1. sayfa
bigün dursun amerikaya gitmiş çalışmak için.günler geçtikten sonra o kadar çok para kazanmışki milyoner olmuş.sonra da temeli aramış.temel demiş sen buraya gel burasının taşı toprağı altın demiş yerlerden bile para bulabilirsin demiş.bunun üzerine temel ben ne iş yaparım ki orda demiş,dursun:sen gel yerdeki paraları bile toplasan zengin olursun demiş.bunun üzerine temel atlamış uçağa amerikaya gitmiş.uçaktan iner inmez yerde 100 dolar görmüş;ULA İLK GÜNDEN İŞE BAŞLANIR MI demiş almamış |
|
Hasta Fenerli adam gerçektende hasta olur,ölüm döseğine düser. Her zaman maçlara gittigi fanatik arkadasları ziyaretine gelirler.Son defa görelim derler. " Allahin takdiri,elden birsey gelmez ama bir son istediğin varsa bari onu yerine getirelim " O zaman beni galatasaraya üye yapin! Herkes birbirine bakar: "Yaav sen doğustan fenerbahçeli değil misin? Ne yapiyorsun sen? Hasta fenerbahçelinin birden yüzü güler: "Ülen, bi fenerli ölecegine bir galatasaraylı ölsün be |
|
eline sağlık |
| Birgün kadının biri yolda yürüyomuş. Çukura düşmüş. Ölmüş. |
Ahaha tamam gönderiyom bi kaç tane ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Karne Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Başçavuş Albayı tutuklayacakmış Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış. ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Hakemler Bizde Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..." ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Kurusun Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!" ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Stil Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.." COPY , PASTE ![]() |
|
walla çok güldüm. Benim yazdığım o uzun fıkraya güldüğüm kadar güldüm. gerçekten güzeldi. |
Aha gene geldim ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Babada Kalacaktır Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış: - "Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım." Hakim kocaya sormuş: - "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?" Adam "Var tabii" demiş ve anlatmış: - "Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?" Hakim sekreterine dönmüş: - "Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır..." ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Matematik Finali 4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler... Hoca ilk basta inanmaz ama öğrencilerinin yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler. Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini bos bir salonun ayrı ayrı köşelerine oturtur. Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes sınavı geçebilir... Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10'ar puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır... Bunları kolayca çözerler. Arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır: "Hangi lastik patladı?" ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Medeniyet Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......" ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Yılan İki laz yılan olan Temel'le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris'e dönüp: "Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. İdris şaşırmış "Ula ne oldu gene" demiş. Temel de: "Ula biraz once dilimi isirdim da," demiş... ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Uğursuz Kadın Cafer komadadır. Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar: "İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın... Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi. "Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz karısın" ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- İki Er İki general bir cafede oturup konuşuyorlarmış. generalin biri "benim bir erim var çok salak demiş. diğeriyse "hayır, benim bir erim var o daha da salaktır." demiş. tartışma çok büyümeden kimin askerinin daha salak olduğunu anlamak için yarışma gibi bir şey yapmaya karar vermişler. ilk general askerini yanına çağırıp "oğlum, git bana şu 5000 lirayla bir mercedes al gel" demiş. ikinci general de askerini çağırıp "git bak ben ordu evinde miyim?" demiş. iki asker yolda karşılaşmışlar. ilki "ya benim general çok salak. bu günün pazar olduğunu bildiği halde beni araba aldırmaya gönderdi." demiş. ikincisiyse "benim general daha salak. yanında telefon dururken, beni ordu evine gönderdi." demiş ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Annem Gel Dedi İlkokul öğretmeni sınıfta Cennet'e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister. Yalnız Temel'cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar, - Sen gitmek istemiyor musun? - İster idum ama anacığım okuldan sonra hemen eve gel dedü... ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Bush`un Pulu Başkan Bush'un yeni talimatı: - Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak. Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor. Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş; - Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi? - Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş; - Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..." ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Hizmetçi Evin hanımı işe başlayan hizmetçiye: "Biz 8'de kalkar, 9'da kahvaltı yaparız. Sen ona göre hazırlanırsın tamam mı?" Hizmetçi, gayet sakin: "Uyanamazsam, siz başlayın." ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Sinemaya Cideyruz Temel'i elinde tuttuğu penguenlerle beraber görünce, - Bunu hayvanat bahçesine götür, diyorlar. Bir müddet sonra Temel'le yolda dolaştığını görünce: - Niye hayvanat bahçesine götürmedin? - Hayvanat bahçesine götürdüm. Şimdi sinemaya cideyruz. COPY, PASTE ![]() |
BUNLAR BİRAZ UZUN AMA Şenol Güneş Bir gün Şenol Güneş Brezilya milli takımı antrenörü Scolari ile karşılaşmış. - Hocam sen bu takımı nasıl seçtin de şampiyon oldunuz? demiş. - Çok kolay zekalarına göre seçiyorum. Bak mesela sana bir örnek vereyim demiş ve Ronaldo'yu çağırmış. - Ronaldo'ya oğlum söyle bakayım senin annenin ve babanın çocuğu olan ama senin kardeşin olmayan kimdir? Ronaldo biraz düşünmüş, "tabiiki ben oluyorum" demiş. Şenol Güneş bundan çok etkilenmiş. Türkiye'ye döner dönmez İlhan Mansız'ı çağırmış. - İlhan sana bir soru soracağım eğer bilirsen bu hafta seni takıma alırım, bil bakalım annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? İlhan biraz düşünmüş işin içinden çıkamamış, biraz zaman istemiş ve hemen koşmuş Hakan'ı bulmuş. - Hakan, annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? Hakan cevap vermiş: Benim tabii ki, İlhan sevinçle Şenol Güneş'in yanına dönmüş: - Sorunun cevabını buldum hocam: Hakan'mış. Şenol Güneş köpürmüş: - Vay salak herif, Hakan olur mu hiç, doğru cevap Ronaldo idi!.. ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Kadeş Savaşı Tarih dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş: -Oğlum Kadeş Savaşını kim yaptı? Çocuk hemen yanıtlamış: -Hocam vallahi billahi ben yapmadım. Hoca sinirinden çıldıracak. O sinirle dışarıya çıkmış, koridorda Matematik öğretmenini görmüş ve durumu Matematik öğretmenine anlatmış: -Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım... -Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler... Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu Müdür Beyin odasında almış. -Müdür Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim. Müdür Bey: Siz hiç kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek birşey yok, şimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve Kadeş Savaşını kimin yaptığını sorarız... Tarih Öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve Müdürden bir hafta izin almış... Bir hafta sonra Bakanlıktan bir yazı: Bu yıl ödenek olmadığı için Kadeş Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize... BUNLARDA KÜÇÜK KÜÇÜK ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Babası Dava Açmaz Müfettiş, öğretmeni bir öğrenciyi fena halde döverken yakalamıştı. Derhal uyardı. - Ne yapıyorsunuz hocam, biliyorsunuz ki dövmek yasak! Babası size dava açsa başınıza bela alır, uğraşıp durusunuz? - Babasının dava açmayacağına garanti veririm!... Müfettiş şaşırdı. Öğretmen açıklamaya devam etti: - Babası benim!... ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Yanlış Öğretmen, sınıfta Leyla`ya sordu: - Eğer ben gitmişim dersem, bu yanlış olur neden? - Çünkü hala burdasınız öğretmenim!.. ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Dil Bilgisi Dilbilgisi dersinde Karadenizli öğretmen, Erzurumlu öğrencisini sözlüye kaldırıp sormuş: - Bakmak fiilinin çekiminu yap bakalım... Erzurumlu öğrenci hemen atlamış: - Bakirem, bakirsen, bakir.. Öğretmen, öğrencisinin bu cevabı karşısında onu azarlamış: - Uy diluni eşekarisu soksun. Öyle mi denur daa! Onun aslı pöyledir: Pakayrum, pakaysun, pakay... ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Kim Daha Zeki Küçük Temel`le arkadaşları sınıfta aralarında kim daha zeki diye tartışıyorlarmış Küçük Temel: - Ben çok zekiyimdir, üç aylıkken yürümeye başlamışım, demiş. Oradan Dursun hemen atlar: - Sen habuna zeka mi deyisun. Haçan ben üç yaşına kadar kendumi kucakta taşitmişum. ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Ona Kadar Saymak Günlerden bir gün baba oğlunu alıp karşısına oturtur, der ki; - Oğlum iki senedir, okula gidip geliyorsun, sadece ona kadar sayabiliyorsun. Ne olacaksın sen bu gidişle bilmem... Çocuk babasına gülümseyerek: - Babacığım, merak etme, ben boks hakemi olmaya karar verdin, der. ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Sayılar Yalan Söylemez Mi? Öğretmen matematik dersinde öğrencilerine sordu: - Çocuklar sayılar asla yalan söylemez. Örneğin bir adam bir tarlayı on günde sürerse, on adam bir günde sürebilir. Buna benzer bir örnekte siz verin bakalım! Öğrencilerden birisi gülerek cevap verdi. - Örneğin bir vapur Atlantik Okyanusunu altı günde geçerse, yüz kırk dört vapur bir saatte geçer... ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Siz Babamı Bilmiyorsunuz Öğretmen, matematik sözlüsünde Oğuz`u tahtaya kaldırıp sordu: - Oğuz, babandan yüzde 10 faizle 200 milyon borç para alsam, yıl sonunda kendisine kaç para vermem gerekir? Oğuz hemen cevap verdi: - 400 milyon lira. - Nasıl olur oğlum, sen hiç hesap bilmiyor musun? - Bilmesine biliyorum ama, siz benim babamın ne büyük faizci olduğunu bilmiyorsunuz. ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Doğum İlkokulda üç çocuk bebeklerin nasıl dünyaya geldiklerini konuşuyormuş. Dursun: - Bizim ailede hep leylekler getirir. Fadime: - Bizde hep cül bahçesinde bulunur. Temel: - Biz façiruz, bizde hep pepekleri annem kendisi yapayi. ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Özenti Temel`in çocuğunu sokakta ders çalışırken görenler, Temel`e nedenini sormuşlar. Temel`in cevabı hazır: - Herkes çocuğunu dışarda okutayi. ![]() |
|
guzelmıs bu da benden bır anaokulu ogretmenı sınıfındakı ogrencılerıne kendını overek galatasaraylı oldugunu soyler ve ogrencılerın ıcerısınde kac tane gs lı ogrencı oldugunu gormek ıcın sorar herkez ogretmenlerını cok sevdıgı ıcın herkez el kaldırmıs ve ogretmen cok sevınmıs ama ıclerınden bır kısı el kaldırmamıs ogretmen kıza sormus sen neden kaldırmadın demıs kızda ogretmenım benm annem ve babam fb lı bende fb lıyım o yuzdeen kaldırmadım demıs ogretmen cok kızmıs ve sormus pekı demıs senın annen ve baban Gerızekalı olsaydı Sen nelı olurdun demıs KIZ bıraz beklemıs ve cevap vermıs GS Lİ .................... |
1. sayfa
Herkese Hayırlı olsun diyorum...
ilk mesaj benden olsun...
Herkes en çok güldüğü fıkrayı yazsın:
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.