| 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında verilen “tedavi amaçlı kişisel koruma” kararları, kişinin kendi rızası dışında bir süredir tedaviyi bırakmış olması tek başına ve otomatik olarak mahkeme kararı verilmesi sonucunu doğurmaz; mutlaka somut bir risk değerlendirmesi gerekir. TMK m.432 ve devamı uyarınca bu tür kararlar ancak kişinin akıl hastalığı veya benzeri bir durum nedeniyle kendisi ya da çevresi açısından ciddi ve yakın tehlike oluşturduğunun, ayrıca daha hafif önlemlerin yetersiz kaldığının tespiti hâlinde verilebilir. Uygulamada bu süreç genellikle; bir yakın tarafından (çoğu zaman anne-baba) yapılan başvuru/ihbar, kolluğun durumu sulh hukuk hâkimliğine bildirmesi ve hâkimin geçici koruma amacıyla sağlık kuruluşuna sevk kararı vermesi şeklinde işler. Dosyada “ihbar eden” kısmında babanızın adının yer alması, başvurunun ondan geldiğini gösterir; bu, sizin aleyhinize otomatik bir sonuç doğurmaz, yalnızca süreci başlatan bilgi kaynağını ifade eder. Esas olan, hastanede yapılacak psikiyatrik değerlendirme raporu ve bunun hâkim tarafından incelenmesidir. eğer raporda zorunlu tedavi veya koruma koşulları oluşmadığı belirtilirse, karar kaldırılabilir veya hiç verilmez. Bu nedenle süreci dikkatle takip etmeniz, gerekirse avukat aracılığıyla itiraz ve rapor incelemesi yoluna gitmeniz hukuken en doğru adım olur |
| Bundan sonraki süreç nasıl olacak? 16 Ocak'ta duruşma günü gözüküyor. Benim de sosyal anksiyetem var. Ne söyleyeceğimi de bilmiyorum. Hiç bu tarz bir şeyle karşılaşmadım. Bundan nasıl benim açımdan olumlu bir şekilde kurtulabilirim? Psikiyatri doktoruyla görüştüm bugün sadece. |
| Bu aşamadan sonra süreç, 16 Ocak’taki duruşmada Sulh Hukuk Hâkimi’nin TMK m.432 ve devamı kapsamında yalnızca mevcut psikiyatrik durumunuza ilişkin somut ve güncel bir risk olup olmadığını değerlendirmesiyle ilerler; duruşma bir ceza yargılaması değildir ve “suçlama” mantığıyla yapılmaz. Duruşmada sizden uzun veya teknik bir savunma beklenmez; sakin bir şekilde kendinize ya da başkalarına yönelik bir tehlike oluşturmadığınızı, günlük yaşamınızı sürdürebildiğinizi, bugün yeniden psikiyatri hekimiyle görüştüğünüzü ve gerekirse ayaktan tedaviyi kabul ettiğinizi belirtmeniz yeterlidir. Sosyal anksiyeteniz olduğunu hâkime söylemeniz hem normaldir hem de dikkate alınır; ayrıca avukatla temsil zorunlu değildir ancak bir avukatla katılım kendinizi daha güvende hissetmenizi sağlayabilir. En kritik unsur, hekimin düzenleyeceği rapordur: raporda zorunlu tedavi veya kapalı tedbir koşulları oluşmadığı belirtilirse, mahkeme ya hiçbir koruma tedbiri uygulamaz ya da en hafif önlemle (kontrol muayenesi gibi) dosyayı kapatır. Kısacası düzenli takip iradenizi ve iş birliğinizi net biçimde ortaya koymanız, sürecin sizin açınızdan olumlu şekilde sonuçlanmasının hukuken en güçlü yolu |
| Hekimin düzenlediği raporu göremiyorum. Ancak polisler beni geri eve bıraktı. Zorunlu tedavi veya kapalı tedbir koşulları olsaydı geri götürmezlerdi galiba değil mi? Bir de doktor bana orada yalan söyledi. Gerekçe olarak 2-3 yıl gidip 1,5 yıl gelmediğim için şüphelenilip mahkeme kararı çıktı dedi bana. Ancak gerçeği eve gidip araştırınca öğrendim. |
| zorunlu tedavi veya kapalı tedbir koşulları oluşmuş olsaydı, kolluk sizi muayene sonrası eve bırakmaz, sağlık kuruluşunda yatış/koruma altına alma süreci başlatılırdı; eve bırakılmanız, hekim değerlendirmesinde acil ve yakın bir tehlike tespit edilmediğini güçlü biçimde gösterir. Raporu şu aşamada görmemeniz normaldir; rapor doğrudan mahkemeye gönderilir ve dosyaya girdikten sonra siz veya vekiliniz tarafından inceleme/örnek alma talebiyle görülebilir. Doktorun size ilettiği “uzun süre gelinmemesi nedeniyle otomatik şüphe/mahkeme” açıklaması hukuken isabetli değildir; tedaviyi bırakmak tek başına TMK kapsamında zorunlu tedbir sebebi değildir, mutlaka güncel, somut risk değerlendirmesi gerekir. Bu nedenle duruşmada sakin biçimde; o gün eve bırakıldığınızı, acil risk bulunmadığını, yeniden hekime başvurduğunuzu ve ayaktan takibi kabul ettiğinizi belirtmeniz yeterlidir. Ayrıca duruşma öncesinde mahkemeye verilecek kısa bir dilekçeyle sağlık raporunun dosyaya celbini ve tarafınıza tebliğini isteyebilir, gerekirse rapora karşı itiraz/ek rapor talep edebilirsiniz; bu adımlar süreci sizin açınızdan hukuken en güvenli ve olumlu zemine taşır. |
| Ayaktan takibi kabul ettiğimde sürekli psikiyatriye mi gitmem gerekecek? Doktor bana ilaç kullanıp kullanmayacağına mahkeme karar verecek tarzı bir şey söyledi. Duruşmaya gitmezsem ne olur? |
| Ayaktan takip kararı verilmesi, sürekli ve belirsiz aralıklarla psikiyatriye gitme zorunluluğu anlamına gelmez; mahkeme genellikle hekimin önerisi doğrultusunda belirli periyotlarda (örneğin 1–3 ayda bir) kontrol muayenesi öngörür ve bu, kapalı tedaviye göre en hafif tedbirdir. İlaç kullanımı konusunda ise mahkeme doğrudan “şu ilacı kullan” diye karar vermez; esasen hekim tıbbi gereklilik yönünden görüş bildirir, mahkeme de bu görüşe dayanarak zorunlu tedavi şartları oluşmuş mu oluşmamış mı değerlendirmesi yapar; ayaktan takipte çoğu durumda ilaç kullanımı kişinin rızasına ve hekimin tıbbi takdirine bırakılır. Duruşmaya mazeretsiz katılmamanız, sulh hukuk hâkiminin sizi dinleyememesi nedeniyle dosyayı mevcut raporlar üzerinden değerlendirmesine ve bu da istemediğiniz şekilde daha ağır bir tedbirin (örneğin zorunlu takip veya yeni sevk) gündeme gelmesine yol açabilir; bu nedenle mutlaka duruşmaya katılmanız ya da haklı bir mazeretiniz varsa önceden yazılı mazeret bildirmeniz hukuken son derece önemli |
|
Sağlık kurulu raporu çıkmış. ''Sonuç: Yapılan psikiyatrik değerlendirme sonucunda ilgili şahısta ön planda Psikotik Bulgulu Depresif Nöbet ve Psikotik Bozukluk hastalığının düşünüldüğü ve şahsın tedavi altına alınmak üzere bir sağlık kuruluşuna(kapalı psikiyatri servisi özellikleri olan) yerleştirilmesinin gerekli olduğu ortak tıbbi kanaatine varılmıştır.'' Şimdi ne olacak? Benim açımdan olumsuz sonuç çıkmış. |
| Hastaneye yatırıp gözlem altında tutmadılarsa bir şey çıkmaz merak etme mahkemede de söylersin anksiyetem var ama ilaç kullanmak istemiyorum çünkü faydasını görmedim dersin |
| Hiçbir anne hiçbir baba öyle bir ortama kimseyi bırakmaz o ortamda çalışanları da tanıyorum onlar da istemiyorlar öyle ortamlar çok değişik bir yer telefon yok sosyal hayat yok sabah 7'den önce kahvaltı 7- 7:30 arası ilaçlar var uyku ilacı da veriyorlar genellikle gözlemde tutuyorlar öğle yemeği 12 de. Akşam yemeği 5 de 19:30 ara öğün bir çizi veya kek süt gibi veriliyor 8 de akşam ilaçları sigara iciyorsan saatte bir sigara yakıyorlar. Haftada en az 2 kez doktor odasına girip soruları yanıtlıyorsun. Telefonu ailen ziyarete gelirse getirirse kullanabiliyorsun ceket bile verilmiyor genellikle Adana'da verilmiyor en azından intihar vakası olmasın diye diyorlardı. Bildiklerim bu kadar geçmiş olsun |
| Ve en fazla 21 gün sürüyor bu yatış. Mahkeme kararı da bu şekilde doktor erken de gönderebilir bu yetki doktorda var ama baban doktorla görüşüp doktoru etkileyebilir yatırmak isteyen o. Doktor karar verince tekrar kurula girer çıkarsın en çok 21 gün olduğu için en kötüsü 21 günü göze al |
| Bende psikotik bozukluk falan yok. Sanrı vs görmüyorum. Neye dayanarak böyle tanı koydular anlam veremiyorum. Sadece anne babamı dinleyerek bu tanıyı koymuşlar şaka gibi resmen. Diyecek bir şey bulamıyorum. Ailemin kendisinden daha normal olduğuma eminim. Odasından çıkmıyor falan yazıyor raporda. Hayır, anlamadığım herkes odasından çıkmak zorunda mı? Ben bu şekilde mutluyum ve kendi odamda huzurluyum. Dışarı çıkmak bana keyif vermiyor ve dışarıda beni cezbeden bir şey yok. |
| Bu sağlık kurulu raporu senin hakkında otomatik ve derhâl bir kapalı servise yatırma kararı anlamına gelmez; rapor, bağlayıcı değil mahkemenin değerlendireceği bir tıbbi kanaattir ve nihai kararı Sulh Hukuk Hâkimi verir. Hâkim TMK m.432 ve devamı uyarınca ancak güncel, somut ve yakın bir tehlike ile daha hafif önlemlerin yetersiz kaldığı kanaatine varırsa zorunlu yatışa karar verebilir; muayene sonrası eve bırakılmış olman, o an için acil ve yakın tehlike görülmediğini gösterdiğinden senin lehine güçlü bir olgudur. Duruşmada senden teknik savunma beklenmez; kendine veya başkalarına zarar verme düşüncen olmadığını, halüsinasyon veya sanrı yaşamadığını, günlük yaşamını sürdürebildiğini, tedaviyi tümden reddetmediğini ancak ayaktan takip veya ikinci bir hastaneden ek değerlendirme talep ettiğini sakin şekilde belirtmen yeterlidir. Raporu dosyaya girdikten sonra inceleme ve itiraz, ek/karşı rapor ve orantılılık talep etme hakların vardır; bu nedenle sonuç kesin olumsuz değil ve doğru adımlarla daha hafif bir tedbirle ya da tedbirsiz şekilde dosyanın kapanması mümkün |
|
Mahkeme kararı çıkmış. Yerleştirilmeme karar vermişler. Uyaptan gördüm daha demin. Bu karardan sonra 10 gün içinde kolluk götürebilir mi? Kolluk zorla götürecek falan diyor: TMK nun 432 ve devamı maddeleri gereğince şahsın şifa buluncaya kadar SBÜ Konya Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kendi isteği ile gönderilmesine, şahsın kendi isteği ile gitmediği takdirde kolluk birimlerince zorla götürülmesine,şifa bulunduğunda serbest bırakılıp bırakılmayacağının ilgili hastanenin takdirine bırakılmasına, 3-İhbar olunan şahsın kararı öğrendikten itibaren 10 gün içerisinde mahkememize dilekçe vererek karara karşı itiraz edebileceğini yazılı olarak ileri sürülebileceğine, 4-SBÜ Konya Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yerleştirilen şahsın alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç 10 gün içinde denetim makamına itiraz edebileceğinin derhal yazılı olarak bildirilebileceğine, 5-Karadan bir suretin SBÜ Konya Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesine gönderilmesine, 6-Mahkeme kararını gerektiren her istem gecikmeksizin mahkememize ulaştırılmasına, 7- Davanın mahiyeti itibari ile harç alınmasına yer olmadığına, 8-Yargılama giderlerinin kamu üzerine bırakılmasına, 9-İhbar olunan şahsa vasi tayinine gerek olup olmadığı hususunda Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemelerine ihbarda bulunulmasına, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. |
| Sizin dediğiniz yazmıyor mahkeme kararında. Şifa buluncaya kadar diyor. Şifa bulunduğu takdirde de serbest bırakıp bırakmamak hastanenin takdirindedir yazıyor. |
| Ömrümde ilk defa duydum |
| Mahkemenin verdiği bu TMK m.432 kapsamında yerleştirme kararı derhâl icra edilebilir niteliktedir; kararda geçen 10 günlük süre kolluğun beklemesi gereken bir süre değil, senin karara itiraz edebilmen için tanınmış bir haktır, bu nedenle karar sana tebliğ edildiği andan itibaren (uygulamada bazen tebliğ beklenmeden) kendi isteğinle hastaneye gitmezsen kolluk tarafından zorla götürülmen hukuken mümkündür; itiraz veya istinaf yoluna başvurman yerleştirmenin icrasını kendiliğinden durdurmaz, “şifa buluncaya kadar” ibaresi ise belirsiz ya da süresiz yatış anlamına gelmez, yatışın devamına veya sonlandırılmasına hastanenin tıbbi değerlendirmesi karar verir ve sen hem yerleştirme kararına hem de alıkonulmaya karşı 10 gün içinde başvuru yapabilirsin, bu nedenle hukuken en az riskli ve lehine olan yol, kendi isteğinle başvurup eş zamanlı olarak itiraz/karşı rapor taleplerini yürütmek |
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi GreatArcher -- 22 Aralık 2025; 16:23:40 >