Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
63
Cevap
228095
Tıklama
9
Öne Çıkarma
ANADOLUYA YERLEŞMİŞ OLAN 24 OĞUZ BOYU VE YERLEŞTİKLERİ BÖLGELER
İ
11 yıl (8683 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

< Resime gitmek için tıklayın >
OĞUZ BOYLARININ ANADOLU’DAKİ YERLEŞİM YERLERİ


1-KAYI

Kayıhan Afyon-Emirdağ
Karaçavuş(Kürtler kayı) Amasya
Kayı (Balakayı) Ankara-Yenimahalle-Kazan
Yenikayı (Zirkayı ) Ankara-Yenimahalle-Yenikent
Kayı Ankara-Güdül
Kayısopran Bolu-Gerede
Kayı Burdur-Çeltikçi
Demirli ( Kayı ) Burdur-Ağlasun-Karaaliler
Kayıçivi Çankırı-Kargın
Gölezkayı Çankırı-Eldivan
Hisarcıkkayı Çankırı-Eldivan
Kayı Çankırı-Ilgaz-Belören
Kayılar (Kayıbekir) Çankırı-Orta
Kayıören Çankırı-Orta
Çaparkayı Çankırı-Şabanözü
Kayı Çorum-Merkez
Kayı Çorum-İskilip
Kayı Çorum-Mecitözü
Kayhan (Kayhanköy ) Denizli-Merkez
Kayı (Selmik) Diyarbakır-Bismil-Yukarısalat
Kayı (Yukarışingirik) Diyarbakır-Dicle
Kayı Erzincan-Refaiye-Akarsu
Kayı Eskişehir-Çifteler
Kayı Eskişehir-Mihalıççık
Kayhan( Kayıhan) Giresun-Bulancak
Kayı Isparta (Merkez)
Kayı Kastamonu-Kuzkaya
Kurtkayı (Merzuklar) Kastamonu-Kuzkaya
Kayıköy Kastamonu-Daday
Aşağıkayı Kastamonu-Tosya
Yukarıkayı Kastamonu-Tosya
Kayıcılar Konya-Bozkır-Belören
Kayı Kütahya-Emet
Kayı Kütahya-Tavşanlı
Kayı Nevşehir-Hacıbektaş
Kayı Niğde-Bor
Kayı ( Hedil ) Mardin-İdil-Haberli
Kayı Sivas-Suşehri-Akıncılar
Kayı Tekirdağ ( Merkez )

2-BAYAT

Şambayadı Adana (Merkez)
Şambayat(Bucak) Adıyaman-Besni
Bayatcık Afyon (Merkez )
Bayat(Hambarcın) Afyon-Emirdağ
Bayat Amasya(Ezine)
Bayat Amasya(Merzifon)
Bayat Ankara-Ayaş
Küçükbayat(Bayatatik) Ankara-Bala-Karakeçili
Zümrütova (Bayat ) Antalya-Elmalı-Akçay
Bayat Antalya-Korkuteli
Bayatbademleri Antalya-Korkuteli
Bayat Aydın-Konakpınar
Bayat Bilecik-Gölpazarı
Yakabayat Bolu-(Merkez)
Bayatlar Çanakkale-Yenice-hamdibey
Bayat Çorum-Merkez(ilçe)
Bayat Çorum-Kargı
Bayat Denizli-Çivril
Bayat ( Füseyni) Diyarbakır-Çermik
Bayatlı Gaziantep(Merkez)
Bayatköyü Isparta-Atabey
Özbayat (Gemenbayat) Isparta-Yalvaç
Bayatdoğanşali Kars-Iğdır-Taşburun
Bayat Kastamonu-Tosya
Bayat Konya-Hatip
Yağlıbayat Konya-Obruk
Bayat Konya-Beyşehir
Karabayat Konya-Beyşehir-Doğanbey
Bayat Kütahya-Aslanapa
Bayat Kütahya-Sabuncu
Bayat Manisa-Gördes
Bayat Manisa-Soma
Bayat Niğde-Bor
Bayat Sakarya-Geyve
Bayat Sinop-Durağan
Kalınbayat Urfa-Hilvan-Gölcük
Bayatören (Bayatviran) Yozgat-Osmanpaşa


3-ALKA-EVLİ

Halkahavlı Samsun-Vezirköprü
Halkaavlu Manisa-Kırkağaç-Gelembe

4-KARA- EVLİ

Karaevli Kastamonu-Kuzyaka
Karaevli Tekirdağ-Merkez
Karaevligeriş Zonguldak-Çaycuma-Perşembe
Karaevliçavuş (Çilesizoğlu) Zonguldak-Çaycuma-Perşembe

5-YAZIR

Yazır Ankara-Çubuk
Yazır Antalya-Korkuteli
Kumluca yazırı(iydiryazırı) Antalya-Kumluca
Yazır ( Finike yazırı) Antalya-Finike
Yazır Aydın-Karacasu
Yazırlı Aydın-Nazilli
Gölcük ( Yazır) Burdur-Gölhisar-Çavdır
Yazır Burdur- Ağlasun
Yazır Çorum- Sungurlu-Boğazkale
Yazır Denizli-Acıpayam
Yazır Denizli-Çal
Yazır Edirne-Enez
Yazır Eskişehir-Sivrihisar-Günyüzü
Yazır Gaziantep-Nizip-Barak
Yazır Kayseri-Merkez
Yazır Konya-Sille
Yazır Konya-Doğanhisar Benim doğum yerim Konya'nın Doğanhisar ilçesine bağlı Yazır köyüdür
Yazır ( Kuzeyrip ) Mardin-Savur-Sürgücü
Yazır Tekirdağ-Barboros

6- DÖĞER

Döğer Afyon-İhsaniye
Aşağı Düver Bolu-Gerede-Çavuşlar(Dörtdivan)
Yukarı-Döğer Bolu-Gerede-Çavuşlar(Dörtdivan)
Düğer Burdur (Merkez)
Döğer (Dibni) Diyarbakır-Dicle
Döver (Düver) Hatay-Harbiye
Düverlik İzmir-Torbalı
Düğer Kayseri-Himmetdede
Döğer (Düğer) Konya-Ilgın
Düğer Muğla-Fethiye-Kemer
Düğer Sivas-Hafik
Düğer Urfa-Hilvan-Ovacık

7- DODURGA

Dodurga Afyon-Sandıklı
Dodurga Ankara-Yenimahalle
Dodurga Bilecik-Bozüyük
Yeni Dodurga Bilecik-Bozüyük-Dodurga
Dodurga Bolu( Merkez)
Dodurga Bolu-Mudurnu
Dodurga Çankırı-Çerkeş
Dodurga Çankırı-Orta
Dodurga Çorum-Osmancık
Aşağı Dodurga(Dodurgalar) Denizli Acıpayam
Yukarı Dodurga(Dodurgalar) Denizli Acıpayam
Dodurga Muğla-Fethiye-Eşen
Dodurga Sinop-Boyabat
Demiryut (Tödürge) Sivas-Zara
Dodurga Tokat-Çamlıbel
Dodurga Zonguldak-Ulus

8- YAPARLI

Yeni Yapar Bolu-Gerede
Eski Yapar Çorum-Alaca

9- AVŞAR ( AFŞAR )

Afşar Afyon-Dinar-Dombayova
Avşar Amasya-Ezine
Afşar Ankara-Bala
Büyük Afşar Ankara-Delice
Küçük Afşar Ankara-Delice
Afşar Ankara-Güdül
Afşar Ankara-Kalecik-Çandır
Avşar (Burhaniye) Ankara-Polatlı
Afşar Şereflikoçhisar-Ağaçören
Avşar (Afşar) Antalya-Elmalı_Akçay
Avşar Aydın-Söke
Koca Avşar Balıkesir-Merkez
Çam Avşar Balıkesir-Balya
Afşar(Afşargıdırıç-Afşargidiriç) Bolu-Merkez
Afşartarakçı Bolu-Gerede
Birinci Afşar(afşarevvel) Bolu-Gerede
İkinci Afşar(afşarsanı) Bolu-Gerede
Afşar Bolu-Mengen - Gökçesu
Afşar Bursa-Yenişehir
Afşar Çankırı-Çerkeş
Avşar Çorum-Kargı-Hacıhamza
Menteşe(Afşar) Denizli-Honoz
KarahüyükAfşarı Denizli-Acıpayam
KumAfşarı Denizli-Acıpayam
Avşarözü(Hüseyinşeyh) Erzincan-Refaiye
YakaAvşar Isparta-Eğridir-Aksu
Afşar Isparta-Gelendost
Afşar Kastamonu-İhsaniye(Araç)
Afşargüney Kastamonu-Küre
Afşarimam Kastamonu-Küre
Afşar Kastamonu-Taşköprü
Avşarpotuklu Kayseri-Pınarbaşı
Avşarsöğütlü Kayseri-Pınarbaşı-Pazarören
Büyüksöbeçimen( Avşar) Kayseri-Sarız
BayAfşar Konya-Beyşehir
KüçükAfşar Konya-Beyşehir
Afşar Konya-Çumra-Dinek
Afşar Konya-Hadim-Taşkent
Afşarlı Konya-Kadınhanı-Kurtasanlı
Afşar Kütahya-Emet-Pazarören(örencik)
Afşar(Kürtleravşarı) Kahramanmaraş-Merkez
Avşarlı Kahramanmaraş-Türkoğlu
Avşar Muğla-Milas
Afşar Manisa-Sarıgöl
Avşar Manisa-Gördes-Köprübaşı
Avşar Manisa-Turgutlu
Avşarcık Sivas-Divriği
Avşar Sivas-İmranlı-Karacaören
Avşar Sivas-Suşehri-Akıncılar
Avşarören(Avşarveran) Sivas-Kangal-(Akpınar)
Avşar Sivas-Zara-Şerefiye
Avşar(Apşur) Tekirdağ-Barboros
Avşarağzı Tokat-Çamlıbel
Avşaralanı Yozgat-Çayıralan
Afşar Zonguldak-Eflani

10- KIZIK

Kızık Afyon-Sandıklı
Kızık Amasya-Gümüşhacıköy-Saraycık
Kızık(Ravlıkızıgı) Ankara-Çubuk-Akyurt
Kızık Ankara-Kızılcahamam(Çeltikçi)
Kızıklı Balıkesir-Burhaniye
Kızık Balıkesir-Manyas
Kızıksa( Kızılköy) Balıkesir-Manyas
Kızık Bolu-Seben
Sarıkaya( Kızık) Bolu-Kıbrıscık
Cumalıkızık Bursa(Merkez)
Fidye Kızık Bursa(Merkez)
DereKızık Bursa-Gürsu
HamamlıKızık Bursa-Gürsu
Kızıklı Çorum-Alaca
Kızık Hamurkesen Gaziantep-Merkez
Övündük (YenidinekKızık) Gaziantep-Merkez
Kızık Kahramanmaraş-Andırın
Kızık Kayseri-Güneşli
Kızık Kayseri-Develi
Kargınkızıközü Kırşehir-Kaman
Yenigüdemem (Kızık) Karaman
Kızık Kütahya-Emet-Örencik
Kızık Kütahya-Köprüören
Kızık Kütahya-Simav
Kızık (Kınık) Malatya-Arguvan
BüyükKızık Sinop-Gerze-Dikmen
KüçükKızık Sinop-Gerze-Dikmen
Kızık Sivas-Zara-Şerefiye
Kızık Tokat-Çamlıbel
Kızık Tunceli-Ovacık-Yeşilyazı


11- BEĞ- DİLİ

Beydili Ankara-Nallıhan
Beydili Ankara-Nallıhan-Beydili
Beydili ( Ovacık ) Çankırı-Orta(Ovacık)
Beydini Çankırı-Ovacık
Bedil Çankırı-Çerkeş
Beydili Çorum-Merkez
Beydili Çorum-Bayat
Beydili Denizli-Çivril-Işıklı
Beydili (Arabanbeydilli) Gaziantep-Araban
Beydili Isparta-Sütçüler
Beydili İçel-Gülnar
Beydili Karaman
Beydili Sivas-Hafik

12- KARGIN

Kargın Afyon-Sandıklı
Kargın Ankara-Çubuk
Kargın Ankara-Kalecik-Çardır
Kargın Kırıkkale-Balışeyh(Balışık)
Kargın Antalya-Korkuteli
Kargın Balıkesir-Bigadiç
Kargın Çorum-Alaca
Derekargın Çorum-İskilip
Kargın Erzincan-Tercan
Kargın Eskişehir-Merkez
Karkın Eskişehir-Sivrihisar
Kargın Kastamonu-Tosya
Kargın-Kızıközü Kırşehir-Kaman
Kargın-Meşe Kırşehir-Kaman
Kargın-Selimağa Kırşehir-Kaman
Kargın-Yenice Kırşehir-Kaman - Mucur
Karkın Konya-Çumra
Dedekarkın Malatya-Yazıhan
Kargın Manisa-Turgutlu-Ahmetli
Kargınışıklar Manisa-Demirci-Karbasan
Kapugargın(Kargınkürü) Muğla-Köycegiz-Ortaca
Kargın Aksaray-Taşpınar
Kargın Sivas-Koyulhisar
Kargın Sivas-Yıldızeli-Çırçır
Kargın (Demenikargın) Tokat-Çamlıbel
Kargıncık (Karkıncık) Tokat-Çamlıbel
Kargın Tokat -Turhal

13- BAYINDIR

Bayındırlı Adana-Bahçe-Haruniye
Bayındır Ağrı-Tutak
Bayındır Ankara-Çankaya
Bayındır Ankara-Çamlıdere-Peçenek
Bayındır Antalya-Elmalı
Bayındır Antalya-Kaş
Bayındır Aydın-Nazilli
Ovabayındır Balıkesir-Merkez
Bayındır Bolu-Göynük
Bayındır Burdur-Merkez
Bayırköy(Bayındır) Burdur-Gölhisar-Çavdır
Bayındır Burdur-Yeşilova
Bayındır(KokarcaMamure) Bursa-İznik
Bayındır Bursa-Orhaneli-Büyükorhan
Bayındır Çankırı(Merkez)
Bayındır Çankırı-Çerkeş
Bayındır Çankırı-Eskipazar
Derebayındır Çankırı-Orta
Ortabayındır(Yenicebayındır) Çankırı-Orta
Tutmaçbayındır Çankırı-Orta
Bayındır Çorum-Mecitözü
Bayındır(Arapkent) Diyarbakır-Bismil-Tepe
Bayındır Elazığ-Keban
Bayındır Erzurum-İspir-Pazaryolu
Bayındır Erzurum-Tekman-Gökoğlan
Aşağıbayındır Gaziantep-Nizip
Yukarıbayındır Gaziantep-Nizip
Bayındır Giresun-Bulancak-Kovancık
Bayındır Gümüşhane-Yağmurdere
Bayındır İçel-Silifke
Bayındır İzmir
Bayındır Kastamonu-Kuzyaka
Bayındır Kırşehir-Kaman
Bayındır Konya-Beyşehir
Bayındır Samsun-Kavak
Bayındır (Melüller) Sivas-Kangal-Kavak

14 - PEÇENEK

Peçenek Adana-Bahçe-Haruniye
Peçenek Ankara-Altındağ
Peçenek Ankara-Çamlıdere
Peçenek( Bala) Ankara-Çubuk-Sirgeli
Peçene Eskişehir-Çifteler
Biçer (Peçene) Konya
Peçenek(Mirkefşin) Mardin-İdil

15- ÇAVULDUR (ÇAVUNDUR )

Çavuldur (Çavundur) Amasya-Merzifon
Aşağıçavundur Ankara-Çubuk
Yukarıçavundur Ankara-Çubuk
Turunçova (Çavdır) Antalya-Finike
Çavdır Antalya-Kaş-Kalkan
Çavdır Aydın-Bozdoğan
Çavdır Burdur-Gölhisar
Çavundur Çankırı-Kurşunlu-Atkaracalar
Çavundur (Licek/Lico) Diyarbakır-Lice-Kayacık
Çavundur Isparta-Şarkikaraağaç
Çavundur Kastamonu(Merkez)
Çavundur Kastamonu-Kuzyaka
Çavdır Manisa-Soma
Çavdır Muğla-Ula-Kavaklıdere

16- ÇEPNİ (ÇETMİ)

Çepni Afyon-Sandıklı-Hocalar
Çetmi Amasya-Gümüşhacıköy
Çepnişabanlı Şereflikoçhisar-Ağaçören
Çepni Balıkesir-Bandırma-Edincik
Yeniçepni(Çerkezcetni) Bilecik-Bozüyük
Yürükcetmi(Yürükcetni) Bilecik-Bozüyük
Çepni Bolu-Merkez
Çepni Bolu-Mudurnu
Çepni Bursa-Mudanya
Küçükçetmi Çanakkale-Küçükkuyu-Ayvacık
Yeşilyurt(Büyükçetmi) Çanakkale-Ayvacık-Küçükkuyu
Çetmi Çanakkale-Ezine
Çetmi Çorum-İskilip
Göletçetmi Çorum-Kargı
Çepni Giresun-Espiye
Çayırlı(Çetmi) İzmir-Tire
Çepni Kastamonu-Çatalzeytin
Çetmi Kastamonu-Taşköprü
Çepni Kastamonu-Kengiri-Tosya
Çepni Kırşehir-Merkez-Çiçekdağı
Çetmi Konya-Beyşehir-Üzümlü
Çetme Konya-Doğanhisar
Çetmi Konya-Hadim-Taşkent
Çepniharmandalı(Yobazharmandalı) Manisa-Saruhanlı
Çepnimuradiye Manisa-Saruhanlı
Çepnibektaş Manisa-Turgutlu
Çepnidere Manisa-Turgutlu
Çepni Samsun-Alaçam
Çitme Sivas-Divriği-Gedikpaşa
Çepni Yozgat-Boğazlıyan
Yazıçepni Yozgat-Boğazlıyan

17- SALUR

Salur Antalya-Elmalı
Salur Antalya-Kumluca
Salur Antalya-Manavgat
Salur Bolu-Gerede
Salur Çankırı-Orta
Salur Çorum-Seydim
Salur ErzincanRefahiye-Akarsu
Salur Isparta-Şarkikaraağaç
Salur Kayseri-Güneşli
Salur Karaman
Salur Yozgat-Sorgun
Salur Manisa-Gördes
Salurçiftliği Manisa-Gördes
Salur Samsun-Ladik
Salur Tokat-Artova
Salur Tokat-Zile-Boztepe


18- EYMÜR (EYMİR)

Eskieğmir Afyon-İhsaniye
Eymir Amasya-Merzifon-Alıcık
Kıreymir Amasya-Merzifon-Sarıbuğday
Eymir(Eğmir) Amasya-Suluova
İymir(Eymür-iğmir) Ankara-Yenimahalle-Kazan
Aşağıemirler Ankara-Çubuk
İmirli Ankara-Delice
İğmir Ankara-Kızılcahamam-Pazar
Eymir Nallıhan
Eymir(Eğmir) Antalya-Elmalı
Dağeymiri(dağemiri) Aydın-Merkez
Ovaeymiri(Ovaemiri) Aydın-Merkez
Eymir Aydın-Karacasu
Eğmir Balıkesir-Havran
Eymir(Eymur-Eymür) Bolu-Gerede
Eymir Bursa-İnegöl
Eymir Çorum-Merkez
Eğmir Giresun-Aluçra-Çamoluk
Eymür Giresun-Tirebolu
Eymür Gümüşhane-Bayburt-Demirözü
Eymür Gümüşhane-Kelkit
Yakaemir(Yakaeymür) Isparta-Şarkikaraağaç
Eymir Kastamonu(Merkez)
Eymir(Eğmir) Kütahya-Altıntaş
Eymir Malatya-Arapkir
Eymir Malatya-Arguvan
Eymirli(Tibyat) Mardin-Kızıltepe
Eymür Ordu-Ulubey
Eymir Samsun-Havza
Eymir Sinop-Gerze
Eymir Sivas-Hafik
Eymir Sivas-Kangal-Kavak
Eymir Sivas-Zara
Eymür Tokat-Reşadiye
Eymir Yozgat-Sorgun

19- ALA-YUNDLU

Alayund Kütahya-Merkez
Alayunt(Arbay) Mardin-Midyat-Dargeçit(Kerburan)

20- YÜREĞİR

Yüreğil Afyon-Dazkırı
Yüreğil Afyon-Emirdağ
Üreğil Ankara-Beypazarı-Uruş
Yüreğil Ankara(semt adı)
Yüreğil (Menderesboğazı) Balıkesir-Sındırgı
Yeniyüreğil Bilecik-Bozüyük-Dodurga
Yüreğil Burdur-Bucak-Kızılkaya
Yeşilköy(Yüreğil Burdur-Tefenni
Üreğil Bursa-Orhangazi
Yüreğil(Yüreyil) Denizli-Acıpayam
Dilek(Öregel) Giresun-Şebinkarahisar
Karademir Giresun-Tirebolu
Yüreğil Kayseri-Güneşli
Eskiyüreğil(Atikyüreğil) Kütahya-Köpüören
Oluklu(İregül) Ordu-Fatsa
Öreğil(Üreğil) Sivas-Hafik
Büyükyüreğil Sivas-Şarkışla
Küçükyüreğil Sivas-Şarkışla

21- İĞDİR

İğdir(Iğdır) Ankara-Kızılcahamam-Pazar
Kumlucayazırı(İydiryazırı) Antalya-Kumluca
Iğdır Bolu-Düzce-Gümüşova
İğdir Burdur-Yeşilova
İğdir Bursa-Gürsu
İğdir(Iğdır) Çankırı-Kurşunlu
İğdir(Iğdır) Çankırı-Yapraklı
İğdir Denizli-Çivril
İğdir( Iğdır) Eskişehir-Sarıcakaya
İğdir Gümüşhane-Bayburt-Naden
İğdir ( Cerit ) İçel-Merkez
Iğdır Iğdır( il)
İğdir ( Iğdır) Kars-Selim
Nefsiiğdir (İğdir) Kastamonu-Araç-İğdir
İğdir Kastamonu-Araç
İğdirkışla Kastamonu-Araç
İğdir Kastamonu-Küre
İğdir(Iğdır) Malatya-Hekimhan
İğdir Samsun-Bafra-Kolay
İğdir Sivas-Zara-Beypınarı
İğdir Tokat-Artova
İğdir Tokat-Zile
Başiğdir Zonguldak-Ereğli (Eflani)

22- BÜĞDÜZ

Büğdüz Ankara-Çubuk-Akyurt
Büğdüz Burdur-Merkez
Büğdüz Çankırı-Orta
Büğdüz Çorum-Merkez
Büğdüz Eskişehir-Alpu
Büğdüz(Büydüz) Gaziantep-Oğuzeli
Büğdüz(Büğüz) Kırşehir-Kaman

23- YIVA ( YUVA )

Yuvaköy Amasya-Ezine
Yuva Ankara-Yenimahalle
Yuva Ankara-Çubuk-Sirgeli
Yuva Antalya-Elmalı
Yuvalılar Antalya-Finike
Yuvacık Antalya-Kaş-Kalkan
Yuva Bolu-Merkez
Yuva Bolu-Seben
Yuva Burdur-Ağlasun-Kızılkaya
Yuva Burdur-Tefenni
Yuvalak Burdur-Tefenni
Yuvalar Çanakkale-Çan
Yuva Çankırı-Orta
Yuva Çorum-İskilip
Yuva Denizli-Çivril-Işıklı
Yuvaköy Giresun-Dereli_Yavuzkemal
Yuvalı Hatay-Hassa-Aktepe
Aşağıyuva Kastamonu-Kuzyaka
Yuvacık Koçaeli-Bahçecik
Yuva Nevşehir
Yuva Aksaray-Taşpınar
Yuva Sivas-Divriği-Sincan
Yuva Sivas-Gürün-Konakpınar
Yuva Sivas-Saray

24- KINIK

Kınık Afyon-Dinar-Haydarlı
Kınık Afyon-Sandıklı-Karadirek
Kınık Afyon-Sinanpaşa(Sincanlı)
Kınık Ankara-Yenimahalle-Kazan
Kınık Ankara-Kalecik-Çandır
Kınık Ankara-Kızılcahamam(Çeltikçi)
Kınık Ankara-Kızılcahamam-Pazar
Kınık Antalya-Kaş-Kalkan
Kınık Balıkesir-İvrindi
Kınık Balıkesir-Sındırgı
Kınık Bilecik-Yarhisar
Kınık(Hotanlı) Bilecik-Pazaryeri
Sazak Kınık Bolu- Merkez
Susuzkınık Bolu-Merkez
Kınık Bolu-Akçakoca
Adakınık Bolu-Gerede-Çavuşlar(Dörtdivan)
Aşağıkınık(Kınıkzır) Bolu-Göynük
Yukarıkınık(Kınıkbala) Bolu-Göynük
Kınık Bursa-İnegöl
Kınık Bursa-Orhaneli-Büyükorhan
Kızıllar(Kınık) Çankırı-Çerkeş
Kınıkdelileri Çorum-Merkez
Kınık Çorum-Seydim
Kınıklı Denizli-Merkez
Kınıkyer Denizli-Çameli
Kınık Eskişehir-Sivrihisar
Kınık Giresun-Şebinkarahisar
Kınık(ilçe) İzmir
Kınıkköy(Kınıkkoz) K.Maraş-Süleymanlı
Kınık Kastamonu-Devrikani
Kınık Kastamonu-Tosya
Yazıkınık Kırşehir-Mucur
Kınık(Abadaniye) Konya( Aşağıpınarbaşı)
Kınık Konya-Bozkır
Kınık Kütahya-Merkez
Kınık Kütahya-Simav
Kızık(Kınık) Malatya-Arguvan
Tatkınık Malatya-Arguvan
Kınık Manisa-Gördes-Köprübaşı
Kınık Manisa-Kırkağaç(Gelenbe)
Kınık Manisa-Selendi
Kınık Muğla-Fethiye-Seki
Kınıklar Tekirdağ-İnecik
Kınık Tokat-Almus

( Araştırma: Dr.Tuncer GÜLENSOY)

( Parantez) İçinde belirtilen isimler yerleşimlerin 1968 yılından önceki adlarıdır. Bu araştırma Kültür Bakanlığı Folklor Araştırma Dairesi Yayınlarından 1977 Basımı Türk Halk bilim Araştırma Yıllığından alıntıdır.


TÜRK BOYLARININ DAMGA VE BAYRAK SEMBOLLERİ
Bu semboller göçebe olan Türklerin birbirlerini tanıması için yapılmıştı. Hayvanlarına ve eşyalarına bu sembolleri damgalayarak mallarının sahibi olan boyu belirtirlerdi.
< Resime gitmek için tıklayın >





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi infom@n -- 2 Eylül 2014; 23:24:12 >

İ
11 yıl (8683 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Oğuzlar
Oğuz’ların sırası ile 24 boyuna ve manaları ile inançlarından dolayı ongunlarına değindikten sonra, 24 sayısı Oğuz Türk’lerinde yine inançlarına bağlı olarak oldukca sık kullanılan bir sayı olduğunu belirtmektede yarar vardır. Bazı tarihci ve araştırmacıların tesbitlerine göre ; Osmanlı ordu teşkilatında, Rumeli ve Diyarbekir eyâletleri 24 er sancaktı. Otlukbeli savaşında 24 sancak beyi vardı. Meşhur Türk seyahlarından Evliya Çelebiye göre, Kütahya san cağı 24 kadılık idi. Rumelinde devlet hizmetinde bulunan Yörük’ ler 24 kişiden müştekil guruplara ayrılmışlardır.
Diğer taraftan Oğuz boylarından Yörüklerden birinin koyun sayısı 24 den az olursa onlar yoksul sayılır. Merv bölğesinde yaşayan Teke adlı meşhur Türkmen oymağı seyahların anlatımına göre 24 oymağa ayrılmıştır. Türk’- lerin 24 sayısına verdiği önemle ilğili daha çok örnekler vardır. Bütün Türk boylarında olduğu gibi Oğuz’ ların 24 boylarından Avşar ve Türkmen boylarındada herkesin en az yedi ceddini sayması gerekiyor. Bu bir adet ve vaz geçilmez bir gelenek olarak sürüyor. İşte Oğuznamenin Seyit Lukman rivayetinde Oğuz’ların ceddi şu sıralama ile sayılır.
1 - Toğrul beğ - Tugrul Bey 2 - Mikail 3 - Selçuk 4 - Dukak 5 - Ertoğrul - Ertugrul Bey 6 - Lukman
7 - Toksurmuş 8 - İlci beg ( Elçi Bey )
Oğuznamedeki sıralamada üçüncü olarak adı geçen Selçuk’un ceddinin yani Anadolu Selçuklu’ları ile Oğuzlarını soyunun Türk, Türkmen çadırlarının direği ve direğini yontan usta anlamında (Kerakü) adı verilir. Mahmut Kaşga- ri’de aynı savı doğrular. Selçuk’un asıl ceddinin asil olmayıp, bir kiregeçi, sanatkar idi demekle bu nesli avamdan (Fakirlerden ) birinin nesli olarak gösterilir. Selçuk’ un babası Kerakücü Hoca gördüğü bir rüyada kendi neslin- den büyük adamlar zuhur edeceğini söyler. Sonra gördüğü rüyası gerçekleşir. 921 yılında Arap elçileri Kerakücü Hocanın oğullarına islamiyeti kabul etmeleri için elçiler gönderip şaman inancından vazgeçerek islamiyeti kabul etmeleri için zorlar ve baskı yaparlar ; fakat çeşitli nedenler göstererek ancak 100 yıl sonra Oğuzlar birazda mecbur kalarak İslâmiyeti kabul ederler.

Bunlardan Maada, Sırderya, Talas ve Çu Havzalarında Karkuk ve Kalaçlarla beraber Türkmen ve Avşar olan Oğuz oymakları kalabalık bir kütle olarak yaşamaktaydılar. Çu havzasında yaşayan bir Türkmen Padişahı için Malik al- turkman ve şarkta Tokuz Oğuzlara komşu olarak yaşayan Oğuzlar ülkesi için El - Biruni Türkmen ülkesi (ard al- Turkmaniye) olarak bildirir . Selçukluların mensup oldukları, Hazar Türkmenleri yani Aral ile Hazar Denizi arasında yaşayanlar ile bundan başka, Çağanyan, Horezm, Kerki arasında Amuderye boyunda, Horezm ile Gürgah arasın- daki Helmend havzasında yaşayan Cenüp Türkmen’leridir.

Oğuz’lardan bir kolun Maveraünnehir denilen bölgede yaşadığı yıllarda Sırderya, Talas ve Çu bölğelerindeki yine Oğuz boylarından olan Selçuk- lu Türkmen’leri ile araları açıldı. Çünkü onlar Selçukluları hiç dost olarak görüp, onlara hiç bir zaman güven duymadılar. Bu neden ile onları o bölgelerden sürmek istediler. 999 yıllarında bölge Türkmen ve Selçuk’lular arasında cereyan eden maceralara sahne oldu. Birbirleri ile çekişmelerinin sonucunda zayıf düştüler ve bölge Gaznelilerin hakimiyetine geçti. Eski huzuru ve serbestliğini yitiren, bir arada yaşayamıya- caklarını anlayan bu Türkmenlerden bir gurup Gazneli Mahmud’un izni ile Horasan’a , Ferave ( şimdiki adı Kızıl Avrat ) ve Balhan’a ( şimdiki Krasnovodsk hududunda ) geçerek yerleştiler.

Sırderya havzasından, ihtimal Aral gölünün garbinden Mangışlak üzerinden geçerek gelen Balkhan Türkmen’leri ve sonralarında ‘ Irak Türkmenleri’ adı verildi. Bunlar Balkhan üst olmak üzere sık sık İran içlerine akınlar yapar- ken Selçuk oğulları ile Türkmen olan Avşar Beylerinden Şah Melik ( Melik Şah ) arasındada şiddetli çarpışmalar oldu. 1034 yılında Amuderyanın Gavhore mıntıkasındaki bu muharebede Selçuklu oğulları 7 - 8 bin kadar kayıp vererek bir daha geri dönmeyecek şekilde oradan kaçmak mecburiyetinde kaldı. Kurtulanlardan 700 kişilik bir grup ile Toğrul, Davud Bey ( Çağrı bey ) eğersiz atları ve perişan bir durumda Amuderyayı geçerek Rabat- i Nemek’e iltica ettiler. Daha sonra Horezm sahasından ayrılıp Irak’a Türkmen’lerin yanına gelip birleşerek iyi ilişkiler içine girdiler. Amuderya’nın doğusundaki kalan soydaşlarınıda zaman zaman celbederek (teşvik ederek) nüfuslarını 10.000 e çıkartırlar.

Yerli Türkmen’lerin 4.000 sayısıda buna eklenince 14.000 kadar bir nüfus sayısına ulaştı. Oğuz ve Karluk Türkleri bu bölgede az bir adet teşkil ettikleri halde; Horasan, İran, Azerbaycan ve Irak’ta çok büyük roller oynamışlardı. Daha sonra bunlardan 2.000 hane kadarı Isfahan’ı yağma edip, oradan Azerbaycan’a geçerek başkalarının idaresi altına girerken, diğer kalan Avşar adı verilen Türkmen boylarından bir kısmı çoğalıp genişleyerek, Haleb, Dulkadır- lı, Suriye, Boz-ok , Üçok ve Üsküdar Türkmenleri gibi adlar altında Haleb, Afşin, Maraş, Elbistan, Antep, Antakya, İskenderun bölgelerinde (cevval ve seyyar ) yarı yerleşik ve konar göçer bir yaşam sürdürmeye başladılar. Diğer taraftan Selçuklu Arslan Yabgu 1025 yılında esirken kendi ya-şadıkları yer olan Amuderya ve Sırderya arasındaki Oğuz’lardan 100.000 kadar asker çıkarta bilecegini söylemiştir. Bu ister istemez orada yaşayan Oğuz’ların en az yarım milyon bir nüfusa sahip olduklarını göstermektedir. Fakat bu sayı bazı nedenlerden dolayı son zamanlarda azaldı. Bu nedenlerden birincisi Tugrul Beyin Türk sınırlarını genişleterek yayılma amacı ile başlattıgı akınlarda, işğal edilen şehirleri; başta talana ve yağmaya müsade etmemesidir

Diğer ikinci neden ise, Tuğrul Beyin boylara sormadan Bağdat’daki Arap Halifes i ile iyi ilişkiler başlatıp, sünni mezhebini benimsemesidir. Bütün Arap ülkelerini fehtetmesinden korktuğu Tuğrul Beye, elçiler gönderip, zaptet- tiğin topraklar senin için yeterlidir. Emirlerime ait topraklara dokunma ve zapttetiğin topraklar içinde selefleriniz gibi verğileri bize gönderiniz, sözlerine karşı Tuğrul beyin, “ benim askerlerim pek çoktur ve bu memleketler onlara kâfi gelmemektedir. „ derken 1055 yılında Bağdat'ta bulunduğu sırada meydana gelen bir olay üzerine “ Halife’ye hürmetim olmasa idi, bütün Bağdat - ı kılıçtan geçirebilirdim „ demektedir. ( Ebu’-l Ferec, Tarih, c.I syf. 302 ) Tuğrul Bey bu hereketi ile şii ve Alevî inancından olan Oğuz’ların Türkmen ve Avşar boyları , Yörükler ile çok sayıda insan bu duruma isyan ederek; ordudan ayrılıp çeşitli bölğelere göç ettiler.

1063 yılında Tuğrul Bey’in ölümü ile yerine halef bıraktığı Çağrı Beyin oğlu Alp Arslan 1064 yılında bu bölgelere akın başlatıp bölğeyi kontrol altına almasıyle bu yeni Türk ülkesinde yerleşme imkanları dahada artmıştır. Fakat diğer bir yönden üzerlerinde baskı olarak gördükleri Selçuklu’ lardan kurtulmak kendi istedikleri gibi bir yaşam sergilemek için kendileride aynı ırk ve soydan oldukları halde o bölgelerde yaşayan Kürtler ile işbirliği yaparak bölgede sonu gelmeyen yağmalara başlamakla kalmamış , Selçuklulara karşıda isyan etmişlerdi. Hatta bunlar- dan bir kısmı 1071 yılındaki Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ın Bizans imparatoru Roman Diyojen ile yaptığı Malazgirt savaşında, Selçuklulara isyan edip, Bizans’lıların yanında yer almışlar. Fakat yenilğiye uğramaları üzerine kaçan Bizans ordusu ile Istanbul’a sonra orada aradıklarını bulamayınca 1072 yılında Suriye tarafına geri geçtiler. Hal- bu- ki Bizans ordusunda daha önceden bulunan Oğuz ve Peçenek asılı Türk askerler 1071 yılındaki Malazgirt savaşında kendi ırkından ve soydaşına karşı savaşdan birgün önce Türk ordusunun saflarında yani Alp Arslan’ın Selçuklu orduları yanında yer aldı. (Ord. Prof. Dr. A.Zeki velidi Togan’ın Umumi Türk tarihine giriş adlı kitabından s.192 )

Alp Arslan’ın Anadolu' yu zapt etmesinden sonra ilk defa derli toplu olarak yerleşip yaşamaya başladılar. Etnik ihtibarı ile bunların en büyük kısmı Oğuzla r’dır. Kıtanın şimalinde bütünü 24 olan Oğuz boylarından olan « Bozok » (Yozgat )cenubunda « Üç ok » boyları yaşamaktaydılar. Diğer taraftan Türkmenistan, Azerbaycan ve Horasan’da kalıp yaşamakta olan geniş toprakların ve bol sürülerin sahibi göçer Türkmen aşiretleri bir süre Kafkas’larda yaşadılar. (Bugün Avşar ve Türkmen’lerden her kimden sorulursa sorulsun hemen hemen hepsi de atalarının Horasan’dan geldiklerini söylerler. ) Fakat Orta Asya’da yaşayan Türk boyları arasında idare etme, yönetme gibi kişisel çıkar hesaplarından dolayı canından bıkan halk, batıya doğru göçmeye başladı. Kıtlık ve kuraklıktan dolayı birinci evredeki büyük bir göçten sonra, Orta Asya’da kalan azınlıktan istifade eden Mogol’lar ilk olarak bölğede hüküm süren Türk beyleri ve oymaklarını dağıtıp batıya doğru yayılmaya başladılar. Önüne gelen her şeyi yakıp yıktılar. Tabi o bölğelerde yaşayan Oğuz boyları en çok zarar görenlerdendi. 1071 yılında Anadolu’ ya Türk’lerin girmesi ve Selçuklu devletini kurmasıyla devletleşerek bütünleşen Türk sınırlarına kadar gelip dayandılar. Acıma- sız olan Mogolların önünden kaçanlar kurtulmaktaydı. İşte o zaman Kafkas’larda kalarak yaşamlarını sürdürmek- te olan bilhassa Horasan bölgesindeki bu göçer Türkmen ve Avşar aşireti ikinci vatanlarındanda diğerleri gibi çareyi kaçmakta buldular.

İkinci evredede 13. yüzyılda Horasan’dan göçe dahil olan bu Türkmen’ler, önce bugünkü Suriye toprakları içinde kalan Haleb bölğesindeki Bucak denilen Tell -Şammar ve Tell- Zivan çevresinde daha sonra Anadolu’da yeni baş- layan ve nedeni toprağa dayalı toplumsal olaylardan dolayı, bugün Maraş bölgesi ve Süriye toprakları içinde bulunan Halep bölgesine göçüp kendilerinden daha önce gelip yerleşmiş olan Türkmen aşiretleriyle birleşip yaşa- maya başladılar. Göçer olan bu Türkmen’ler göçüp gelirken, ( deyim yerindeyse kaçıp gelirken ) koyun sürüleri, develeri ve atlarından başka bir şeyleri yoktu. Hayvanları doyura bilmek için yaz mevsimi yayla ve otlaklarda kış mevsiminde ise düze inerek çadırlarda yaşamaktaydılar. Fakat Kafkas’lardan gelen ve her yıl sayıları artan insan göçünden dolayı Anadoluda toprak düzenide bozulmaya başladı; diğer taraftan Türkler arasında yıllarca sürüp gelen kendi aralarındaki iktidar kavğası sıkca yaşanmaya başladı. Her seferinde kanlı biten ve yüzlercesinin ölü- müne sebeb olup, düşmanları karşısında küçülerek zamanla büyük yenilğiler alan Türk Beğleri , başa geçip idare etmek gibi nedenlere dayalı olarak baba, kardeş göz kırpmadan öldürmeye devam etmekteydiler. Ana- dolunun diğer bölgelerinde olduğu gibi bu bölgelelerdede sıkca beylikler arasında yönetim değişikliği yaşan- maktaydı.

Mısır Memlük Sultanı’nın idaresi altında uzun zaman kalan bizim Dulkadırlı Türkmen aşireti daha sonra uzun yıllar, Dulkadıroğulları’ nın idaresi altında kaldıktan sonra, Yavuz Sultan Selim’in 1515 yılında bu beyliğe son verilmesi ile Osmanlı devletinin idaresi altında yaşamaya mecbur edilmişlerdi. Bu tarihten sonra fakirleşip, ekonomik yönden zayıflayan halkın üzerine Osmanlı’ nın bir de siyasi ( inaçlardan kaynaklanan ) baskı oluşturulmaya kalkışması bölğede istenmeyen bazı olayların yaşanmasına neden olmuş idari yönden yabancılaşmış olan Osmanlı sarayı ile tabanı oluşturan halkın arası açılmıştı.

Türk ve Türkmen sözlerinden hoşnutsuz olan Osmanlı saray yönetimi, farklı olan inanç ve mezhep farklılıklarını gözetmeksizin, Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey gibi tek taraflı olarak devletin sünni mezhebini tanıması ve diğer mezheplerden olan halka karşı kırım yapması, savaş ganimetlerini kendi başlarına sarayda ecnebilerle paylaşıp tüketerek, buda yetmiyormuş gibi halktan ağır verğiler toplamaya başlamasına karşı Anadolu’ nun her tarafında halk ayaklanmalarının başlamasına neden olmaktaydı. İşte bu ayaklanmaların sık olarak olduğu bölgelerden biri- side güneyde Maraş, Halep ve çevresidir. Şam’da Şambay adı Türkmen’ lerinden birisinin ortaya çıkıp ben Şah İsmail’ im (II. ) diyerek Anadolu’ya kadar uzanan ayaklanmanın başladığı bu topraklarda Kütahya’dan başlayıp Toros’ lardan Halep’e kadar uzanan bu bölgede yaşayan Varsak , Avşar Türkmen’ler gibi, Karaca oğlan ve Dadaloğlu gibi ünlü halk ozanları yetiştiren Bucak Avşar’ları ve Barak Türkmen aşiretleri ile aynı soydan ve kan- dan olup, farklı bir milletten yahut soydanmış gibi görüp bilinen yörük’lerde yaşamaktaydı. Aşiret anlaşıldığı gibi bir çok sülâle ve soyu bünyesinde barındıran bir toplu insan birliginin adıdır. Maraş , Antep - Ayıntap (Gaziantep) ve Amik ovası ile Halep Ham ovasında 1620 li yıllara kadar yaşamış olan bu aşiret ne yazık ki Anadolu’ daki geliş- melerden olumsuz yönde etkilenmiştir. Osmanlı devletinin oradaki diğer yerli Osmanlı yanlısı aşiretleri kışkırtma- sı ile aralarında çatışma çıkmış, Osmanlı destekli bu çatışmalar karşısında Barak’lar, Varsak ve Bucak Avşar’ları çareyi oralardan kaçmakta bulmuşlar.

1297 yılından sonra Selçuklular’ın sonu gelip Osmanlı Devletinin kurulması ile birlikte en büyük Türkmen oymak- larından olan ve içerisinde diğer oymaklardan kopmuş obalarında üzerinde yaşadıkları Dulkadıroğullarının idaresi altında olan yöreler XV. yy. ilk yarısında bilhassa Osmanlı Padişahı Yavuz Selim zamanında saldırırıya uğramış ve bu saldırılarda halk büyük zarar görmüştür. Daha sonra yerine geçen oğlu Kanuni Sultan Süleyman zamanında ise Maraş, Ayıntap ve çevresindeki Dulkadıroğullarının varlığına ve idaresine 1515 yılında Ferhat Paşa komutasın- daki Osmanlı ordusu tarafından son verildi; fakat Kanuni yönetiminin katı tutumu yüzünden ayaklanmalar tekrar başladı ve başta Maraş olmak üzere Osmanlı ordusunun ecnebi komutanları ve askerleri tarafından her taraf yakılıp yıkıldı. 16. y yılın yarısında ülkenin güneydoğusunda arkası bitip tükenmek bilmeyen olaylar nedeniyle bölgeden kaçan Türkmen’ler, üçer beşer çadırlar halinde Anadolu’nun içlerine doğru yol alırken Elbistan’ın Bucak denilen bölge gesinde yaşamakta olup ; baskılara dayanamayarak kaçmak zorunda kalan Avşar’larda (Bucak avşarları) göçe katıldılar. ( Bu göç ve kaçışları daha sonra bir Avşar olan Halk ozanı Dadaloğlu 19. yüz yılda ora- da Osman’lının yaptığı kıyım ve katliamlara karşı tepki gösterip isyan eder. )
Kalktı, göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eyler ırağı
Yüce dağlar aşan yollar bizimdir.

Belimizde kılıcımız kirmanî (*) * (Kirmanda yapılan eğri bir kılıç)
Taşı deler mızrağımın temreni (*) * (temren: mızrak ucundaki sivri demir)
Hakkımızda devlet vermiş fermanı
Ferman padişahın, dağlar bizimdir.

DADALOĞLU’m yarın kavga kurulur
Öter tüfek, davlumbazlar vurulur (*) * (Davlumbaz : cenk davulu)
Nice koç yiğitler yere serilir
Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir.

Ferman Padişahın, dağlar bizimdir - Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir dörtlüklerinde Dadaloğlu bir isyan ve haykırışı açık ve net bir şekilde dile getirir. Anadolunun içlerine doğru yola çıkan aşiret kendi içlerindeki tacir ve develeri ile Karadeniz Suriye, Halep, Maraş arasında yük taşımacılığı yapmış olan kişilerin yol bilğilerinden faydalanmışlardır.
Göçe katılan aşiretten bir kısmı, Maraş - Gürün- Sivas üzeri Oğuzların aynı boylarından olup; bugün Yozgat olarak bilinen Bozok’a ve Çorum (Çorum ’un genellikle Alaca kazası ve köylerine yerleşmişlerdir.), Amasya ve Tokat’ a gidip yerleşirken, diğer aşiret mensublarıda ( bunlar Burunören köyün de yaşayan insanların atalarıdır ) Halep (Hamovasından ) Antep (Düztepe’ den) ve Maraş üzerinden Göksun - Pınarbaşı (Aziziye) Bünyan (Hamidiye) güzer- ğahını kullanarak yola devam etmişler. Fakat; iç kesimlere doğru ilerlerken, aşiretten bazı aileler beğendikleri ve hoşlarına gittiği yerlerde kalıp yerleşmişler. Kayseri’ye bağlı İncesu, Yeşilhisar kazalara bağlı bazı köylerde, Niğde ve Nevşehir’e bağlı olan köylere yerleşenlerde bu koldan olanlardır. Maraş ve çevresinden kopan bu aşiretin diğer fertleri koyun sürüleri ve develeri ile beraber çok yerlerde konaklayıp, kışlamışlar. Bu üçüncü uzun göçleri nihayet o zamanlar Yeni - il sınırları içerisinde ve Sivas sancagı (Livası ) sınırları içinde kalan kazası Aziziye’ye (Pınarba- şı ) bağlı olan ve bugünkü Sarıoğlan kazasına bağlı; Burunören, Karpınar, İğdeli, Yerlikuyu, Körkuyu gibi köylere dağılarak yerleşmişlerdir. Kader birliği yapmış bu aşiret temelde hep birbiriyle akraba olup, yerleştikten sonra- da, kendi aralarında kız alıp vermek süretiyle bağlarını kopartmamışlar.
Burunören ve bizim bugün aşiret dediğimiz yakın köylerin kurucuları Haleb’e yakın Raka şehri yakınlarındaki Tell - Şamar ve Tell - Zivan bölğeleri arasındaki Bucak dedikleri yerde yaşamaktaydılar. Aşırı sıcak ve baskılardan dola- yı o bölğeyi terk edip Elbistan’da mekan tutmuşlar ve oradada Bucak denilen bir yerleşim yeri oluşturmuşlardı. O nedenle de o bölğede yaşayan bu Avşar’lara Bucak Avşar’ı veya Bucak Avşarları denilmekteydi. Yaşantı ve geç- mişleri ile birbirinden ayrı olmayan diğer Avşar’ların kısa özgeçmişi, göçleri ve göç nedenlerine değindikten son- ra, benim burada deginmek istediğim asıl konu ise; Burunören köyü hakkında sizlere aydınlatıcı bazı bilğiler ver- mektir.

Bu nedenle Anadolu’da gelişen siyasi ve toplumsal olaylar ve Türkmen lerle ilişkilerini içeren kısa bilğileri ayreten sunmakta yarar gördüm. Bence kitabın Anadolu’da gelişen toplumsal olaylar ve sonuçları (Osmanlı’lar ve Türk- men’ler ) ile ilğili bölümünü öncelikle okumakta yarar var.Çünkü geçmiş tarihimizi tam öğrenir bugün kü yerimizle, yaşantımızla ve gelişen olaylarla kıyaslama yaptığımızda, açıklamaktan kaçınılmış bazı taraflarımızı ortaya çıkartıp kendimizi ve geçmişimizi daha iyi öğrenmiş oluruz. Osmanlı devletinin Türk olmayan yönetim kadrosu- nun, adındanda anlaşıldığı gibi, halis Türk olup ,dil, kültür ve geleneklerinden taviz vermeyen Oğuz Türkler’rinden olan diğer Türkmen boylarında olduğu gibi bizim Bucak Avşar’ı aşiretinide suçlu olarak ilân ettiği ve yapılan bu uygulamanın yanlış ve haksız olduğunu söylemek yerine, kapatmaya çalışmak bence yersizdir. Burunören köyü ve çevresindeki köylerde yaşayan bu aşirete mensup yaşlı insanlardan soruyorum. Hiç kimse gerçekleri söyle- mekten yana değil. Hepside aynı ağızdan sanki birbirleriyle anlaşmışlar gibi aynı hikâyeleri tekrarlayıp, göçlerinin asıl nedenini “Kuğu „ adındaki bir kıza bağlamaktadırlar. Anlatımlara göre Kuğu kız olayı şöyle gelişir ;
“Halep ve çevresinde yaşayan Türkmen aşiretlerinden bir ağanın veya Türkmen beyinin Kuğu adında güzel bir kızı varmış. Bu kız ile evlenmek isteyen o kadar çok genç varmışki, bunlardan biriside bugün aşiret dediğimiz, Avşar Türkmenlerinden bir gençmiş. Kuğu adındaki bu kız ile evlenmek isteyen gençler arasında kavga çıkmış. İster istemez kavgaya sülâleler ve aşirette katılmış.Bunun üzerine aşiretler arasında silahlı çatışma çıkmış. Çatışmada bir kaç kişi vurularak öldürülmesi ile olaylar büyümüş ve Buçak Avşar’ları (aşireti) çareyi Halep’ten başka yerlere göçmekte bulmuş. Yola çıkan aşiret, Karahıdırlı’ya kadar gelmiş ve geçici olarak orada konaklamış. Oradan ay- rıldıktan sonra kabile, kabile bu günkü yaşadıkları köylerine gelip yerleşmişler. „ Hemen hemen hepsininde anlat- tıkları budur. Her sülâlenin öz geçmişine ve tarihlerine değinirken, kendi anlatım ve ifadelerine yer vermeğe çalış- tığım bu kitapta diğer değerlendirmeleride okurlara ve bu aşiretin bugün kü mensuplarına sunmamak yerinde olmaz sanırım.
Aynı nedenleri göç nedeni olarak gösterdiklerine bakılırsa, bana göre hepsi aynı tarihlerde göçmüş oldukları apaçık belli olmakla beraber, Anadoluya göçlerinin yerli ve Osmanlı’dan ayaklanmalara karıştıkları kanısıyla kıyı- ma uğrayacaklarından korkmuş olmalarından dolayı, yıllardır söylene gelen böyle bir hikâyeyi uydurmuş olabilir- ler. Halbuki aıiretin o günkü yaşadıkları yıllarda ve o bölğelerde adı tarihlere geçen başka olaylar cereyan etmişti. Maraş ve çevresinde ayaklanma çıkmış Osmanlı devletinin Türkmen’ler üzerine gönderdiği paralı hırıstiyan frenk askerleri zaten çoğunu katletmişti.. Hiç bir ayaklanmaya katılmayan karınlarını bile doyuramayan aç ve fakir olan bu göçer Türkmen aşireti, Osmanlı Devletinin baskı yaptığını söyleme yerine, gittiğimiz yerlerde başımıza bir iş gelmesin diye; göçün sebebi olarak başka başka nedenler ortaya sürmüşler. Bunlardan biriside yukarıda anlatı- lan Kuğu kızın hikâyesidir. Belki bu konuda o gün için haklı olabilirler. Ama ben atalarımızın geçmişlerini rivâyet ve duyumlara dayalıda olsa bu göç olayına çeşitli çephelerden bakıp ayrıntıları ile bilmemizde yarar olduğunu görü- yorum.
Bu nedenle çeşitli kaynaklardan yararalanarak elde ettiğim bilğiler doğrultusunda, Anadolunun içerisinde ve hari- cinde yaşayan Burunören köyü ve çevresindeki aşiret köylerinde mensubu olduğu, aslında aynı soy ve kökten olup sadece verilen isimleri ayrı olan Türkmen ve Avşar Türk boylarının yaşantılarını irdelemeye çalışacağım.
Oğuz Türk mitolojisinde bütün tanrıların ceddi ve bütün varlıkların yaratıcısı “ Kayra Han’ın << Kara Han’ın >>' oğludur. Oğuz doğdugu zaman yüzü mavi, ağzı ateş gibi kırmızı, gözleri, sacı ve kaşları simsiyahtır. İlk doğdugunda annesinin memesinden bir defa emer ve bir daha asla emmez. Dillenerek yiyecek başka şey ister ve büyükler ile laf etmeye konuşmaya başlayıp kırk günde büyür ve gezip oynamaya başlar. Doğdugunda ayakları öküze, vücudu kurda ve gögüs kısmı ayıya benzeyen, böğürleri kıllı olan Oğuz henüz küçük yaştayken at sürüsü güder ve at ile avlanmaya çıkar. Genç delikanlıyken yörede bulunan ormanda etrafa dehşet saçan « Kıyant » adında bir kurt vardır. O yörede herkes ondan korkar. Oğuz atına atlayarak gidip o kurdu öldürür. Namı ve şanı büyür.

Oğuz birgün tanrısına ibadet ederken gök birden kararır ve gökten mavi bir ışık düşer. Bu ışık güneşten ve aydan parlaktır. Bu ışığın içinden güzel bir kız çıkar. Oğuz bu kızı görünce aklı başından gider ona aşık olur ve onunla evlenir. Bu evliliğinden Gün , Ay ,Yıldız adlarında üç çocuğu olur. Oğuz yine bir gün avlanmaya çıkar. Bir gölün kenarına varır. Gölün ortasındaki ağacın altında oturan bir kız görür ve onada aşık olur. Onunlada evlenir. Bu evliliğindende Gök , Dağ, Deniz adını verdikleri üç oğlu olur. Günleri avlanmakla geçen Oğuz’u çekemeyen düşmanları, babası Kara Han’a oğlun Oğuz başka bir dine geçti diye şikayet ederler. Bunun üzerine baba oğul arasında savaş çıkar. Bu savaşta babası Kara Han „ aldığı bir ok yarası ile ölür.

Bu üstünlüklerden sonra korkan Oğuz bütün Tekin’leri Türk boylarının büyüklerini kendisine bağlar. Fakat bir kısmı Oğuz’un dinini kabul etmeyerek Tatar’lar ülkesine ( Mogolistan’a ) gider oraya sığınırlar. Bunun üzerine Tatar’ların üzerine yürüyüp onları yener ve mallarını alır, yönetimlerinide kendine bağlar. O bölğede hüküm süren Altın Kaan hediyeler göndererek Oğuz’a bağlılığını bildirirken, Sol tarafta hüküm süren Urum Han çok sayıdaki ordusuna ve şehirlerinde yaşayan insanlara güvenerek karşı gelir. Bunu üzerine sancağını çeken Oğuz askeriyle hareker eder ve kırkgün sonra Buz Dağı eteklerine varıp dayanır.

Birgün dinlenmekteyken ; gün ışıgına benzer bir ışık içerisinden; boz tüylü, boz yeleli erkek bir kurt çıkar ve Oğuz’a yol göstermek istediğini söyler. Oğuz kurdu takip ederek İdil Moran kenarında durur. Kendisine meydan okuyan Urum Han’a bağlı askerler ile orada kıyasıya bir savaşa girer. Akan nehrin suyu kan damarı gibi kıpkırmızı olur. Büyük bir yenilği alan Urum Kaan kaçıp kurtulurken; memleketi ve hazinesi Oğuz’a kalır. Fakat o yörede Urum Kaan’ın kardeşi Uruz Beyi’in oğlu Tarang Moran arasında büyük bir dağın arasında şehir kurmuş yaşamaktadır. Oğuz’ un oraya yönelmesi üzerine haber gönderir ve bağlılığını kabul etmesi üzerine Oğuz ona << Saklap >> adını verip geri döner. Oğuz ordusu ile İdil’e geçer. Orada büyük bir Hakan yaşamaktadır. Onun peşine düşer. Uzun yollar, sık ormanlar arasından geçtikten sonra ağaçlardan sal yaparak önüne gelen nehirden geçer. O anda bozkurt yine gözükür ve yol gösterir. Uzun bir zaman yürüdükten sonra İt Barak’ın ordusu ile karşılaşırlar. Ordusu bozulan İt Barak savaşta öldürülür. Oraları eline geçiren Oğuz bol ganimetlerle dönerken bir çöle rasladılar. Çölde altındaki bidiği atı çölde birden gözden kayıp olur. Çölden sonra gelecekleri Buz dağını geçecek olan Oğuz atının kaçmasına çok üzülür. Bunun üzerine ordusunda asker olan bir Tekin kendi atını Oğuz’a verir. Her tarafı bembeyaz karlar olduğundan Oğuz ona « Karluk » adını verir. ( Bu boy Oğuz’ların Karluk boylarıdır. )

Dağdan sonra tekrar yola koyulurlar. Yoldan geçerken damı altından, pencereleri halis gümüş ve demir olan bir ev görür. Anahtarı olmayan bu eve giremeyen Oğuz ordusunda bulunan Tumur Dokagal adında akıllı bir adam vardır. Ona : burada kal, bu kapıyı aç ve sonra gel orduya katıl der ve bu anlamda ona da « Kalaç » adını verir.

Yoluna devam eden Oğuz ve ordusunun önünde yine onlara yol gösteren bozkurt belirdi. Onları alıp; Çurçit denilen çok insan yaşayan ekili bir alana götürür. Bunların çokca altınları gümüşleri, elmasları ve hayvanları vardı. Oğuz oraya girmesine karşı çıkarlar ve savaş başlar. Oklu ve kılıçlı şiddetli bir cenk olur. Sonunda yine Oğuz üstün gelir “Çurçit Han’ın „ başı kesilir. Bu savaştada o kadar bol miktarda ganimet elde edildiki oğuz’un ordusunun taşıyamıyacağı kadar. Bunu üzerine ordusunda Parmaksız Çözüm Bilik adındaki zeki bir adam hemen orada bir kağnı yapar ve bütün eşyaları üzerine koyup hayvanlar ile taşımaya başlarlar. Oğuz Han bunu görüp ona « Kanklı » adını verir. Oğuz ve ordusu yine bozkurtun önderliğinde oradan hareket edip Tangut ve Şakım memleketine gider. Cenk yaparak o topraklarıda toprağına katıp kıymetli mallarına el kor fakat: o bölgelerde çok gizli bir yerde olan çok sıcak ve zengin “ Baçak „ adında bir memleket vardır. Bu yörede çokca kuşlar ve vahşi hayvanlar vardır. Siyah derili İnsanların Hakan’ı “Mazar„ ile yapılan cenkte Oğuz onuda yenip her zaman oldugu gibi topraklarına ve mallarına el koyar.

Oğuz Han ordusunda her gittiği yere götürdüğü ihtiyar bir adam vardır. Bu adamın adı Irkıl Ata’dır. Buna Uluğ Türk’de derler. Irkıl Ata birgün rüyasında altın bir yay ve gümüş üç ok görür. Bu altın yay doğudan batıya uzanıyor ve bu gümüş üç oklarda gece tarafına uçuyor. Irkıl Ata uyanınca gördüğü bu rüyasını Oğuz’a anlatıp bazı nasihatlarda bulunur. Ertesi gün Oğuz Han oğullarını yanına çağırır. Derki; oğullarım ben artık ihtiyarladım. Hakanlık benim için değildir. Gün, Ay , Yıldız siz güneşin doğdugu tarafa. Gök, Dağ, Deniz sizde gece tarafına gidiniz der. Oğulları bu sözlerini yerine getirirler.

Oğullarından Gün, Ay ve Yıldız bir çok kuşlar ve hayvanlar vurduktan sonra bir altın yay bulup babasına getirirler. Oğuz bu oku üçe bölerek oğullarına geri verir ve yay sizin olsun oklarınızı yay gibi göğe fırlatın adınız «Bozok» olsun der. Oğuz’un diğer küçük oğullarıda çölde hayvan avlayıp kuş vurduktan sonra ortada bir gümüş ok bulur va babasına götürürler. Oğuz bu oku üçe bölerek yine onlara verir ve sizinde adınız “Üçok „ olsun der. Bunun üzerine büyük kurultay toplanır. Herkesin çağrıldığı bu kurultayda 900 at, 9000 koyun kestirip 90 havuz dolusu kısrak sütünden yapılmış kımız içkisi hazırlatırken kendisi için direkleri altınkaplı, üzeri zümrüt, yakut, firuze ve inci ile işlemeli otağını kurdurur.

Otağın sağına kırk kulaç uzunluğunda bir sırık diktirir. Sırığın tepesine bir altın tavuk, tavugun ayağına ise bir koyun bağlatır. Sol tarafına yine kırk kulaç uzunluğunda bir sırık diktirir. Sırığın üzerine bir gümüş tavuk, tavugun ayagına bir siyah koyun bağlattırır. Sağ tarafında Bozok’lar, sol tarafında Üçok’ları oturtur. Halk kırkgün, kırk gece yiyip içerek eğlenir. Bu kurultaydan sonra Oğuz yurdunu evlatlarına verirken; Onlara; Evlatlarım ! çok yaşadım, çok cenk ettim, çok ok attım, çok aygırlara (Ata) bindim. Düşmanları ağlattım, dostları güldürdüm. Bunun için tanrıya her şeyimi feda ettim, sizlerede yurdumu veriyorum der.
Oğuz’lar diğer Türk kavimlerinin aksine, yüz bakımından Moğollımsı Türklere hiç benzememektedir. En eski kayıt olan Câmiü’ttevârih’- teki ifadelere göre; diğer Türklere benzeyen Oğuzlar Mâveruü’nnehre geldikten sonra, oranın havası ve suyunun etkisiyle fiziken değişime uğradılar. Bu değişimden sonra yüzleri tedricen Tâcikler’inkine ve İranlı’larınkine benzemiş. Bu neden le bugün Anadolu’da yaşayan Oğuz Türkleri Moğolluk vasıflarını taşımamaktadır. Fizyonomist Lavrater Türk’lerin tanımını yaparken, Türk milleti soylu Küçük Asya (Turan) kanı ile Tatar (Moğol / sarı ) ırkın maddi özelliklerinin melezi idi ( Lavrater 1854 : 164 ) derken ; Amerika’ lı tarihci yazar Morton’a (1839) göre ise, soyca Moğol ırkından gelen Türk’ ler, Çerkes, Gürcü, Rum ve Araplar la karışarak fiziki özelliklerini yitirmiş; güzel bir ırk oluşturmuşlardı.
Bu konu ile yakından ilğilenen Fatih Sultan Mehmet Kritovulos’ un ünlü tarihcisi Herodot’un yapıt ve eserlerine bakarak Osmanoğullarının yani Anadolu Türklerinin Pers ve Ehemeniler’den geldiğini araştırıp bir kitap yazan kişiyide ödüllendirip İmparatorluğa ait olan Eğe Denizindeki bir adaya kral bile yapmış. Oğuzlar, diğer milletler tarafından uzun saç ve bıyıkları ile traş edilmiş (Yülenmiş) sakalları ile tanınır. Oğuz’lar savaşcı olmalarının yanında, gezğinlerin, tarihcilerin ve araştırmacıların yapıt ve eserlerinde onlardan namuslu, doğru ve konuksever insanlar olarak övgü ile söz edilir.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
O
11 yıl (9383 mesaj)
Yarbay

Oha, ne kadar kültürsüzmüşüm. Gram zevk almadım



R
11 yıl (1560 mesaj)
Teğmen

Simdi bijiciler gelir anadolu bizimdir hep der 5000 yildir burdayiz vs



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
T
11 yıl (19722 mesaj)
Yarbay

Çankırı Çerkeş Alkaevli boyundanım :)


Bu mesaja 1 cevap geldi.
İ
11 yıl (8683 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Hayırlı olsun safkan TÜRKSÜNÜZ:)
Keşke bu boyların orta Asya'da nerede yaşadıklarını da bulabilsem ama maalesef göçebe olduğumuz için bulamıyorum.




Bu mesajda bahsedilenler: @White Aura
A
11 yıl (5203 mesaj)
Binbaşı

Kalsin bakacam



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
İ
11 yıl (8683 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Konu tutmadı Kimsenin umurunda değil anlaşılan
Keşke "kız" fotoğraflı bir konu açsaydım.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
A
11 yıl (2318 mesaj)
Yüzbaşı

Rize yok :( Gürcüyüz zaten biz


Bu mesaja 2 cevap geldi.
H
11 yıl (18599 mesaj)
Yarbay

eymir yada kınık



İ
11 yıl (8683 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

İnsan insandır. Bu sadece Anadoluya yerleşenleri kapsıyor. Kafkaslarda daha çok vardır eminim.




Bu mesajda bahsedilenler: @ahz-ı yed
C
11 yıl (8760 mesaj)
Yüzbaşı

5000 yıldır burada olmax



< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >

A
11 yıl (1781 mesaj)
Yüzbaşı

beğdili



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 3 cevap geldi.
E
11 yıl (3355 mesaj)
Yüzbaşı

turkolar gilmedan önce biz borada olmax


Bu mesaja 1 cevap geldi.
K
11 yıl (6393 mesaj)
Yüzbaşı

okumadım ama faydalı bilgi olduğu için +1


Bu mesaja 1 cevap geldi.
C
11 yıl (1073 mesaj)
Çavuş

Güzel konu, kendi köyümü gördüm duygulandım bir an.



M
11 yıl (4863 mesaj)
Yüzbaşı

Dağıstan göçmeniyim. Tokat Çamlıbel 3-4 boy bizim orada var



N
11 yıl (3930 mesaj)
Binbaşı

M
11 yıl (1245 mesaj)
Teğmen

Benim rahmetli dedem babamın babası Ordu Fatsa'danmış.Zaten öz Türk derlerdi dedem için.Babaannem Gürcü göçmeniymiş.Anne tarafım Bulgar göçmeniydi yanlış hatırlamıyorsam.Bunların hepsi sonradan Sakarya'ya yerleşmişler bende Sakarya doğumluyum işte.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
B
11 yıl (4956 mesaj)
Binbaşı

Faşiklik yapmayın mezopotamyanın kadim halkınıda mozaiğe ekleyin


Bu mesaja 1 cevap geldi.