| Bizim ülke de tam tersi elektrikli araçlara zam geldi . Elektrikli araç satışları ciddi azalır artık |
| Bizlik bir durum yok, bu iktidar sonrası modern Avrupa hedefinden tamamen koptuk, AB'ye üye olmak gibi ne bir niteliğimiz ne de böyle bir isteğimiz kaldı, kısaca bu meseleler modern d... |
|
Bizlik bir durum yok, bu iktidar sonrası modern Avrupa hedefinden tamamen koptuk, AB'ye üye olmak gibi ne bir niteliğimiz ne de böyle bir isteğimiz kaldı, kısaca bu meseleler modern dünya/Avrupa'nın düşüneceği dertler... Bizi ise Kuzey Kore Demokratik Cumhuriyeti gibi askeri haberler ve üretimle yola devam, demokrasi neyimize, şu nükleer silahı da üretirsek tüm dünyayı tekrar fethederiz, Osmanlı tekrar dirilir vs... |
|
Yazının sonunu okursanız bu anlatılan durumlar henüz türkiye icin geçerli degil çünkü 32 milyon aracın sadece 270000 adeti elektrikli yazıyor. Yani algı yönet... |
|
Yazının sonunu okursanız bu anlatılan durumlar henüz türkiye icin geçerli degil çünkü 32 milyon aracın sadece 270000 adeti elektrikli yazıyor. Yani algı yönetiminden ibaret kopyala yapıstır bir haber |
| Tuvalete girmek ve abut cubur almak için kullanıyorduk yazık oldu. |
| Ne yapalım, içten yanmalıyı hemen satıp elektrikliye mi geçelim. |
| Bizim ülke de tam tersi elektrikli araçlara zam geldi . Elektrikli araç satışları ciddi azalır artık |
| Bence akaryakıt istasyonu işini dönüştürmek isteyen işletmelere devlet desteği sağlanabilir. Akaryakıt istasyonu arazisine katlı otopark gibi katlı şarj istasyonları yapılsa çok iyi olur. Hatta alanın bir kısmını günlük otopark ücreti + şarj ücreti şeklinde AC şarj için de ayırabilirler. |
| Türkiye'de 10+ yıl sonra ancak kapanmaya başlar |
Bizlik bir durum yok, bu iktidar sonrası modern Avrupa hedefinden tamamen koptuk, AB'ye üye olmak gibi ne bir niteliğimiz ne de böyle bir isteğimiz kaldı, kısaca bu meseleler modern dünya/Avrupa'nın düşüneceği dertler... Bizi ise Kuzey Kore Demokratik Cumhuriyeti gibi askeri haberler ve üretimle yola devam, demokrasi neyimize, şu nükleer silahı da üretirsek tüm dünyayı tekrar fethederiz, Osmanlı tekrar dirilir vs... |
| Hibritlere özellikle BYD'ye yarayacak bir ötv düzenlemesi oldu yerli üretim araçlara hurda teşviki ile %0 ötv gelmediği sürece TOGG armut toplar artık. |
| Önlemimi aldım ve benzinlide kalmaya karar verdim. Böylece önümüzdeki 10-15 yılımı garanti altına almış oldum. |
|
Eşek yüküyle para kazanıp elemanlarına zırnık vermeyen semirdikçe grup şirketleşen istasyonculara devletten gelecek iyilik halka ihanettir... Devlet hali hazırda elektrikli dönüşümü için gerekli kanuni altyapıyı hazırlamış yatırımcılarda buna mukabil yatırım yapıp yeni döneme hazırlanmalılar nokta. |
|
Elektrikli araçların satıştan aldığı pay arttıkça düzen yavaş yavaş değişecek elbette, buna benzinci'de 2.el satışıda yetkili bayi servis bakım hizmetleri de yan sanayideki destek hizmetleri de değişip gelişecek... Devletin bu noktada gelişimi değişimi dikte etmekten başka çaresi yok. hali hazırda TOGG'un berbat yönetildiğini düşünüyorum, çok basit sorunları çözemedikleri gibi aydınlatıcı yönlendirici bilgilendirmeler umurlarında bile değil... benzinli dizel araçta yetkili servise gitmek yerine sanayiye gidebiliyordun iyisi kötüsü ayrı bir şeçenek vardı, peki şimdi buna dair devletin kurumlarında maaş alanların hiç fikir yürütüp bir düzenlemeye çalıştıklarını ummaktan başka bir şansım yok... Eli avrupalısını haberlerini daha çok okuruz.. Devletin bürokrat kalitesinin çok zayıf olduğunu düşünüyorum. buna memur kafasının sebep olduğunu düşünüyorum işini severek yapan çok az, nerde zil zurna ağır işsiz tembel suya sabuna karışmaz tip varsa devletin her işine köstek oluyorlar... devletin memur kalitesi yerlerde sürünüyor ki bu ülke'de sürünmeyen çok az işey var.. Neyse işte TOGG'un servis bakım durumu kötü, değişimin yaşandığı şu dönemde elin çinlileri TR'ye gelince yamyamlar onları kapıyor onların üzerinden gaçiriyorda geçiriyor... ülkenin durumu gavur dışardan bizimkiler içeriden zaafiyete uğratmak için yaşıyorlar. |
|
Yazının sonunu okursanız bu anlatılan durumlar henüz türkiye icin geçerli degil çünkü 32 milyon aracın sadece 270000 adeti elektrikli yazıyor. Yani algı yönetiminden ibaret kopyala yapıstır bir haber |
| 50 sene daha gider bizde bu sektör. |
| Devlet destekler desteklemez bilmiyorum artık orasını ama şarj istasyonları için katlı yapılar gerekli diye düşünüyorum. |
| 50 kuruş zam olsun full çekiyor sıraya girilmiyor benzinlikte bu haber gelişmiş ülkeler için Türkiye gibi 3. Dünya ülkeleri için değil içten yanmalıyı isteselerde bitiremezler. |
|
Bence şarj alt yapısı teşviğini sektör ödemeli. Elektrikli araç deli gibi satıp istasyon ağı hiç kurmayan yada yeterli kurmayan firmalar var. Böylece deli ağ kuran ve yatırım yapan togg ödemezken ciddiye pek almayan Tesla gibi firmalar ekstra ödeme yapmak zorunda kalır. |
| yahu Türkiyede halkın önemli bir kısmı hala şahin, toros vs 90 model araçlara biniyor. siz herkesi kendiniz gibi bir eli yağda bir eli bağda mı sanıyorsunuz? akepe sayesinde iyice fakirleştik, akepe sayesinde daha 50 yıl içten yanmalı araçlar yollarda görülür. |
| Ekonomi de var ama ben daha çok vizyonsuzluk olarak görüyorum. Çoğu kişi sırf sevdiği için o arabalara biniyor, tutkulular. Ama işin komik tarafı onları bile alamıyorsun artık. |
Bu değişimin arka planında ise teknolojik dönüşümlerin doğası yatıyor. Her dönüşümde gördüğümüz gibi elektrikli araçların yükselişi yeniliklerin yayılım modeli, S-eğrisiyle tanımlanan büyüme süreci ve karmaşık uyarlanabilir sistemler gibi teorik çerçevelerle açıklanabilir. İktisadın detaylarına girmeye gerek yok ancak şunu söyleyebiliriz; elektrikli araçlar, artık hızla büyüme aşamasına geçiyor.
İçten yanmalı ekonomisi yıkılıyor
Bu geçiş, yalnızca daha fazla tüketiciye ulaşmak anlamına gelmiyor; sektörleri, ekonomileri ve altyapıları da beraberinde dönüştürüyor. Tıpkı akıllı telefonlar, dijital kameralar veya video akış platformlarında olduğu gibi... Örneğin 2012 sonrası dönemde DVD'lerin hızla ortadan kalkması, dijitalin yeni norm haline gelmesi gibi. Bugün aynı dönüşüm otomotiv endüstrisinde yaşanıyor.
Üstelik bu dönüşüm sadece piyasanın gizli eliyle değil, doğrudan devlet yönetimlerinin de eliyle gerçekleşiyor. Örneğin, Avrupa Birliği, 2030’a kadar yeni araçların ortalama karbon emisyonunun yüzde 55 azaltılmasını istiyor. Bazı büyük şehirlerde de (Paris, Brüksel, Amsterdam ve Berlin gibi) düşük emisyon bölgeleri giderek genişliyor. Bu uygulamalar, tüketicilerin dizel ya da benzinli araçlarda ısrar etmesini giderek daha maliyetli ve kullanışsız hale getiriyor.
Elektrikli araçların benimsenme oranı yükseldikçe, içten yanmalı araçlar için ekonomik göstergeler alarm vermeye başladı. Bu dönüşüm yalnızca üretim tarafını değil, ikinci el piyasa değerlerinden sigorta primlerine, servis altyapısından iş gücüne kadar çok geniş bir alanı etkiliyor.
Norveç’te 2018-2020 döneminde gözlemlenen ilk sinyaller, elektrikli araç satışları yüzde 50’ye yaklaşırken benzinli ve dizel araçların ikinci el değerlerinde belirgin bir düşüşe işaret etti. Aynı trend, 2023 sonrası Avrupa'nın birçok ülkesinde de görülmeye başladı. Daha düşük işletme maliyetleri ve düzenleyici avantajlar, tüketicileri hızla elektrikli araçlara yönlendiriyor ve benzinli araçların elden çıkarılması zorlaşırken değerleri de hızla düşüyor.
Artan bakım maliyetleri, daha hızlı değer kaybı ve sıkılaşan emisyon kuralları nedeniyle içten yanmalı araçların sigorta primleri yükseliyor.
İstasyonlar kapanıyor, servisler zorlanıyor
Ayrıca Bkz.20 yaş üstü araç sahiplerine ÖTV'siz araç fırsatı için kanun teklifi TBMM'ye sunuldu
Bununla birlikte uzmanlaşmış servis işletmeleri de dönüşümün ilk darbelerini alan sektörler arasında. Elektrikli araçlarda egzoz sistemi, motor yağı ya da geleneksel fren sistemlerine duyulan ihtiyaç ortadan kalktığı için bu hizmetleri sunan işletmeler hızla müşteri kaybediyor. Özellikle küçük ve bağımsız egzoz ve yağ değişim atölyeleri kapanma riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Yağ değişimi hizmetleri, içten yanmalı araçlar için sabit bir gelir kalemiydi. Elektrikli araçlarda motor yağı bulunmadığı için bu ihtiyaç tamamen ortadan kalkıyor. Hibrit modellerde ise yağ değişim sıklığı ciddi şekilde azalıyor. Bu nedenle, Norveç, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerde bu alanda uzmanlaşmış işletmelerin gelirlerinde gözle görülür düşüş yaşanıyor.
Fren bakımı yapan işletmeler de dönüşümden etkileniyor. elektrikli araçların rejeneratif frenleme sistemi sayesinde fren balataları ve diskler çok daha az yıpranıyor. Bu da bakım sıklığını azaltarak fren servislerinin müşteri trafiğini düşürüyor.
Ne yapmalı?
Yukarıdaki bilgilerin bir kısmı henüz Türkiye için geçerli değil. Çünkü Türkiye'de 2024 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 31 milyon araçtan sadece yaklaşık 270 bin adedi elektrikli. Evet, Türkiye’de elektrikli araçların satışları ve satışlardaki payı hızla artıyor ancak yukarıdaki senaryolar için halen vakit var.
O halde ne yapmalı? Önlem alınmalı. Avrupa’da servis ve bakım hizmetlerine bağlı işletmelerin yaşadığı sarsıntı daha geniş çaplı ekonomik sorunların öncülü olabilir. Eğer politika yapıcılar bu değişimi zamanında fark etmezse, yerel işletmeler kapanabilir, binlerce çalışan işsiz kalabilir. Bu nedenle hükümetler, yerel yönetimler ve sektör birlikleri şimdiden yeniden eğitim programları ve destek paketleri gibi önlemleri planlamalı.
Kaynak:https://cleantechnica.com/2025/07/30/the-ice-age-ends-how-electric-cars-are-shutting-down-gas-stations-garages/
Haberi Portalda Gör