|
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için amel eden kişidir. Âciz kişi ise nefsini beşerî arzularının esiri kılıp, diğer taraftan Allah Tealâ’dan kuru temennilerde bulunan ve bunların gerçekleşmesini bekleyendir. (Tirmizî,Kıyâmet 25) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: "Yemek hazırken, büyük ve küçük abdest kişiyi zorlarken kılınan namazın kıymeti yoktur." (Müslim, Mesâcid 67.) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: Şam ehli helak olduğunda, ümmetimde hayır kalmaz. Bununla beraber Deccalla savaş oluncaya kadar ümmetimden bir taifenin "hak üzere" galib olması devam edecektir. (Ramuz el-hadis, s.65/n.6) |
|
Resulullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Sevmeyen ve sevilmeyende hayır yoktur. Büyüklerimize saygı, küçüklerimize sevgi göstermeyen bizden değildir.” (Müsned, 2/400; 5/335 Tirmizi 7/155) |
|
Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Allah; saçına saç ulatan (ekleten) ve saçını başkasına peruk yapmak için veren, dövme yapan ve yaptıran kimselere lanet etsin.” (Buhârî, Libas: 17; Müslim, Libas: 27) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle dua ederdi: “Allahım! Harama bulaşmaktansa, helalinle yetineyim. Beni lütfunla (zengin kılarak) Senden başkasına muhtaç etme.” (Tirmizî, “De'avât”, 110) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Kur’an’da otuz ayetten ibaret bir sûre bir adama şefaat etti; neticede o kişi bağışlandı. O sûre: Tebârekellezî biyedihi’l-mülk’dür.” (Ebû Dâvud, Salât 327; Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân 9) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar. (Buharî, Edeb 27) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle duâ ederdi: ”Allahım! Kâfirlikten ve fakirlikten Sana sığınırım. Allahım! Kabir azabından Sana sığınırım. Senden başka ilâh yok, ancak sen varsın.” (Ebû Dâvud, Edeb 111) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: Allah’ın en çok nefret ettiği söz, kendisine “Allah’tan kork!” dendiği zaman “Sen kendini düzelt, kendine bak, kendi işine bak.” diyen kişinin sözüdür. (Nesai, Silsiletu Es-Sahih 2939) |
|
“İyi arkadaş yalnızlıktan, yalnızlık da kötü arkadaştan hayırlıdır. İyilerle dost olan, misk satanla beraber olan gibidir. Onun güzel kokusu diğerine bulaşır. Kötülerle beraber olan da demirci çırağı ile beraber olan gibidir. Onun kiri de diğerine yansır.” (Buhârî, Zebâih, 31) |
|
"...Güzel konuşuyor dedirtmek için uzun uzun konuşanlar, sözünü beğendirmek için avurdunu şişire şişire laf edenler ve bilgiçlik etmek için lügat paralayanlar, en sevmediğim ve kıyamet günü bana en uzak mesafede bulunacak kimselerdir.” (Tirmizî, "Birr", 71) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Haksız olarak öldürülen her kişinin kanından bir pay, Âdem’in ilk oğluna ayrılır. Çünkü o, insan öldürme çığırını ilk başlatan kişidir. ” (Buhârî, Cenâiz 33, Enbiyâ 1) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Münafıklara sabah ve yatsı namazından daha ağır gelen hiçbir namaz yoktur. İnsanlar bu iki namazda ne kadar çok ecir ve sevap olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa cemaate gelirlerdi.” (Buhârî, Mevâkît 20) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: "Rüzgâr, Allah'ın kullarına bir nimetidir. Bazan rahmet, bazan da azap getirir. Rüzgârı gördüğünüz zaman ona sövmeyiniz. Onun hayrını isteyiniz; şerrinden de Allah'a sığınınız." (Ebû Dâvûd, Edeb 104) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “İlim kaybolmadıkça, depremler çoğalmadıkça, zaman kısalmadıkça, fitneler ortaya çıkmadıkça, herc yani cinayetler artmadıkça ve elinizde mal çoğalıp taşmadıkça kıyamet kopmaz.” (Buhârî, İstiskâ, 27) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle dua ederdi: “…Ey yücelik ve ikram sahibi, her şeyin Rabbi olan Allah’ım! Bizi dünya ve âhirette her an sana ihlâs ve samimiyetle bağlı kıl!” (Ebû Dâvûd, Vitr, 25.) |
|
Resûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyuruyor: "Üç şeye hürmet Allah'ın Celalini tazimdendir: İslamiyet üzere ihtiyarlayana ikram, Kur'an hamiline (hafızlara) ikram, ilim sahiblerine ikram..." (Ramuz el-hadis; no: 679) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: Hiçbir farz namazını kasten terk etme. Kim namazı kasten terkederse, ilahi koruma ve teminattan mahrum kalır. (İbni Mace, Fiten 23) |
Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >