B

Yüzbaşı
02 Eylül 2010
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
2 üye
Görüntülenme (?)
24 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
B
7 yıl
Yeni Rolex Sea Dweller (2014)
Arkadaşlar daha önce konusu açıldıysa farkedememiş olabilirim kusura bakmayın.

Eski efsane sea dweller (1220 m / 4000 feet) modelinin yeni versiyonu çıkmış.

< Resime gitmek için tıklayın >
Sea Dweller 116600 (Yeni)

< Resime gitmek için tıklayın >
Sea Dweller 16600 (Önceki)

Bence maxi dial uygulaması ile yenisi de fena değil.

Tarih penceresini siyah üzeri beyaz yazılı yapsalardı bir de çapını 41-42 mm yapsalardı daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. Bir de sanki eskisinin sade bezeli daha hoş duruyor.

Ama genel olarak yenisi de başarılı. Deep Sea modelinden daha iyi duruyor. Yine de sanırım ben tercihimi eskisinden yana kullanırdım.

Bu kapsam da sizlerin de düşüncelerini almak istedim. Aşağıda mevcut bir değerlendirme ve çekimler var.

http://www.ablogtowatch.com/rolex-sea-dweller-4000-ref-116600-watch-2014-hands/
B
8 yıl
9 SUBAT 2013 DH SAAT BULUSMASI
Evet arkadaşlar Eddy'nin İstanbul'a gelmesi vesilesini bahane ederek buluşuyoruz. Yer ve saat önerilerini alalım.
Tarih 02 Şubat 2013 Cumartesi.

Eddy'nin 15 saat cepte. 25'de Hozburun'dan gelse elde var 40. 15'de benden, 5'de Deniz'den etti 60.
60 saat garanti. Sürpriz ilaveler de olabilir. (örneğin Polemik'ten 10 kaplan gücünde Milgauss)
B
8 yıl
Watchuseek'den Tankbustaz'ın Orient Koleksiyonu
Buyrun Mr. Tankbustaz'ın linkte yer alan Orient koleksiyonunun wrist shot görüntülerine. Orient ziyafeti..

http://forums.watchuseek.com/f410/my-orient-collection-701937.html
B
9 yıl
Seiko Black Monster (SKX779)
Seiko SKX779 (Black Monster)

< Resime gitmek için tıklayın >

Ne zamandır hazırlıklarını yaptığım ama bir türlü tanıtımını yapamadığım/yapmadığım bu çok sevdiğim Diver saatinin incelemesini nihayet yaptığım için çok mutluyum :)

Özellikler
Mekanizma: 7s26, 21 taşlı (3 Hz / 21600 bph), elle kurulma/saniye durdurma(hacking) yok
Power Reserve: 42 saat
Malzeme (Kasa, Kordon, Bezel): Masif, 316 L Paslanmaz Çelik
Cam: Hardlex Kristal (Bombeli)
Bezel: Tek Yöne Dönüşlü (120 klikli - 30 saniye ayrımlı)
Kordon: Masif çelik, Çift emniyet kilitli, solid (masif) end linklere sahip, diver's extension özellikli
Su Geçirmezlik: 200 m Diver's (ISO Sertifikalı)
Fosfor Malzemesi: Lumibrite
Diğer özellikler: Vidalı kurma kolu, Bezel ve Tepe korumaları, fosforlu akrep, yelkovan, saniye ucu, saat indeksleri ve bezel noktası, tarih ve 2 lisanlı gün gösterimi (ingilizce/latince)
Ölçüler
KasaÇapı: 42 mm (tepeyle birlikte 47 mm)
Lug to lug: 48 mm
Lug Aralığı: 20 mm
Kalınlık: 14 mm
Ağırlık: Metal kordonla birlikte yaklaşık 175 gram

Şimdi de ufak kutu açılışımız;

< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >

Namı diğer Black Monster (Kara Canavar :)), Seiko'nun 5 serisinden bağımsız olarak 7s26-0020 kasalı dalgıç serisi ve/veya SKX007'den gelen safkan bir dalgıç modeli olarak 2000'lerin başında piyasaya çıkmaya başladı.

< Resime gitmek için tıklayın >

42 mm kasa çapı ve 14 mm kalınlığı ile oldukça ideal boyutlarda olduğunu düşündüğüm saatte; büyük bezel ve tepe korumalarına rağmen, boynuzlarının (lug) kısa olması nedeniyle kola oturuş açısında güzel bir denge sağlanmış.

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Hacimli bezeli kasa üzerine çok dengeli oturtulmuş. 120 klikli bezel, dalgıç saatlerinde olması gerektiği gibi dalış güvenliği açısından tek yöne dönüyor, dönüş sertliği ideal ve klikler arasında boşluk olmuyor, indekslerin üzerine de tam hizalanıyor. Bezelin tepesinde fosforlu nokta konumlandırılmış.
Buradaki ufak sıkıntı, bezel ile bezel korumaları arasında oluşan boşluğa toz kaçması ve birikmesi olarak söylenebilir. Ara sıra eski bir diş fırçası ile araları temizlemek lazım.

< Resime gitmek için tıklayın >

Saatin camı safir gibi çizilmez olmasa da, sertleştirilmiş kristal cinsi olan hardlex crystal malzemesi ile çizilmeye karşı oldukça dayanıklı. Su altında ayna etkisinin giderilmesi ve rahat okuma sağlanması ve tabii yüzey gerilimini dağıtmak için bombeli cam kullanılmış, buna rağmen dış konkav bezelin eğimi nedeniyle cam dışarı taşmıyor ve saat çizilmelere karşı oldukça korunaklı durumda bulunuyor.

< Resime gitmek için tıklayın >

Kasa, kordon ve bezel 316 L masif çelik. End linkleri bile masif olan çelik kordonunun oldukça güzel olduğunu söylemem lazım. Çift emniyet klipsli kordonun klipsinde, hassas ayar için 4 küçük delik var. Ayrıca, genellikle daha üst sınıf saatlerde bulunan ve dalgıç elbisesinin üzerine kolay takılabilmesini sağlayan diver's extension monte edilmiş.

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Tepe ve arka kapak vidalı. Arka kapak üzerinde Black Monster gibi ISO Sertifikalı dalgıç saatleri için Seiko'nun gelenek haline getirdiği Tsunami Dalgası kabartması işlenmiş.

< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >

Kadran işçiliğinin oldukça temiz ve güzel olduğunu söyleyebilirim. kadran üzerindeki yazılar kadranı çok doldurmuyor. Dakika indeksleri ufak bir sandwich iç bezel gibi kadran üzerine yapıştırılmış. Akrep, yelkovan ve saat indeksleri iri ve okunaklı. Tarih penceresinin de kadranla aynı renkte olması güzel bir detay.

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Saatin genel olarak luminova performansı oldukça başarılı. superluminova olarak geçen ve lumibrite malzeme kullanılan fosfor malzemesi yüzeylere yeterli kalınlıkta uygulanmış. Ben şahsen uyuduktan sonra, her ne kadar azalmış olsa da 5-6 saat geçmesine rağmen uyandığımda saati rahat okuyabildiğimi gözlemledim.

Temsili luminova fotoğrafı;
< Resime gitmek için tıklayın >

Bunlar da benim, herhangi bir uzun pozlama vb. efekt kullanmadan çektiğim fotoğraflar;

< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
[img width=800 height=482]http://img443.imageshack.us/img443/9552/20120909004401.jpg" target="_blank">< Resime gitmek için tıklayın >

Yeri gelmişken ilginç bir özellikten daha bahsedelim. Roket özelliği :D
Akrep ve yelkova üst üste geldiğinde fırlatmaya hazır bir roket görüntüsü ortaya çıkıyor.

[img width=600 height=600]http://img841.imageshack.us/img841/9021/2012bmlume1.jpg" target="_blank">< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >

Saatin mekanizması 21 taşlı 7s26. Fabrika değerleri +/- 40 sn olarak verilen sapmasını ben uzun vadede + 5 / + 10 saniye arası gözlemledim. Saatte 21.600, saniyede 6 vuruşlu (3 Hz) mekanizmanın rotoru iki yöne de dönüyor ve tam kurulumda yaklaşık 42 saatlik rezerv sağlıyor. Sade bir tasarımı olan mekanizmanın özellikle otomatik kurulum aşamasındaki lokomotif tekerleri arasındaki bağlantıya benzetilen sistemi oldukça verimli. Hatta sanırım biraz da bu nedenle purists.com'da uzun bir makale konusu yapılmış.

http://www.thepurists.com/watch/features/8ohms/7s26/

Söz konusu sistemin fotoğrafları;

< Resime gitmek için tıklayın >
[img width=790 height=600]http://i1091.photobucket.com/albums/i400/pavese/BLACK%20MONSTER%20SKX779/magicleverdiagram21.jpg" target="_blank">< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >


Kara Canavar farklı tip kordonlarla da oldukça uyumlu;

< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >

Yine bir dip not olarak aynı aileden olan SKX781 (Orange Monster)'e ilaveten limitli ve Japon marketine yönelik olarak üretilen aynı ailenin üyeleri Quartzimodo'nun blog'undan alınmak suretiyle aşağıdadır.

■Limited Edition Yellow Monster with sapphire crystal (SKZ203K), 300 pieces
■Limited production run Blue Monster (SKZ213K)
■Limited Edition Red Monster (SKZ243K), 1313 pieces
■Japan market, PVD “Orange Monster” (SZEN001)
■Japan market, PVD “Black Monster (SZEN002)

Daha detaylı bilgi için;

http://quartzimodo.com/seiko-skx779k-review/
B
9 yıl
DH Saat Buluşması
Arkadaşlar,

Saatlerimizle bir buluşma ayarlayalım diye konuşuyorduk. Deniz (Can-KSK) arkadaşımız 18 Haziran'da geliyor İstanbul'a. O nedenle önümüzdeki hafta içi bir gün kararlaştıralım diyoruz. Yer olarak da Anadolu yakasından gelecekleri de düşünerek Kabataş, Beşiktaş gibi bir yer seçelim diyorum (Örn: Dolmabahçe Camisi yanındaki Cafe).

Buna göre buluşmayı tekliflere açıyorum
B
9 yıl
Eren Holding Swatch / CK İndirim Günleri
Geleneksel Eren Holding Swatch ve CK Saatleri için indirim günleri başlamış. Genellikle 2 hafta civarı sürüyor. Eren Holding'in Güneşli'deki Genel Müdürlük binasının alt katında oluyor. İlgilenenler için duyurulur.
B
9 yıl
Seiko Monster (BM, OM, FM, vd...)
Makocu arkadaşların da işaret ettiği gibi Monster'lar da ayrı bir başlığı hakediyor.

En çok öne çıkan Black ve Orange Monster modelleri;

- 200 m wr diver
- Kolda çok kaba durmayan hacimli görünüş
- Rahat dönen ve imleçleri kadrandaki indekslerle iyi hizalanmış kavisli bezeli ve ilginç bezel ve tepe
korumaları
- Bezelin hafif altında kalarak korunaklı durumda olan bombeli hardlex crystal cam
- Sade ve güzel kadranı, özellikle BM'deki kadran rengindeki tarih penceresinin uyumu,
- Güçlü luminovalı kalın indeks ve kolları (Üstüste gelince oluşan roketleme )
- Benzersiz metal bileziği ve dalgıç uzantısı (diver's extension) ile kordonlara uyumlu küçük lug'ları (boynuz)
- Klasik Tsunami Dalgası gravürlü sağlam arka kapağı
- Genel anlamda sağlam ve güçlü görünümüyle o tam bir dalgıç ve aynı zamanda ideal bir desk diver
modeli...

Şimdi de biraz fotoğraflara gelelim;

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Diver's Extension

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Roket kalkışa hazır

< Resime gitmek için tıklayın >

Farklı kordonlarla;

< Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın >

Quartzimodo'nun kapsamlı "Black Monster" incelemesini de ekleyelim;

http://quartzimodo.com/seiko-skx779k-review/
B
9 yıl
Saatin Tarihi
Saatlere anlamlar yükleyip modern hayatın bizi nasıl kıskıvrak yakaladığından filan şikâyet etmeye hakkımız yok, dünyadaki ilk günlerinden beri insanlar bir şekilde zamanı ölçmeye çalışmışlar. Yani aynen saçlarımız gibi saate olan merakımız da atalarımızdan miras kalmış. Güneşin gökyüzündeki hareketlerine bakmışlar, gölgeleri izlemişler, üzerinde işaretler olan ve yandıkça işaretleri silinen mumlar denemişler, yağı bittikçe zamanın geçtiğini anlatan gaz lambaları ve kum saatleri yapmışlar. Uzak Doğu’da, yakılan tütsünün ne kadarının bittiğine bakılırmış.

Su saatleri, hava bulutlu olduğunda çalışmam diye tutturmadığından daha tutarlı ölçümler yapılmasını sağlamış. İlk su saati, milattan önce 1500’de gömülen firavun 1. Amenhotep’in mezarında bulunmuş. Antik Yunanistan’da da milattan önce 325’ten beri su saatleri yapılırmış. Yunanlar, su saatine “su hırsızı” dermiş. Taştan yapılan su saatlerinin içine işaretler kazınırmış ya sürekli aynı hızda damlayan suyun içlerine dolmasıyla ya da içlerindeki suyun boşalmasıyla zamanı bildirirlermiş.

Başka bir su saati de su dolu bir küvetin içine altı delinmiş metal bir kova konarak çalışıyormuş. Minik delikten su almaya başlayan kova, batmaya başlıyor ve belirli bir zaman sonra tamamen batıyormuş. Su saatleri, önceden sadece geceleri kullanılırmış ama güneş saatlerinden daha güvenilir oldukları anlaşıldıktan sonra gündüzleri de kullanılır olmuş. Tabii bunu düşünenler yanılıyormuş, bunun anlaşılması uzun sürmemiş.
Suyun akışını belli bir tempoda tutmak, o zamanın teknolojisiyle çok zor olduğundan, suyun miktarına göre zaman belirleyen mekanizmalardan kısa sürede vazgeçilmiş ve daha tutarlı sistemler aranmaya başlanmış. Modern teknolojinin artık devreye girmesi gerekiyormuş. Bir süre modern su saatleri de yapılmaya çalışılmış ama geleceğin mekanik saatlerde olduğu sonunda anlaşılmış.

İlk mekanik saatlerde bırakın saniyeyi, dakika bile yoktu. 12 saatte bir başa alınmaları ve kurulmaları gerekiyordu. Saatlerin taşınmasının sebebi zamanı göstermeleri değil, şık kabul edilmeleriydi ve ilk mekanik saatler, saati pek de doğru düzgün gösteremiyordu. Duvar ve masa saatlerinde başarı sağlanmıştı ama o devasa mekaniği taşınabilir hale getirmek için güvenilirlikten feragat ediliyordu. Saatin gelişimini, 1500’lerden başlayıp önemli tarihleri sayarak kısaca özetleyebiliriz. Kaç dakikada okuduğunuzu kolunuzdaki saate bakarak ölçebilir sonra da ironiyi kavrayıp keyiflenebilirsiniz.

1524’te Alman kilit ustası Peter Henlien, tarihte bilinen ilk kurmalı saati üretti. O zamana kadar mekanizmaları çalıştırmak için sürekli yer değiştirilen ağırlıklar vardı. Kurmalı saatler, yayları gevşedikçe zamanı göstermemeye başlıyordu ama onların sayesinde taşınabilir saatler üretilmeye başlandı.

1550’lerde piyasada Almanya ve Fransa üretimi saatler dolaşmaya başlamıştı. 1575’te İsveç ve İngiliz üreticiler ortaya çıktı. Saat, zamanı gösteren bir araç değil, yeni ortaya çıkmış bir modaydı henüz. Çelikten yapılan iç mekanizmalar, bu yıllardan sonra pirince dönüşmeye başladı. Yine de saat denince, istediği zaman duran, istediği gibi hata yapma hakkını kendinde gören zımbırtılar akla geliyordu. Buna rağmen eski sistemlere dönülmüyordu, parası olan herkes bir saat alıyor, saati olmayan komşular ayıplanıyordu. Yine de saati bir arzu nesnesi haline getiren bu teknolojik gelişmeler değil, 1600-1675 arasındaki şekilsel yeniliklerdi. Dedik ya saat hâlâ bir aksesuar olarak görülüyordu.

1600’den sonraki değişiklikler bu görüşü değiştirmedi. Teknikten çok görünüşü değiştirirseniz, yani tribüne oynarsanız böyle olur haliyle. Artık saatlere mücevher gözüyle bakılıyor, yatırım için saat alınıyordu. Basit bir kutudan yuvarlak, silindir şekillere geçilmiş, altına üstüne değerli madenlerden şapkalar takılmıştı. Sonradan metal kısımların yerine kristal parçalar eklenmişti, metal kalanların da altın olmasına dikkat ediliyordu. Kristal kapaklar, kapağı kaldırmadan saati görmeyi de sağlıyordu ama bu kadar parıltılı göründükten sonra kimin umurunda.

1656’da ilk sarkaçlı saat üretildi. Sarkaç mantığını Galileo’nun bulduğu düşünülür, hatta çizdiği ama yapamadığı bir tasarımı olduğu söylenir. 1660’da saatler sadeleşme eğilimine girdi, şıkır şıkır saatler artık kadın saatleri olarak görülüyordu. 1675’te teknik iyileştirmeler yapıldı, artık saatiniz bir günde birkaç saat değil, sadece birkaç dakika sekiyordu. Böylece saatin kadranına dakikalar çizilip saate yelkovan eklendi. İngiltere kralı, saatini yerleştirmek için cepler diktirdiği yeleğiyle ilk kez halkın önüne 1675’te çıktı.
1704’te Dullier adında bir üretici, pirinç parçaların bazılarını mücevherlerle değiştirmeyi denedi. Sonuç, ucuzlama trendine giren saatler arasında fiyatıyla soyluların iştahını kabartan yeni bir alternatifti. Bugün yüksek fiyatlarla satılan prestijli saatlerin ilki diyebiliriz sanırız Dullier’e. 1725’te ucuz saatlerin bir yerine de kıymetli taş koyma modası başlayıp bir süre devam etti. 1750’de ilk kez bir üretici saate kendi ismini verip marka yaratmaya kalktı.

1721’de George Graham’in yaptığı sarkaçlı saat, günde sadece bir saniye şaşıyordu. 1761’de John Harrison’ın yaptığı saat o kadar dakikti ki deniz yolculuklarındaki ölçümlerde kullanılmaya başlandı. İngiliz hükümeti, bu başarısını, bu zamanın parasıyla 10 milyon dolar vererek ödüllendirdi. Bu saat, günde saniyenin beşte biri kadar şaşıyordu.

1800’lere kadar bol mücevherli ve işlev açısından birbirinden farksız saatler üretilmeye devam edildi. 1800’de ilk kez bir cep kronometresi yapıldı, yani saniye ilk kez cebe girdi. 1850’de Amerika’da ilk kez seri üretim saat yapılmaya başlandı.
B
9 yıl
Saatlerde Su Geçirmezlik (Water Resistance)
Quartzimodo'dan Saatlerdeki Su Geçirmezlik (WR) ile ilgili güzel teknik bilgilerin yer aldığı Blog Sayfası;

http://quartzimodo.com/whats-water-resistance-about/
B
9 yıl
Genel Saat ve Kullanım Bilgileri
Kasa nedir?
Saatin makinesinin, kadranının ve göstergelerinin bulunduğu bölüme kasa denir. Kasalar genellikle yuvarlak, dikdörtgen veya fıçı şeklinde üretilir. Kasanın en önemli işlevi, saatin makinesini ve kadranını su, darbeler ve toz gibi dış etkenlere karşı korumaktır. Kasanın arkasında arka kapak bulunur. Arka kapak kasaya; sıkı geçmeli, vidalı veya dik vidalı olarak takılır. Saatlerde arka kapağın olması, pil değiştirme gibi basit işlemlerin saat tamamen sökülmeden yapılmasını sağlar. Kasayla kapak arasında muhakkak bir de conta bulunur. Kasanın üst tarafında ise çerçeve ve cam yer alır. Su geçirmezlik için cam contası da kullanılmaktadır. Saatin yan tarafında tepe, chrono butonları ve diğer ayar butonlar bulunur. Bu butonlar ile kasa arasında yine uygun contalara yer verilmiştir. Kasanın bilezik ya da deri kayışla olan bağlantı parçalarına da boynuz denir.

Malzeme
Saatlerin kasa ve bileziklerinde birçok malzeme ve kaplama seçenekleri bulunmaktadır. Bu malzemeler; Pirinç üzerine beyaz ya da sarı altın kaplama, çelik, çelik üzerine altın kaplama, çelik ve som altın veya çelik ve altın kaplama yani "bicolor", som altın, titanyum ve platin'dir. Bunlara ek olarak kasa ve kadranda kıymetli taşlar da kullanılabilmektedir. Saatlerde kullanılan çelik "315 L" adlı en kaliteli çelik alaşımdır. Kaplamalı modellerde ise kaplamanın mikron cinsinden kalınlığı önemlidir. 10, 20 ve 100 mikron gibi seçenekler bulunur ve kaplama kalınlığı arttıkça kaplamanın dayanıklılığı da artar. Ayrıca PVD denilen 10 mikron kaplama kalınlığına eşdeğer özel bir kaplama çeşidi daha bulunmaktadır.

Bilezik ve Kayış
Kasanın kolda taşınması için kayış ya da bilezik kullanılır. Deri kayışlar çiftlik hayvanlarından elde edilen hakiki deriden ya da suni deriden imal edilir. Bunlara ek olarak kauçuk ve kimi özel malzemeler de kayışlarda kullanılmaktadır. Bilezik ise çoğunlukla kasanın malzemesinden üretilir. Bilezikler genellikle katlamalı tokalı olarak üretilirken deri kayışlar hem katlamalı tokalı hem de normal tokalı olabilir. İlave emniyet kilidi ve kimi özel modellerde kayak ya da dalış gibi sporlarda kullanılan bilezik uzatma parçaları bulunur. Bazı katlamalı tokalarda özel açma butonlarına da yer verilmiştir. Bu butonlara basmadan tokayı açmaya çalışmak tokaya zarar verebilir. Çok kalın ya da çok ince bilek ölçüleri için özel boyutlu kayışlar bulunur ancak genel olarak kayışlar tüm bilek ölçüleriyle uyumludur. Bilezikli modeller ise belirli ölçülerde genişletilip daraltılabilir. Bu işlemin yeterli donanıma sahip servislerde yapılması gerekir.

Cam
Günümüzde saat camları genellikle safir kristalden imal edilir. Safir kristal cam, çizilmelere son derece dayanıklıdır. Mika ise, eskiden kullanılan bir malzeme olduğundan bugün sadece replikalarda yani eski modellerin yeniden üretilen versiyonlarında, eskiye sadık kalmak amacıyla kullanılır. Başka bir alternatif ise mineral kristal camlardır. Bu camlar nispeten kolay çizilir ama darbelere karşı çok dayanıklıdır.

Su Geçirmezlik
Günümüz saatleri ihtiyaçlara göre belirli ölçülerde suya karşı dayanıklı olmak zorundadır. Bir saatin içine su alabileceği kritik noktalar arka kapak, cam-çerçeve-kasa bağlantı noktaları, tepe ve tüm diğer kullanım butonlarıdır. Saatin suya ne kadar dayanıklı olduğu fabrika testlerinde belirlenir ve "metre-su basıncı" cinsinden ifade edilir. Bu ölçünün o saatin dalabileceği derinlikle bir ilgisi yoktur. Örneğin: 30 metre ibaresi bulunan saatlerle sadece el ve yüz yıkamak, 50 metre ibaresi bulunan saatlerle oto yıkamak ve duş yapmak, 100 metreye dayanıklı saatlerle sadece yüzmek, 200 metre ibareli saatlerle ise amatör dalış yapmak mümkündür. Profesyonel dalgıç için ise sadece 500 metre ve üstü ibareli saatler uygundur. Suyla temastan önce tepe kapalı konuma getirilmelidir. Ayrıca tepenin kilitlenebilme özelliği varsa, tepeyi kilitlemek de gerekir. Deri kayışlı saatlerin de sudan uzak tutulması gerekir.

İsviçre’de üretilen su geçirmez saatlerin tümü basınç testlerinden geçirilmektedir. Saatin kasasının geçirildiği “Yüksek Hava Basıncına Direnç”, “Yüksek Su Basıncına Direnç” ve “Sıcaklık ve Mekanik Gerilime Karşı Direnç” testlerini başarıyla tamamlayan saatler “Su Geçirmez” (Water-resistant) saatler olarak tanımlanmaktadır.

Kasalarda bulunan su geçirmezlik ibareleri şu şekilde açıklanabilir:

3 ATM veya 3 BAR (30m veya 100ft)
Her günlük kullanım için gerekli dayanıklılık seviyesidir. Yağmur gibi hafif bir su sıçramasına veya el yıkamaya dayanıklıdır. Ancak yüzmeye elverişli değildir.

5 ATM veya 3 BAR (50m veya 165ft)
Her günlük kullanıma, yüzmeye ve duşa uygun dayanıklılık seviyesidir, ancak dalmaya veya su sporlarına uygun değildir.

10 ATM veya 10 BAR (100m veya 330ft)
Her günlük kullanım ve havuzda yüzmeye uygun dayanıklılık seviyesidir. Tramplenden atlamaya, yüksek basınca veya su sporlarına uygun değildir.

20 ATM veya 20 BAR (200m veya 660ft)
Tramplenden atlama, yüksek basınç ve su sporlarına dayanıklılık için gereken en düşük basınç seviyesidir. Bu koşullara dayanıklı olabilecek tek saat türü “Dalgıç”(Diver) saatleridir.

Saat Makineleri
Saat makinelerinin geçmişi 300 yıl öncesine dayanır. Bugün üretilen modeller hem klasik saat ustalığının inceliklerine hem de yeni teknolojilerinin üstünlüklerine sahiptir. Saat makineleri mekanik ve elektronik (yani quartz) olarak ikiye ayrılır.

Mekanik saatler, kurulan zemberek yayının boşalması ile açığa çıkan enerji sayesinde çalışır. Bu hareket çarklarla göstergelere aktarılır ve bu sayede kadran üzerinden saati okuyabiliriz.
Elektronik saatlerde pilin ürettiği elektrik enerjisi quartz maddesi tarafından titreşime dönüştürülür. Elektronik devreler bu titreşim hareketini düzenleyerek yine çarklarla akrep ve yelkovana iletir.
Kurmalı saatlerde zemberek tepenin çevrilmesi ile kurulur.
Otomatik saatler ise sadece tepe ile değil makinenin merkezine monte edilmiş yarım daire şeklindeki rotor isimli parçanın, kolun hareketi ile sallanmasıyla "kendi kendine" kurulur.
Kadranında akrep ve yelkovan bulunan saatlere analog saatler denir. Dijital saatlerde ise saat dijital bir gösterge üzerinden okunur. Kimi özel modellerde hem akrep yelkovan hem de bir dijital gösterge bulunabilir. Bir saate bakarak ve saati dinleyerek o saatin makinesinin türünü anlayabiliriz. Elektronik saatlerde saniye göstergesi adım adım ilerler. Mekanik saatlerde ise saniye göstergesi süzülerek ilerler Elektronik saatler saniye kolunun çıkardığı zayıf bir tık tık sesi dışında sessiz çalışır. Mekanik saatler düzenli bir çalışma sesi çıkarır.
Mekanik alanda dakiklik, milimetrenin yüzde biri veya mikron olarak ifade edilir. Saatçiler, saniyelik değişimlerden söz ederler. Bu yüksek hassasiyet, mekanizmanın sürekli olarak yerçekimi, metal açılımı, ısı değişimleri, yağlama, sürtünmeden kaynaklanan etkilerin altında kaldığı varsayımıyla oluşmaktadır.
Dakiklik ve ortalama günlük hız, saati kullanan kişinin aktivitelerine göre değişir. Manyetik alanlar (Bilgisayarlar, cep telefonları vb.) saatin çalışmasını etkileyebilir.
Şiddetli çarpma ve darbeler bazı parçaları gevşetebileceğinden bu gibi sarsıntılardan kaçınmanız gerekmektedir.
Mekanik saatler 100’ün üzerinde parçadan oluşan minyatür makineler olduğundan, dakiklikleri quartz saatler kadar kesin olmamaktadır. 24 saatte 6-12 saniyelik sapmalar normal sayılmaktadır.

Saatlerin Çalışma Hassasiyeti
Quartz saatlerin bir ayda 5 saniye ileri ya da geri gitmesi tolerans dahilindedir. Mekanik saatlerde ise bu günde 5 saniye geri ila 20 saniye ileri arasında bir değerde olabilir. Bir günün 86400 saniye olduğu düşünülürse bu yanılma payının 10.000'de 2 ya da 3 gibi çok küçük bir değer olduğu ortaya çıkar. Mekanik saatler her gün aynı oranda ileri yada geri gidiyorsa bu sorun teknik serviste kolaylıkla düzeltilebilir. Ancak bu sapmalar aynı oranda olmuyorsa daha ciddi bir bakım yapılması gerekir. Quartz saatlerin pilleri yaklaşık 3 yıl dayanır. Ancak saatin satın alındığı günden geriye doğru üretildiği güne kadar geçen sürenin de hesaba katılması faydalı olur. EOL yani End of Life göstergesi saatin pili azaldığında devreye girer ve saatin saniye kolu birer saniyede değil dörder saniyede bir ilerlemeye başlar. Bu aşamada pilin 15 gün içinde değiştirilmesi gerekir.

Ayarlar ve Özel Fonksiyonlar
- En Basit Saat:Akrep ve yelkovan sayesinde sadece saati gösterir. Ayar için tepeyi; eğer kilitli ise kilidini açıp, bir defa çekmek yeterlidir. Bu saatlerde gece gündüz ayrımı yoktur.
-Akrep, Yelkovan, Saniye:Basit saat konseptine ek olarak saniye koluna sahiptir. Ayar için tepe çekildiğinde saniye durur.
-Akrep, Yelkovan, Saniye, Tarih:Bu saatlerde tepe bir defa çekildiğinde tarih, ikinci defa çekildiğinde saat ayarı yapılır. Saniye kolu tepe çekili durumda iken ilerlemez. Tarih ayarı için tavsiye edilen; doğru tarihten bir önceki günün tarihin ayarlanması, sonra tepe bir kere daha çekilerek saat ileri doğru alınmasıdır. Tarih doğru güne attığında, eğer vakit öğleden önce ise, akrebin atacağı ilk turda saat ayarlanmalıdır. Eğer vakit öğleden sonra ise akrebin ikinci turunda saat ayarlanmalıdır ki, gece 24'te takvimin doğru bir şekilde atması sağlansın.
-Akrep, Yelkovan, Saniye, Tarih, Gün:Bir önceki modelle aynı olup, tek farkı tepenin bir kez çekilip bir yöne döndürülmesi tarihi, aksi yöne döndürülmesi günleri ayarlar.
- Direk tarih değişiminin saat 21:00 - 04:00 arası yapılmaması şiddetle önerilir. Çünkü tarihli saatlerin tarih çarkı da doğal olarak bu saatler arasında devir yaptığından direk müdahele tarih çarklarına zarar verebilir.

Tek Yönlü Döner Çerçeve (BEZEL)
Tek yönlü döner çerçeve 60 dakikaya kadar olan süreleri kolayca ölçmemizi sağlar. Ölçüme başlandığı anda çerçevenin sıfır noktası yelkovanla hizalanır. Böylelikle saate her bakıldığında ne kadar süre geçtiği kolayca okunabilir ve başlangıç zamanını hatırlamaya gerek kalmaz.

Kronograf
Kronograf, bağımsız süre tutma özelliğine verilen isimdir. Kronograf saatler, zamanı göstermenin dışında, bir olayın başlama ve bitişi arasındaki süreyi ölçebilir.
Kronograf saatlerde bulunan elemanlar şunlardır; salise sayacı, saniye sayacı, dakika sayacı, saat sayacı. Bazı kronograf modellerde salise sayacı ya da saat sayacı bulunmayabilir. Bu sayaçların kadrandaki yerleri modele göre farklılıklar gösterebilir. Kronograf butonları ise tepenin üzerinde ve altında olmak üzere iki tanedir.

Basit Süre Tutma
Basit süre tutma işlemi, ilk krono düğmesine basılınca başlar, ikinci basıçta süre tutma durur ve aradan geçen süre okunur. İkinci krono düğmesine basınca krono sayacı sıfır konumuna geri döner.

Takometre (TACHYMETRE)
Bazı kronograf saatler, bu özellik sayesinde 1 kilometreyi kaç saniyede geçtiğinizi ölçerek saatteki ortalama hızınızı gösterir. Takimetre özelliği bulunan saatlerin çerçevesinde kilometre saat cinsinden hız değerleri işaretlenmiştir. İçinde bulunduğumuz araç bir kilometreyi kat ettiğinde , sayacı durdurarak takometre göstergesinin çerçevedeki hangi değere işaret ettiğini okumamız, saatteki ortalama hızımızı bulmak için yeterlidir
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.