|
Kimsenin senin yanında görünmesine güvenme. Karşına geçmesi için bir adım, düşman olması için bir lafın yeter. Sadi Şirazi |
|
Şu kadar hatim yaptım, şu kadar namaz kıldım, şu kadar hac yaptım deme. Kötülüklerini, hata ve kusurlarını düşün. Senin için bu daha hayırlı olur. Ebu'l-Abbas Mürsî hz. (k.s.a) |
|
“Salih kimselerle sohbet edildiği takdirde, günahlara perde çekilir, haramlar gözüne kötü görünür.” Hâce Ali Râmîtenî hz. (k.s.a) |
|
"Allahım! Beni ahirette senin rahmetinden uzaklaştıracak dünya nimetini bana verme." Ömer b. Abdulaziz hz. (r.a) |
|
Eskiler, namaz için “günün hâsılâtı”, cuma namazı için “haftanın hâsılâtı”, ramazan orucu için “senenin hâsılâtı”, hac için “ömrün hâsılâtı” derlerdi. Şeyh Yusuf Karadâvî (rah.) |
|
“İnsanların çoğu para kazanmak hırsıyla helâk oldular.” Ebû Musa el-Eş‘arî hz. (r.a) |
|
Ey İnsan...! Haddini bil.. Ticaret ehli değilsen, dükkan açma. Hal ehli değilsen, ağzını açma Büyüklerin olduğu mecliste, ahkam kesme! Körler çarşısında ayna satma! Ehil olamıyorsan, bari edebli ol.! Hz. Mevlana Celaleddin Rumi (k.s.a) |
|
Bir mürid için kusur ve eksikliğini görmemesi kendisi için en büyük beladır. Çünkü mürid hata ve kusurunu anlayacak ki ondan mütevellit mürşidine sığınıp teslim olsun. Seyda Şeyh Abdurrahman-i Tahi hz. (k.s.a) |
|
Bir insan bütün dünyanın hidayetine vesile olsa, kendi hidayete ermemişse bir faydası yoktur... Ğavs-i Sani Seyyid Abdulbaki ElHüseyni Hz. (k.s.a) |
|
İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Fâruki Hz. (k.s.a) şöyle buyurdu: “Şuna yakinen inanın ki, bid’at ehlinin fesadı, kafirlerin fesadından daha fazladır. Bid’at ehli içinde en alçak ve en adi taife ise Rasûlullâh ﷺ'in ashâbına buğz edenlerdir...” Mektûbât-ı Rabbani/1. Cilt /54.Mektub |
|
Kim sana Allah yolunu gösterirse, onunla beraber ol ve kim sana dünya yolunu gösterirse ondan uzak dur. Cüneyd-i Bağdâdî Hz. (k.s.a) |
|
“İnsanın çoluk-çocuğu, sâlih kardeşliği gibi nasıl olabilir? Çoluk-çocuk, mîrâsını alıp zevk ile yiyerek vakit geçirir. İyi kardeşlik ise mâtemini tutar, kabirdeki hâlini düşünür ve o toprak altında yatarken onun için hayır duâda bulunur.” Muhammed bin Yusuf İsfehânî hz. (rah.) |
|
Ey sofilere mahsus elbiselere bürünmüş kişi! O elbiseyi; Önce özüne, sonra kalbine, sonra nefsine, en son da bedenine giydir. Ğavs’ul Azam Seyyid Abdulkadir Geylani hz. (k.s.a) |
|
“İnsan kendini ne kadar hakir görürse Allah'ın (c.c) huzurunda o kadar büyür. Kâbe çukurda olduğu halde manen yüksektedir. İnsan nefsini ne kadar çok yüksek görürse, Allah onu o kadar alçaltır.” Ğavs-i Sani Seyyid Abdulbaki ElHüseyni hz. (k.s.a) |
|
“Ey korkusuz kimse! Tenhâ köşelerde yaptığını eğer mertsen çarşının ortasında da aynı şekilde yap da halktan mı korkuyorsun, yoksa Hâlık’tan mı belli olsun! Şâyet Hâlık’tan korkarsan, her yerde korkarsın!..” Ebu Turab en-Nahşebi hz. (k.s.a) |
|
“Tarikat, şeriattan başka bir şey değildir. Şeriatsız tarikat olmaz.“ Şeyh Abdurrahman-ı Tâhî Hz. (k.s.a) |
|
Bu kapıda kişinin ne kadar hizmet ettiğine değil nefsinin ne durumda olduğuna bakılır. Yaptığınızı Allah (c.c) rızası için, sevdiğiniz zatın hatırı için yapın. Ğavs-i Sani Seyyid Abdulbaki ElHüseyni Hz. (k.s.a) |
|
Ey kardeş! Dünya, ahiretin mezrasıdır ve baharıdır. Öyle ise, akıllı kimse için, hasad zamanı gelinceye kadar ekin işinde çalışmak lazımdır. Onda ekin ekmeyen azıksız kalır. Nitekim dünyanın ahvali böyle müşahede edilir. Sultan’il Aşıkîn Şeyh Muhammed Diyauddin hz. (k.s.a) |
|
Allah (c.c) hiçbir zaman şu falanın oğludur, şu peygamber oğludur, şu evliya oğludur, şu âlim oğludur demez. Kimsenin ismine, nesebine bakmaz. Yalnız ve yalnız sâlih amele bakar. Şeyh Seyyid Abdulhakim ElHüseyni hz. (k.s.a) |
(c.c.); celle celaluhu: Cenab-ı Allah'ı i'la etmek ve yüceltmek için kullanılır. Ona mahsustur.
Celle: "Celil oldu, celil olsun" meâlinde ve "Celle Celâluhu" diye, Allah İsm-i Celali işitildiği veya anıldığı anda, tâzim makamında söylenir.
Celil: Celâlet ve celâdet sâhibi. Azîm, mertebesi yüksek.
Celal: Nihâyet derecede büyüklük. Azamet.
(s.a.v.); sallallahu aleyhi ve sellem: Peygamberimize (asm) salat ve selam olsun, Peygamberimize mahsus bir duadır.
(r.a.); radiyallahu anh: Allah ondan razı olsun. Sahabeler ve bazı büyük zatlar için söylenir.
( k.s.); kuddise sirruhu: Allah'a onun sırrını mukaddes etsin. Veliler için kullanılır.
(a.s.); aleyhis selam: Selam onun üzerine olsun. Peygamberlere mahsustur.
(r.h.); rahmetullahi aleyh: Allah ona rahmet etsin. Mümin ölülere denir.
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi fullasss -- 21 Nisan 2026; 20:15:27 >
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >