Çıkar çatışmalarından azami ölcüde yararlanmanın ne kadar büyük bir güç olduğuna dair. Burada duygusal davranmayıp mutlak gerçekler üzerinden yorum yapmazsak kendimize kötülük yapmış oluruz. Evet, TSK çok güçlü ve burada çok önemli rol oynadı. Ama burada başat aktör ABD'dir. Orada ABD'nin çıkarları bu kritik noktada Türkiye ile inanılmaz bir doğrulukla çakışmıştı. Siyasi olarak ABD'nin tavrı, askeri olarak Türkiye'nin tavrı bu kilit arazide Rus, Esat Rejimi, İran koalisyonunu net bir şekilde durdurdu. Burada ABD'nin siyasi desteği, Türkiye'nin askeri desteği sinerji doğurdu İdlip diye tarihi bir gerçekliğin oluşmasına neden oldu.
Gelelim günümüze; Biz bir tercih yapmak zorunda kaldık; tercihimiz Türkiye'nin menfaati yönünde oldu ve şimdilik kazanmış görünüyoruz. Ancak zamanında aynı refleksi de göstermiş olmalıydık. Zamanında IŞID, KOBANİ denilen yere ilerlediğinde RTE ne demişti; Az kaldı, orası düşmek üzere mealinde bir söz söyledi. Peki sonrasında ne oldu. Ne Türkiye kamuoyu ne bölge kamuoyu bunu anlayamadı. Herkes IŞID olacağına PKK olsun kıvamına getirildi. Oysa Türkiye'nin menfaati PKK'dan yana olmak değildi, Türkiye Suriye'de PKK menfaatlerine katkı sağlayacak yöne savrulmaya zorlandı Hatta Peşmerge Türkiye üzerinden oraya gönderildi. Sonra ne oldu, IŞID yok edildi, ama PKK edilemedi. Eğer o gün Türkiye toplumu RTE'yi anlasaydı Suriye'de hiç bir zaman bir PKK işgalinden söz etmeyecektik. Sonuçta ne oldu, Eset gitti, IŞID gitti, İdlip gerçekliği kazandı. Normal olması gereken neydi; IŞID PKK'yı yok edecekti, Esed'i yok edecekti. İdlip sinerjisi IŞID'ı yok edecekti. Bugünkü konumun aynısı olacaktı.
Bugün Türkiye'de herkes Suriye'de PKK olacağına HTŞ olsun deme noktasına geldi. Ama zamanında Türkiye toplumunun yarısı (muhalif kesim) dinci İŞID olacağına dinsiz PKK olsun daha iyi diyordu. Ama şimdi herkes dinsiz PKK olmasında ne olursa olsun noktasına geldi. RTE'nin zamanında geldiği noktaya toplum ancak yeni geldi. IŞID olur muydu ya diyenler, Şimdiki Suriye yönetimi IŞID'ten dönüşme değil mi? IŞID kartı inanılmaz bir karttı ve bu kartı Türkiye doğru bir şekilde kullanamadı ve ABD tek başına IŞID kartıyla Türkiye dahil bölgede her ülkeyi her oyunda mat etmeyi bildi. Oysa IŞID kartını ele geçirenin her oyunda kazanan olacağını RTE'den başka anlayan olmamıştı. Sonuçta çok bedel ödeyerek aynı noktaya geldik. Ama Suriye'de Kürtçülük virüsünün siyasallaşmasına hep birlikte katkıda bulunduk. Geçmişte Türkiye'de aynı hata yapıldı, Irak'da aynı hata yapıldı. Kendi ellerimizle Kürdistan bilincini diri tutmaya devam ettik ve ediyoruz. Hiç ibret almıyoruz geçmişten. Tarih hep tekerrür ediyor ve edecek..
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi asau -- 20 Ocak 2026; 17:24:7 >
En sonunda sınırdan bize gelecekler yine.Belli oldu iş.Başlamışlardır belki.1-2 duvardan atlama görüntüsü var ama geliyorlar mı gidiyorlar mı belli değil
Biz allahtan büyüğüz demiş kekolar. Devlet aklı denen şey gerçek olsa bunu alır çarşaf çarşaf yayınlar tvde. Madem dini kullanacaksın bu şekilde kullan. Siz müslümansınız onlar kafir de kürtlere. Psikolojik ayrıştırma yap.
Çıkar çatışmalarından azami ölcüde yararlanmanın ne kadar büyük bir güç olduğuna dair. Burada duygusal davranmayıp mutlak gerçekler üzerinden yorum yapmazsak kendimize kötülük yapmış oluruz. Evet, TSK çok güçlü ve burada çok önemli rol oynadı. Ama burada başat aktör ABD'dir. Orada ABD'nin çıkarları bu kritik noktada Türkiye ile inanılmaz bir doğrulukla çakışmıştı. Siyasi olarak ABD'nin tavrı, askeri olarak Türkiye'nin tavrı bu kilit arazide Rus, Esat Rejimi, İran koalisyonunu net bir şekilde durdurdu. Burada ABD'nin siyasi desteği, Türkiye'nin askeri desteği sinerji doğurdu İdlip diye tarihi bir gerçekliğin oluşmasına neden oldu.
Gelelim günümüze; Biz bir tercih yapmak zorunda kaldık; tercihimiz Türkiye'nin menfaati yönünde oldu ve şimdilik kazanmış görünüyoruz. Ancak zamanında aynı refleksi de göstermiş olmalıydık. Zamanında IŞID, KOBANİ denilen yere ilerlediğinde RTE ne demişti; Az kaldı, orası düşmek üzere mealinde bir söz söyledi. Peki sonrasında ne oldu. Ne Türkiye kamuoyu ne bölge kamuoyu bunu anlayamadı. Herkes IŞID olacağına PKK olsun kıvamına getirildi. Oysa Türkiye'nin menfaati PKK'dan yana olmak değildi, Türkiye Suriye'de PKK menfaatlerine katkı sağlayacak yöne savrulmaya zorlandı Hatta Peşmerge Türkiye üzerinden oraya gönderildi. Sonra ne oldu, IŞID yok edildi, ama PKK edilemedi. Eğer o gün Türkiye toplumu RTE'yi anlasaydı Suriye'de hiç bir zaman bir PKK işgalinden söz etmeyecektik. Sonuçta ne oldu, Eset gitti, IŞID gitti, İdlip gerçekliği kazandı. Normal olması gereken neydi; IŞID PKK'yı yok edecekti, Esed'i yok edecekti. İdlip sinerjisi IŞID'ı yok edecekti. Bugünkü konumun aynısı olacaktı.
Bugün Türkiye'de herkes Suriye'de PKK olacağına HTŞ olsun deme noktasına geldi. Ama zamanında Türkiye toplumunun yarısı (muhalif kesim) dinci İŞID olacağına dinsiz PKK olsun daha iyi diyordu. Ama şimdi herkes dinsiz PKK olmasında ne olursa olsun noktasına geldi. RTE'nin zamanında geldiği noktaya toplum ancak yeni geldi. IŞID olur muydu ya diyenler, Şimdiki Suriye yönetimi IŞID'ten dönüşme değil mi? IŞID kartı inanılmaz bir karttı ve bu kartı Türkiye doğru bir şekilde kullanamadı ve ABD tek başına IŞID kartıyla Türkiye dahil bölgede her ülkeyi her oyunda mat etmeyi bildi. Oysa IŞID kartını ele geçirenin her oyunda kazanan olacağını RTE'den başka anlayan olmamıştı. Sonuçta çok bedel ödeyerek aynı noktaya geldik. Ama Suriye'de Kürtçülük virüsünün siyasallaşmasına hep birlikte katkıda bulunduk. Geçmişte Türkiye'de aynı hata yapıldı, Irak'da aynı hata yapıldı. Kendi ellerimizle Kürdistan bilincini diri tutmaya devam ettik ve ediyoruz. Hiç ibret almıyoruz geçmişten. Tarih hep tekerrür ediyor ve edecek..
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi asau -- 20 Ocak 2026; 17:24:7 >
Bu mesajda bahsedilenler: @OPTİMİST