Bu konudaki kullanıcılar: 2 misafir, 1 mobil kullanıcı
568
Cevap
24710
Tıklama
85
Öne Çıkarma
Cevap: Türkiye Lüks ve Rahatlık içinde Yaşıyor (Kanıtlı) (22. sayfa)

T
Theologist Konu Sahibi
3 yıl (1885 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: kummbara

Hep diyorsun şu ülke şöyle, fransız kız gözü kapalı evreni geziyor, alman kız kitapla sevişiyor. Ama Türk genci hiçbir şey yapmıyor.

E istemiyor demek ki kardeşim salsana. Sen azla yetinmiyorsun diye herkes de mi azla yetinmesin? Bu ülkenin vatandaşlarının %50'si halinden memnun ki iktidarın değişmesini istemiyor. Adam kitap okumak istemiyor, dizi izlemek istiyor. Bu adamın kendi özgürlüğü.

Oyun için harcanan süre fazlaymış. Demek ki oynamak istiyor adam, ne yapacaksın? Kendi iradesi ile adam istediğini yapar. Ha acısını da çeker. Yarın bigün ülkesi çok geri kaldığını anlayınca başını taşa vurur belki. Belki de hayata bir kere geleceğiz keyfine bak der, nereden bileceksin?

Ben milleti uyarma demiyorum, sadece ülkenin gelişmesi herkesin ZORUNLU görevi gibi konuşmanı eleştiriyorum.

Önemli olan herkesin özgür iradesiyle istediği şeyi yapması. İster oyun oynasın ister dizi izlesin.

En yakınımdaki bir arkadaş ile 5 yıl uğraştım dilin önemini anlatmak için...

5 Yılın sonunda nihayet başladı...

Bu bence vatandaşlık ve sorumluluk bilinci... Kardeşim elinde silah terörist peşinde koşuyor, bizim görevimiz de cahillik peşinde koşmak olmalı... Bir kişi bile büyük kazanç ülkenin geleceği adına...


Zorlamıyorum tabi gerekçeleri ile anlatıyorum, zorla yapsam haklısınız.





< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >


T
Theologist Konu Sahibi
3 yıl (1885 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: erco35coast

şu erasmus Ab destekli projeler ile Avrupa gitmek süper bir olay. ama ezik gibi gezmemek içinde ekonomik imkan lazım.



Harçlığınızı, barınma, yiyecek hepsini onlar karşılıyor zaten.

Harçlığı yol parası yapar (Bisikletle bedava) birde Couchsurfing yapa yapa bedava gezersiniz her yeri.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Theologist -- 26 Şubat 2017; 16:11:48 >


O
Osvajac
3 yıl (441 mesaj)
Valla arkadaşlar sizi bilmem ama ben kendi açımdan konuşursam: Arkadaş ortamlarında karı kız muhabbetinden başka konu konuşan insanlar bulmak 2 kelam ettiğimizde size fayda sağlayacak adamların sayısının artmasını istiyorum.

Sadece gençlerde değil yaşı 50-60'a gelmiş koca koca adamlarda dahi bu var arkadaşlar bizim hayvandan farkımız var, şükür ki var bu farkı bence ortaya koyacak davranışlar sergilemek maddiyatla ilişkilendirilemez tamam maddiyat bir engel ancak tüm olay maddiyatta bitmiyor bana kalırsa. İlgi alanları sadece karı kız-futbol ile sınırlı olan insanlardan kaçmaya çalışıyorum.




F
Fatic
3 yıl (895 mesaj)
Lüksün kelime anlamını bilmiyorsan o kelimeyi kullanmayacaksın.Şuan senin dediğine göre yaptığımız herşey afrikada yaşayan fakir birine göre lüks,ama avrupada ki zengin birine göre lüks değil.Kendimizi hep başarısızlarla kıyaslayalım öyle değil mi?





< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Theologist

G
glaitaht
3 yıl (228 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: cemscem


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: cemscem

Hocam en yakın zamanda kredi ve kredi kartı borçları, toplumsal ve bireysel ruh sağlığı, sosyal özgürlük, kendini ifade etme özgürlüğü gibi konulardaki gerçekleride bekliyoruz sizden, lütfen tarafsız araştırma şirketlerini kaynak gösterin.

Açtığım ve eleştirdiğim konular burada insanların uygulayabilecekleri şeyler.

Sistemi eleştirmem sistemi düzeltmez...

Ama burada kendimizi eleştirmem bize yön vermek için fırsat verir...

Gelen mesajlardan örnekler...

Biz yapabileceklerimizi konuşalım ve ilerleyelim bence... yoksa kahvehane muhabbetinden ne farkı kalır yaptığımızın? Herkes konuşuyor, ağzı olan eleştiriyor ama elde var 0...

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Ele aldığınız şey ve yapmak istediğinizin düşüncesi güzel fakat uygulama veya yorumlamada bir hatanız mevcut bana sorarsanız.
İnsanların herhangi bir yerden teknolojiye ve daha büyük bir sosyalliğe erişme imkanının olması, bu imkanı yaratmaya çalışması kişiye daha basit, uygulanabilir, ulaşılabilir geliyor ve daha önemlisi burada psikoloji devreye giriyor, bir şeyin parçası olma isteği, aile baskısı, kendini kanıtlayabilme isteği gibi ufak etkenler bile bir insanın fiziki bir hobi yerine oyun oynamasını, fiziki sosyalleşme yerine internet üzerinden sosyalleşme isteğini uyandırıyor. Kaldı ki karşıt etmenin bulunmaması bu isteğin yerine gelmesinde de etkili oluyor, baktığımızda gündelik diyebileceğimiz her bir etkileşimde bu teknoloji, bu imkan yer almış.

İşin yânisi şudur, asıl olay yaşamımızda internetin, teknolojinin, oyunun, sosyal medyanın bulunması değilde müziğin, resimin, insansı etkileşimin bulunmamasıdır. Burada da devreye bahsettiğiniz "lüks" kavramı giriyor, kişinin bir iki ay dişini sıkarak yıllarca kullanabileceği teknolojik alet edinmesi değil, ölene kadar unutmayacağı ve gerekli yerlerde karakterini bile etkileyecek sanatsal aktivitelerde bulunması, bunların bilgisini edinmesi oluyor "lüks" kavramı.

Meşâkatli bir yol sonrasında bilgiyi edinmesi için bireylere tavsiyede bulunmak, onları bu konuda heyecanlandırmak pek tabii işe yarayabilir fakat bunun yerine bu yolu onlar için kolaylaştırmak daha mantıklı olacaktır. Bizim burada tartıştığımız nokta da bu, bizim için bu yolu kimse kolaylaştırmıyor, aksine yolumuzu kestikleri bile oluyor.

Sizden ricam konuyu taraflı alacaksanız bile şeffaf olmanız. Hatasının olmadığını söyleyen kişi yüce değildir, aksine acizdir.

Güzel seviyeli bir eleştiri olmuş teşekkür ederim.

Yorumunuzdan zaten ne kadar dolu biri olduğunuz anlaşılıyor.

Lüks kavramını Para ile kıyaslamak pek doğru olmasa gerek diye düşünüyorum... Çünkü gerçekten evde oturmaktan çok çok daha az masraflı insan hayatına yön verecek aktiviteler bulunmakta...

Önceki mesajlarda sürekli yazdım, mükerrer olmasına gerek yok.

Herhangi bir tarafta değilim, yani ülkenin durumunun iyi olduğunu iddia etmiyorum, aksine bu kadar kötü durumda nasıl bu kadar rahat olabilirizin sorgulamasını yapmaya çalışıyorum.

Hatam varsa tabi ki düzeltmek isterim, ama yapıcı şekilde konuşmak lazım.

Tembel karakterimizden kaynaklanan sosyalleşmeyi internet üzerinden yapma algısı, markete bisiklet yerine araba ile gitmek ile aynı algıdan kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

Çünkü aklıma başka bir neden gelmiyor.



Biraz örneklemeye başvurayım, araba yerine bisiklet kullanmak fevkâladenin fevkinde bir öneridir. Hem sağlığa, hem ekonomiye, hemde trafiğe yardımı olabilecek bir öneri. Bir ileri gelen çıkıp böyle bir düşünceyi halk ile paylaşsa, sizce kaç kişi çıkıp arabasını kenara koyup bisiklet satın alır?, ama bu ileri gelen bir öneriyle her mahalleye ücretsiz bir bisiklet parkı yapsa, bisikletin satışını hem satıcı hem alıcı için kolaylaştırsa sizce kaç kişi çıkıp bisiklet satın alır?

lüks1
ad
1.
giyim kuşamda, eşyada, harcamada, yaşam biçiminde kendini gösteren gereksiz, aşırı, gösterişli durum.

Bunları yazarken kullandığım bilgisayar 10 yıllıktır, bu bilgisayarı kullanmam lüks değildir. Asıl lüks benim yaptığım şeylerin, kullandığım programların, yazdığım kodların yüzde birini yapamayacak olan kişilerin bin dolarlar ile satın aldıklarıdır.
Şöyle sorayım birde, ben bilgisayar okuyan bir bireyim, bu ileri gelenlerden herhangi biri benim bilgisayar edinmemi önemsiyor mu veya bu yolu kolaylaştırıyor mu ?
Hayır, aksine benim elimde olması gereken ürünü kendi eline alıp bakın biz gelişmiş bir ülkeyiz diyor :)
Burada bahsettiğim bir başka olguda bu.




_____________________________

Eski kullanıcı adı: cemscem

Bu mesaja 1 cevap geldi.

T
Theologist Konu Sahibi
3 yıl (1885 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Fatic

Lüksün kelime anlamını bilmiyorsan o kelimeyi kullanmayacaksın.Şuan senin dediğine göre yaptığımız herşey afrikada yaşayan fakir birine göre lüks,ama avrupada ki zengin birine göre lüks değil.Kendimizi hep başarısızlarla kıyaslayalım öyle değil mi?

Lüksün anlamı bence "Çölün ortasında 50 derece sıcaklıkta tek başına kalmış adamın elindeki tek suyu ayağını yıkamak için kullanmasıdır."

Bu kadar geri kalmış ve fakir bir ülkede elimizdeki bilgisayar ve interneti gelişmek için değil de beğeni kasmak, hava atmak ve oyun için kullanıyorsak bu çöldeki adamın yaptığından ne farkımız var?





< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

J
john ciga
3 yıl (358 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Baltali Ilah


quote:

Orijinalden alıntı: john ciga

Birader senin derdin nedir türk gençliğiyle? Kaçıncı konu bu? Tenise, golfe , sinemaya, paintball vs. için paraları var da gençler mi gitmiyor? Ellerindeki bilgisayardan başka bişeyleri yok mecburen onlarla oyalanıyorlar. Emin ol en çok onlar ister kıyasladığın ülkelerdeki gibi olmayı.

he mecburen onlarla oynuyorlar sen kendini boyle kandir ,bahaneye bak paralari mi var ? iPhone 7 icin var ama nedense

Önceki mesajlarımda yazdım 3 aylık maaşını telefona yatıranda gram beyin yoktur diye. Ayrıca haftada 6 gün günde 12 saat çalıştıktan sonra insanlar izin gününde halı sahaya gidemez





< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


E
erco35coast
3 yıl (1944 mesaj)
Mesela uzun süre mtb ile gezdim. Şimdi de yol yarış toplattım mesela. Ama ben şanslıyım niye mi? En azından İzmir'e bisiklet yolu yapıldı. İmkanı olmayan trafikte sürmek istemeyenler de var.

< Resime gitmek için tıklayın >





< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

A
axelfoly
3 yıl (3106 mesaj)
en basitinden trend topic konu listesi bu durumu bi nebze olsun doğruluyor zaten !




T
Theologist Konu Sahibi
3 yıl (1885 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: cemscem


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: cemscem


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: cemscem

Hocam en yakın zamanda kredi ve kredi kartı borçları, toplumsal ve bireysel ruh sağlığı, sosyal özgürlük, kendini ifade etme özgürlüğü gibi konulardaki gerçekleride bekliyoruz sizden, lütfen tarafsız araştırma şirketlerini kaynak gösterin.

Açtığım ve eleştirdiğim konular burada insanların uygulayabilecekleri şeyler.

Sistemi eleştirmem sistemi düzeltmez...

Ama burada kendimizi eleştirmem bize yön vermek için fırsat verir...

Gelen mesajlardan örnekler...

Biz yapabileceklerimizi konuşalım ve ilerleyelim bence... yoksa kahvehane muhabbetinden ne farkı kalır yaptığımızın? Herkes konuşuyor, ağzı olan eleştiriyor ama elde var 0...

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Ele aldığınız şey ve yapmak istediğinizin düşüncesi güzel fakat uygulama veya yorumlamada bir hatanız mevcut bana sorarsanız.
İnsanların herhangi bir yerden teknolojiye ve daha büyük bir sosyalliğe erişme imkanının olması, bu imkanı yaratmaya çalışması kişiye daha basit, uygulanabilir, ulaşılabilir geliyor ve daha önemlisi burada psikoloji devreye giriyor, bir şeyin parçası olma isteği, aile baskısı, kendini kanıtlayabilme isteği gibi ufak etkenler bile bir insanın fiziki bir hobi yerine oyun oynamasını, fiziki sosyalleşme yerine internet üzerinden sosyalleşme isteğini uyandırıyor. Kaldı ki karşıt etmenin bulunmaması bu isteğin yerine gelmesinde de etkili oluyor, baktığımızda gündelik diyebileceğimiz her bir etkileşimde bu teknoloji, bu imkan yer almış.

İşin yânisi şudur, asıl olay yaşamımızda internetin, teknolojinin, oyunun, sosyal medyanın bulunması değilde müziğin, resimin, insansı etkileşimin bulunmamasıdır. Burada da devreye bahsettiğiniz "lüks" kavramı giriyor, kişinin bir iki ay dişini sıkarak yıllarca kullanabileceği teknolojik alet edinmesi değil, ölene kadar unutmayacağı ve gerekli yerlerde karakterini bile etkileyecek sanatsal aktivitelerde bulunması, bunların bilgisini edinmesi oluyor "lüks" kavramı.

Meşâkatli bir yol sonrasında bilgiyi edinmesi için bireylere tavsiyede bulunmak, onları bu konuda heyecanlandırmak pek tabii işe yarayabilir fakat bunun yerine bu yolu onlar için kolaylaştırmak daha mantıklı olacaktır. Bizim burada tartıştığımız nokta da bu, bizim için bu yolu kimse kolaylaştırmıyor, aksine yolumuzu kestikleri bile oluyor.

Sizden ricam konuyu taraflı alacaksanız bile şeffaf olmanız. Hatasının olmadığını söyleyen kişi yüce değildir, aksine acizdir.

Güzel seviyeli bir eleştiri olmuş teşekkür ederim.

Yorumunuzdan zaten ne kadar dolu biri olduğunuz anlaşılıyor.

Lüks kavramını Para ile kıyaslamak pek doğru olmasa gerek diye düşünüyorum... Çünkü gerçekten evde oturmaktan çok çok daha az masraflı insan hayatına yön verecek aktiviteler bulunmakta...

Önceki mesajlarda sürekli yazdım, mükerrer olmasına gerek yok.

Herhangi bir tarafta değilim, yani ülkenin durumunun iyi olduğunu iddia etmiyorum, aksine bu kadar kötü durumda nasıl bu kadar rahat olabilirizin sorgulamasını yapmaya çalışıyorum.

Hatam varsa tabi ki düzeltmek isterim, ama yapıcı şekilde konuşmak lazım.

Tembel karakterimizden kaynaklanan sosyalleşmeyi internet üzerinden yapma algısı, markete bisiklet yerine araba ile gitmek ile aynı algıdan kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

Çünkü aklıma başka bir neden gelmiyor.



Biraz örneklemeye başvurayım, araba yerine bisiklet kullanmak fevkâladenin fevkinde bir öneridir. Hem sağlığa, hem ekonomiye, hemde trafiğe yardımı olabilecek bir öneri. Bir ileri gelen çıkıp böyle bir düşünceyi halk ile paylaşsa, sizce kaç kişi çıkıp arabasını kenara koyup bisiklet satın alır?, ama bu ileri gelen bir öneriyle her mahalleye ücretsiz bir bisiklet parkı yapsa, bisikletin satışını hem satıcı hem alıcı için kolaylaştırsa sizce kaç kişi çıkıp bisiklet satın alır?

lüks1
ad
1.
giyim kuşamda, eşyada, harcamada, yaşam biçiminde kendini gösteren gereksiz, aşırı, gösterişli durum.

Bunları yazarken kullandığım bilgisayar 10 yıllıktır, bu bilgisayarı kullanmam lüks değildir. Asıl lüks benim yaptığım şeylerin, kullandığım programların, yazdığım kodların yüzde birini yapamayacak olan kişilerin bin dolarlar ile satın aldıklarıdır.
Şöyle sorayım birde, ben bilgisayar okuyan bir bireyim, bu ileri gelenlerden herhangi biri benim bilgisayar edinmemi önemsiyor mu veya bu yolu kolaylaştırıyor mu ?
Hayır, aksine benim elimde olması gereken ürünü kendi eline alıp bakın biz gelişmiş bir ülkeyiz diyor :)
Burada bahsettiğim bir başka olguda bu.

Sizin ifade biçiminiz bile ne kadar birikimli olduğunu çok net gösteriyor.

Ama atladığınız noktalar çok önemli.

Sizce bisiklet kullanan sayısı artarsa, bisikletçilerden oy almak için yöneticiler bisiklet parkı yapmaz mı?

Yani yöneticileri yönlendiren halk biraz da... Arz talep meselesi... Televizyonlarda Evlilik programları, Diziler izlenmiyor olsaydı eğer yapımcılar bu kadar fazla yaparlar mıydı bunca şeyi?

Yani toplum kendini olumlu manada yönlendirirse belki süreç gerektirse bile ülke kalkınır.

Benim de şu an yazdığım bilgisayar 9 yıllık, ve tüm masraflarımı karşılamaya fazlası ile yetiyor... Çıkardığım parayı daha iyi bir bilgisayar almak için kullanıyorum, sonra daha iyisi ve daha çok kazanç... Bu bir örnek ama dediğim gibi biz isteriz ilerlemesini, çabalarız ve ilerleriz.

Önce istemek gerek...

İki sene önce Spor bakanı Akif Çağatay Kılıç bizim yurda gelmişti, masasına gidip konuştum, anlattım şikayetimi. Koskoca başkent ve 1 Km bile bisiklet yolu yok...

Verdiği cevap...

"Konya'da var git oraya sür"

Bunu diyen bir bakan...

Üstelik Gençlik ve Spor bakanı...

Sonra düşündüm, adam haklı... Çünkü Ankara'da kendimden bisikletçi görmüyordum yollarda... Tek süren bendim, çok nadir bir kaç kişi hafta sonu denk geliyordum. O kadar...

Böyle halka böyle yönetici diyerek sustum...





< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

T
Theologist Konu Sahibi
3 yıl (1885 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: erco35coast

Mesela uzun süre mtb ile gezdim. Şimdi de yol yarış toplattım mesela. Ama ben şanslıyım niye mi? En azından İzmir'e bisiklet yolu yapıldı. İmkanı olmayan trafikte sürmek istemeyenler de var.

< Resime gitmek için tıklayın >

Tebrik ederim, ama onu binaya bağlayamın, yazık çalınabilir.

Keşke tüm şehirler İzmir'i örnek alsa bisiklet yolu konusunda... Ankara'da yaşamış biri olarak çok şikayetçiyim ama haksız da sayılmaz belediye, bisiklet süren yok şehirde bir kaç yüz kişiden başka, milyonluk şehir.





< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

H
haylaz__
3 yıl (488 mesaj)
nereye gidersen git kasada 10 dakika bekliyorsun.





< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


H
haylaz__
3 yıl (488 mesaj)
istanbul kozyataginda var bisiklet yolu hemde 3 4 km filan bomboş nerdeyse 1 şerit işgal oluyor.





< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @Theologist

M
merdas
3 yıl (1294 mesaj)
senin bu konuyu acacak kadar boş zamanın varsa, üretmiyorsan , kusura bakma ama ülkeyi eleştirmeden önce aynaya bak


Bu mesaja 1 cevap geldi.

T
Theologist Konu Sahibi
3 yıl (1885 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: merdas

senin bu konuyu acacak kadar boş zamanın varsa, üretmiyorsan , kusura bakma ama ülkeyi eleştirmeden önce aynaya bak

Kazancımı bilgisayarla sağlıyorum, İlahiyatçıyım... Dinden para kazanmaya karşıyım.

< Resime gitmek için tıklayın >





< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

G
glaitaht
3 yıl (228 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: cemscem


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: cemscem


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: cemscem

Hocam en yakın zamanda kredi ve kredi kartı borçları, toplumsal ve bireysel ruh sağlığı, sosyal özgürlük, kendini ifade etme özgürlüğü gibi konulardaki gerçekleride bekliyoruz sizden, lütfen tarafsız araştırma şirketlerini kaynak gösterin.

Açtığım ve eleştirdiğim konular burada insanların uygulayabilecekleri şeyler.

Sistemi eleştirmem sistemi düzeltmez...

Ama burada kendimizi eleştirmem bize yön vermek için fırsat verir...

Gelen mesajlardan örnekler...

Biz yapabileceklerimizi konuşalım ve ilerleyelim bence... yoksa kahvehane muhabbetinden ne farkı kalır yaptığımızın? Herkes konuşuyor, ağzı olan eleştiriyor ama elde var 0...

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Ele aldığınız şey ve yapmak istediğinizin düşüncesi güzel fakat uygulama veya yorumlamada bir hatanız mevcut bana sorarsanız.
İnsanların herhangi bir yerden teknolojiye ve daha büyük bir sosyalliğe erişme imkanının olması, bu imkanı yaratmaya çalışması kişiye daha basit, uygulanabilir, ulaşılabilir geliyor ve daha önemlisi burada psikoloji devreye giriyor, bir şeyin parçası olma isteği, aile baskısı, kendini kanıtlayabilme isteği gibi ufak etkenler bile bir insanın fiziki bir hobi yerine oyun oynamasını, fiziki sosyalleşme yerine internet üzerinden sosyalleşme isteğini uyandırıyor. Kaldı ki karşıt etmenin bulunmaması bu isteğin yerine gelmesinde de etkili oluyor, baktığımızda gündelik diyebileceğimiz her bir etkileşimde bu teknoloji, bu imkan yer almış.

İşin yânisi şudur, asıl olay yaşamımızda internetin, teknolojinin, oyunun, sosyal medyanın bulunması değilde müziğin, resimin, insansı etkileşimin bulunmamasıdır. Burada da devreye bahsettiğiniz "lüks" kavramı giriyor, kişinin bir iki ay dişini sıkarak yıllarca kullanabileceği teknolojik alet edinmesi değil, ölene kadar unutmayacağı ve gerekli yerlerde karakterini bile etkileyecek sanatsal aktivitelerde bulunması, bunların bilgisini edinmesi oluyor "lüks" kavramı.

Meşâkatli bir yol sonrasında bilgiyi edinmesi için bireylere tavsiyede bulunmak, onları bu konuda heyecanlandırmak pek tabii işe yarayabilir fakat bunun yerine bu yolu onlar için kolaylaştırmak daha mantıklı olacaktır. Bizim burada tartıştığımız nokta da bu, bizim için bu yolu kimse kolaylaştırmıyor, aksine yolumuzu kestikleri bile oluyor.

Sizden ricam konuyu taraflı alacaksanız bile şeffaf olmanız. Hatasının olmadığını söyleyen kişi yüce değildir, aksine acizdir.

Güzel seviyeli bir eleştiri olmuş teşekkür ederim.

Yorumunuzdan zaten ne kadar dolu biri olduğunuz anlaşılıyor.

Lüks kavramını Para ile kıyaslamak pek doğru olmasa gerek diye düşünüyorum... Çünkü gerçekten evde oturmaktan çok çok daha az masraflı insan hayatına yön verecek aktiviteler bulunmakta...

Önceki mesajlarda sürekli yazdım, mükerrer olmasına gerek yok.

Herhangi bir tarafta değilim, yani ülkenin durumunun iyi olduğunu iddia etmiyorum, aksine bu kadar kötü durumda nasıl bu kadar rahat olabilirizin sorgulamasını yapmaya çalışıyorum.

Hatam varsa tabi ki düzeltmek isterim, ama yapıcı şekilde konuşmak lazım.

Tembel karakterimizden kaynaklanan sosyalleşmeyi internet üzerinden yapma algısı, markete bisiklet yerine araba ile gitmek ile aynı algıdan kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

Çünkü aklıma başka bir neden gelmiyor.



Biraz örneklemeye başvurayım, araba yerine bisiklet kullanmak fevkâladenin fevkinde bir öneridir. Hem sağlığa, hem ekonomiye, hemde trafiğe yardımı olabilecek bir öneri. Bir ileri gelen çıkıp böyle bir düşünceyi halk ile paylaşsa, sizce kaç kişi çıkıp arabasını kenara koyup bisiklet satın alır?, ama bu ileri gelen bir öneriyle her mahalleye ücretsiz bir bisiklet parkı yapsa, bisikletin satışını hem satıcı hem alıcı için kolaylaştırsa sizce kaç kişi çıkıp bisiklet satın alır?

lüks1
ad
1.
giyim kuşamda, eşyada, harcamada, yaşam biçiminde kendini gösteren gereksiz, aşırı, gösterişli durum.

Bunları yazarken kullandığım bilgisayar 10 yıllıktır, bu bilgisayarı kullanmam lüks değildir. Asıl lüks benim yaptığım şeylerin, kullandığım programların, yazdığım kodların yüzde birini yapamayacak olan kişilerin bin dolarlar ile satın aldıklarıdır.
Şöyle sorayım birde, ben bilgisayar okuyan bir bireyim, bu ileri gelenlerden herhangi biri benim bilgisayar edinmemi önemsiyor mu veya bu yolu kolaylaştırıyor mu ?
Hayır, aksine benim elimde olması gereken ürünü kendi eline alıp bakın biz gelişmiş bir ülkeyiz diyor :)
Burada bahsettiğim bir başka olguda bu.

Sizin ifade biçiminiz bile ne kadar birikimli olduğunu çok net gösteriyor.

Ama atladığınız noktalar çok önemli.

Sizce bisiklet kullanan sayısı artarsa, bisikletçilerden oy almak için yöneticiler bisiklet parkı yapmaz mı?

Yani yöneticileri yönlendiren halk biraz da... Arz talep meselesi... Televizyonlarda Evlilik programları, Diziler izlenmiyor olsaydı eğer yapımcılar bu kadar fazla yaparlar mıydı bunca şeyi?

Yani toplum kendini olumlu manada yönlendirirse belki süreç gerektirse bile ülke kalkınır.

Benim de şu an yazdığım bilgisayar 9 yıllık, ve tüm masraflarımı karşılamaya fazlası ile yetiyor... Çıkardığım parayı daha iyi bir bilgisayar almak için kullanıyorum, sonra daha iyisi ve daha çok kazanç... Bu bir örnek ama dediğim gibi biz isteriz ilerlemesini, çabalarız ve ilerleriz.

Önce istemek gerek...

İki sene önce Spor bakanı Akif Çağatay Kılıç bizim yurda gelmişti, masasına gidip konuştum, anlattım şikayetimi. Koskoca başkent ve 1 Km bile bisiklet yolu yok...

Verdiği cevap...

"Konya'da var git oraya sür"

Bunu diyen bir bakan...

Üstelik Gençlik ve Spor bakanı...

Sonra düşündüm, adam haklı... Çünkü Ankara'da kendimden bisikletçi görmüyordum yollarda... Tek süren bendim, çok nadir bir kaç kişi hafta sonu denk geliyordum. O kadar...

Böyle halka böyle yönetici diyerek sustum...

İstediğimiz bu değil mi? bana hizmet ederek benden bir şey istemeleri, bana hiçbir katkıda bulunmadan bir şey istemelerinden iyidir.

Evlilik programlarını hatırlatmanız çok iyi oldu, bu programların neden bu kadar izlendiği merak konusudur, halbuki izleyenine sorsak yetecek, ben sordum ve "izleyecek başka bir şey mi var?, olsa zaten neden izliyeyim" cevabını aldım. Bu bir çok şeyi açıklıyor aslında. Yapımcılara yeni ve riskli bir yapıma girişmeleri yerine insanları bu tarz programlarla boğup, izleyecek başka bir şey bırakmamalarını sağlamak ve sonunda "alışmalarını" beklemek daha kolay, daha etkili geliyor. Aynı düşünceyi siyasi boyuta da taşıyabiliriz; "Biz bir şey yapmıyoruz ama bak bizden öncekilerde yapmıyordu, bak bizden sonrakiler de yapmayacak, o yüzden bizle kal".

Ülkeden 5 tane kuantum fizikcisi çıkıyor diye ülkedeki bütün üniversitelerin bu alanda sadece 5 kontenjanı mı vardır?, her üniversite belli bir kontenjanını açar ne kadar zararlıda (ki bilgi paylaşmanın zararı olmaz) çıksa o bölümden öğrenci yetiştirmeye çalışır.

Ekosistemde cansız çevre mi önce oluşur canlı çevre mi?, ilkten talep edilecek ortam oluşmalı ki arz edebilme imkanı olsun. Ufaktan beri çalgı çalmak istemişimdir ancak bu yaşımda mümkün oldu bu, çünkü şehir değiştirdim ve şuan kaldığım yerde ücretsiz bir kurs var. Teknik olarak şehir değiştirmeden önce bu konuda bir isteğim vardı fakat bir etkileşimim yoktu, dışarıdan kimse fark edemezdi kısacası. Ama şimdi sırtımda gitarı gören herkes kursa gittiğim çıkarımında bulunabiliyor.


Bu arada tartışma için çok teşekkür ederim, zaman zaman kendini ifade etmesi gerekiyor insanın, her ne kadar internet ortamında da olsa iyi geldi, son mesajım olacak bu konuya, iyi günler dilerim.




_____________________________

Eski kullanıcı adı: cemscem

Bu mesaja 1 cevap geldi.

T
Theologist Konu Sahibi
3 yıl (1885 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: cemscem


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: cemscem


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: cemscem


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: cemscem

Hocam en yakın zamanda kredi ve kredi kartı borçları, toplumsal ve bireysel ruh sağlığı, sosyal özgürlük, kendini ifade etme özgürlüğü gibi konulardaki gerçekleride bekliyoruz sizden, lütfen tarafsız araştırma şirketlerini kaynak gösterin.

Açtığım ve eleştirdiğim konular burada insanların uygulayabilecekleri şeyler.

Sistemi eleştirmem sistemi düzeltmez...

Ama burada kendimizi eleştirmem bize yön vermek için fırsat verir...

Gelen mesajlardan örnekler...

Biz yapabileceklerimizi konuşalım ve ilerleyelim bence... yoksa kahvehane muhabbetinden ne farkı kalır yaptığımızın? Herkes konuşuyor, ağzı olan eleştiriyor ama elde var 0...

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Ele aldığınız şey ve yapmak istediğinizin düşüncesi güzel fakat uygulama veya yorumlamada bir hatanız mevcut bana sorarsanız.
İnsanların herhangi bir yerden teknolojiye ve daha büyük bir sosyalliğe erişme imkanının olması, bu imkanı yaratmaya çalışması kişiye daha basit, uygulanabilir, ulaşılabilir geliyor ve daha önemlisi burada psikoloji devreye giriyor, bir şeyin parçası olma isteği, aile baskısı, kendini kanıtlayabilme isteği gibi ufak etkenler bile bir insanın fiziki bir hobi yerine oyun oynamasını, fiziki sosyalleşme yerine internet üzerinden sosyalleşme isteğini uyandırıyor. Kaldı ki karşıt etmenin bulunmaması bu isteğin yerine gelmesinde de etkili oluyor, baktığımızda gündelik diyebileceğimiz her bir etkileşimde bu teknoloji, bu imkan yer almış.

İşin yânisi şudur, asıl olay yaşamımızda internetin, teknolojinin, oyunun, sosyal medyanın bulunması değilde müziğin, resimin, insansı etkileşimin bulunmamasıdır. Burada da devreye bahsettiğiniz "lüks" kavramı giriyor, kişinin bir iki ay dişini sıkarak yıllarca kullanabileceği teknolojik alet edinmesi değil, ölene kadar unutmayacağı ve gerekli yerlerde karakterini bile etkileyecek sanatsal aktivitelerde bulunması, bunların bilgisini edinmesi oluyor "lüks" kavramı.

Meşâkatli bir yol sonrasında bilgiyi edinmesi için bireylere tavsiyede bulunmak, onları bu konuda heyecanlandırmak pek tabii işe yarayabilir fakat bunun yerine bu yolu onlar için kolaylaştırmak daha mantıklı olacaktır. Bizim burada tartıştığımız nokta da bu, bizim için bu yolu kimse kolaylaştırmıyor, aksine yolumuzu kestikleri bile oluyor.

Sizden ricam konuyu taraflı alacaksanız bile şeffaf olmanız. Hatasının olmadığını söyleyen kişi yüce değildir, aksine acizdir.

Güzel seviyeli bir eleştiri olmuş teşekkür ederim.

Yorumunuzdan zaten ne kadar dolu biri olduğunuz anlaşılıyor.

Lüks kavramını Para ile kıyaslamak pek doğru olmasa gerek diye düşünüyorum... Çünkü gerçekten evde oturmaktan çok çok daha az masraflı insan hayatına yön verecek aktiviteler bulunmakta...

Önceki mesajlarda sürekli yazdım, mükerrer olmasına gerek yok.

Herhangi bir tarafta değilim, yani ülkenin durumunun iyi olduğunu iddia etmiyorum, aksine bu kadar kötü durumda nasıl bu kadar rahat olabilirizin sorgulamasını yapmaya çalışıyorum.

Hatam varsa tabi ki düzeltmek isterim, ama yapıcı şekilde konuşmak lazım.

Tembel karakterimizden kaynaklanan sosyalleşmeyi internet üzerinden yapma algısı, markete bisiklet yerine araba ile gitmek ile aynı algıdan kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

Çünkü aklıma başka bir neden gelmiyor.



Biraz örneklemeye başvurayım, araba yerine bisiklet kullanmak fevkâladenin fevkinde bir öneridir. Hem sağlığa, hem ekonomiye, hemde trafiğe yardımı olabilecek bir öneri. Bir ileri gelen çıkıp böyle bir düşünceyi halk ile paylaşsa, sizce kaç kişi çıkıp arabasını kenara koyup bisiklet satın alır?, ama bu ileri gelen bir öneriyle her mahalleye ücretsiz bir bisiklet parkı yapsa, bisikletin satışını hem satıcı hem alıcı için kolaylaştırsa sizce kaç kişi çıkıp bisiklet satın alır?

lüks1
ad
1.
giyim kuşamda, eşyada, harcamada, yaşam biçiminde kendini gösteren gereksiz, aşırı, gösterişli durum.

Bunları yazarken kullandığım bilgisayar 10 yıllıktır, bu bilgisayarı kullanmam lüks değildir. Asıl lüks benim yaptığım şeylerin, kullandığım programların, yazdığım kodların yüzde birini yapamayacak olan kişilerin bin dolarlar ile satın aldıklarıdır.
Şöyle sorayım birde, ben bilgisayar okuyan bir bireyim, bu ileri gelenlerden herhangi biri benim bilgisayar edinmemi önemsiyor mu veya bu yolu kolaylaştırıyor mu ?
Hayır, aksine benim elimde olması gereken ürünü kendi eline alıp bakın biz gelişmiş bir ülkeyiz diyor :)
Burada bahsettiğim bir başka olguda bu.

Sizin ifade biçiminiz bile ne kadar birikimli olduğunu çok net gösteriyor.

Ama atladığınız noktalar çok önemli.

Sizce bisiklet kullanan sayısı artarsa, bisikletçilerden oy almak için yöneticiler bisiklet parkı yapmaz mı?

Yani yöneticileri yönlendiren halk biraz da... Arz talep meselesi... Televizyonlarda Evlilik programları, Diziler izlenmiyor olsaydı eğer yapımcılar bu kadar fazla yaparlar mıydı bunca şeyi?

Yani toplum kendini olumlu manada yönlendirirse belki süreç gerektirse bile ülke kalkınır.

Benim de şu an yazdığım bilgisayar 9 yıllık, ve tüm masraflarımı karşılamaya fazlası ile yetiyor... Çıkardığım parayı daha iyi bir bilgisayar almak için kullanıyorum, sonra daha iyisi ve daha çok kazanç... Bu bir örnek ama dediğim gibi biz isteriz ilerlemesini, çabalarız ve ilerleriz.

Önce istemek gerek...

İki sene önce Spor bakanı Akif Çağatay Kılıç bizim yurda gelmişti, masasına gidip konuştum, anlattım şikayetimi. Koskoca başkent ve 1 Km bile bisiklet yolu yok...

Verdiği cevap...

"Konya'da var git oraya sür"

Bunu diyen bir bakan...

Üstelik Gençlik ve Spor bakanı...

Sonra düşündüm, adam haklı... Çünkü Ankara'da kendimden bisikletçi görmüyordum yollarda... Tek süren bendim, çok nadir bir kaç kişi hafta sonu denk geliyordum. O kadar...

Böyle halka böyle yönetici diyerek sustum...

İstediğimiz bu değil mi? bana hizmet ederek benden bir şey istemeleri, bana hiçbir katkıda bulunmadan bir şey istemelerinden iyidir.

Evlilik programlarını hatırlatmanız çok iyi oldu, bu programların neden bu kadar izlendiği merak konusudur, halbuki izleyenine sorsak yetecek, ben sordum ve "izleyecek başka bir şey mi var?, olsa zaten neden izliyeyim" cevabını aldım. Bu bir çok şeyi açıklıyor aslında. Yapımcılara yeni ve riskli bir yapıma girişmeleri yerine insanları bu tarz programlarla boğup, izleyecek başka bir şey bırakmamalarını sağlamak ve sonunda "alışmalarını" beklemek daha kolay, daha etkili geliyor. Aynı düşünceyi siyasi boyuta da taşıyabiliriz; "Biz bir şey yapmıyoruz ama bak bizden öncekilerde yapmıyordu, bak bizden sonrakiler de yapmayacak, o yüzden bizle kal".

Ülkeden 5 tane kuantum fizikcisi çıkıyor diye ülkedeki bütün üniversitelerin bu alanda sadece 5 kontenjanı mı vardır?, her üniversite belli bir kontenjanını açar ne kadar zararlıda (ki bilgi paylaşmanın zararı olmaz) çıksa o bölümden öğrenci yetiştirmeye çalışır.

Ekosistemde cansız çevre mi önce oluşur canlı çevre mi?, ilkten talep edilecek ortam oluşmalı ki arz edebilme imkanı olsun. Ufaktan beri çalgı çalmak istemişimdir ancak bu yaşımda mümkün oldu bu, çünkü şehir değiştirdim ve şuan kaldığım yerde ücretsiz bir kurs var. Teknik olarak şehir değiştirmeden önce bu konuda bir isteğim vardı fakat bir etkileşimim yoktu, dışarıdan kimse fark edemezdi kısacası. Ama şimdi sırtımda gitarı gören herkes kursa gittiğim çıkarımında bulunabiliyor.


Bu arada tartışma için çok teşekkür ederim, zaman zaman kendini ifade etmesi gerekiyor insanın, her ne kadar internet ortamında da olsa iyi geldi, son mesajım olacak bu konuya, iyi günler dilerim.

Rica ederim, iyi günler. Faydalı oldu.





< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >


G
Guest-C6B037E8D
3 yıl (2654 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: G00


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: G00

ülkede sürekli fabrika açılıyor, üç dört ayda her ilde konser, etkinlik, turnuvalar düzenleniyor, her yıl olmasa dahi umf, tomorrowland gibi festivallere gidiliyor, okul sonrası 2-3 saat part time çalışıp aylık 300-400 tl ek gelir sağlıyoruz.

bügün açlık sınırı asgari ücretin üstünde. yukarıda saydıklarımın hayatında 1-2 tanesini yapan kendini şanslı saysın. bugün yabancı birinin konseri olsa bileti en kötü yerinde 150-200 lira ve bu konser istanbulda. 100 lirada yol parası, 150 yemek rahatlıkla gider. ee bunun duruma göre konaklaması var. buna da 100 lira de. etti mi sana 1 konser 500 lira. bu adamın aylığı 1500 lira olsa bu ayı nasıl geçirecek?

veya gitar kursu başlangıç için alınacak bir gitar 100 lira ve saat başı düzgün bir hocadan alayım dese 100 lira. 10 saat alsa yetmez ama yetti diyelim 1100 lira bunu asgari ücret alan bir aile nasıl karşılasın?

bugün bazı milli sporcuların maddi sıkıntıları varken, buraya gelip gençler lüks içerisinde yaşıyor deme. kimse bilgisayar başında pineklemek istemez. bugün 3 saatliğine dışarı çıktım en az 20 lira para gitti ve bulunduğum yer ucuz bir yer. bunu 30 güne çarp bakayım. ayda 600 lira yapar. bazı öğrencilerin bir aylık gideri.

buraya gelip gençler çok lüks içinde yaşıyor deme. bugün benim için gerekli olan solid,autocad, catia gibi bir program en az 150 dolar. dolar bugün 3.6 tl bu da 540 lira yapıyor. bak yine dediğime geldik. kısaca lüksten değil mecburiyetten.

bende isterim lisanslı program kullanmak, ayda bir konsere, yazın 1-2 defa festivale, yazın tatilde yurtdışı veya antalya gibi tatil merkezlerine, çeşitli kurslara.



Hayat Türkiye'de güzel diyen olmadı ki?

Sistem mükemmel... Ekonomi şahane diyen de yok...

Bu kadar sıkıntı var saydığın... Ona rağmen bu kadar Oyun, Televizyon, Dizi, Sosyal Medya gibi onca boş şeylere nasıl bu kadar çok zaman ayırıyoruz?

Elimizde bilgisayar varken, bu bilgisayar ve internet ile hayatı, bilinç düzeyimizi değiştirecek imkan varken...

Dil öğrenmek, yurt dışı ile iletişim kurmak, oradan davetler almak veya etmek, satış yapmak, teknik öğrenmek ve geliştirmek gibi imkanlar varken biz neler yapıyoruz?

Bu kadar sıkıntı içinde nasıl 6 Saat İnternet ve Oyuna ayırıyoruz? Nasıl 4-5 Saat Televizyona ayırıyoruz? Nereden geliyor bu lüks sanki hiç bir sorunumuz yokmuş gibi.

Paramız mı yok? Para kazanamıyor muyuz? Kazanmak varken tüketmek neden?

herşeyimizde sıkıntı var. en başta geçim sıkıntısı. insanlar ay sonunu nasıl geçireceğim diye düşünürken başka şeylere öncelik tanımaz. bu konu hakkında tarih hocam çok güzel bir açıklama yapmıştı. avrupa neden rönesans ve reform hareketlerinden sonra bir anda atılım yaptı? çünkü o dönemin öncesinde avrupaya giden mallar çin ve hindistandan geliyordu. o dönemin şartları göz önüne alındığında 1 liralık mal sana 100 lira oluyordu. coğrafi keşifler sonunda avrupaya yüklü miktarda altın, gümüş gibi değerli maden akışı başladı. bu da ekonomik sıkıntıların aşılmasına neden oldu. hal böyle olunca insanlar bilime ve sanata kafa yormaya başladı.
kısaca aç bir insanı bir odada yemek masası ve tablolarda baş başa bıraksan o ilk başta yemeği tercih eder yemekten sonra sanata ve bilime yönelir. bu olayın tam tersi bu topraklarda oldu. 1670 öncesi ile sonrasını karşılaştır bakalım. ortaya nasıl bir sonuç çıkacak.

her şey maddiyata bağlıdır. ülkemizde insanların şu an tek düşüncesi bir an önce işe girip çalışmak. gerisi onlar için ikinci, üçüncü hatta en son sırada.

Kusura bakmayın da buradan bakınca pek para kazanma ihtiyacı görünmüyor... Oturduğu yerden kazanmak varken, neden kölelik gibi bir iş için can atsın gençlik, üstelik tembel olduğu bu kadar ortadayken?

o zaman bütün ülke internette çeviri yapsın. hiç bir ihtiyaç maddesi üretilmesi hepsi dışarıdan gelsin. bırak bu işleri sana nedenini güzelce açıkladım ve senin cevabın 2 cümle. neymiş herkes oturduğu yerden para kazansın. o zaman gir bir saadet zincirine ver 200 tl millete bunun faydalarını anlatıp ayda binlerce lira kazan. bu daha avantajlı görünüyor.


Bu mesaja 1 cevap geldi.

M
merdas
3 yıl (1294 mesaj)
Biz tembeliz en büyük sorun bu lüks ve rahat içinde yaşamıyoruz . Herkesin ilk amacı kolay yoldan parayı bulmak veya yurtdışına kaçmak .Sen de ne kadar sosyal olsan da sonunda kendine veya başka bir aktiviteye ayırabileceğin zamanı burada internette boş boş geçiriyorsun. Kafalar hepimizin değişmeli , değişmediği sürece aynı tas aynı hamam devam eder.


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Theologist

T
Theologist Konu Sahibi
3 yıl (1885 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: G00


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: G00


quote:

Orijinalden alıntı: Theologist


quote:

Orijinalden alıntı: G00

ülkede sürekli fabrika açılıyor, üç dört ayda her ilde konser, etkinlik, turnuvalar düzenleniyor, her yıl olmasa dahi umf, tomorrowland gibi festivallere gidiliyor, okul sonrası 2-3 saat part time çalışıp aylık 300-400 tl ek gelir sağlıyoruz.

bügün açlık sınırı asgari ücretin üstünde. yukarıda saydıklarımın hayatında 1-2 tanesini yapan kendini şanslı saysın. bugün yabancı birinin konseri olsa bileti en kötü yerinde 150-200 lira ve bu konser istanbulda. 100 lirada yol parası, 150 yemek rahatlıkla gider. ee bunun duruma göre konaklaması var. buna da 100 lira de. etti mi sana 1 konser 500 lira. bu adamın aylığı 1500 lira olsa bu ayı nasıl geçirecek?

veya gitar kursu başlangıç için alınacak bir gitar 100 lira ve saat başı düzgün bir hocadan alayım dese 100 lira. 10 saat alsa yetmez ama yetti diyelim 1100 lira bunu asgari ücret alan bir aile nasıl karşılasın?

bugün bazı milli sporcuların maddi sıkıntıları varken, buraya gelip gençler lüks içerisinde yaşıyor deme. kimse bilgisayar başında pineklemek istemez. bugün 3 saatliğine dışarı çıktım en az 20 lira para gitti ve bulunduğum yer ucuz bir yer. bunu 30 güne çarp bakayım. ayda 600 lira yapar. bazı öğrencilerin bir aylık gideri.

buraya gelip gençler çok lüks içinde yaşıyor deme. bugün benim için gerekli olan solid,autocad, catia gibi bir program en az 150 dolar. dolar bugün 3.6 tl bu da 540 lira yapıyor. bak yine dediğime geldik. kısaca lüksten değil mecburiyetten.

bende isterim lisanslı program kullanmak, ayda bir konsere, yazın 1-2 defa festivale, yazın tatilde yurtdışı veya antalya gibi tatil merkezlerine, çeşitli kurslara.



Hayat Türkiye'de güzel diyen olmadı ki?

Sistem mükemmel... Ekonomi şahane diyen de yok...

Bu kadar sıkıntı var saydığın... Ona rağmen bu kadar Oyun, Televizyon, Dizi, Sosyal Medya gibi onca boş şeylere nasıl bu kadar çok zaman ayırıyoruz?

Elimizde bilgisayar varken, bu bilgisayar ve internet ile hayatı, bilinç düzeyimizi değiştirecek imkan varken...

Dil öğrenmek, yurt dışı ile iletişim kurmak, oradan davetler almak veya etmek, satış yapmak, teknik öğrenmek ve geliştirmek gibi imkanlar varken biz neler yapıyoruz?

Bu kadar sıkıntı içinde nasıl 6 Saat İnternet ve Oyuna ayırıyoruz? Nasıl 4-5 Saat Televizyona ayırıyoruz? Nereden geliyor bu lüks sanki hiç bir sorunumuz yokmuş gibi.

Paramız mı yok? Para kazanamıyor muyuz? Kazanmak varken tüketmek neden?

herşeyimizde sıkıntı var. en başta geçim sıkıntısı. insanlar ay sonunu nasıl geçireceğim diye düşünürken başka şeylere öncelik tanımaz. bu konu hakkında tarih hocam çok güzel bir açıklama yapmıştı. avrupa neden rönesans ve reform hareketlerinden sonra bir anda atılım yaptı? çünkü o dönemin öncesinde avrupaya giden mallar çin ve hindistandan geliyordu. o dönemin şartları göz önüne alındığında 1 liralık mal sana 100 lira oluyordu. coğrafi keşifler sonunda avrupaya yüklü miktarda altın, gümüş gibi değerli maden akışı başladı. bu da ekonomik sıkıntıların aşılmasına neden oldu. hal böyle olunca insanlar bilime ve sanata kafa yormaya başladı.
kısaca aç bir insanı bir odada yemek masası ve tablolarda baş başa bıraksan o ilk başta yemeği tercih eder yemekten sonra sanata ve bilime yönelir. bu olayın tam tersi bu topraklarda oldu. 1670 öncesi ile sonrasını karşılaştır bakalım. ortaya nasıl bir sonuç çıkacak.

her şey maddiyata bağlıdır. ülkemizde insanların şu an tek düşüncesi bir an önce işe girip çalışmak. gerisi onlar için ikinci, üçüncü hatta en son sırada.

Kusura bakmayın da buradan bakınca pek para kazanma ihtiyacı görünmüyor... Oturduğu yerden kazanmak varken, neden kölelik gibi bir iş için can atsın gençlik, üstelik tembel olduğu bu kadar ortadayken?

o zaman bütün ülke internette çeviri yapsın. hiç bir ihtiyaç maddesi üretilmesi hepsi dışarıdan gelsin. bırak bu işleri sana nedenini güzelce açıkladım ve senin cevabın 2 cümle. neymiş herkes oturduğu yerden para kazansın. o zaman gir bir saadet zincirine ver 200 tl millete bunun faydalarını anlatıp ayda binlerce lira kazan. bu daha avantajlı görünüyor.

Herkes hizmet ve üretim sektöründe çalıştığı için mi ortalama

Bilgisayar oyunlarına 3 Saat

Sosyal Medyaya 3 Saat

Televizyona 4.5 Saat

Uykuya 8.5 Saat

yani toplamda 19 Saat böyle işlere ayırıyoruz?

Ne ara üretiyoruz?





< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.