Fikri düşünceyi salak saçma bir şeylere benzetip cevap yazanlara koca bir saçmalık diyorum. Sanki edebiyat yazıyoruz. Fikirlerin doğuştan gelmediğine inanıyorum. Mesela küçükken kulağımızla 1.5 2 yaşımızda iken bir dil öğreniyoruz. Zamanla bir yapbozun parçalarını nasıl birleştireceğimizi öneriyoruz. Sonra biriyle nasıl arkadaşlık kuruyoruz nasıl iletişim kuruyoruz bunu öğreniyoruz. Sonra okuma yazmayı da öğrendikten sonra zaten sonu gelmeyen öğrenme başlıyor e bir şeyler öğrendikçe beynimiz gelişiyor. Bence fikirlerin kalıtsal gelmesi mantıklı değil. Dışarıdan bilgi ala ala beynimiz fikirler oluşturabilicek kıvama geliyor. Benim fikrim budur.
Doğuştan fikir yoktur.Bence anne karnındaki bebeğin beyni tam anlamıyla oluştuktan sonra ilk olarak algısı oluşur.Çünkü dışarı ile uyum sağlaması genlerinden gelir.Daha sonra annesinin verdiği reaksiyonlara göre zamanla hisleri ve kendi hormonlarına uygun duyguları oluşur.Fikir oluşması için bilgiye ihtiyaç vardır.Doğduktan sonra bunları kendi tecrübe ediyor.Konuşmaya başladığı andan itibaren beyni öğrendiği şeyleri kavramlaştırıyor bu kavramlar birer bilgi haline geliyor ve bu bilgiyi işleyebiliyor ve bunu düşüncelere dönüştürebiliyor.Tabi bunlar benim düşüncelerim,yanlışta olabilir,her türlü yapıcı eleştiriye de açığım.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >