K

Yüzbaşı
19 Ağustos 2008
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
28 üye
4 Gün Cezalı
6 s. 26 dk.
Gönderiler Hakkında
K
2 ay
Bloklu kişilere cevapları görme
Mesajlarından rahatsız olduğum, kendime göre saçma bulduğum kişileri blokluyorum. Ben bu kişilerin yazdıklarını değersiz bulduğum için bloklamışım zaten ama o kişilere verilen cevaplar sürekli karşıma çıkıyor. Böylelikle bazen farkında olmadan cevabı okuyarak kişinin yazdığı saçmalıkları yüzde 80 anlamış oluyorum. Ben zaten bu kullanıcıyı saçma ve gereksiz bulmuşum ona verilen cevapları görüp yazdıklarını görmüş kadar olunca ne anladım öyle engellemeden.
K
3 ay
Bdbdnxnc
Hhhjjj
K
4 ay
Ekonominin nasıl uçtuğunu anlatıyorum
Şükürler olsun ekonomimiz her geçen gün daha çok uçuyor. Kronolojik olarak ekonominin nasıl uçtuğunu anlatayım size.

2007 şahlanıyoruz
< Resime gitmek için tıklayın >


2013 uçuyoruz
< Resime gitmek için tıklayın >


2020 çokomelli uçuyoruz
< Resime gitmek için tıklayın >


2023 negatif uçuyoruz
< Resime gitmek için tıklayın >


2030 gılışdar geldi ekonomi yerlerde
< Resime gitmek için tıklayın >
K
4 ay
İnşa Süreleri Neden Belirsiz
Merhabalar, deprem olunca aklımda bir soru oluştu. Çevremde gördüğüm irili ufaklı binaların bazıları 6 ayda bile bitiyordu, şimdi aynı tip binaların 2 yıldır çalışma olmadan falan betonuyla öyle durduğunu falan görüyorum. Bazısı 4-5 yılda bitiyor. Yağmur, kar, sıcak soğuk böyle duruyorlar. Bide bu binaların hepsinin önünde satılık lüks daire ilanları oluyor. Acayip çelişkili bir durum, anlayan arkadaşlar yazsın, bir inşaatın projesinde tamamlanma süresi min-max yazmazmı. Bu durumlar binaların deprem dayanımını etkilemezmi, bazısı demirler dışarda paslanmış üstüne devam ediyorlar. Kiminde tesisat var öyle açıkta bekliyor. Bunları denetleyen falan bir birim yokmudur.
K
4 ay
Erken Seçim Olsa
Geçtiğimiz günlerde Kılıçdaroğlu erken seçim için hazır olduklarını söyledi ve Bahçeli'yi erken seçim için davet etti.
Üzerinden zaman geçti herkes diyeceğini söyledi,
Erdoğan burası kabile mi hayırdır dedi,
Bahçeli 2023 adayımız Erdoğan dedi,
Akşener, Kılıçdaroğlu doğru yere ateş etti dedi.

Beni burda bilen bilir, hiçbir fikre ve hiçbir görüşe bağlı değilim, sürekli muhalefetim, bu demek değil ki CHP liyim. CHP gelse ona da muhalifim çünkü sürekli birşeylerin sorgulanması ve zaman içinde sürekli değişmesi gerektiğini ve bunun da sürekli mevcut idarecilere, kim gelirse ona muhalefet olunması gerektiğini düşünüyorum.

Şimdi erken seçim talebine geri dönüyorum, herkes diyeceğini dedi zaten. İlk konuşan hariç hepsinin saçma da olsa kendi içinde bir tutarlılığı var. İlk ve zamansız konuşan Kılıçdaroğlu, biz hazırız hadi seçim yapalım diyorsa adayı bellidir. Eski adayı olan İnce kendi başına takılıyor. Kılıçdaroğlu kendisi aday olabilecek birisi değil gibi, olacak olsa erken seçim isterken bunu belli eder, nasıl bir istektir ki bu etkisiz Bahçeli den isteniyor. Bahçeli mi acaba Kılıçdaroğlu nun adayı diye düşündüm bir an ama Bahçeli Erdoğan ın adaylığını kendisinden çok istiyor, Akşener galiba üstüne alındı doğru yer beni aday göster seçime gidelim dedi.

Bunu buraya not ediyorum, ilerdeki bir zaman hortlatmak üzere. Kılıçdaroğlu erken veya zamanında olacak olan, yani kendisinin biz sürekli hazırız dediği seçimlerde adaylığını veya adayını açıklamak için günlerce insanları oyalayıp, oraya buraya ziyaretler yapıp bir karar verecek. Hazır olan kişi seçim kararı alındığı an ilk açıklamasında aday olduğunu veya kendince sebeplerinden dolayı x kişisini aday olarak desteklediğini açıklar.
K
4 ay
Galericinin Eksper diyince geri vites yapması
Merhaba arkadaşlar, ilk kez böyle bir durumla karşılaştım sizlerle de tavsiyelerim olacak. Arkadaşım için İzmir de bir araç beğendik galeriden, telefonda görüştük, araç çok iyi gelin bakın alıp gidersiniz dediler, bize biraz uzak şehir gitmeden nasıl yapalım derken galeriye yakın bir ekspertiz firmasını aradık, biz gelmeden aracı size galerici getirse bu aracın ekspertiz işleminin parasını bizden havale ile alarak layıkıyla yaparmısınız dedik. Tabiki yaparız hatta bizden birisi gerekirse sizin için arkadaşınız gibi gidip aracı da satıcı ile alıp merkezimize getiririz dediler.
Galericiyi aradık ve durumu izah ettik, şehir dışındayız ama ekspertiz arkadaşımız var size de yakın aracı siz götürürmüsünüz veya gelip aracı bizim için arkadaşımız ön inceleme sonrası ekspertiz merkezine sizinle birlikte götürsün o onay verince kapora vereceğiz ve ilk mesai günü almaya geleceğiz dedik.
Galerici eksper tarafsız olur tanıdık olmaz dedi, ne fark eder alacağım araca ben anlamıyorum benim yerime arkadaşım bakacak dedi arkadaşım, galerici kabul etmedi, tanıdık olur ama eksper olmaz dedi, biz bu aracı hangi ekspere sokarsak eksperin parasını biz verdiğimiz için eksperden hizmet satın almış olucaz ve eksper detaylı inceleyecek dedik. Bu aracı ekspersiz satıyoruz biz, size satmak istemiyoruz dediler.

Arkadaşlar yapılacak şey belli artık, size de tavsiyemdir, şehir dışı araç alırken yakın bir eksper firmasına ulaşıp raporlu ekspertiz istediğinizi ve tedbir amaçlı aracı satın alınca kendi şehrinizde ikinci bir ekspertiz yaptırdığınızı belirtin, dikkatli bakmazsanız gerekirse dava açarım diye belirtin. Zaten eksper böyle bir durumda geri vites yapmıyorsa yaptığı işe güveniyordur. Sonra da almak istediğiniz araç sahibine ekspertiz için anlaştığınız yere aracı götürmesini ve tanıdığınız bir yer olduğunu söyleyin, arabasına güveniyorsa geri vites yapmaz. Belki aksi bir adamdır kabul etmez ama genelde bu yöntem çalışacak bugün anladım.
K
5 ay
Otoyol Kullanmazsan Bedelini Ödersin
4-5 gün önce İstanbul'dan İzmir'e kendi aracımla gittim. Osmangazi köprüsünde öpülmeye razı oldum çünkü kısalttığı yolu veya feribotu kullanmak istemedim. Köprüden geçince mavi İzmir veya Manisa tabelası olmadığı için Google Map ten ücretsiz yol seçiyorum beni paralı otobandan çıkarıyor. Çıktıktan sonra İzmir tabelası yeşil var mavi yok Google Map yol tarifine göre gidiyorum ooov bir baktım beni Map dolandırıp otoyola tekrar çıkarıyor, Google galiba para karşılığı yol tarifini satmış, kafaya koydum o yola para vermicem Yandex Map açtım, Yandex te sıkıntı ama güç bela beni Orhangaziden çıkardı, birkaç kez durup kontrol etmek zorunda da kaldım. İzmir'e parasız yol tabelası Bursa çevre yolundan sonra başlıyor en kötü Bursa ya kadar o parayı almak istiyorlar. Genelde yolda çok hız yapan birisi değilim ama zaman zaman 150 falan çıkarım. Akşam ve yol ciddi boştu, birazda otoyola ve sisteme olan kızgınlık öyle hızıma çok dikkat etmeden gidiyorum. İlerde sağda bana doğru ışıkları yakmış bir araç gördüm frene basmaya başladığımda 135 civarında hızım vardı limit 110 olan yerde. Hemen frenle 110 a düştüm yanlarından geçerken baktım ki radarcı abiler tezgahı kurmuş, radar tabelası varmı yokmu dikkat etmedim, tepede lambası yanmayan şehirlerarası yolda gelen araca doğru farları açıp kendisini görünmez hale getirerek yol ve trafik güvenliğini umursamayan trafik polisleri. Bugün baktım e-devletten alt dilimde ceza yazmışlar. Evrak gelmedi henüz max135 le ceza yedim 110 olan yerde sanırım 121 e kadar yazmıyorlar.

Otoyoldan giden arkadaşlarım 180 le gidiyorum ceza falan yok bu yolda, parayı verip istediğim gibi giderim, burada ceza kesen olursa birdaha kullanmayız diyor. Zaten ben daha önce o yolu kullandığımda böyle hızlı gidenlerden korktum, 200 le giden var, 210 la kaza yapan var. Herkesin altında range yok sağ çıksın, o hızlarda başla araçlara da çarpabilirler. İyi araçları hadi anladım model söylemeyim ama sağlam değil denilen bir b sınıfı araçla belki 200 giden gördüm. O hızla kaza yapsa o aracı teşhis edemezler.

İdareciler beni otoyol kullanmadığım için cezalandırırken kullananlara ise ödül olarak kendinin ve başkalarının can güvenliğini tehlikeye atma özgürlüğü veriyor.

Ben radar cezası değil otoyol kullanmama cezası yediğimi düşünüyorum. Tabiki hak edilmiş bir cezam var ve ödeyeceğim ama hemen aynı yere yakın olan paralı yolda 200 le gidenlere de radar cezası yazacak kadar trafik güvenliğini umursayan bir idari yapı olsa en azından cezaların daha adil olduğunu düşünürdüm.

Edit: 15 yıldır fiilen ehliyetli ve araç kullanan biriyim 1 kez hatalı park cezam vardı, bu da ikinci cezam.
K
5 ay
Öğretmenler Ne Yapmalı
Sürekli öğretmen eleştirici konular açılıyor, toplumsal olarak kin ve nefretin en yoğun olduğu meslek grubu haline geldiler. Yüksek olmamasına rağmen aldıkları paraya sürekli laf edildi, Corona döneminde okula gitmedikleri için linç yediler. Öğretmenler en büyük hatayı kendilerinin her fırsatta karşısında olmuş halk ile bütünleşme isteğiyle yapıyor. Sizin sendikanız, derneginiz falan yokmu gitsin onlar uğraşsın, ne işiniz var Twitter da orda burda halktan destek bekliyorsunuz. Sizi anlamayacak, size değer vermeyeceklerden, öğretmenin toplumdaki yerini muhakeme edemeyecek kabiliyette karşınıza geçse iki lafı bir araya getiremeyecek kişileri muhattab almayınız bu konu altında da cevap vermeyiniz.

Ben öğretmen değilim ama beni bu ülkenin öğretmenleri yetiştirdi. Hayatım boyunca devlet okullarında okudum, iyi-kötü öğretmenlerim oldu. İyi bildiğimin kötü, kötü bildiğimin iyi olduğunu çok sonra anladığım da oldu. 19 yıl boyunca fiilen sıralarda oturup eğitim aldım. Toplumdaki en masum, en saygıdeğer meslek grubu öğretmenlerdir. İçlerinde elbette oldukları konumu hak etmeyenler vardır ama geneli iyidir, bizi yetiştirenler bugün evlatlarımızı yetiştiriyor.

Kalabalık meslek grupları tek tek incelendiğinde öğretmenlerin aslında işini en iyi yapan ve topluma zararı olmayan bir meslek grubu olduğunu anlamak zor değil. Bana göre topluma faydası olması beklenirken zararlı hale gelmiş meslek grupları da var. O gruplar o kadar güçlü ve kirli ki insanlar orda burda onlara karşı konu açmaya dahi korkuyorlar. Toplum belki de bunların bütününe karşı olan öfkesini ve kinini öğretmenler üzerine kusuyor.

Öğretmenine saygısı olmayan hiçbir toplum gelişmemiştir, hiçbir zaman daha ileriye gidememiştir. Bu binlerce yıllık bir gerçektir.

Mevzu pandemi falan değil, pandemi de geçer ama bu toplumsal sıkıntı geçmezse ve öğretmenler de bu sosyal mecraları ciddiye alıp buralarda kim olduğu belli olmayanlara cevap verip, onlara göre mesleğine devam ederse, bir nesil yok olur ve bu ülkenin geleceğine en büyük zarar el birliğiyle verilmiş olur.
K
6 ay
Mühendis ne iş yapar
Merhaba arkadaşlar, yıllardır kurumsal firmalarda çalışan bir kişiyim, birçok mühendis arkadaşla çalıştım onun dışında birçok mühendis arkadaşım var ve hep kurumsal firmalarda çalışıyorlar. Bu kişilerin odaya bağlılığı falan da var.
Şimdi ben bu arkadaşlarımın genelde bir şekilde üretim, proje, yönetim, kalite, satış gibi birimlerde yükselerek giriş ve orta seviye yönetici olduklarını görüyorum fakat mühendis olarak yani ürün geliştirme ve onay anlamında, mesleki sorumluluk anlamında çok birşey göremiyorum. İnşaat mühendisleri var bildiğim proje onaylayan. Makine mühendisleri var LPG li araçların falan onayını belge üzerinden yapıyorlar birde doğalgaz falan işlerini, onun dışında elektrik projesi onaylayan falan var.

Mühendis arkadaşlar söz sizde gerçekten imza ile projeler üretiyor musunuz?
K
5 yıl
Araç satışlarının artışı
Foruma bakıyorum, çevreme bakıyorum, istatistiklere bakıyorum araç satışları artıyor. Trafiğe kayıtlı araç sayısı artıyor. Fiyatlar artıyor, dolar artıyor, vergiler artıyor, satışlar artıyor. Çoğumuz dolar kuru ile gelir elde etmiyoruz ama dolar kuru ve yüksek vergiye rağmen vazgeçmiyoruz. 1600cc ve altı için araç bedelinin yüzde 45 civarı vergiden oluşuyor. Yani 50 bine alınan aracın normal fiyatı 28 bin TL. 1600-2000cc arası için ise vergi yüzde 70 civarı. 100 bin olan aracın normal fiyatı 30 bin TL. Üzerine birde mtv her yıl, araç fiyatı yükselince doğal olarak, üstüne birde trafik sigortası ve kasko da yüksek çıkıyor. Yakıttan alınan vergileri saymıyorum bile. Herşeye rağmen satışlar artıyor. Daha birkaç yıl önce yüzde5 ötv zammı yedik fakat uslanmadık, satışlar artıyor. Trafik kaldırmıyor yine artıyor. Böyle giderse yakın zamanda bir ötv zammı daha gelir bize müstehak. Araba bizim neyimize. Şimdi buraya kadar okuyanların yazının tamamını okumayanların cevabı komik olacak. Sosyolog, psikolog, toplum analisti, akil insan falan olmayan sıradan bir vatandaşım ve sıradan görüşlerimdir bunlar. Bu kadar olumsuzluğa rağmen satışlar artıyorsa bu bir ihtiyaçtır. Avrupadaki veya amerikadaki gibi bir ihtiyaçtır. Özel bir durum değildir. Mesela özel uçaklar adı üstünde özeldir ve vergileri araçlardan yakıt da dahil daha düşüktür. Motor yatlar da öyledir. İnsanların geneli için elzem bir durumdur kendi aracıyla ulaşım sağlamak. Bu durumun cezalandırılması abestir. Satış sayısı vergileri değil yolları arttırmalıdır. Aslında topluma ait olmayan bir aciziyet vardır ama topluma mal edilmektedir. Öylede alınıyo böylede, bırakın rahat rahat binsin ülkemin insanı. Demekki bu kadar insan bununla mutlu oluyo. Küçük bir çocuğun elindeki oyuncağını zorla almak veya kullanımını sınırlandırmak gibi bişey bu. Bunun partilerle de alakası yok zira yakın zamanda 2 seçim gördük, hiçbir parti bu gelir kalemlerinden vazgeçemedi. Hatta özellikle bu vergileri eleştirmekten uzak durdular. Sanıyorum çok büyük meblağlar bütçe için. Anlamadığım şey başka ülkelerde bu şekilde fiyatlandırma yokken hala nasıl bütçeleri bizden fazla. Açıköğretimi de sayarsak ülkede milyonlarca iktisat, işletme gibi bölümlerden mezunlar var, forumdada yüzlercesi var. Bana bir bilen anlatırsa bende bu cehaletten kurtulmuş olurum.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.