R

Binbaşı
01 Aralık 2014
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
3 üye
Görüntülenme (?)
90 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
R
3 hafta
2020 Model Sıfır-2.El araçlarda uygun olabilecek modeller...
2020 yılında galerici ve al-satçılar tarafından alınmış ama 2021 Şubat ayına geldiğimiz halde satılamayan modellerde ucuza araç almak mümkün olabilir. Zira çok ama çok fazla sıfır-2.el araç birikmiş durumda.

Fiyatları hala yukarıda tutmakta direnseler de bu galericiler, zaman geçtikçe düşen kur, yeni gelen modellerin ucuzlaması, markaların 2021 model yılı olan modellerdeki indirimleri ve bulunabilirliğin artması gibi sebeplerle İLLA Kİ SATMAK İÇİN İNDİRİM YAPACAKLAR.

Eğer siz de 1 yaşında bir araç almaktan rahatsız olmazsanız ve "Eğer önemli ölçüde ucuz olursa gelericiden de alabilirim" diyorsanız bazı araçları takip etmekte fayda var diye düşünüyorum.

İşte benim aklıma gelen birkaç model:

1-) Peugeot 308 1.2 Puretech 130 hp EAT8 (AllureSport ve Style Tech donanımlarıyla)
< Resime gitmek için tıklayın >
An itibariyle 2020 model 500 km altı tam 99 adet 308 var sarı sitede. Fiyatlar 220-280 aralığında

Yüzü eskimiş bir araç olsa da son güncellemeler ile oldukça dolu bir araç haline geldi. Style Tech donanımı ile Hayalet ekran, Cam Tavan, iyi bir multimedya, mercekli halojen far, sürüş modu gibi donanımları sunabiliyor. Ayrıca 130 beygirlik motoru da güçlü sayılabilecek bir ünite. Allure sport'a çıkarsanı Led far ve Anahtarsız çalıştıma artıları geliyor.

Benim Görüşüm: 215 bin liraya Style Tech veya 230 bin liraya alınacak Allure Sport donanımı güzel bir alışveriş olarak görülebilir.

Güvenlik ekipmanları hariç neredeyse hiçbir ekstrası olmayan aynı markanın alt segmentindeki 208'e 231 verene kadar, üst segment 308 almayı tercih ederim ben şahsen.

2- VW POLO 1.0 TSİ 95 hp DSG (Comfortline Cam Tavansız olarak):
< Resime gitmek için tıklayın >
Şu anda bu 201 Adet Comfortline Otomatik var. Bir kısmı cam tavalıdır ancak Cam Tavansız Polo daha iyi bir fiyat-performans aracı. Fiyatlar 195-250 aralığında.

Özellikle son makyajıyla Multimedyasını da oldukça geliştirdi Polo. İç hacmi zaten neredeyse üst sınıfa yakın. Bu 200 aracın bir an önce satılması gerekiyor ve corsa, 208 gibi pahalı alternatiflerine göre Polo uygun fiyatlı kalıyor.

2021 modelleri de şu an bayilerde 196 bin civarlarına satılıyor

Benim Görüşüm: 190 bin ve altındaki fiyatları makul buluyorum ben.

3- Renault Clio (Her donanımı):
< Resime gitmek için tıklayın >

Neredeyse 1000 tane 2020 model ve 500 km altı Renault Clio satılmaya çalışılıyor sahibinden.com'da. Bursa'da üretilip her şehre sıfırı gönderilen Clio'nun bu kadar stoğunu nasıl satacaklar merak ediyorum açıkçası

1.0 tce motorda çok fazla yığılma var özellikle. 1.3 edc için de Galeriler "Ya üst dilime geçerse" diye fazlasıyla almışlar (Normal kullanıcıların bu kadar tercih ettiğini sanmıyorum bu motoru çok pahalı kalıyor)

Benim Görüşüm: Renault marka olarak piyasasını takip etmes çok zor markalardan. OYAK fiyatları ayrı saçmalık, Listeyi yukarıdan açıklayıp bayide indirim yapmaları ayrı saçmalık. Şimdi bir de 2021 modellerde motor gücü ve fiyatları iyice çorba yapmışlar. O sebeple fiyat zikretmiyorum. Ama bayiye gidip fiyat alıp biraz daha ucuzuna galerilerden koparabilirsiniz diye düşünüyorum.

Yine de 170'lere Touch otomatik, 190'lara da icon otomatik için iyi bir fiyat diyebiliriz

4- Fiat (Egea Tüm motor ve Donanımlarıyla):
< Resime gitmek için tıklayın >

Evet tam 1451 tane sıfır Egea var sitede İşin güzeli bu araçlar hem eski yılın otomobili hem de artık MAKYAJSIZ kasa olarak kaldılar.

Üstüne üstlük gelen makyaj ile Fiat markası hem fiyatları aşağıda tuttu hem de donanımları oldukça arttırdı. Makyajlı kasanın Urban donanımı eskinin Mirror donanımı ile eşdeğer. Dışarıdan da görsel olarak LOGO'nun değişmesinden ötürü çok belli oluyor makyaj. Bu 1400 küsür araç değer kaybetmeli.

Şu an fiyatları halen daha kırmamakta inat etseler de favorilere alıp takip etmekta fayda var:

Benim Görüşüm: Favori Fiat Egea modolim 1.4 fire HB kasadır. 7 adet mirror var ancak fiyatları çok çok saçma seviyelerde. 165'ten başlıyor ki sıfır makyajlı kasa bile 158 bin. 150'ye inerlerse düşünebilirsiniz.

Ancak urban plus'lar daha insaflı. 145 bin liralara alıp mutlu mesut binilebilir. Android Auto olmaz ama paranız cebinizde kalır.

5-) Citroen C3 Aircross (Benzinli Shine veya Dizel Feel):
< Resime gitmek için tıklayın >
156 tane araç var şu an otomatik. Yarısı benzinli yarısı dizel.

Bu araç "Üst dilime gelmeden alalım da zengin alalım" zihniyetinin patladığı araçlardan. Zamanında bazı otomotiv gazetecilerinin muhalif kimliğinden ötürü yaptığı "Tam sınırdaki araçlar" listesindeki bir çok model gibi bu modelde de beklenen artış yaşanmadığı gibi indirimler de görülüyor.

İlginç olan ise Fell donanımdaki alaşım jant ve kol dayamanın 2021 modellerinde çıkarılmış olması. Yani eğer bu araç radarınızda ise 2020 modelleri daha dolu olabilir.

Ayrıca galericilerin VAG grubu veya Peugeot markasında olduğu kadar dirençli olmadıkları bir marka. "Bir an önce satıp kurtulalım" demeleri muhtemel.

Benim Görüşüm: 220 bin liraya 1.2 shine veya 1.5 dizel feel bulursanız memnun kalırsınız. Özellikle ailesi iin geniş hacim arayanlar bakmalı. Dış tasarımı biraz SEV YA DA TERKET olsa da sevenler bu araca baksın.



Muhakkak başka modellerde vardır. Eğer hatırlatırsanız onları da ekleriz.

Okuduğunuz için teşekkürler.
R
4 hafta
Seat Leon 1.0e-Tsi DSG fiyatı uygun mu? Evet, bence uygun
Öncelikle yeni Leon 1.0 e-Tsi DSG araçları almayı başaran arkadaşlara hayırlı olsun. Bence çok güzel bir alışveriş yaptılar. İleride düşer veya çıkar bilinmez ancak bugün itibarıyla en makul fiyatlı araçlardan. Olaya bu şekilde bakmak daha sağlıklı değerlendirmek için önemli bence.
< Resime gitmek için tıklayın >

Aracın temel bir eksiği de yok ayrıca. Bazı arkadaşların iddia ettiğinin aksine ben baz donanım bir araç için fazlasıyla dolu olduğunu düşünüyorum. Style paketin yanına eklenen PLUS takısı ile birçok eksik giderilmiş. Paketi hazırlarken çok uğraşmış Doğuş ekibi ama bence doğru formülü bulmuşlar. Aşağıda bazı ARTILARINI listelemeye çalıştım aracın:

  • Örneğin bugün full+full olarak satılmış mk3 leonların multimedya ekranından daha büyük bir ekranla geliyor (8.25") Evet FR paketin ekranı 10 inç olsa da bu ekran da Focus Trend-x gibi 3 inçlik casio saat ekranı değil. Ki piyasa da hali hazıra satılan birçok marka ve model aracın üst donanım ekranından da büyük.
  • Full Link var (FR da yok mesela) telefonunuzu bağlayıp appleCarPlay veya AndroidAuto kullanılabileceksiniz. Navigasyonu sıklıkla kullanan kişiler için çok önemli bir donanım.
  • Arka koltukların genişliğini zaten övüyoruz ancak üstüne üstlük arka koltuklar için ısı seçimi yapılabilen ayrı bir havalandırma ünitesi mevcut araçta (3 bölgeli klima) Bu sınıfta bu özelliği sunan yok (C suv araçlarda bile sunulmuyor genelde)
  • Hız sabitleme, şerit takip, çarpışma önleme gibi güzel güvenlik ekipmanlarının yanında acil durum çağrı sistemi de mevcut: E-Call (Kullanmak nasip olmasın tabi kimseye inşallah)
  • Elektromekanik park freni ve vites ile beraber anahtarsız çalıştırma butonu da standart. Bunlar gerçekten aracın konfor hissini yukarı taşıyan ögeler. Artık kimse sustalı anahtarı kontağa takıp çevirmek istemiyor :)
  • Bence en önemlisi Kablosuz Şarj ve Geri Görüş Kamerası gibi oldukça güzel donanımlar da pakete eklenmiş. (Doğuş'tan beklenmedik hareketler )
  • Vw grubu artık emisyonların da zorlamasıyla HALOJEN far devrini kapattı tamamen. En baz donanımlarda bile tamamen LED aydınlatma grubu kullanılıyor. Leon'da da böyle. Özellikle bir kez LED farlı araç kullanmış insanlar daha sonra HALOJEN'e dönmek istemiyorlar. Bence çok önemli ve faydalı bir donanım. Üst donanımdaki kadar kozmetik olarak güzel gözükmese de işlevini yerine güzelce getirecektir.
  • Otomatik far, yağmur sensörü, otomatik klima gibi ufak ama kimisi için olmazsa olmaz olan (Benim için değil mesela ) donanımlar da sunulmuş bu pakette.

Peki bu aracın FR donanıma göre temel EKSİLERİ nelerdir? :

  • 17 değil 16 inç Jant var (Daha konforlu olacaktır ve ayrıca 17" jantlar çok güzel değiller. FR'da opsiyonla elmas kesim 18'lik jantlara geçmek lazım)
  • 10" multimedya ekran yok. Dolayısıyla sürüş modları yok.
  • Ambiyans ve Hayalet gibi işlevinden çok kozmetiği önemli olan donanımlar yok.

Alan arkadaşlara tekrar hayırlı olsun. Forumda da alabilen arkadaşların olduğunu gördüm ve çok sevindim. Demek ki araçlar gerçekten binici olan arkadaşlara ulaştırılıyor. Bunu bazı markalar bile isteye yapmamıştı geçen dönemlerde (BKZ: PEUGEOT 2008)

Zaten gelen manuel FR araçlardan da sadece 2-3 tanesi ilanlara düşmüş. Galericiler ya bu sefer alamadı araçları ya da artık eskisi kadar açgözlü değiller.

Okuduğunuz için teşekkürler...
R
6 ay
"Atmosferik Motor + Manuel Vites" kombinasyonu tekrar yükselişe geçer mi?
Turbo motorların gittikçe gelişmesi ve maliyetlerinin düşmesiyle artık atmosferik motorlu araçları "çağ dışı" görür olduk hepimiz. Özellikle düşük tork değerlerinden ötürü devirli kullanılması gerektiği için bu motorları tercih eden insan sayısı oldukça azaldı.

Ayrıca benzer maliyet düşüşü otomatik vitesli araçlarda da gerçekleştiği için, manuel vitese olan talep de giderek azaldı özellikle son 5 yıldır. Halkımız uzun yıllar uzuak durduğu otomatik vites kolaylığını tattıktan sonra hızla bu araçlara yöneldi. Günümüzde neredeyse satılan 100 otomobilin 70 tanesi otomatik vites olarak satılıyor. (Grafikte görebileceğiniz gibi)



Ancak yaşadığımız ekonomik koşullar malum. Hem ÖTV artışı hem de kurların yükselişi alım gücümüzü oldukça düşürdü. Bu durumda burun kıvırdığımız atmosferik motorlu araçları yeniden değerlendirir miyiz diye aklıma geliyor. Zaten hali hazırda satış yapan belli başlaı modeller mevcut. Ancak bunlar genelde yerli seçenekler. Belki ithal seçenekler de bu araçların yanına katılabilir. Aklıma gelen örrnekleri yazmaya çalışacağım:

-Toyota Corolla 1.6
-Honda Civic 1.6
-Fiat Egea 1.4 Fire (1.6 Motor euro 6d normlarını karşılayamadığı için artık satılmıyor maalesef)
-Hyundai Elantra 1.6 MPI
-Hyundai i10 1.0 ve 1.2 MPI
-Renault Clio 1.0 SCE
-Kia Ceed 1.4 (Eskiden i30'da da kullanılıyordu)
-Ford Focus 1.5 ti-VCT

gibi gibi.... Daha da arttırılabilir örnekler. Bu ve benzeri araçlar özellikle manuel vites ile de birleştirildiğinde ÖTV dilimiolarak avantajlı hale gelebilirler. Bundan ötürü ilerleyen dönemde satışlarında artış olabileceğini öngörüyorum ben.


Bu noktadan yola çıkarak şu anda piyasada bu kombinasyonlarda ekonomik bulduğum birkaç modelden bahsetmek istiyorum. bayilerde bulunmadığının farkında olsam da liste fiyatları üzerinden yorum yapacağım araçlar hakkında.

FİAT EGEA 1.4 FİRE (95 Beygir 127 nm Tork)

Kim ne derse desin şu fiyatlarıyla Egea çok alınası bir araç. Özellikle Sedan Easy paketi %45'lik dilime de girebildiği için bedava resmen. Ancak benim favori donanımım hatchback+mirror oluyor baktığımda. Hem dışarıdan çok şık bir araç Egea HB hem de Mirror donanımı ile fazlasıyla tatmin edici. AppleCarPlay/AndroidAuto ve Geri Görüş kamerası Urban Plus donanıma göre temel artıları. Ayrıca jantları da çok güzel. 137.900 lira liste fiyatı var. Urban plus ise 131.900. Bence aradaki farka değer. NOT: Eğer listeler gerçek ise aman diyeyim Street donanımını almayın. Sadece 3 bin lira fark var Urban plus ile ve iki araç arasında dağlar kadar fark var.






HYUNDAI i30 1.4 mpi (100 Beygir 134 nm Tork)

Evet biliyorum bu araç artık ülkemizde satılmıyor. Ama tam da bu sebepten ötürü fiyatı 2. el olarak oldukça ucuz. 145.000 liralara 2 yaşında araçlarbulmak mümkün. C segmenti bir arabam olsun, çok güçlü olmasa da olur derseniz özellikle iç tasarım olarak bence oldukça tatmin edici bir model i30. Birkaç fotoğraf atalım...




FORD FOCUS 1.5 Ti-VCT (123 Beygir 150 nm Tork)

Yine liste fiyatına araç bulma gibi bir mucizenin gerçekleştiğini düşünürsek, 184.400 liraya Alman üretimi, geniş bir sedan alıyorsunuz. Evet orta konsoldaki ekranın küçüklüğü can sıkıyor ama ne olursa olsun kaliteli bir araçta olduğunuzu hissettiren bir model Focus. Ben kesinlikle turbo ollsun önyargısı olmayanlar değerlendirsin derim bu modeli. İçinde bazı japon rakiplerinden daha mutlu olabilirsiniz.






DACIA DUSTER 1.6 sce (109 Beygir 144 nm Tork)

Bu listede bir Dacia modeli olmasa ayıp olurdu. Zaten kendisi şu an Türkiye'nin en çok satan SUV'u 2020 yılı için. Fazla söze gerek yok. Fabrikasyon LPG'li olması garanti bozmadığı için avantaj olabilir birçok kullanıcı için. bence dış dizaynı gayet güzel ancak içeride problem var (Birçok Dacia modelinde olduğu gibi)






DEVAM EDECEK
.
.
.
.
R
8 ay
SKODA KAMİQ Türkiye Fiyatı Açıklandı (İncelemeler Geldi...)
R
8 ay
Yeni Skoda SCALA hakkında genel bilgiler...
Son zamanlarda epeyce gündem oldu Skoda SCALA. Biraz da bilgi eksikliği var genel kamuoyunda araç ile ilgili. Bundan ötürü ben de sahip olduğum bilgileri takip ettiğim kadarıyla derlemek istedim.

> Araç Bilgileri (Sınıf, Boyut, Altyapı)

Scala boyutlar olarak tam manasıyla bir C sınıfı hatchback. Bu konuda eski Rapid modeli ile karıştıran arkadaşlar var ve bu aracı da onun gibi B ve C sınıfları arası bir araç sanıyorlar. Durum kesinlikle böyle değil.

Scala uzunluk, yükseklik ve genişlik ölçülerinin tamamında Golf'ten daha büyük bir araç. Ayrıca bagaj hacmi de yine VW Golf ile kıyasladığımızda 90 litre daha fazla.



Bu tarz otomobil ölçüleri ile ilgili bilgiler için bir site tavsiyesi: AutomobileDimension.com

ANCAK önemli bir hatırlatma aracın altyapısı Golf ve Leon'da kullanılan MQB değil. Aksine Polo ve Ibiza'da kullanılan MQB0 isimli başka bir altyapıyı kullanıyor. Bu tamamen aracı ekonomik üretebilmek için yapılmış bir tercih. Küçük modellerde kullanılan daha az oyuncak destekleyen platformu kullanarak C sınıfında ucuz bir model üretmek istedi Skoda burada. Yani bir Golf veya Leon kadar sürüş zevki vermeyebilir. Aklınızda bulunsun.

> Türkiye'ye ne zaman gelecek

Aslında araç Türkiye'ye geldi Son zamanlarda gündem olmasının sebebi de bu zaten. Araç taa Ocak ayında Intercity Filo tarafından sipariş edildi ve Skoda Türkiye bu ay 2000'e yakın aracı teslim etti (ODD verilerinde de 1821 tane Scala satıldı gözüküyor Haziran ayında) Konu ile ilgili fotoğrafları Intercity'nin sahibi Vural Ak kendi Instagram hesabında yapıyor. Aracı merak edenler için detaylı fotoğraflar da var. Buyurun: VuralAk İnstagram




Tabi bu satışlar filo satışı ve kullanıcıları da Abdi İbrahim İlaç firmasının çalışanları (Bugün yavaş yavaş teslim almaya başladı çalışanlar) Dolayısıyla artık İstanbul'da yaşayanlar aracı görebilirler trafikte. Ancak perakende müşterisi için henüz satış başlamış değil.

Konu ile ilgili Skoda Türkiye satış müdürü Erhan Bayraktar "Ufak bir süreç daha var. Ağustos ayını beklememiz gerekecek" diye açıklama yaptı. Ayrıca Dizel otomatik seçeneğini de sunacaklarını söyledi aynı açıklamada. Biliyorsunuz 2020 yılında Golf, Leon ve a3 artık dizel motor seçeneğiyle satılmıyor. İşte Skoda VAG grubunun bu boşluğunu da tek başına doldurabilir. Bu açıdan önemli bir model bence ülkemiz için Scala. (Açıklama linki:https://www.youtube.com/watch?v=SEp8dsIsvvg )

Ekstra Not: Skoda KAMİQ bekleyen varsa bu aracı da temmuz sonuna kadar satışa sunacaklarını söylediler. Hem ekonomik hem de iç hacmi başarılı bir B sınıfı SUV arayışında olan varsa biraz bekleyip kesinlikle KAMİQ'e de göz atsın derim.

> Son Yorumlarım

Bence Skoda Scala ülkemiz için çok uygun bir model. Rakiplerine göre ucuz olmasına rağmen donanım olarak da geri kalmamayı başarıyor.

Eğer mekanik el freni veya analog kadranları dert etmiyorsanız oldukça uygun fiyata bu araca sahip olmak mümkün olabilir. Hele hele "Dizel otomatik araba kalmadı" diye şikayet edenlerdenseniz kesinlikle değerlendirmesi gereken bir model SCALA.

Tabi burada Skoda Türkiye'nin fiyat politikası da önemli. Gelen talebi görüp fiyatları yukarı çekmeye çalışır ve ekonomik olması gereken bu modeli değerinin üzerinde fiyatlandırırlarsa yüksek satış adetlerine ulaşamayabilirler. Bakalım bunu zaman gösterecek.

Okuduğunuz için teşekkürler.
R
geçen yıl
Yeni Passat (Elegance+R-line) vs (Impression) kıyaslama - OTOPARK.com
Liste fiyatı ile değil gerçek fiyat ile kıyaslama yapılmış. Kullanıcımız da var videoda. Ben çok beğendim bir passat sahibi olarak. Tavsiye edilir

https://www.youtube.com/watch?v=cUz4YdNLBVk
R
geçen yıl
Yeni Passat alındı. İlk izlenimler ve olumlu/olumsuz yanlar. Gerçek fiyatlar.
Herkese iyi günler....

Bundan yaklaşık 5 ay önce aracımızı(vw jetta 2010 model makyajlı kasa lpg'li) değiştirme vaktinin geldiğine karar verip sıfır araçlara bakmaya başlamıştık. Ancak o dönem ötv indiriminin de yeni bitmiş olmasından ötürü araç fiyatları yükselmişti. Ben de o günden bu zamana kadar tüm piyasayı takipteydim.

Bütçe mevcut aracımız satıldığında dahi yaklaşık 165 bin TL seviyelerindeydi. Mevcut ekonomik durum da düşünüldüğünde çok fazla borçlanıp bu seviyenin çok da üzerine çıkmayı düşünmedik. Uygun sıfır faizli bir kampanya olursa belki değerlendirilebilirdi. Şöyle böyle aklımızın ucundan geçen ve ara ara hem ikinci el fiyatları hem de sıfır fiyatlarını takip ettiğim araçlar şunlardı:

-Skoda OCTAVİA ve KAROQ
-Vw GOLF ve PASSAT
-Seat LEON ve ATECA
-Hyundai TUCSON
-Toyota COROLLA
-Honda CİVİC
-Audi A3

Yukarıdaki araçlardan D sınıfı ve C suv olanlar açıkçası fiyat aralığımızın çok üzerinde olduklarından gönlümüz istese de alabilecek gibi durmuyorduk. Zira fiyatları 200 bin lira ile açıyordu tüm modeller. Gerçekçi seçenekler compact sınıf araçlardı. İçimize sinen araçlardan olan Octavia ise 175 bin lira gibi uçuk fiyatlardaydı o dönem ki her ne kadar çok beğensem de o fiyatı da hak etmediğini düşünüyorduk aracın.

Ufak bir anekdot olarak dizel araç almaya çok sıcak bakmadığımı da söyleyeyim kullanıcı olarak. Ancak maalesef avrupa birliği ülkelerinin yaptığı düzenlemeler dolayısıyla hemen hemen tüm markalar ülkemize fazlalık dizelleri getirip satmayı daha çok istediklerinden ister istemez dizel bir araç almak zorunda kalacağımı düşündüm. Zira sadece dizel araçlar geliyor ve benzinli araçlar ilginç şekilde dizellerden pahalı satılıyordu.

Civic içinse epey ikna olsak da 165 bin liraya alacağımız beygir ve tork değeri çok düşük geliyordu. Aynı şey corolla için de geçerli ve bu iki araç da full donanım olmayacaktı alırsak.

A3'ün 165'e satıldığı iddia edildi ama yakalayamadık. Öyle bir araç hiç göremedim hiçbir bayide. Artık alan varsa hayırlı olsun o fiyata :)

Neyse konumuza dönersek bundan 15 gün önce Skoda Octavia Style Dizel Otomatik için liste fiyatı 165 bin TLye düşürülünce bayiye gittik. Ancak tıpkı a3'de olduğu gibi çevre illerdeki 5-6 farklı bayiide araç yoktu. Olan tek bayii de sunroof olduğu için araçta 173 bin lira istiyordu. Ancak skoda bayiinin yanındaki vw ve seat bayiilerine de uğradık. Sonrasında da honda bayisinden de fiyat aldık. O dönem aldığım tüm fiyatları sıfır araçlar kısmında paylaşmıştım.

Kararımızı ise liste fiyatı 240 bin TL (!) olan yenilenen passat 1.5 tsi impression donanımdan yana kullandık. Aldığımız fiyat ise 175.500 tl idi. Ekstra olarak metalik Pirit Gümüş renge sahip aracımız.

Bu noktaya kadar gereksiz hikayeleri okuma zahmetine katlandıysanız teşekkür ediyorum ve araç ile alakalı düşüncelerime geçiyorum. Eğer sabredebilirseniz en son bir piyasa ve fiyat değerlendirmesi de yapacağım.

Araç Yeni Passat diye geçse de b8 kasa passat'ın ufak makyaj operasyonu geçirmiş hali. Ön tamponda sis farlarının bulunduğu kısım biraz daha üçgen bir form almış. Ayrıca ön ve arka farlar led birimlerle değiştirilmiş standart donanımlarda dahi. En büyük dış tasarım yeniliği ise arka bagaj kapağında yazan devasa "P A S S A T" yazısı. İçeride ise yeni vw modellerinde karşılaşacağımız direksiyon simidini görüyoruz yenilik olarak ki çok ama çok güzel bir forma kavuşmuş bu ünite. Ayrıca uzun yıllar vw modellerinin bu direksiyon simidini kullanacağı düşünülürse güncelliğini de korumasını sağlayacak aracın. Onun dışında temel bir değişiklik yok.

Yenilenen passatla beraber donanım isimleri de değişti. Sırasıyla impression/business/elegance. Bizim aracımız impression donanıma sahip ancak alış aşamasında business donanıma çıkıp çıkmamayı da düşündüğümüz için bu iki donanım hakkında fikir sahibiyim. Elegance uzak kaldı bize :)

İmpresion donanım'ın bence kozmetik dışı önemli eksikleri şunlar:
-Hız sabitleyici
-Bel destek ayarı
-far ve yağmur sensörü

bunlar dışında kapılarda krom çıtalar, 17 inç jant, sis farı gibi eksikleri de var business donanıma göre.

(Şimdi kendimi avutup, aldığım donanımın ne kadar mantıklı olduğunu açıklayarak kendi kendimi tatmin ederek diğer donanımları alanları salak gibi gösterdiğim kısıma geldik :) )
İşin şakası bir tarafa özellikle hız sabitleyicinin olmayışı benim çok canımı sıkan bir durum. Özellikle uzun yolda çok ama çok güzel çalışan vag grubu hız sabitleyici teknolojisinin konforunu kullanmayı çok isterdim. Bel destek ayarı da benim gibi uzun boylu iseniz uzun yolda arzu ettiğiniz bir konfor ögesi. Yağmur ve far sensörü için ise o kadar üzgün sayılmam. Özellikle silecek çalıştırmak için hemen direksiyonun sağında güzel bir kol varken çok da ihtiyaç duymuyorum. Far sensörü ise sadece tünel veya alt geçide girişlerde otomatik olarak yanıp sönmesi bir artı olacaktı onun dışında yine sıkıntı etmiyorum. Ama hız sabitleyici olmaması can sıkıcı tekrar söyleyeyim. Bütün bunları düşününce bir üst donanım olan business'a geçmek makul gelmedi bize. Aradaki fiyat farkı yaklaşık 11 bin tl idive araç da yoktu. İmpression aldık mutluyuz. Nazar kişelemek için de aile fertleri sık sık "Baz donanım aldık...eevet boş... En boşu" tabirlerini kullanıyor akrabaya karşı :) Hız sabitleyici de bir sonraki aracımıza nasipse artık.

İçi nasıl? Kaliteli. En uygun kelime bu sanırsam Passat için. Kullanılan plastiklerden tutun işçilik kalitesine araç gerçekten güzel. Bu yorumları 112. kere duyuyor ya da okuyorsunuz ama benim ilk passat'ım bir de benden duyun bir şey olmaz :) Diğer çok duyduğunuz şeyleri tekrar etmeyeceğim. Sadece birkaç farklı noktayı söyleyip geçiyorum.
- Aracın koltukları beklediğimden çok daha güzel. Baz donanım olduğu için biraz korkuyordum ama hem çok dolu dolu koltuklar hem de yüzeyi sizi rahatsız etmiyor. Konforlu olsun diye içi boş süngerlerden yapılmamış. İmpression'ın koltuklarından korkmayın yani.
- Hayalet gösterge yok araçta doğal olarak. Fakat ben genel kitlenin (Belki de sadece forumda hiç araç almayıp her aracı resimlerinden yorumlayan arkadaşlardır bilemiyorum) çok demode bulduğu göstergeleri aksine çok sevdim. Ortadaki ekran renkli ve çok yüksek çözünürlüğe sahip. Araçla ilgili ne isterseniz size gösteriyor. Hız ve devir göstergeleri de evet belki cancanlı değil ama işini çok güzel yapan ve benim göz zevkime de hitap eden bir yapıya sahipler. Ya ben yaşlandım ya da insanlar fazla abartıyor bu üniteyi eleştirirken. Kullanmayan ve aklında soru işareti olanlara bir kez bakmalarını tavsiye ederim.
-Her yer halı kaplı. Ama her yer. Hiç acımamışlar o halının köpüğüne saklama alanlarında. Ayrıca diğer temel kısımların altları da yumuşak delikli bir plastikle kaplanmış. Bu plastikler ayrıca kirlendiğinde çıkarılıp yıkanabiliyor. Bu da güzel bir DÜŞÜNÜLMÜŞLÜK ki aracın geneline bu kelime hakim.
-Direksiyona kısaca değindim ama bir kez daha tekrar edeyim. Çok güzel olmuş. Hem görsel olarak çok daha güncel bir forma kavuşmuş köşeli hatlarıyla hem de kullanım sırasında araca hakimiyetinizi çok güzel veriyor. Altı biraz düzlenmiş ve çapı bu sınıfta bir araçta beklediğinizden biraz daha küçük. Sertliği ise her hızda olması gerektiği gibi. Şehir içi manevralarda yeterince yumuşasa da tek parmakla çevrilecek kadar da yumuşamıyor onu söylemiş olayım.

Motora ve bağlı olduğu için şanzımana gelirsek. 1.5 tsi motor çok güzel. 150 beygir 250nm tork hakikaten bu aracı aldığı için insanı mutlu eden ögeler. Bu değerlerin civic ve corolla maalesef çok gerisinde ve neredeyse aynı fiya...Neyse ona en son geleceğim. Araçla 300 km uzun yol yapma imkanım da oldu. performansı uzun yolda rahat hareket etmesini sağlıyor aracın. Yani 120 km/s ile giderken bile sanki yürüyormuş kadar zorlanıyor araç. DSG'ye gelince yine çok sık duyduğunuz üzere çok güzel çalışıyor. "DSG'yi eline alınca anlarsın" dediğinizi duyar gibiyim :) Evet keşke bu araçta eat8 şanzıman olsaydı. Sırf içim rahat etsin diye bile onu alırdım ama passat dsg şanzımanla satılıyor ve benim de bütçem belli. Sırf tam otomatik şanzıman almak için minimum 35 bin tl veremem. İnşallah bir sıkıntı çekmeyiz diye arzu ediyorum. Ayrıca dsg şanzımanın hassasiyetlerini de göz önüne alarak tedbirimi de alıyorum.

Fiyatlara gelince. Arkadaşlar bu araç liste fiyatında olduğu gibi 240bin tl değil. İster kızın ister bunu bir satış stratejisi olarak görün vw fiyat listeleri gerçeği yansıtmıyor. Bunu özellikle fiyat listelerini her beş günde bir kontrol edip araçları bu listeler üzerinden değerlendiren(gömen) arkadaşlar için söylüyorum. 240bin tl liste fiyatına sahip bu passat 175 bin tl gibi bir fiyata satılıyor(du) bu piyasada. aynı dönemde civic executive lpg için aldığım fiyat 170 bin tl idi. Burada beklediğiniz gibi "5bin daha veriri passat alırım. O fiyat civic'e verilir mi? Yamulan kasalı civic ahahaah" gibi cehalet turnusolu yorumlar yapmayacağım. aksine bu iki araç da alan kişiyi memnun edeceğinden şüphem olmayan araçlar.

Eğer sizin için donanım ögeleri(güvenlik, konfor, tasarım...) daha önemliyse tercihiniz civic'ten yana olacaktır. Şerit takip sistemi ve hız sabitleyiciyi önemli olarak gören birisinin tercihini civic'ten yana kullanması gayet doğal. Dopdolu bir araca sahip olmuş olur ayrıca. Keza lpg ekonomisini performanslı bir sürüşten daha önde tutması da ülkemizin ekonomisi düşünüldüğünde bir tüketici için gayet doğal ve olası. Ancak biz tercihimizi bir üst sınıf boş bir araç olan passat'tan yana kullandık.

Biz de çok memnunuz, diğer herhangi bir modeli satın alan bir arkadaşımız da aynı anda mutlu olabilir. Her karar her tüketici için ayrı ayrı doğru olabilir otomobil alırken. Lütfen şunu artık anlayalım.

Sormak istediğiniz soru olursa bu konuyu güncel olarak takip edeceğim.

Bunlar da fotoğraflarımız
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
R
3 yıl
Telefon Arayışım (2018 Temmuz)
Şu an (2018 Temmuz) bana ve kardeşime telefon alma arefesindeyim. Dolayısıyla bir araştırma yapıyorum. (Sanki Dünya'yı kurtaracağım. Al geç işte bi tanesini :) yok ama böyle araştırmadan alınca memnun olmuyorum genellikle) Tabiki kardeşim kararını kendisi verecek ancak ön çalışma yapma konusunda çok istekli sayılmaz. Dolayısıyla ben bizim için uygun olan modelleri belirlemeye çalışıyorum. Sunacağım seçenekler içerisinden birini seçecektir.



Tabi bütçe, arzular, beklentiler gibi birçok parametreyi belirlemek gerekiyor belki ama ben bu şekilde bakmadım olaya. İçime en çok sinecek cihazı arıyorum. Yani 1000 lira da olabilir 2000 lira da. (3-4 bin kesinlikle olmaz o fiyatları vermeyi düşünmüyoruz iki öğrenci olarak ki daha rahat rahat kullanabilelim cihazları. Kırıp, kaybedince üzülmeye gerek yok) O yüzden cihazlar çok farklı gelebilir sizlere kusura bakmayın şimdiden :)



Başlamadan önce son kez şu an kullandığım modeli ve neden değiştirmek istediğimi de söyleyeyim fikir verme açısından. 2014 Haziran ayı sonunda 2150₺ 'ya aldığım Xperia z2 cihaza sahibim. Cihazdan çok ama çok memnun kaldım ve hakkını da verdiğimi düşünüyorum. Ancak artık pili ve performansı zayıfladı. Yanımda powerbank taşımaya alıştığım gibi ara ara telefonumun teklemesini de normal karşılar oldum.



Birtakım Ön Şartlarım:
Ben biraz klasikçi bir yapıya sahibim. Dolayısıyla bazı temel şeylerde diretmek istiyorum bu telefon alışverişimde. Bunlar:

-16:9 ekran oranı (Fotoğraflarımızın, monitörlerimizin, TV'lerin kısaca hemen her şeyin sahip olduğu bu formatın değiştirilmesi çok saçma geliyor bana. Ancak seçim aralığımı en çok kısıtlayan madde de bu oldu 2018 trendlerinden ötürü)

-Çentiksizlik (Gıcık oluyorum ekranın üst kısmının gitmesine. Simetri bozukluğundan mı görsel olarak çirkin gelmesinden mi kaynaklanıyor bu durum bilmiyorum. Yanlış anlaşılmasın iPhone X ile alakalı değil bu durum. Hepsine gıcığım :) )

-Micro SD kart desteği (Sadece fotoğraflar için istiyorum bunu. Ben telefonum ile çektiğim fotoğrafları farklı bir donanımda saklamayı seviyorum. Bana daha düzenli gibi geliyor ama aynı zamanda güvenli. Yani telefon bozulsa ya da ulaşılamaz hale gelse dahi micro SD kart içerisinde fotoğraflara ulaşma ihtimalim biraz daha yüksek)

-Mümkünse küçük bir cihaz (Ben büyük telefon kullanmak istemiyorum. Yanımda taşıdığım bu kadar önemli bir cihazın daha taşınabilir olmasını arzu ediyorum. Not: Apple'ın en takdir ettiğim özelliği bu tarz kullanıcılar için çok güzel ölçülere sahip 4.7 inç versiyonu bulundurması. Diğer üreticiler nedense sadece Plus model yapıyor sanki )

-32 GB depolama, 3 GB RAM (Minimumlar)



NOT : Bu şartlar kendi adıma isteklerim ancak esnetilebilirlikleri var ve kardeşime de seçenek sunabilmek için aşağıda bazı modeller olacak yukarıdaki özelliklere sahip olmayan.

NOT 2 : Sayın @umtk hocamın Temmuz ayı önerileri ve genel değerlendirmeleri de benim için çok önemli bir kaynak görevi görüyor. Kendisine de teşekkür ederim ürettiği kaliteli içeriklere verdiği emekler için. Tavsiyelerini bekliyorum :)

NOT 3:  Pazar olarak Hepsiburada'yı kullandım. Hem daha derli toplu bir platform hem de daha önce kullanıp memnun olduğum için alışverişimi de oradan yapma ihtimalim yüksek.



Dikkatimi Çeken Cihazlar:


MEİZU M6 ve M6 NOTE


İki cihaz tasarım olarak çok benziyorlar. Note versiyonu tahmin edeceğiniz üzere daha büyük ekrana sahip (5.5 inç). Ancak Note versiyonu sd625 kullanırken M6 maalesef Mediatek işlemci kullanıyor. Bu büyük bir eksi açıkçası gözümde. Ayrıca 1 GB ram, 32 GB depolama ve 1000 mAh'a yakın batarya artısı da var. Yani M6 Note oldukça üstün kağıt üzerinde. Son zamanlarda Meizu'ya karşı ayrı bir ilgim oluştu. Daha ayakları yere basan ve sağlam bir firma imajı veriyor bana diğer Çinli kuzenlerinden. Özellikle yazılıma çok önem verdiğim için benden eksi puan alan diğer Uzak doğulular arasında daha yüksek puan verdiğim bir marka. Ancak şu kombinasyonlarla alabilir miyim bilmiyorum. Ekstra olarak büyük modelimizin çift kamerası var ama benim için çok önemli sayılmaz bu özellik. İki cihaz da microSD kart desteklerken su korumaları yok.

FİYAT:

M6 : 999₺

M6 NOTE : 1299₺



XİAOMİ Mİ6 ve Mİ NOTE 3


Aynı yukarıdaki cihazlarda olduğu gibi bu iki cihaz da tasarım olarak çok benziyorlar ancak biraz daha farklı durumdalar. Note modeli büyük ekrana sahip ve orta segment için üretildiği söylenen sd660 işlemci kullanıyor (Bence yeterli. İş görüyorsa 6 ile başlaması sıkıntı değil :) ) Mi6 ise sd835 kullanıyor. Birçok özelliğini de benden daha iyi biliyorsunuzdur siz cihazların. Ancak bu arkadaşlar ile ilgili şöyle bir sıkıntım var. Son 2 ayda fiyatları katlanarak arttı. Mi6 1800'lerin altını, Note 3 ise neredeyse 1500'lerin altını görmüşken şu anda fiyatları çok daha yüksek. Bu bende ters etki yapıyor açıkçası ancak mi6 16:9 ekran formatı ve nispeten minimal tasarımıyla (boyut olarak) çok cezbediyor beni şu piyasada. Tabi Xiaomi'nin yazılım sıkıntıları ve şu reklam gösterme rezaleti (Evet bence bu bir rezalet :) ) hiç hoşuma gitmeyen şeyler.

FİYAT:

Mİ6 : 2150₺

Mİ NOTE 3 : 1850₺



HUAWEİ P SMART ve MATE 10 LİTE


Yazının genelinde benzer cihazları beraber değerlendirerek kalabalığı azaltmaya ve kafamdaki sınıflandırmayı yansıtmaya çalıştım. Bu iki ürün de birbirine çok benzeyen ürünler. Sadece bir kaç ögelerinin yerleşimi ve boyutları farklı dış cephe olarak. İkisi de segmentlerinde önemli düzeyde F/P ürünleri bana kalırsa. Donanımlarından bahsedersek eğer ikiside aynı Kirin işlemciyi kullanıyor (Çok bilmiyorum Kirin'lerin segmentasyonunu o yüzden yazmadım modelini). Mate 1 GB RAM ve 32 GB depolama artısına sahip. Ayrıca boyutlarından kaynaklı ufak bir pil avantajı var (+300 mAh civarı). Ekran oranları ve çözünürlükleri aynı. Şimdi açık konuşayım ben bu iki cihazı da almam :) Ama dediğim gibi hem tasarım olarak hem de fiyat olarak güzel konumlandırılmışlar. Çentikleri de yok. O yüzden kardeşim için seçeneklere koydum. Ha bir de MAVİ renkleri çok güzel :)

FİYAT:

P SMART : 1469₺

MATE 10 LİTE : 1799₺



XİAOMİ Mİ A1


Görece yüksek donanım, güncelleme konusunda destek (Yani ne kadar iyi çalıştığı tartışılır Android One girişiminin ya neyse...), yüksek malzeme kalitesi, segmentine göre iyi bir kamera, tasarımının şıklığı.... Büyün bunlar toplanınca "EEE bu telefon baya ucuz" dedirtiyor insana açıkçası. Tek tek yazmayacağım özelliklerini ama gerçekten bu kadar çok satmayı fazlasıyla hak eden bir model. Ama Xiaomi alacak olsam MiUI kullanmak çok isterim. Düz android (her ne kadar seveni çok olsa da) bana çok düz geliyor. Yanlış anlaşılmasın sadeliği çok severim Sony'den alıştığım üzere ama bu biraz..şey...ımmm.... BOMBOŞ :D Azıcık kullanıcı deneyimini artırıcı eklemeler istiyor insan. Ben bu sebeple almam gibime geliyor ama bakalım belli de olmaz. Ucuz bir şey alıp geçme fikri ağır basarsa listede üst sıralarda bu arkadaş.

FİYAT:

Mi A1 : 1179₺



SONY XPERİA XZ1


XZ1 geçen haftaya kadar çok net öndeydi kafamda. Benim çok beğendiğim bir tasarım anlayışı var (Evet seviyorum ne olmuş. Evet çerçeveleri futbol sahası kadar, uçak iner olum oraya. Hatta köşelerini de batsın diye yapmışlar. AMA SEVİYORUM İŞTE :) ). Kamerası güzel, güncellemesi muhakkak Android P'yi alacak, sd835 var içinde ve Xiaomi Mi6'dan ucuza satıyor Sony bu aleti. Neredeyse aynı donanıma sahip cihazlarda (ki kamera performansı ve yazılım konusunda XZ1 daha üstün) Sony Xiaomi'den daha ucuz. İlginç gelmiyor mu sizin de kulağınıza? AMA gel gör ki geçen hafta burada da konuşulan bir haber çıktı. Sony Türkiye ofisi kapatılacak. Biliyorum garantisini vermek zorunda ve sıkıntı olmayacak falan ama içime sinmiyor yeni modelleri bizzat kendisi tarafından ülkeye getirilmeyen bir markadan alışveriş yapmak. Çok büyük kararsızlık içerisindeyim. 4 sene kullanınca bırakmak da zor oluyor markayı (Gerçi bir yanım da değişiklik istiyor artık. Sıkıldım sanki)

FİYAT:

XPERİA XZ1 : 2109₺



XİAOMİ REDMİ 5 PLUS ve MEİZU M6s


Evet biliyorum iki farklı markadan telefon bu cihazlar ama benim aynı kategoriye koyduğum telefonlar bunlar. İkisi de çerçevesiz cihaz trendini yakalamak isteyen giriş seviyesi cihazlar. Genel olarak tasarım dilleri de benzer zaten. Meizu'nun parmak izi okuyucusu çok şık (Daha önce benim aklıma gelmişti bu tasarım desem inanmazsınız :) ) Tabi yine xiaomi işlemcide Qualcomm birlikteliğini konuşturmuş. Sd625 kullanıyor Redmi. M6s ise Exynos işemci kullanıyor.  Batarya, ekran gibi donanımlarda da Xiaomi daha önde. Ancak yukarıda da bahsettiğim gibi benim şahsi tercihim Meizu'dan yana bu ikili arasından. Tabiki 16:9 ekran oranına sahip olmayışları beni oldukça uzaklaştırıyor bu alandan ancak ekonomik cihaz düşünen herkesin seçenekleri arasında olmalı bu modeller.

FİYAT:

REDMİ NOTE 5 PLUS : 1099₺

M6s : 1199₺


------------------------------------------------------------------------------



Bana güzel ve alınabilir gelen cihazlar bunlar lakin birkaç tane cihazdan da bahsetmek istiyorum.

Galaxy S7 gerçekten güzel bir cihaz ancak 2 seneden daha eski bir cihaz artık. Var olan sürümünden ileri gider mi güncellemelerle bilmiyorum (Ayrıca Samsung'a S3, S4 zamanlarından kalma bir antipatim var :) Ama S7 güzel alet hakkını yemeyelim).

Bir de Nokia 8 var ama saf Android deneyimi beni cezbetmiyor kesinlikle o fiyat seviyelerinde. Hiç gündemime almadım bu sebeple bu nispeten güzel olan telefonu.

Toparlamak gerekirse seçeneklerim bunlar. Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, geçmiş yıllara piyasadaki telefon ve marka sayısı çok daha fazla belki ama benim aklıma yatan, içime sinen cihaz sayısı çok az. İnsanların arzularını iyi okuyamayan markalar olduğu aşikar. Kendi yollarından gitmek yerine taklitçiliğe gidilmesi de markaların güzel cihazlar oluşturmasını engelleyen etmenlerden bence. İstesem de istemesem de bu ay bir telefon alacağım. Günün sonunda güzel bir karar vererek bir 4 sene daha kullanabileceğim bir cihaz almayı çok istiyorum.

Son olarak yeni bir kişisel site kurma aşamasındayım. Bu yazımı da orada paylaştım. Bu konuda tecrübeli arkadaşlar bir bakabilir ve bana öneride bulunabilirse sevinirim. işte link
http://www.ofpoyraz.com/2018/07/09/yeni-telefon-arayisim-temmuz-2018/


Tekrardan teşekkürler zaman ayırdığınız için
R
3 yıl
2018 ilk 6 ay otomobil satışları değerlendirmesi (Marka, Model, Segment)
Öncelikle son 2, 2.5 senede otomobil fiyatları kur ve ötv düzenlemesinden ötürü çok ciddi şekilde arttı. Ancak bu durum çok uzun süre fiyat arttıkça satışların da artması şeklinde yankı buldu sektörde. Ancak bu sene, özellikle de haziran ayında tam %39'luk düşüşün gerçekleşmesi ile bu trendin bittiğini ve yüksek fiyatların artık insanların alım gücü ve psikolojik sınırların aştığını anlayabiliyoruz. Peki ne kadar satış gerçekleşti genel olarak sektörde ve hangi marka ve modeller burada öne çıktı.



Marka bazında 2018 ilk yarısı:

Çok uzun süredir aslında olmayan bir şekilde zirvede açık ara liderlik var şu an Türkiye otomobil pazarında. Renault grubu açık ara farkla lider götürüyor satışları ve en yakın rakipleri olan FİAT, VW ve FORD'un kafa kafaya podyum mücadelesinden epey uzakta.

1- Renault:    52.084
2- Fiat:    39.194
3- Volkwagen:    39.096
4- Ford:    38.581
5- Hyundai:    22.189
6- Toyota:    16.860
7- Dacia:    16.330
8- Peugeot:    16.216
9- Mercedes:    14.332
10- Honda:    14.059
11- Opel:    12.297
12- Skoda:    12.200
13- Nissan:    12.179
14- BMW:    7.781
15- Audi:    7.521

Notlar:

-Renault, 5-6 sene önce VW'e kaptırdığı koltuğu söke söke geri almış görünüyor. Ancak bu durumda yazımın başında belirttiğim kurlar çok önemli etken. Zira VW tüm araçlarını ithal ederek satarken Renault yalnızca 16.660 ithal araç satışı gerçekleştirmiş. Yani yerli malı olmanın faydalarını görmüş. Tabi listedeki Fiat, Hyundai, Toyota ve Ford da aynı şekilde ülkemizde fabrika bulundurdukları için bu kadar yukarıda barınabilmişler. Çünkü satışlarının çoğunluğu yerli üretim.

-Mercedes diğer premium rakiplerinden ne kadar da çok satmış değil mi? Maalesef hafif ticari olarak geçen ve bu sayılara dahil olan Vito ve Sprinter modelleri bu yanılsamayı sağlıyor. Sıfır adet ticari araç satışı gerçekleştiren rakipleri gibi sadece binek otomobil satışları hesaplandığında ortaya çıkan değer 9.347. Aslında hala epey fark varmış. Ülkemizin "Yıldız" sevgisi aşikar :)

-Son olarak Seat'ın listede olmadığının altını çizeyim. Kendisi 17. marka ülkemizde. Sebep? Sedan araba satışı yok çünkü markanın. Burası bagajsız araba almayan babalar diyarı sonuçta :)


Model bazında 2018 ilk yarısı:

Bu listede hafif ticari araçları dahil etmemeye çalıştım. Onun dışındaki binek modellerde ise Türk halkının genlerine geri dönüş başlattığı gibi bir izlenim var. Yavaş yavaş kalıplarını kırıyor dediğim pazar tekrar sedanlara ve risksiz araçlara dönmüş. Kimse çok yüksek meblağlar ödediği bir materyal için risk almıyor.

1- Megane Sedan:    18.406
2- Egea Sedan:    16.898
3- Clio:    14.856
4- Passat:    11.337
5- Civic:    11.062
6- Corolla:    10.820
7- i20:    7.985
8- Qashqai:    7.669
9- Focus Sedan:    7.242
10- 301:    7.159
11- Duster:    6.937
12- Polo:    6.761
13- Symbol:    6.554
14- Golf:    5.968
15- Astra Sedan:    5.474

Notlar:

-Liste dikkatinizi çektiği üzere yerli üretim araçların baskın olduğu bir liste. Özellikle Honda Civic, Toyota Corolla ve Hyundai i20  modelleri, markalarının satışlarının çok büyük bir kısmını oluşturur durumda. Aslında markaların ülkemize yatırım yapıp yapmama konusunda ikna edilebilmesi için otomotiv sektörümüz çok olumlu sayılara sahip bence burada.

-Sedanları gerçekten çok seviyoruz. Listedeki araçların tam 9 tanesi sedan. Üstelik bu modellerin birçoğu hatchback versiyona sahip olmasına rağmen sedanları daha çok satan modeller. Listeye giren tek c segmenti hatch Golf olmuş.

-Passat gerçekten çok enteresan bir noktada bence. Markanın global olarak çok daha fazla satan iki modeli Golf ve Polo'nun toplamına yakın miktarda satılmış. Ülkemizin sedan sevdasını, kurulan prestij algısıyla beslemiş ve belkide dünyada tek olarak çok büyük bir başarı elde etmiş Passat (Tüm dünyada tek olduğu kısmını tahmin ettim herhangi bir kanıtım yok :) )




Segmentlerde durum:

Çok takıldım yazı boyunca biliyorum ama yine karşımıza çıkıyor SEDAN sevdamız. İlk altı segmenti alacağım burada ve ona göre değerlendirmeyi size bırakacağım. Parantez içerisinde birkaç örnek vererek segmentleri de anlatmaya çalışacağım bilmeyenler için.

1-C Sedan (Megane Sedan, Jetta, Focus Sedan v.b.) :     90.651
2-B Hatchback (Clio, i20, Polo, Fiesta v.b.) :     47.451
3-C SUV (Qashqai, Kadjar, Tiguan, Kuga v.b.) :     37.040
4-D Sedan (Passat, Superb, Mondeo, Avensis v.b) :     25.292
5-C Hatchback (Golf, Leon, Astra, i30 v.b.) :     18.874
6-B Sedan (Symbol, 301, C-elyyse, Rapid v.b) :    17.409



Geçen Seneye Göre Durum:

Burayı çok daha uzun yazmak ve model model bakmak istiyorum ancak yoğunluğumdan ötürü şimdilik yalnızca kıyas verilerini vereceğim. Belki ileride düzenlerim burayı tekrardan.

- Öncelikle ilk 6 ay kıyaslaması yapmak gerek sanırım. 2017 senesi ile 2018 senelerinin ilk yarıları karşılaştırıldığında düşüş miktarı %11.9. Sayılarla ifade edersek 401.158 olan toplam satış bu sene 353.348 olmuş. Düşüş miktarı hafif ticari kısmında beinek otomobillere göre birazcık daha fazla.

- Geçtiğimiz ay olan Haziran 2018 ile Haziran 2017 karşılaştırıldığı zaman ise çok dramatik bir düşüş var daha önce de yazı içerisinde de belirttiğim gibi: %39. 2017 Haziranında 83.658 olan pazar geçen ay 51.037 seviyelerine düştü. Peki neden Haziran ayında bu kadar yüksek bir değişim oldu. Tahmin etmesi çok zor değil: SEÇİM. Hemen hemen her alıcı gelecekten ne olacağını bilmediğinden bu ay otomobil almaktan kaçındı. Ya da seçim sonrası kurların düşeceğine olan inanç biraz daha sabretme meyli göstermesini sağladı insanların.

Genel olarak değerlendirirsek çok daha önce başlaması gereken düşüş başladı gibi duruyor. Seçim sonrası satış patlaması yaşanmazsa yıl sonuna kadar geçen seneden yüzde 10 ila 15 arası daha az satış yapılacak gibi duruyor. Bu yüzdeler çok yüksek. Dolayısıyla ya devlet kanadından ya da markalar kanadından muhakkak müdahale gelecektir. Bu müdahalelerin biz tüketiciler için OLUMLU ya da OLUMSUZ olacağını zaman gösterecek.



Hazır koymuşken deneme amaçlı kurduğum kişisel web sitemde de paylaştığım bu yazının linkini de şuraya iliştireyim (Yeniyim wordPress ile alakalı her türlü tavsiye ve yoruma açığım. Bu alanda yetkin kişilerin eleştirileri varsa çok memnun olurum)(site otomobille alakalı değil yanlış anlaşılmasın)
http://www.ofpoyraz.com/2018/07/04/otomotiv-sektor-degerlendirmem-2018-ilk-yari/
R
3 yıl
receiver fare problemi???
arkadaşlar bugün çok fazla işim düşüyor buraya ama (staja başladım çünkü 🙂 ) bir sorum daha var.

Fabrikamızın üretim kısmında kontrol amaçlı kurulan monitörlerle ana makine arası bir bağlantı var transmitter/receiver kullanılarak kurulmuş. Ancak 2 odadaki reeiverlar fareyi algılamıyor. Dolayısıyla işçiler her seerinde ana makineye gitme zorunda kalıyorlar ayar yapmak için.

fareler ve receiverlar sağlam zira kanal değiştirildiği zaman(yani ana bilgisayarlar arası geçiş yapıldığı zaman) farelerimiz çalışıyor. Lakin bir kanalda fare bağlantısı koparken klavye çalışıyor.

Bu konu hakkında yardım edebilecek biri var mı ya da en azından bu tarz problemler nereden çözüme ulaşır tavsiye alabilirim? internet sitesi, forum vb.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.