir sedan ya da hb otomobil gibi, hatta çoğu otomobilden bile daha güzel yol tutuyor.
Bu açıdan baktım ben.
Dizel, (tam) otomatik vites + ESP olsa ciddi olarak düşünürdüm bu aracı.
merhaba xsara picasso mu kullanmıştınız yoksa c4 mü tam olarak anlayamadım sanırım. xsara yumurta gibi bir tasarıma sahipti, güzel araçtı ama güven hissi vermiyordu, C4 (grand) picasso oldukça iyi tutuyor, otomatik vites seçeneginde yorumunuza katılıyorum, psa'nın geçmiş yıllarda ürettiği otomatik şanzımanlar sorunsuz olsa da hissedilir vites geçişleri, performans kaybı araç için eksi puanla sonuçlanıyor. Benim şehir içi için emektar bir aracım var, bu ebatta araçlarla trafiğe girmeyi sevmedigim için şehirlerarası yollarda kullanımı tercih ediyorum, dolayısıyla manuel vites işime geliyor. C4 grand picasso gerçekten güven duydugum bir araçtır.
Buyur arkadaşım bir alıntı:
Artık sen karar ver hangi Picasso olduğuna
quote:
3 yıl önce Münih'e gittik eşimle.
Kaldığımız 10 günün 3-4 gününü çevreyi gezmekle değerlendirdik.
Araba kiraladık ve de Citroen Picasso ile Avusturya üzerinden devamlı otobanları takip ederek İtalya Venedik'e geçtik.
Orada birkaç gün kaldıktan sonra da geri dönerken navigasyona bu kez otoyollara girme seçeneğiyle rota hesaplattım. Beni ara yollara soktu alet doğal olarak.
İyi ki de öyle yapmışım. Bir baktım tabelanın birinde kahverengi zemin üzerine "Stelvio Pass" yazıyor.
Kırdım direksiyonu hemen.
Yaklaşık 1 saat sonra o ünlü geçidin olduğu vadinin eteklerindeydim.
Tırmanma yaklaşık 45 dakika sürdü.
Motosiklet forumlarından bildiğim üzere "Motorcuların Mekke'si" olarak bilinen bu yolda gerçekten de en az 100 tane motosiklet geçti beni.
Karşıdan gelenleri saymıyorum bile.
Ayrıca bisiklet takımları da antrenman yapıyordu.
Koşucular da keza öyle.
Zirveye çıkınca navigasyon sapıttı ama.
Benim istediğim benzer yollardan geçerek Almanya ya dönmekti.
Alet ise ısrarla Milano tarafından götürmek istiyordu.
Önce aleti dinledim ve de zirveyi karşı taraftan sola ayrılan yoldan indim.
Yaklaşık 20 dk sonra beni nispeten düzlük bir tarafa inince aleti kapattım ve de indiğim yolu geri çıktım :)
Zirvenin yakınlarında bu kez sağa ayrılan yoldan indim.
3-4 ayrı yerde İsviçre sınırından geçip tekrar İtalya toprağına girdik.
Daha doğrusu yol öyle devam ediyordu ve ben de yolu takip ettim.
Sonra nihayet Avusturya ya geldik.
Hayatımdaki en güzel yolculuklardan biriydi.
Gidecek olanlara şiddetle öneririm.
Stelvio dan ve de yolculuktan birkaç poz da benden olsun.
Hatırlatmak için önceki mesajda da verilen Stelvio geçidinin alttan görünüşü:
Söyledim ya ben hiçbir psa aracımda büyük sorun yaşamadım, (geri vitesle ilgili açıklamanız üzerine belirttim) yol tutuşu hiç beğenilmeyen önceki nesil C3 bile karşı şeritten üstüme gelen araçtan dolayı kötü bir kazayı kılpayı atlatırken mucizevi şekilde devrilmedi, kullanım karakteristiği ile ilgili bir olgu da olabilir ben yanlama denilen yüksek hızla viraja girmek gibi eylemlerden genellikle kaçınırım. Dizel araçlarımla 120 km hızı sollamak dışında aşmamışımdır. Bu arada aksilik olmazsa 2012 yazında araçla balkanlardan slav ülkelerine dek bir turu ben de balayı için planlıyorum. Müsait zamanınızda tecrübelerinizi paylaşmak isterim :)
Söyledim ya ben hiçbir psa aracımda büyük sorun yaşamadım, (geri vitesle ilgili açıklamanız üzerine belirttim) yol tutuşu hiç beğenilmeyen önceki nesil C3 bile karşı şeritten üstüme gelen araçtan dolayı kötü bir kazayı kılpayı atlatırken mucizevi şekilde devrilmedi, kullanım karakteristiği ile ilgili bir olgu da olabilir ben yanlama denilen yüksek hızla viraja girmek gibi eylemlerden genellikle kaçınırım. Dizel araçlarımla 120 km hızı sollamak dışında aşmamışımdır. Bu arada aksilik olmazsa 2012 yazında araçla balkanlardan slav ülkelerine dek bir turu ben de balayı için planlıyorum. Müsait zamanınızda tecrübelerinizi paylaşmak isterim :)
Yukarıdaki mesajımda da belirttiğim gibi düz vites Picassonun vitesi geriye alacakken önce geçiyordu ama sonra ayağımı debriyajdan kaldırırken "serbest" bir şekilde aşağı düşüyordu belirttiğim mesafe kadar.
Diğer viteslerin yolu da çok belli değildi.
C-Max ise bu konuda çooookk başarılıydı.
Kemikli ama rahatsız etmeyen bir şekilde geçiyor ve de yerinden kıpırdamıyordu.
Araçtaki salınımlardan rahatsızlığım genelde yüksek hızda değildi ki ben de yasal hız limitlerini neredeyse hiç aşmam.
Ankarada daha birkaç ay önce G. Picasso test sürüşü yaptım bilmem kaçıncı kez.
Konya yolundan Kepekli rampayı çıktık ve de Oran sitesi yoncadan geriye döndüm.
O dönüşte bile beni tedirgin etti araç.
Kimine konforlu gelirken ben keyif alamadım.
Yoksa fanus gibi olması falan çok güzel.
Gezip fotoğraf çekmek güzel bir hobi oldu son yıllarda benim için.
Otomobillere dair her türlü tecrübemi paylaşmaya çalışıyorum.
Sizden de her zaman beklerim.
Benim Amerika ve İngiltere izlenimlerim vardı, eğer görmediyseniz güzel paylaşımlar olmuştu orada da.
Buyur arkadaşım bir alıntı:
Artık sen karar ver hangi Picasso olduğuna
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle