1. sayfa
| bende birini küçümsemek aşağılamak ne çeşit bir rahatsızlıktır onu anlamaya çalışıyorum.biri karşısındakini neden aşağılar? |
|
@ilkerinanç Eğer forum ortamının ciddi olabileceğine imkansız gözle bakmazsanız ve benim tüm iyi niyetimle bunu size cevaplayacağıma inanırsanız bunu yapabilirim. Yardımcı olacaksa beni okurken en gıpta ettiğiniz kişiyi okurcasına, anlayışınızı gıpta ediyor oluşunuza bağlamadan yapabilirsiniz. Daha önce yapmaya çalıştım ama sürekli aşağılayan biri olarak gözüktüm... Aksine ben olayları, olguları ve fikirleri sahiplenmeden yaşamamın etkisiyle, aşağılamayı bırakın bir özne oluşturup fiili farkedecek biri bile değilim. Söz konusu aşağılama da insanların beklediğinden farklı bir malzemeye sahip oluyor. Bunu yüzyüze konuşsaydık anlayabilirdiniz. Size karşınızdakini neden aşağılayacağınızı söylemeden önce, bence "birine cahil demek ne zaman aşağılamaya girer?" hususunu irdelememiz lazım. Eğer istiyorsanız başyabilirim... |
ne ha hı.tamam hoca.devam et sen ben kaçiim gene sen kendi dilinde yazıyorsun ben türkçe sordum halbuki... birine cahil ne zaman nerede neye göre denir sorusunun cevabını ver sen kendi içinde önce sonra bakarız duruma. |
|
* SonofPatriot Dostum hiç uğraşma derim ver. Bir milim yol katedemeyeceksin. Boşuna üzüleceksin. |
Burnuma yoğun "tecrübe" konusu geldi nedense? |
|
Sizi anlamadığımı söyleyecek değilim aksine anladığım ölçüde –bu iki oldu- tezatları içeren izahlar yaptığınızı söyleyebilirim. Aşağılamak, hor görmek, kin beslemek olmaması gereken ise ve siz de buna vurgu yapıyorsanız; 1) “Bir kimseyi aşağılarken bunu otokontrollü şekilde olabildiğince "ben" odaklı olmayan ve kalıplaştırılmış akıl kanunları çerçevesinde yaparız.” şeklindeki cümlenizde … Aşağılamak ..vb nasıl “ben” odaklı olamaz? Kişi ya kendini ya değerlerini aşırı üst seviyede gördüğünden ve karşısında bulunana başka verecek cevabı olamadığından aşağılamaya..vb gider. Başka deyişle aşağılayan kendini yetersiz görüyordur ki bu yola tevessül eder. Açıkçası otokontrollü ve salim akılla hareket eden kişinin aşağılamaya çalıştığına denk gelmedim. Ayrıca kalıplaşmış akıl kanunları ne demek, hangi akıl ve hangi kanunlardan söz ediliyor? 2)Espriler, ironiler, duygusal bağlar ve mantıksal çıkarımlar aynı paradigmada bulunan insanlarda aktif olabilir ama aşağılama farklı paradigmalarda bulunanlar arasında cereyan eder. Gördüğüm bu çelişkilere ilişkin bir açıklama gelirse devamını getireceğim, hoş ve gerekli bir konu |
|
Bir kimseyi aşağılarken bunu otokontrollü şekilde olabildiğince "ben" odaklı olmayan ve kalıplaştırılmış akıl kanunları çerçevesinde yaparız. Eğer "Bir kimseyi aşağılarken bunu otokontrollü şekilde olabildiğince "ben" odaklı olmayan, kalıplaştırılmış akıl kanunları çerçevesinde yaparız" demiş olsaydım "aşağılamanın ben odaklı oluşu hususu" ön plana çıkacaktı. (Yine de yanılıyor olabilirim, susmanın etkisiyle düşünceleri dışarı çıkarmakta gittikçe kabiliyet düşüşü var.) Aşağılamak mantıksal bir estetik kuralları içerir. Bir çocuğun ortaya çıkardığı estetiğin, yetişkinler tarafından yeterince ölçülememesinin sebebi ile muhtemel espirinin espiri olduğunu anlayabilmek farklı şeylerdir. Bence demek istediğiniz; aynı paradigmanın kuralları dahilinde yeterliliklerin farklı olması durumu... İnsan bu gelişimi ile geçmişteki mantıksal estetiği terk etmeye eğilimlidir. |
|
Açıklamanızdan imlaya girmek zorunda kalacağım. Bir "ve" ile bir" virgül" mü manayı değiştiriyor? Normalde değiştirebilir ama sizin cümlenizde değiştirmediği gibi imla gereği "virgül" gereksiz. Şöyle örneklendireyim. Cümleyi "ve"siz , "virgül"süz üzerinde durmak istediğim yerden fiiline kadar ayrı ayrı alayım. "Bir kimseyi aşağılarken bunu otokontrollü şekilde olabildiğince "ben" odaklı olmayan (....) çerçevesinde yaparız." (cümle düşük oldu) "Bir kimseyi aşağılarken bunu otokontrollü şekilde olabildiğince (...)kalıplaştırılmış akıl kanunları çerçevesinde yaparız. " Anladığım mana değişmiyor; ilk cevabım ekseninde diyorum ki, aşağılama neresinden bakarsanız bakın "ben" odaklıdır. Hangi akıl ve hangi kanunlar soruma cevap gelmediğinden geçiyorum.
Burada da dediğiniz şekilde "virgül" ile bir ayırıma gidilmiş olsa -ki imla gereği virgülün kullanımı yanlış olur;çünkü "kalıplaştırılımış akıl kanunlarını " kelimelerini "ben odaklı olmayan" kelimeleri nitelendirir- Sıkıcı ayrıntıyı geçip sadede geleyim ve tek cümle ile şunu belirtmenizi isteyeyim. En baştan beri aşağılamada "ben" var mıdır yok mudur? Zira cevabınıza göre devam edeceğim:)
Aynı paradigmalarda yeterliliklerin farklı olması başka şeydir. Benim savunduğum aynı paradigmadakilerin birbirini aşağılamaya gitmeyeceğidir. |
|
"Bir kimseyi aşağılarken bunu otokontrollü şekilde olabildiğince "ben odaklı olmayan akıl kanunları ve kalıplaştırılmış akıl kanunları çerçevesinde yaparız." Demek istediğim buydu. "Bir kimseyi aşağılarken bunu otokontrollü şekilde olabildiğince "ben" odaklı olmayan ve kalıplaştırılmış akıl kanunları çerçevesinde yaparız." Ben kalınlaştırdığım yerlerin kolayca anlaşılabileceğini düşünmüştüm. Virgülü "olabildiğince" sonrasına mı koymam gerekiyordu?
Anlattığım şey bir töz. Doğru veya yanlışın ardında bir nitem. Yani sizin kanınız da doğrudur. Aynı zamanda yanlış. Beni daha iyi anlamak istiyorsanız, beni öldürün. |
Peki, daha iyi anlamak için canınızı alayım:)) Doğru ve yanlışın ardında bir nitem ise "kalıplaşmış akıl kanunları" tezini nsasıl ileri sürebiliyorsunuz? Genişleteyim, kalıplaşmış akıl kanunlarında doğru ve yanlış yok mudur, yoksa o doğru ve yanlışın ardındaki "nitem"in geçerliliği nedir? (Anlamak için sormak lazım metodunu kullanıyorum, yanlış anlamayın) |
İlk önce nereden bakmak istediğimizi seçmeliyiz. Buraya formulleri yazmanın yerine sözlü olarak anlatmaya çalışmak bir hayli güç olsa da; örneğin kuantum paradigması mantıksallığın potansiyenin hareket kazanmasıyla ünlüdür. Hareketin farkına varmak için konumunuzu veya konumlarınızı belirlediğiniz müddet, hareket konumlar dahiliyle ölçülebilinir. Tıpkı bu kuramı saptayabilmek için dahil olduğumuz konumun bize oluşturduğu imkan gibi. Benim için daha zor, kimisi için daha basit olarak anlatacak olursam: Kalıplaştırılmış akıl kanunlarında doğru veya yanlışlar mevcuttur. Doğru veya yanlışların etkisiz eleman olarak başgösterdiği nokta ise doğru veya yanlışların kaynağı olan paradigma tanımındadır. (töz) |
- 2'nci cümlede bozukluklar var. - 've' ile önceki bölüm ile sonraki bölümü bağlamışsınız fakat bu hali ilk cümleyle örtüşmüyor. Öte yandan: - "Ben" odaklı olan/olmayan akıl kanunları - Kalıplaştırılmış akıl kanunları Bu kanunların; * Kapsamları nelerdir? * Birbiriyle ilintileri var mıdır? Varsa nelerdir? * İçinde Ben'in yeralmadığı bir Kalıplaştırılmış akıl kanunu tam olarak neyi ifade eder? Örnekler halinde cevaplarsanız (ama basit bir dille) kavramlar arasında boğulmadan herkes anlamış olur. *** (Konu girişinden alıntı) "Gerçekleri edilgen olarak göz ardı etmemek" Bir eylemde bulunurken (gözardı etme eylemi) ilgili kişinin edilgen olması mümkün müdür? Kendisi yapıyor zaten. Varsa buna da örnek veriniz. *** Not: Bu mesajı yazma nedenim konunun daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmaktır. Başlıkta adı geçen kavramların yazma amacıma herhangi bir etkisi yoktur. |
|
Bir bütün olarak bakmayı denemiyor musunuz? Söz konusu gizemliliğin yerini dolduracak çabayı sarfetmediğinizi kabullenmemin cazip olmaktan çıkması ancak kavramlar arasında boğulacağınız bir gösteri ile karşı karşıya olduğunuzu kabul etmeniz ile gerçekleşecek. |
Bir bütün olarak bakabilmek için bütünü oluşturacak her bir etkenin/bileşenin biliniyor olması gerekir. Aksi durumda yapılacak tümevarım yamalı bohça gibi olur. Bu yamalı bohçaları referans alarak da sağlıklı bir Tümdengelim yapılamaz. Yapılırsa da trajik sonuçlar doğurması muhtemeldir. *** Çaba sarfetmediğim kanısına nasıl vardınız? Öğrenmek için veya tam anlaşılamayan bir konuyu anlamaya çalışmak için en etkili yöntem detaylı sormakla olur. Detaylı soru soran kişi ise bal gibi çaba sarfediyor demektir. Tabi ki absürd sorular sormadığı müddetçe. Gizem, caziplik, gösteri, meydan okuma vd. Bu konuyu neden açtınız ki? |
| Çaba sarfetmeyecek olmamın koşulunu belirttim. Ortadaki anlamak ve anlatmak meselesinin muamma olmasını kabul ettiğimi yukarıdaki mesajlarımdan net şekilde görünebildiǧini düşünüyorum. Yine aynı mesajlarda size karşı söylemimin sebepleri yatıyor. |
- Belirsizlikler deryasında 'Aşağılama, Hor Görme ve Kin Besleme'yi tartışmak! - Hiçbir sonuca varmamızın mümkün olamayacağını bile bile 'Bütün olarak bakmayı denemek'! - Önüm, arkam, sağım, solum Kuantum! Devam etmemin benim için artık bir anlamı olmayacağına göre: Konu katılımcılarına kolay gelsin... |
Kusura bakmayın, konuya olan iştahınızı farkedememekle birlikte suallerinizin asıl amaca hizmet etmediğini düşündüm. Yine de farkedemediğim bir olasılığı kabullenip size yardımcı olmak isterim. Konuya belirsizlikten ziyade sofistike demek daha masumca gibi : ) Ayrıca gideceğimiz bir yer olmasa bile ayaklarımız var. Bir takım insanlar beni anladığını, çok etkilendiğini söylerken (hatta bir çok evlenme teklifi var İnsan psikolojisi sosyal durumlarda biriyle etkileşimini aynı plâtformdaki diğer insanların tepki ve olası tepkilerini değerlendirerek gerçekleştirdiğinden, bu forumdaki anlaşılmamamın nedenlerindeki ufak bir payı bu meseleye vermeniz, belki yardımcı olur. |
Bir insanın huyu asla değişmez.Kişiliğide 1 kez oturur bir daha değişmez.Yani bir defa kin tutulacak bir şey yaptı mı yeterlidir sonra devamı mutlaka gelir.Bu yüzden kin iyi birşeydir.Bende bulunmaz bu melet ama olsa iyi olurdu,bu kinci insanlar kolay kolay kandırılamaz,asidir,saçları öne dökülüyordur.Aşağılamak a gelince bazıları hak ediyor neden hak ettikleri sözleri duymasınlar Hor görmek ise bazıları elinde varsa fakat kendini bir türlü geliştiremiyorsa hor görülmesi doğaldır. Kısaca doğal şey hepsi.İyi iyi |
1. sayfa
Bir kimseyi aşağılarken bunu otokontrollü şekilde olabildiğince "ben" odaklı olmayan ve kalıplaştırılmış akıl kanunları çerçevesinde yaparız. Bu esrarengiz sistem ve kurallarına paradigma deniyor. Mantık tamamiyle otokontrollü şekilde, başka bir insan ile etkileşimini bu paradigmalar sayesinde sağlar. Tüm espriler, ironiler, aşağılamalar, duygusal bağlar, "mantıksal çıkarımların estetiği" ve bir çoğu, iki insanın aynı paradigmada bulunmasıyla canlanır, ve bu otokontrolü değiştirmeye çalışmadıkça -otistik değilseniz- görevini mükemmel şekilde yürütür.
Şimdi tüm bu aşağılamaların ve hor görmelerin kurallarına dayanan bir perspektifle baktığımızda, bir insanın diğer insanı alt etmesinin mümküniyetinin bir yanılgı olduğunu söyleyebilir miyiz? Can alıcı cevap "hangi konumda?" olmalı. Eğer bu konuda bilginiz yoksa paradigma arasındaki geçişlerinizin hakimiyeti bilinçsiz şekilde gerçekleşir. Bu bilgiden yoksun insanların davranışlarını az çok tahmin edebileceğinizi düşünüyorum.
Bu fakirliğin tartışma zeminindeki önemini bu forumda tartışmamız gerekiyor. Birileri kendi kurallarıyla başka bir dünyayı fethettiğini sanarken rasyonelizm yandaşları -belki de farkında olmadan- bunun çetelesini tutuyor.
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi SonOfPatriot -- 18 Ekim 2010; 1:34:59 >