bende full depo gezerim ceyrek azalsın gider 50 lik daha alır üstünü tamamlarım o yüzden de hep 50 liralık benzin alırım ama depom hep full dür 500 lira verip bi depo fulluyemem 50 liraya depoyu fullemiş oluyorum şeklide oluyor çekiyorum istasyona fulle diyorum 50 lira ateşliyorum
ben genelde, kırmızı lamba yanmadan yakıt almıyorum, yanınca da hiç vakit kaybetmeden full depo benzin alıyorum. dün de aynısını yaptım 300 tl tuttu :((
Buharlaşma konusunun çok sorun yaşatacağını sanmam. Uçucu madde nihayetinde elbette buharlaşacak ama benim 92 model arabam bile buharlaşma olunca kapağı açana kadar salmıyor buharı. Kapak basınçla açılıyor açarken. Kapağım da eski hiç değiştirmedim mesela aldığımdan beri. Kapağın contaları o buharı tutacaktır. Bu nedenle dışarı buhar çıkışı olmadığından içeride daha fazla buharlaşma olmayacaktır diye düşünüyorum.
Tabi bunlar uzman görüşü değil, bir binici olarak kendi düşüncelerim.
Önceki aracımda benzin kapağı bozulmuştu, buharlaşma ile benzin kaybediyor olsanız ışıklarda durduğunuzda kokusunu çok net alırsınız. Ağırlık olarak etkili olduğu söyleniyor fakat arada yakıt zamları da gelebiliyor dikkate almak gerek. Daha önce bir ay içerisinde iki kere benzin zamlandığı için konu açtığımda forumdan uyarı almıştım, moderatörler in konuşmamız gereken konular hakkındaki tutumları nedeniyle ekonomi ve siyaset de içerdiğinden bu konuda yorum yapmıyorum.
Buharlaşma için zaten genleşme tankları var o sorun yıllar önce çözüldü. Ağırlık işine de o kadar takılma hocam. Bende hep fullerim hatta şöyle düşün 1 kere benziliğe girmek var 10 defa girmek var hangisinde daha çok benzin harcayacaksın?
Çeyrek depo kalana kadar kullanır, sonrasında fullerim. Hiç şaşmaz. Aylık yaptığım yol belli. Zırt pırt 100 liralık almaktansa bir defa alıyorum gittiği kadar gidiyor. O para cebimden zaten çıkacaksa parça parça almanın bir anlamı yok. Zaten kartla ödüyorum. Her halükarda ay sonunda benzine vereceğim para aynı oluyor. Bu durum buharlaşma ve ağırlıktan dolayı yakıtı olumsuz etkiliyormudur. Evet etkiliyordur ancak ciddiye alınacak oranda değildir. Ayda fazladan 5 10 lira maliyeti oluyordur.
Depodaki benzinin ağırlığının yakıta etkisi yok gibi birşey. 50lt (35kg) deposu olan bir araçta tam dolu depo ile boş depo arasındaki yakıt farkı 0,3lt/100km (Aracımın kullanma kılavuzuna göre). Boş depoyla da dolaşamayacağınıza göre o kadar ufak bir fark için kafa yormaya gerek yok.
Buharlaşma depo ne kadar boşsa o kadar fazla olur. Ayrıca yakıt pompasının iyiliği için de yakıt almak için dibi görmeyi beklememek alınca da 1 litre almamak lazım :) 3 kuruş tasarruf yapacağım derken başınıza masraf çıkarmayın.
ne zengin hayatlar var ben hayatım boyunca benzini hiç fullemedim. hep lpg kullandım. onu fullüyorum, o sayılmaz sanırım ama benzinde full depo hiç görmedim. ne kötü.
Doğru ikmal yapan birisi bunu gereğinden sık yapmak istemez. Acaip sıkıcı bir iş bence. Deponun hacim özelliğini sonuna kadar kullanırım. Eskiler, "kapasiteler" başlığına depo hacmini de yazardı.
Farlar, tavan lambası, radyo kapatılır, topraklama için tabancanın depo ağzıyla metal-metal temasından emin olunur, yangın söndürücünün yerine bakılır, görevli yoksa çalışan pompa tek başına bırakılmaz, tetik atınca bırakılır, yakıt borusu doldurulmaz. Ciddiyetle ikmal yapılır :)
İkmal sırasında mekanik bir sorun çıkarsa mettaller birbirine çarpılmaz, düşük kıvılcım riski için özel yapılmış pirinç çekiç ve tornvidalar kullanılabilir.
Evaporatif emisyonlar ilk emisyon kuralıydı, 60'larda zorunlu oldu, benzin kapağı bozuk değilse buhar kaybı olmaz, sadece ikmal sırasında olur. Depoda ne kadar az hava boşluğu varsa hava değişimi az olacağı için nem oranı da aynı şekilde az olur.
Ne kadar az sök-tak, aç-kapa o kadar:
düşük risk iyi tur zamanı uzun menzil düşük nem oranı az buharlaşma az dur-kalk az marş yakıt kokusu ödeme sırası fatura sayısı değer kaybı (TL her zaman değer kaybetmiştir) az bahşiş
Ben hep full depo gezerim, Sebebide deprem korkusu. Olası bir depremde , karda kışta sokakta yatmak zorunda kalırsam aracımı bir sığınma aracı olarak kullanmayı düşünmüşümdür. Hayatım boyunca 2 büyük deprem yaşadım. Günlerce arabanın içinde yattım. Arabamı bir deprem cantası muamelesi yaptığım için mümkün olduğu sürece yarı depodan düşük yakıta bırakmıyorum.
Selam Ali. Bende izmirde yaşadığımız depremden sonra Araca deprem çantası muamelesi yaptım. dağcılık geçmişim olduğu için, bagajda çadır uyku tulumu yedek giysiler. şişe suları, battaniye bisküvi ve kamp ocağı gibi bilimum eşyalar var. şimdi hyundai i10 olsaydı eşyalar nasıl sığardı onu düşünüyorum
Deponun dolu olmasının önemi deprem sebebi ile arabada sabahlayınca, yolda kalıp kalorifer için kontak açık durmak gerekince belli olur. Buharlaşma vs. kullanılan araçta yok sayılacak düzeydedir, çok boşaltmamakta fayda var.
fullemek daha mantıklıdır. teorik olarak doğrumudur bilmem ama 50 100 lira gibi yakıt alınca sanki daha çabuk bitiyor gibi. fulleyip rahatça dolaşmak en mantıklısı. ağırlık olayına gelirsek, öyle abartılacak bişey değil. 1 saniye bile oynamaz.
Yarış pilotları en hızlı tur zamanlamalarını son turlar da yaparlar, yakıt azalmasından kaynaklı. Uçakların kalkış ağırlığı etkisi de var. Arabayı etkilememesi imkansız yani.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Tabi bunlar uzman görüşü değil, bir binici olarak kendi düşüncelerim.
Ağırlık olarak etkili olduğu söyleniyor fakat arada yakıt zamları da gelebiliyor dikkate almak gerek.
Daha önce bir ay içerisinde iki kere benzin zamlandığı için konu açtığımda forumdan uyarı almıştım, moderatörler in konuşmamız gereken konular hakkındaki tutumları nedeniyle ekonomi ve siyaset de içerdiğinden bu konuda yorum yapmıyorum.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
mazot 850 gram
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Farlar, tavan lambası, radyo kapatılır, topraklama için tabancanın depo ağzıyla metal-metal temasından emin olunur, yangın söndürücünün yerine bakılır, görevli yoksa çalışan pompa tek başına bırakılmaz, tetik atınca bırakılır, yakıt borusu doldurulmaz. Ciddiyetle ikmal yapılır :)
İkmal sırasında mekanik bir sorun çıkarsa mettaller birbirine çarpılmaz, düşük kıvılcım riski için özel yapılmış pirinç çekiç ve tornvidalar kullanılabilir.
Evaporatif emisyonlar ilk emisyon kuralıydı, 60'larda zorunlu oldu, benzin kapağı bozuk değilse buhar kaybı olmaz, sadece ikmal sırasında olur. Depoda ne kadar az hava boşluğu varsa hava değişimi az olacağı için nem oranı da aynı şekilde az olur.
Ne kadar az sök-tak, aç-kapa o kadar:
düşük risk
iyi tur zamanı
uzun menzil
düşük nem oranı
az buharlaşma
az dur-kalk
az marş
yakıt kokusu
ödeme sırası
fatura sayısı
değer kaybı (TL her zaman değer kaybetmiştir)
az bahşiş
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @wenterossaa
6 yıl (1073 mesaj)
Bende izmirde yaşadığımız depremden sonra Araca deprem çantası muamelesi yaptım. dağcılık geçmişim olduğu için, bagajda çadır uyku tulumu yedek giysiler. şişe suları, battaniye bisküvi ve kamp ocağı gibi bilimum eşyalar var. şimdi hyundai i10 olsaydı eşyalar nasıl sığardı onu düşünüyorum
Bu mesajda bahsedilenler: @büdünün kaşı
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı > Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle