Bu konudaki kullanıcılar: 2 misafir, 1 mobil kullanıcı
10
Cevap
0
Tıklama
0
Öne Çıkarma
silinsin

L Looksmaxer Konu Sahibi
2 ay (60 mesaj)
sil





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Looksmaxer -- 27 Şubat 2021; 18:41:52 >


_____________________________

Eski kullanıcı adı: Aryan187



K kadobay
2 ay (253 mesaj)
Daha peygamber zamanında bile bunun cezasının ölüm olduğuna dair islam literatüründeki sahih hadis kaynaklarında pek çok hadis var ki zaten...
Kılıç ayetleri olarak tabir edilen tevbe suresinin nüzülünden sonra "cihat" ile islam yaygınlaştırılmaya çalışılırken kazanılan cephelerde ya islama girmeye mecbur bırakılıyordu ya da cizye ödemeye mahkum ediliyordu.
İslam dinine girdikten sonra ise geri dönüş yok mürted ilan edilip katli vaciptir fetvaları veriliyordu. Tabi bu din devletinin güçlü olduğu dönemlerde ve yerlerde uygulanabildi...

Sorular bam teline basan cinsinden olunca gelecek cevaplar da öyle olur...




K Kuasar.p
2 ay (28 mesaj)
quote:

“İçinizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse...” cümlesinde geçen ve iki şeyin birbiri peşine, biri diğerinden hemen sonra olduğunu bildiren “fâ” harfinden yola çıkan bazı müfessir ve fakihler, mürtedin ceza olarak öldürüleceğine bu âyeti delil göstermiş; âyeti “Bir kimse dininden döner dönmez ölmez, kendi haline bırakılsa yıllarca yaşayabilir; ‘döner de arkasından ölürse’ demek ‘ceza olarak öldürülürse’ demektir” şeklinde anlamışlardır (İbn Âşûr, I, 335). Halbuki ileride açıklayacağımız “Dinde zorlama yoktur” (Bakara 2/256) meâlindeki âyet, insanların dine girmek için de girdiği dinde kalmak için de zorlanamayacaklarını açık ve kesin olarak ifade etmektedir. Mürtedi ceza olarak öldürmek onu dinde kalmaya zorlamaktır. Zorla da müslüman olunamayacağına göre onun, münafık olarak yaşamasını teşvik etmektir. Hem münafıklığı yeren hem de dinde zorlamanın câiz olmadığını bildiren âyetler bu anlayışa manidir.


...Bundan da çıkan sonuç, mürtedin öldürülmesinin “dinden dönme suçuna” değil, “müslümanlara karşı savaşma” suçuna bağlı ve böyle bir tesbite dayalı bulunduğudur.


Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ali’nin uygulamaları, yalnızca dinden dönme suçuna değil müslümanlara karşı savaş açma, devletin kanun ve kararlarına karşı toplu isyan gibi suçlara yöneliktir. M. Reşîd Rızâ Nisâ 4/90’in tefsirinde (V, 325-328) ve Fetâvâ’sında (IV, 1539-1544), mürtedin sırf dininden döndü diye öldürülemeyeceği tezini güçlü delillere dayanarak savunmuştur.

Diyanet'in Bakara suresi tefsiri yukarıda.

Kuran'la çelişen sözleri(hadis diye anlatılan) dikkate almamak lazım. Mürted'in sırf dinden çıktığı için öldürülmesi "Dinde zorlama yoktur" ayetiyle ve diğer ayetlerle çelişir.

Diğer taraftan, eğer böyle büyük bir ceza gerçekten var olsaydı Kuran'ın mürtedle ilgili ayetlerinde bu hükme yer verilirdi diye de düşünmek lazım.

İlgili ayetler:
Sana haram ayı, onda savaşmayı soruyorlar. De ki: Onda savaşmak büyük günahtır. Allah’ın yolundan menetmek ve O’nu inkâr etmek, Mescid-i Harâm’dan (insanları) engellemek, halkını oradan çıkarıp sürmek ise Allah katında daha büyük günahtır. Fitne de öldürmekten daha ağırdır. Güçleri yeterse sizi dininizden çevirinceye kadar durmadan sizinle savaşırlar. İçinizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, dünyada ve âhirette amelleri boşa gidenler işte bunlardır. Cehennemin dostları da bunlardır ve orada onlar devamlı kalıcıdırlar. (2/Bakara 217)
<p class="ql-align-justify"> Daha önce Musa’ya (şüphe ve inkâr içerikli) sorular sorulduğu gibi, siz de Peygamber’inize (aynı minvalde) sorular mı sormak istiyorsunuz? Kim imanı küfürle değiştirirse/iman yerine küfrü tercih ederse, şüphesiz ki doğru yoldan sapmış olur. (2/Bakara 108)</p><p class="ql-align-justify"> Allah’a olan sözlerini ve yeminlerini az bir karşılıkla değiştirenler! Bunların ahirette hiçbir nasibi yoktur. Kıyamet Günü'nde Allah onlarla konuşmayacak, onlara değer vermeyecek ve onları arındırmayacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır. (3/Âl-i İmran 77)</p><p class="ql-align-justify"> İman ettikten sonra kâfir olan, Resûl’ün hak olduğuna şahitlik eden ve kendilerine apaçık deliller gelmiş olmasına rağmen (küfre sapan) bir topluluğu Allah nasıl hidayet etsin? Allah, zalimler topluluğunu hidayet etmez. (3/Âl-i İmran 86)</p><p class="ql-align-justify"> Şüphesiz ki imanı küfürle değişen kimseler, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için can yakıcı bir azap vardır. (3/Âl-i İmran 177)</p><p class="ql-align-justify"> Kim de hidayet kendisine apaçık belli olduktan sonra Resûl’e muhalefet eder ve müminlerin yolunun dışında bir yola uyarsa, (batıl yolu ona süslü göstererek) onu yöneldiği yola havale eder ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir dönüş yeridir orası! (4/Nîsa 115)</p><p class="ql-align-justify">
</p>





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kuasar.p -- 19 Ocak 2021; 1:39:3 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

K kadobay
2 ay (253 mesaj)
"...Bundan da çıkan sonuç, mürtedin öldürülmesinin “dinden dönme suçuna” değil, “müslümanlara karşı savaşma” suçuna bağlı ve böyle bir tesbite dayalı bulunduğudur." demişsiniz.

İslamın ilk yayılma şeklini araştırdığınızda başlarda barışçıl, fakat güçlendikçe savaşçıl politikalar izlendiği kuran ayetlerindeki sıralamadan da anlaşılır. Hatta en son inen tevbe suresi kılıç ayetleri olarak anılır ki islamın esas yayılma politikasının savaşarak (fetihlerle) yapılacağının rehberidir. Kuranda bir çok ayette elde edilen ganimetlerden ve paylaşımından, vaat edilen ganimetlerden bahseder. Tarih, islamın fetihler yoluyla yayıldığının bilgisiyle dolu zaten?

Yine sahih olarak bilinen hadis kaynaklarında müslüman bir kişinin kanının ancak zina etmesi, insan öldürmesi ve dinini terkedeni ve cemaatten ayrılması halinde helal olduğuna dair bir çok hadis geçer.

Öte taraftan hani demişsiniz ya:"Diğer taraftan, eğer böyle büyük bir ceza gerçekten var olsaydı Kuran'ın mürtedle ilgili ayetlerinde bu hükme yer verilirdi diye de düşünmek lazım. " diye.

Yine sahih olarak kabul edilen hadislere göre bırakın mürtedliği, cemaatten ayrılanın, namaz kılmayanın dahi öldürülmesi gerektiği görülmüş.

<p class="ql-align-justify">Süneni Ebu Davut -4352... Abdullah (b. Mes'ud) (r.a) şöyle demiştir :</p><p class="ql-align-justify">Rasûlullah (s.a) şöyle buyurdu: "Allah'tan başka ilah olmadığına, benim Allah'ın Rasûlü olduğuma şehadet eden müslüman bir kişinin kanı ancak üç şeyden birisi ile helal olur; Zina eden Seyyib, cana karşı can ve dinini terkedip cemaatten ayrılan."</p>
E hani diliyle sadece kelimei tevhid söyleyenin mümin sayılması?

Zani (zina yapan kişi) nin recmedilerek öldürüleceğine dair kuranda bir tane bile ayet yok??
böylesine büyük bir cezanın kuranda geçmesi gerekmez mi?

Ama nedense zinaya dair cezalandırma yöntemi hep hadislerde geçer ve Muhammed'in bizzat kendisi tarafından ve sonraki halifeler ve şeri hüküm uygulayıcıları tarafından sünnete dayandığı ve icma var diyerek uygulanmıştır.


Dinden dönenlerle ve ganimetle ilgili birkaç ayet... (Dinden dönenin öldürüleceğine dair açık anlam nerede?)

2|217|………………….. Sizden kim, dininden döner ve kafir olarak ölürse, onların yaptıkları işler dünyada da ahirette de boşa gider. Onlar cehennemliktirler ve orada devamlı kalırlar.

48|16|………………… Eğer emre itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır.

48|20|Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimet vadetmiştir. (Bu ganimetlerden) işte şunları hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir ki bu, müminlere bir işaret olsun ve sizi dosdoğru yola iletsin.

48|21|Henüz elde edemediğiniz başka ganimetler de vardır ki, onlar Allah'ın bilgi ve kudreti dahilindedir. Allah, her şeye kadirdir.


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Kuasar.p

K Kuasar.p
2 ay (28 mesaj)
"Yine sahih olarak kabul edilen hadislere göre bırakın mürtedliği, cemaatten ayrılanın, namaz kılmayanın dahi öldürülmesi gerektiği görülmüş."

Cemaatten ayrılanın ve namaz kılmayanın öldürülmesi gerektiği ile ilgili sözlerin de Kuran'daki ayetlerle çeliştiği çok açıktır. O yüzden bunlar da dikkate alınmaz. "Hz Muhammed böyle uygulamıştır" diye söylenenleri gerçek olarak kabul etmeden önce Kuran'la çelişiyor mu diye bakmak lazım. Bütün bahsettikleriniz için geçerli.

Zina cezası için de bir yazı alıntılıyorum:

Gelelim zina cezasına (had). "Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüz sopa vurun, Allah'a ve ahiret gününe inananlarsanız Allah'ın cezasını uygulamada sizi, onlara karşı acıma duygusu tut(up engelle)mesin. Müminlerden bir grup da onlara yapılan azaba şahit olsun." (Nur: 102/2) ayetinde de zina eden kadın ve erkeğin her birine yüz sopa vurulması, Allah'ın bu cezasını uygulama hususunda onlara açınmaması, mutlaka bu cezanın, halkın huzurunda uygulanması emredilmiştir.

Bu ayetin hükmü geneldir, zaten başındaki istiğrak ifade eden (el) ta'rîf harfi (article), zina eden tüm kadınları ve zina eden tüm erkekleri kapsar. Evli veya bekâr fark etmez. Zaten evliye de bekâra da zina cezasının sadece sopayla işkence olduğu, zina suçuyla suçlanan evli kadına yapılacak li'ân durumunu açıklayan ayetlerin sonunda açığa çıkmaktadır. Kocası tarafından zinayla suçlanan kadın, dört defa yemin edip kocasının yalan söylediğini, beşinci kez de eğer kocası doğru söylüyorsa Allah'ın gazabının kendi üzerine olacağını söylemesinin, kendisinden azap cezasını savacağı belirtilmektedir.

Eğer evli kadının zina sucu recm (yani taşlayarak öldürme) ise artık buna azap (işkence) denmez. Oysa ayette, "Böyle şahitlik etmesi, kendisinden azabı savar" denmektedir. Demek ki zinayla suçlanan o evli kadının cezası recm değil, surenin ikinci ayetinde belirtilen yüz sopayla işkence etmektir. Ama dört tanıkla tespit edilemeyen zina suçunu kadının yemin ederek inkâr etmesi, kendisinden bu işkence cezasını kaldırmaktadır. Ayrıca Nisa: 25'inci ayette, evlendiği halde zina eden cariyeye, diğer evli kadınların cezasının yarısının uygulanması emredilmektedir. Ama evli kadının cezası recm ise recmin yarısı yoktur. Bu kanıtlar, Kur'ân'ın recmi kaldırdığını ve evli bekâr, zina eden herkese yüz sopa cezasını getirdiğini ortaya koymaktadır. Kur'ân'ın amacı toplumdan kötülüğü kaldırmaktır.


Bu mesaja 2 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @kadobay

K kadobay
2 ay (253 mesaj)
1-islami kurallar sadece kuranda mı yazılıdır?
2-kuranda yazılı olmayan fakat peygamberin uygulamaları ile icma haline gelmiş kuralları ve hadisleri nereye oturtacaksınız?
3-Bu sünnet ve hadislerin hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğuna kim karar verecek?
3-kuranda yazılı olmayan fakat şeri hüküm haline gelen bu kurallar nereden alıntılanmıştır?

zinanın cezasının had (değnek) olduğundan bahsediyorsunuz..
evet kuranda had cezası var ama hadis ve sünnetlerle icma haline gelen recm uygulamaları da bi gerçek.

Diyanet İşleri Başkanlığının Buhari Tecridi Sarihi'nden recm/zina/mürtedle ilgili 2 hadis sayfasını paylaşıcam aşağıda.
Daha altında da tevrattaki yasalar ve cezalarda konuyla ilgili tevrat ayetlerini paylaşayım ki islami kurallar içindeki çoğu kuralın nereden alıntılandığı ve beslendiği anlaşılabilsin 

1162 nolu hadis
< Resime gitmek için tıklayın >
2096 nolu hadis
< Resime gitmek için tıklayın >


TEVRAT
Yasalar.5: 17 "'Adam öldürmeyeceksin.
Yasalar.5: 18 "'Zina etmeyeceksin.
Yasalar.5: 19 "'Çalmayacaksın.
Yasalar.5: 20 "'Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.
Yasalar.5: 21 "'Komşunun karısına kötü gözle bakmayacaksın. Komşunun evine, tarlasına, erkek ve
kadın kölesine, öküzüne, eşeğine, hiçbir şeyine göz dikmeyeceksin.


TEVRAT
Levililer.20: 9 "'Annesine ya da babasına lanet eden herkes kesinlikle öldürülecektir. Annesine ya da babasına lanet ettiği için ölümü hak etmiştir.
Levililer.20: 10 "'Biri başka birinin karısıyla, yani komşusunun karısıyla zina ederse, hem kendisi, hem de zina ettiği kadın kesinlikle öldürülecektir.
Levililer.20: 11 Babasının karısıyla yatan, babasının namusuna leke sürmüş olur. İkisi de kesinlikle öldürülecektir. Ölümü hak etmişlerdir.
Levililer.20: 12 Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.
Levililer.20: 13 Bir erkek başka bir erkekle cinsel ilişki kurarsa, ikisi de iğrençlik etmiş olur. Kesinlikle öldürülecekler. Ölümü hak etmişlerdir.
Levililer.20: 14 Bir adam hem bir kızla, hem de kızın annesiyle evlenirse, alçaklık etmiş olur. Aranızda böyle alçaklıklar olmasın diye üçü de yakılacaktır.
Levililer.20: 15 Bir hayvanla cinsel ilişki kuran adam kesinlikle öldürülecek, hayvansa kesilecektir.
Levililer.20: 16 Bir kadın cinsel ilişki kurmak amacıyla bir hayvana yaklaşırsa, kadını da hayvanı da kesinlikle öldüreceksiniz. Ölümü hak etmişlerdir.
Levililer.20: 17 "'Bir adam anne ya da baba tarafından üvey olan kızkardeşiyle evlenir, cinsel ilişki kurarsa, utançtır.Açıkça aşağılanıp halkın arasından atılacaklardır. Adam kızkardeşiyle ilişki kurduğu için suçunun cezasını çekecektir.
Levililer.20: 18 Âdet gören bir kadınla yatıp cinsel ilişki kuran adam kadının akıntılı yerini açığa çıkarmış, kadın da buna katılmış olur. İkisi de halkın arasından atılacaktır.
Levililer.20: 19 "'Teyzenle ya da halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü yakın akrabanın namusudur. İkiniz de suçunuzun cezasını çekeceksiniz.
Levililer.20: 20 "'Amcasının karısıyla cinsel ilişki kuran adam, amcasının namusuna leke sürmüş olur. İkisi de günahlarının cezasını çekecek ve çocuk sahibi olmadan öleceklerdir.


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Kuasar.p

K kadobay
2 ay (253 mesaj)
ek olarak MÖ 1760 a tarihlenen Hammurabi Kanunlarındaki 129-130-131-132 nci maddeleri de paylaşayım, bağıntıyı siz bulun.

129. Bir adamın karısı başka bir adam ile basılırsa (suçüstü halinde) her ikisi de bağlanır ve suya atılır; ancak, koca karısını, kral da kölelerini affedebilir.

130. Bir kişi, henüz erkek olarak bilinmeyen, hala babasının evinde yaşayan ve onunla uyuyan başka bir adamın karısına (nişanlı ya da çocuk annesi) tecavüz ederse ve bu adam öldürülür; ancak kadın masumdur.

131. Bir adam başka birisinin karısını itham ederse; ancak, o kadın başka bir adamla basılmazsa kadın yemin etmek zorundadır ve ancak ondan sonra kendi evine dönebilir.

132. Bir adamın karısının başka bir adam ile ilgili olarak dedikodusu yapılırsa; ancak, kadın diğer adamla uyurken yakalanamazsa kadın kocası için nehre atılır.




Bu mesajda bahsedilenler: @Kuasar.p

K Kuasar.p
2 ay (28 mesaj)
Evet doğrudur, her şey Kuran'da yazmaz. Örneğin namazın(Yaratan'a yönelme) da detaylı izahı yoktur.

Burada doğruyu bulabilmek için Kuran'da yazmayan kurallar/hadislerin Kuran'ın hükümleriyle çelişip çelişmediğine bakmak gerekir. Namaz Kuran süzgecinden geçirildiğinde herhangi bir uygunsuzluk bulunamaz mesela. Diğer taraftan Cemaatten ayrılanın öldürülmesi, namaz kılmayanın öldürülmesi, mürtedin öldürülmesi, zina yapanın öldürülmesi yukarıdaki alıntılarda yer alan açıklamalarda belirtildiği gibi Kuran'daki diğer ayetlerle çelişir. O yüzden bu hadis diye anlatılan bilgiler dikkate alınmamalıdır.


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @kadobay

K kadobay
2 ay (253 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Kuasar.p

Evet doğrudur, her şey Kuran'da yazmaz. Örneğin namazın(Yaratan'a yönelme) da detaylı izahı yoktur.

Burada doğruyu bulabilmek için Kuran'da yazmayan kurallar/hadislerin Kuran'ın hükümleriyle çelişip çelişmediğine bakmak gerekir. Namaz Kuran süzgecinden geçirildiğinde herhangi bir uygunsuzluk bulunamaz mesela. Diğer taraftan Cemaatten ayrılanın öldürülmesi, namaz kılmayanın öldürülmesi, mürtedin öldürülmesi, zina yapanın öldürülmesi yukarıdaki alıntılarda yer alan açıklamalarda belirtildiği gibi Kuran'daki diğer ayetlerle çelişir. O yüzden bu hadis diye anlatılan bilgiler dikkate alınmamalıdır.
"her şey Kuran'da yazmaz" demek kuranda yazılı hükümlerle çelişmiyor mu?

Nahl suresi:

16|64|Biz bu Kitab'ı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.

16|89|.................Ayrıca bu Kitab'ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.


Bu mesaja 1 cevap geldi.

K Kuasar.p
2 ay (28 mesaj)
Hayır çelişmez. Hayata/kainata dair bütün sırlar, bütün her şey yazılı olması gerekseydi, ortaya çıkacak sonsuz sayıda sayfayı bir kitaba sığdıramazdınız.

" De ki; Rabbimin sözleri için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar mürekkep ilâve etseydik dahi Rabbimin sözleri bitmeden önce mutlaka deniz tükenirdi." (Kehf, 18/109)

Nahl 89'daki 'Her şey için bir açıklama' dan kasıt, iman için gerekli ve yeterli olan açıklamalar olarak düşünülmeli.

Namaz detayları için söylüyorsanız, Kuran'da namazla ilgili pek çok ayrıntı vardır, abdest'in nasıl alınması gerektiği bile yazar. Ama 'Her şey' den kasıt Yaratıcı'ya yönelmeyi kalıplaştırmaksa, bu yok evet. Namazın özü Yaratan'a samimiyetle yöneliştir, dua'dır. Eğer samimiyet yoksa, sadece bir kalıba uyuluyorsa zaten büyük sıkıntı. (Mâ’ûn 4,5,6'da buna değinilmiş)

Dahası için alıntı;

"Namazda önemli olan gönülden samimi bir şekilde Allah’ın huzurunda eğilmek ve teslimiyetin ifade edilmesidir. Süresi insana bırakılmıştır. 20 rekatlık bir namaz bir dakika içinde kılınabileceği gibi 2 rekatlık bir namaz da bir saatte kılınabilir. Önemli olan belli sayıları tamamlamak değil ibadetin bilincinde olmaktır. Bu yüzden namazın farzı vaktinde kılınmasıdır. Ayetlerde kıyam (ayakta durma) rüku (eğilme) ve secde (yere kapanma) hareketleri sırlanmaktadır. Ancak bunları yaparken ne kadar sıklıkla ve arayla yapılacakları ifade edilmez.bu, namaz kılan kişinin tercihine bırakılmış bir durumdur. Kıyamda duruyorken elinize bir Kuran meali alıp dilediğiniz kadar okuyabilir eğildiğinizde ve secde ettiğinizde de yine içinizden geldiği gibi Allah’ı anabilir ve dua edebilirsiniz. Namaz ibadeti hz. İbrahim’e kadar dayanan bir ibadettir ve peygamberimize Kuran vahy edilmeden öncede önceki dinlerde uygulanmakta ve bilinmektedir. Hac suresi ayet 26: Bir zamanlar İbrahim için, o evin yerini, şöyle diyerek hazırlamıştık: bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi; tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükû-secde edenler için temizle"




Bu mesajda bahsedilenler: @kadobay

S smart1978
geçen ay (16049 mesaj)
Inanmadigin seye cezasi olmaz .



DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.