C

Yüzbaşı
24 Kasım 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
3 üye
Görüntülenme (?)
39 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
C
7 yıl
Yokuşta Giden Dizel Cruze - 10 bin kilometre İncelemem
Otomobillerle ilgili ilk hatırladığım şey babamın aldığı ilk arabayı balkondan görmemdir. Evimizin karşısındaki boş arsaya park etmiş 90 model beyaz bir Şahin. Gerçi bizimkilerin söylediklerine göre her zaman arabalarla oynamayı severmişim birçok erkek çocuğu gibi ama nedense aklımda kalan ilk kare bu. O zamanlar sıfır araba alıp 3, 4 ay sonra satmak iyi kar getirdiği için babam durmadan araba değiştirdi. Bu sayede sürmesem de değişik bir sürü arabayı tanımıştım yaşım ilerledikçe.

Sonra büyüdük, okuduk, iş güç sahibi olunca yaptığım ilk şey araba almak oldu. 2006 model dizel Focus aldım. Dizelin, torkun tadını ilk kez bu araçta aldım. Bana sorunlar yaşattı, bayağı da pahalıya patladı.

Daha sonra evlenmek için aracımı satıp birkaç sene babamın 97 model Corolla'sıyla idare ettim ama içimdeki Focus aşkı henüz bitmemişti. Bir önceki maceramın kötü tadı hala ağzımdan geçmediği için ince eleyip sık dokudum, 2011 model 10 bin kilometrede temiz bir araç buldum. 1,5 yıl kadar kullandıktan sonra yıllardır hayalim olan güçlü bir dizel motora sahip Alfa Romeo 159 için arayışlara başladım. 4, 5 ay kadar aradım taradım fakat bütçemin temiz bir 159'a yetmeyeceğini anladığımda alternatif arayışına girdim.

Tabii bu süreçte çevremden yemediğim laf kalmadı. Temiz Focus bırakılır mıymış, son sahibi olurmuşum, çok büyük zarar edermişim, vergisi ocağıma incir ağacı dikermiş, arkamda petrol tankeri gezdirmem gerekirmiş, Cruze artıl üretilmeyecekmiş, asla yedek parça bulamazmışım gibi... Çok araç değiştirenler bilir, bir kere o kaşıntı başlayınca artık pek geri dönüş olmuyor, kimseyi de dinlemiyorsunuz.

Neyse, bütçeme göre güçlü, temiz, yüksek model ne alabilirim diye araştırınca doğrudan Cruze'a yöneldim. İyice aklıma yatınca arayışlarım sonucunda 2012 model hatasız 31 bin kilometre siyah hatchback manuel bir araç buldum. 2000 motorun getireceği ekstra maliyetleri kaldırabileceğimi düşündüğüm için çok da tereddüt etmeden aldım.

Almadan önce yaptığım araştırmalarda araç hakkında iyi kötü bir fikrim olmuştu ama daha önce içine hiç binmemiştim. Sürüş dinamikleriyle ilgili fikrim yoktu. Zaten Türkiye'ye sınırlı sayıda gelmiş ve genelde şirketler tarafından rağbet gördüğü için bu araçla ilgili nette kullanıcı yorumu da bulamıştım.
Yurt dışı forumlarda genelde bir önceki 150 beygirlik motorla ilgili bilgiler vardı ki bunlar bile oldukça kısıtlıydı.
Kısacası bilinmeyen bir araçtı ve her bilinmezlikte olduğu gibi bu araç bir macera olacaktı benim için.

Biraz uzunca bir giriş oldu.

Çok fazla fotoğraf çekemedim çünkü yıkandıktan bir gün sonra kirliyim diye bağırıyormuş siyah bir araç. Gerçi yıkanınca da çok güzel oluyorlar namussuzlar.







Cruze'la geçirdiğim 6 ay ve 9 bin küsur kilometre sonucunda araçla ilgili iyi kötü fikir sahibi oldum. Dilim döndüğünce genel olarak aracımı tanıtmaya çalışayım.

Konfor, Donanım ve İç Mekan

Cruze bana göre ortalama bir C sınıfı konforunda. Koltuklar rahat ve sürücüyü sarıyor. Vites küçük, tam olması gerektiği konumda ve şık. Kadar kağıt üstündeki verileri karşılaştırmadım ama iç mekanı, arka diz mesafesi ve bagaj hacmi Focus'tan daha büyük hissettiriyor. Eminim kağıt üstünde de daha büyüktür.
İzmir'den Ankara'ya çok kısa molalar vererek geldim fakat araç beni hiç yormadı ki bence rahatlığın ölçülemeyen kriterlerinden biri bu.

Ses açısından zayıf. Lastikler artık eskidiğinden dolayı ciddi miktarda ses alıyor. 80 km/h hızı geçtikten sonra özellikle dikiz aynalarından ciddi miktarda rüzgar sesi alıyor. 150'den sonra ise radyonun sesini bayağı bir arttırsanız bile ciddi ses var. Bu problemi dikiz aynası ve kapıya uygulanan yalıtım malzemeleriyle çözenleri okudum ama henüz el becerime güvenmediğim için bu işe girişemedim.

Rölantide içeri dizelin hırıltısı geliyor. Hız artıkça sesi çok hissetmiyorsunuz. Dışarıdan sesli diyebilirim ama 2000 motor dizel olunca ses normal. Zaten ben dizel hırıltısı sevenlerden olduğum için beni hiç rahatsız etmiyor.

Bazı benzinli Cruze sahipleri alt takımdan gelen lokurtulardan muzdarip fakat aracımda en ufak bir ses yok. Sağlam bir kaynaktan teyit edemedim ama okuduğum kadarıyla dizelin torkuna dayanması için dizel Cruze'un alt takımı ve poryaları güçlendirilmiş malzemeden yapılmış.

Müzik sistemi ve ses kalitesi başarılı değil. Ne alçak seste ne de yüksek seste müzikler kulağımıza akıp giden bir şekilde olmuyor. Orijinalindeki tek satırlık bilgi ekranı oldukça basit duruyordu ama navigasyon taktırdıktan sonra aracın havası oldukça değişiyor.

Aracım dizeller için giriş donanımı olan LT donanımında. TCS (ESP benzeri bir sistem) 8 hava yastığı, sis farı, 16' jant, hız sabitleyici, direksiyondan kumanda edilen ses sistemi ve yol bilgisayarı var. Özellikle güvenlik olarak tatmin edici bence. Jantlar çok çirkin fakat az bulunan bir bijon aralığı (5x115) kullanıldığı için cuk oturan bir jant bulma şansınız çok az. Hız sabitleyici düzgün çalışıyor. Yol bilgisayarı 2012 model bir araca hiç ama hiç yakışmıyor. Yalnızca temel bilgilerin olduğu tek bir sayaç var. Ekran kalitesi ucuz izlenimi veriyor. Aslında ülkemizde 2013 benzinli modellerde geniş ekranlı ve ayrıntılı yol bilgisayarı varken yurtdışında satılan dizellerde yine ayrıntılı yol bilgisayarı var.
Aslında karşımda adam gibi bir muhatap bulacağımı bilsem servise gider yurt dışından siparişi veririm ama rutin bakımı bile adam gibi yaptırmak bizim servislerimizde bir macera.

Motor, performans ve tüketim

Araçta VCDI motor kullanılıyor fakat anlam veremediğim şekilde aracın hiçbir yerinde motora ait bir kısaltma kullanılmamış. İnternette bu motora ait çok fazla bilgi de yok. Anladığım kadarıyla ülkemize gelen Captiva'larda bir önceki nesil 150 beygir, 320 nm torkluk motor 2006'dan 2012'ye kadar kullanılmış. Koca Captiva'yı aşırı nazlanmadan hızlandıran bu motorun güncellenmiş versiyonu 163 beygir 360 nm değerlere sahip. Haliyle Cruze'u şaka makinası yapıyor.

Çevre yolunda son hızı denemek istedim. 160 kadar iyi ivmeleniyor. Daha sonra ivmelenmesi yavaşlasa da kararlı şekilde 215 civarına kadar çıktım. Lastiklerimin eski olmasından dolayı yolda gezinmeye başlayınca ayağı gazdan çektim ama daha hızlanabilirdim. İnternette navigasyonla 234 ölçen hatta kadran devirenler mevcut.

Arkadaşımın Guiletta'sıyla deneme şansım oldu. 1.4 turbo benzinli 170 beygirlik otomatik vites bir araçtı. Ağırlık olarak benim aracımdan hafif olmasına rağmen 180, 190'a kadar kafa kafaya yürüdük. Daha hızlansak ne olurdu bilemiyorum.


Bu istisna dışında kimseyle birebir kapışmadım ama sol şeridi kapatan bir çok golf, passat, civic, bir önceki nesil A4, A6 320d c180 s60 ve s80 gibi araçlara sellektörü çaktım. Gerçi birçoğu kötü Cruze'dan yenen sellektörü pek takmadı. Ben de sağlarından usulca geçip gittim.

Cruze bütün viteslerin alt devirlerde hiç de 163 beygir gibi gitmiyor ama 1700 devirden sonra ivmelenmesi oldukça tatmin edici. Gerçi araca alışmaya başladıkça manuel olmasının da avantajıyla bu devirlere düşmüyorsunuz.

Drag yapmasını seven biri olmadığım için 0-100 denemesi sadece 2 kere yaptım. Fabrika değeri olan 8.9 saniyeye ulaşmak hiç de zor değil. Hatta yazılım sonrası rahatlıkla 8'in altına inebilecekmiş izlenimi uyandırıyor.

2011 Focus'umda bildiğim kadarıyla DPF vardı ama kullandığım süre boyunca devreye girdiğini hiç hissetmemiştim. Cruze'da ise ortalama 300 400 km'de bir DPF rejenerasyona gidiyor. Bu sırada aracın performansı hissedilir derecede azalırken tüketim resmen tavan yapıyor. Boşta 1.5 civarı olması gereken tüketim 8, hatta 9 civarına yükseliyor. Aracı aldığımdan beri yakıt ölçümünü depo doldurarak yaptım. Her depoda, alınan yakıtın kalitesine göre tahminimce 0,3 0,6 arası ortalamayı yükseltiyor. DPF iptaliyle ilgili bayağı bir araştırma yaptım. İleride yaptırmayı düşünüyorum.

Aldığım bütün depolara ait ortalama hız, tüketim, kalan kilometre bilgisi ve tutarı bir yerde saklıyorum fakat şimdi bakma şansım olmadığı için aklımda kalan değerleri paylaşacağım. Bu konularda dikkatli biri olduğum için fazla bir sapma olmayacaktır. İleride ayrıntılı olarak bir tablo eklemeye çalışırım.

Fabrika değerleri şehir içi 7.6 şehir dışı 4.4 ortalama da 5.6 lt/100 km. Kağıt üstünde çok güzel dursa da durum tahmin edebileceğiniz gibi böyle değil. Özellikle de şehir dışı değeri.
Daha önceki araçlarımda her zaman fabrika değerlerini hem yol bilgisayarında hem de gerçek depo ölçümünde yakalamış biri olarak özellikle şehir dışı değerinin yanına bile yaklaşamadım. (DPF sağ olsun).

İki kere uzun yol yaptım. İzmir Ankara arası, bir kişi, boş bagaj, sıcaklık -2 ile + 3 arasında değişti. Hem aracı tanımaya çalışmak için ara sıra gazladığım hem de rakım farkından dolayı 6 gibi bir ortalama yakaladım.

Ankara Çankırı gidiş geliş, dört kişi, boş bagaj, sıcaklık 5-10 derece arası, sakin kullanımla 5,2 5,3 arası giderken babam direksiyona geçti ve ortalama dönüşte 6 civarına yaklaştı.

Geri kalan yaklaşık 8500 kilometre Ankara şehir içinde karma sayılabilecek rahat bir güzergahta yapıldı. Ölçümlerimi yol bilgisayarına göre değil aynı istasyondan depo doldurarak yaptım hep. Gerçi yol bilgisayarının tüm depolardaki sapma yalnızca + 0.1 oldu. Sakin kullanımda 6.2 tuttururken arabanın hakkını verince 8.5 oldu. Genel ortalamam tahminen 6.6-6.8 arası bir şeydir. Ortalama hızım 37 ile 48 arası değişti genelde. Aslında daha düşük ortalama hız ile daha düşük tüketim yakalayabilirdim ama altınızda "Gaza basarsan ben giderim kardaş" diyen bir araç olunca kendinizi tutamayıp özellikle yokuşlarda bayağı hızlanıyorsunuz.

İşletme ve İdame

Bir çok kişiyi bu aracı almaktan vazgeçirten şey, aracı idame ettirmenin ülkemiz şartlarında zor olması. Yıllık vergi, bakım masrafı ve yakıt birleşince gerçekten külfetli bir işletme maliyeti karşımıza çıkıyor. Bu arada önemli olan aracı almadan önce kendi durumunuzu iyice gözden geçirmek, kar fayda zarar hesaplarını yapmak ve buna göre hareket etmek. Ben bu aracı almadan önce oturup hesabımı yaptım. Fazladan ödeyeceğim miktarı Allah'a şükür kaldırabileceğimi düşündüğüm için aracımı aldım.

Vergi açısından bu sene manuel LT kullanıcıların yüzüne biraz da olsa şans güldü. Aracın resmi kasko değerinin yüzde beşi yıllık vergiden daha düşük olduğu için bu sene bir alt vergi diliminden ödedik ki bu değer 1500 küsur liraya denk geliyor. Kabul ediyorum bu bile çok fazla ama 2300 küsur ödemekten iyidir. Maalesef seneye bu indirimden yararlanamayacağız çünkü aracın yaşı 4-7 arasına düşüyor ve kasko değerinin yüzde beşi yıllık vergiden daha fazla oluyor. Muhtemelen 1800 civarı olacaktır vergi.

Rutin bakımları düşük hacimli araçlara göre daha fazla oluyor çünkü neredeyse 5.4 litre yağ alıyor motor. Bunun dışındaki filtreler aynı. Rutin bakım için balata değişimiyle birlikte yetkili servislerden 1000 liraya yakın fiyatlar aldım. Aşırı fahiş geldiği için gözümü karartıp özele yaptırdım bakımını. Yaklaşık 500 lira ödedim. Ağır bakımına daha sürem olduğu için bir araştırma yapmadım.

Motorun masraf çıkarma ihtimali düşük. Yukarıda da söylediğim gibi yıllardır koca Captiva'da bir önceki nesli kullanılan VCDI kodlu motorun, anladığım kadarıyla turbosu değiştirilerek 150'den 163 beygire yükseltilmiş hali. Aktarma organları, alt takımlar ve elektrik aksam olarak diğer Cruze'larla hemen hemen aynı olduğu için yaşanabilecek olası problemlerin çözümü de kolay olacaktır diye düşünüyorum.

Yakıtını yukarıda ayrıntılı olarak paylaştım. 2000 motor bir dizel kullanıp da 3 4 litre yakayım hayaline kimse kapılmasın. Haa yeni 320d alırsınız Corsa kullanır gibi kullanırsanız az yakarsınız ama o zaman da adama niye o arabayı aldın diye sormazlar mı.

Modifikasyonlar ve Aksesurlar

Ülkemizin tersine Asya ve Amerika'da her zaman en çok satan araçlardan biri olduğu için yan sanayisi oldukça gelişmiş. E-Bay ve Aliexpress'te aklınıza gelebilecek her türlü krom, elektronik ve oto aksesuarı bulabiliyorsunuz.

Motor Remap yapılmasına uygun. Bir çok ünlü remap firmasının data bankasında Cruze'a uygun yazılım var. Araştırmama rağmen henüz Türkiye'de yaptıran biriyle sohbet edemedim ama internet sitelerinde yazdığına göre yumuşak bir yazılımla 163 beygir 200 civarına; 360 Nm tork ise 420 civarlarına çekiliyor. Daha agresif bir yazılımla bu değerleri yukarı çekmek mümkün. Aslında bir süre öncesine kadar bu tip fabrikasyon dışı uygulamalara hiç sıcak bakmıyordum ama aracın alt devirlerdeki isteksizliği beni bu konuyu araştırmaya itti. İyi bir yazılımcı tarafından araca göre yapılan bir yazılımın hiç de kötü olmayacağını düşünmeye başladım ama bu aralar bütçem böyle bir maliyete uygun olmadığı için askıya aldım.

Cruze’a uygun çok sayıda navigasyon ve multimedya cihazı mevcut. Aracı aldığımda keseme uygun bir model beğenip taktırmak yaptığım ilk işlerden biri oldu. Bence aracın havasını değiştiren oldukça kullanışlı bir aksesuar.

Araca en çok yaptırmayı istediğim şey güzel bir far ve led arka ışık takımı. Far konusunda seçenekler mevcut ama hemen hemen hepsinde görünüş çok güzel olmasına rağmen aydınlatma kullanılan kalitesiz mercek ve diğer ekipmanlar yüzünden çok zayıf. En sağlamı işçiliği güzel bir ustadan el yapımı olarak yaptırmak ama bu da maliyeti oldukça yükseltiyor.

Şimdilik kendi aracıma aldığım tek şey arkaya yapıştırmak için 2.0 VCDI logosu oldu. E-Bay'den kargo dahil 15 dolara aldım ama henüz elime ulaşmadı.


Sonuç

Sonuç olarak dizel Cruze tam bir fiyat performans aracı. Ortalama, modern bir C sınıfı kadar konforlu, bence daha donanımlı, ülkemizin vergi politikası yüzünden suratına bakılmayan, o kasayı çok güzel yürüten bir motora sahip piyasa tabiriyle ufak çaplı bir şaka makinası. 6 aydır kullanan biri olarak eğer bütçeniz bu aracı idame ettirmeye yeter diyorsanız almanızı tavsiye edebileceğim bir araç.

Not: Aslında kendi aracımı tanıtan ufak bir yazı olarak başlayıp daha sonra aklıma gelenleri mesai içinde bulduğum fırsatlarda yazmamla iyice şişen acemi işi bir inceleme oldu. Düşük cümlelerimi ve laf kalabalığımı mazur görürsünüz umarım.

Aslında Cruze bölümüne konuyu açmıştım ama gözlerden kaçacağını düşündüğüm için bir de buraya taşımak istedim.
Düzeltme: 8 lt yağ -> 5.4
uyarı için intikam91'e teşekkürler
C
7 yıl
Dizel Cruze İzlenimlerim 10 bin Kilometre
Otomobillerle ilgili ilk hatırladığım şey babamın aldığı ilk arabayı balkondan görmemdir. Evimizin karşısındaki boş arsaya park etmiş 90 model beyaz bir Şahin. Gerçi bizimkilerin söylediklerine göre her zaman arabalarla oynamayı severmişim birçok erkek çocuğu gibi ama nedense aklımda kalan ilk kare bu. O zamanlar sıfır araba alıp 3, 4 ay sonra satmak iyi kar getirdiği için babam durmadan araba değiştirdi. Bu sayede sürmesem de değişik bir sürü arabayı tanımıştım yaşım ilerledikçe.

Sonra büyüdük, okuduk, iş güç sahibi olunca yaptığım ilk şey araba almak oldu. 2006 model dizel Focus aldım. Dizelin, torkun tadını ilk kez bu araçta aldım. Bana sorunlar yaşattı, bayağı da pahalıya patladı.

Daha sonra evlenmek için aracımı satıp birkaç sene babamın 97 model Corolla'sıyla idare ettim ama içimdeki Focus aşkı henüz bitmemişti. Bir önceki maceramın kötü tadı hala ağzımdan geçmediği için ince eleyip sık dokudum, 2011 model 10 bin kilometrede temiz bir araç buldum. 1,5 yıl kadar kullandıktan sonra yıllardır hayalim olan güçlü bir dizel motora sahip Alfa Romeo 159 için arayışlara başladım. 4, 5 ay kadar aradım taradım fakat bütçemin temiz bir 159'a yetmeyeceğini anladığımda alternatif arayışına girdim.

Tabii bu süreçte çevremden yemediğim laf kalmadı. Temiz Focus bırakılır mıymış, son sahibi olurmuşum, çok büyük zarar edermişim, vergisi ocağıma incir ağacı dikermiş, arkamda petrol tankeri gezdirmem gerekirmiş, Cruze artıl üretilmeyecekmiş, asla yedek parça bulamazmışım gibi... Çok araç değiştirenler bilir, bir kere o kaşıntı başlayınca artık pek geri dönüş olmuyor, kimseyi de dinlemiyorsunuz.

Neyse, bütçeme göre güçlü, temiz, yüksek model ne alabilirim diye araştırınca doğrudan Cruze'a yöneldim. İyice aklıma yatınca arayışlarım sonucunda 2012 model hatasız 31 bin kilometre siyah hatchback manuel bir araç buldum. 2000 motorun getireceği ekstra maliyetleri kaldırabileceğimi düşündüğüm için çok da tereddüt etmeden aldım.

Almadan önce yaptığım araştırmalarda araç hakkında iyi kötü bir fikrim olmuştu ama daha önce içine hiç binmemiştim. Sürüş dinamikleriyle ilgili fikrim yoktu. Zaten Türkiye'ye sınırlı sayıda gelmiş ve genelde şirketler tarafından rağbet gördüğü için bu araçla ilgili nette kullanıcı yorumu da bulamıştım.
Yurt dışı forumlarda genelde bir önceki 150 beygirlik motorla ilgili bilgiler vardı ki bunlar bile oldukça kısıtlıydı.
Kısacası bilinmeyen bir araçtı ve her bilinmezlikte olduğu gibi bu araç bir macera olacaktı benim için.

Biraz uzunca bir giriş oldu.

Çok fazla fotoğraf çekemedim çünkü yıkandıktan bir gün sonra kirliyim diye bağırıyormuş siyah bir araç. Gerçi yıkanınca da çok güzel oluyorlar namussuzlar.

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >



Cruze'la geçirdiğim 6 ay ve 9 bin küsur kilometre sonucunda araçla ilgili iyi kötü fikir sahibi oldum. Dilim döndüğünce genel olarak aracımı tanıtmaya çalışayım.

Konfor, Donanım ve İç Mekan

Cruze bana göre ortalama bir C sınıfı konforunda. Koltuklar rahat ve sürücüyü sarıyor. Vites küçük, tam olması gerektiği konumda ve şık. Kadar kağıt üstündeki verileri karşılaştırmadım ama iç mekanı, arka diz mesafesi ve bagaj hacmi Focus'tan daha büyük hissettiriyor. Eminim kağıt üstünde de daha büyüktür.
İzmir'den Ankara'ya çok kısa molalar vererek geldim fakat araç beni hiç yormadı ki bence rahatlığın ölçülemeyen kriterlerinden biri bu.

Ses açısından zayıf. Lastikler artık eskidiğinden dolayı ciddi miktarda ses alıyor. 80 km/h hızı geçtikten sonra özellikle dikiz aynalarından ciddi miktarda rüzgar sesi alıyor. 150'den sonra ise radyonun sesini bayağı bir arttırsanız bile ciddi ses var. Bu problemi dikiz aynası ve kapıya uygulanan yalıtım malzemeleriyle çözenleri okudum ama henüz el becerime güvenmediğim için bu işe girişemedim.

Rölantide içeri dizelin hırıltısı geliyor. Hız artıkça sesi çok hissetmiyorsunuz. Dışarıdan sesli diyebilirim ama 2000 motor dizel olunca ses normal. Zaten ben dizel hırıltısı sevenlerden olduğum için beni hiç rahatsız etmiyor.

Bazı benzinli Cruze sahipleri alt takımdan gelen lokurtulardan muzdarip fakat aracımda en ufak bir ses yok. Sağlam bir kaynaktan teyit edemedim ama okuduğum kadarıyla dizelin torkuna dayanması için dizel Cruze'un alt takımı ve poryaları güçlendirilmiş malzemeden yapılmış.

Müzik sistemi ve ses kalitesi başarılı değil. Ne alçak seste ne de yüksek seste müzikler kulağımıza akıp giden bir şekilde olmuyor. Orijinalindeki tek satırlık bilgi ekranı oldukça basit duruyordu ama navigasyon taktırdıktan sonra aracın havası oldukça değişiyor.

Aracım dizeller için giriş donanımı olan LT donanımında. TCS (ESP benzeri bir sistem) 8 hava yastığı, sis farı, 16' jant, hız sabitleyici, direksiyondan kumanda edilen ses sistemi ve yol bilgisayarı var. Özellikle güvenlik olarak tatmin edici bence. Jantlar çok çirkin fakat az bulunan bir bijon aralığı (5x115) kullanıldığı için cuk oturan bir jant bulma şansınız çok az. Hız sabitleyici düzgün çalışıyor. Yol bilgisayarı 2012 model bir araca hiç ama hiç yakışmıyor. Yalnızca temel bilgilerin olduğu tek bir sayaç var. Ekran kalitesi ucuz izlenimi veriyor. Aslında ülkemizde 2013 benzinli modellerde geniş ekranlı ve ayrıntılı yol bilgisayarı varken yurtdışında satılan dizellerde yine ayrıntılı yol bilgisayarı var.
Aslında karşımda adam gibi bir muhatap bulacağımı bilsem servise gider yurt dışından siparişi veririm ama rutin bakımı bile adam gibi yaptırmak bizim servislerimizde bir macera.

Motor, performans ve tüketim

Araçta VCDI motor kullanılıyor fakat anlam veremediğim şekilde aracın hiçbir yerinde motora ait bir kısaltma kullanılmamış. İnternette bu motora ait çok fazla bilgi de yok. Anladığım kadarıyla ülkemize gelen Captiva'larda bir önceki nesil 150 beygir, 320 nm torkluk motor 2006'dan 2012'ye kadar kullanılmış. Koca Captiva'yı aşırı nazlanmadan hızlandıran bu motorun güncellenmiş versiyonu 163 beygir 360 nm değerlere sahip. Haliyle Cruze'u şaka makinası yapıyor.

Çevre yolunda son hızı denemek istedim. 160 kadar iyi ivmeleniyor. Daha sonra ivmelenmesi yavaşlasa da kararlı şekilde 215 civarına kadar çıktım. Lastiklerimin eski olmasından dolayı yolda gezinmeye başlayınca ayağı gazdan çektim ama daha hızlanabilirdim. İnternette navigasyonla 234 ölçen hatta kadran devirenler mevcut.

Arkadaşımın Guiletta'sıyla deneme şansım oldu. 1.4 turbo benzinli 170 beygirlik otomatik vites bir araçtı. Ağırlık olarak benim aracımdan hafif olmasına rağmen 180, 190'a kadar kafa kafaya yürüdük. Daha hızlansak ne olurdu bilemiyorum.


Bu istisna dışında kimseyle birebir kapışmadım ama sol şeridi kapatan bir çok golf, passat, civic, bir önceki nesil A4, A6 320d c180 s60 ve s80 gibi araçlara sellektörü çaktım. Gerçi birçoğu kötü Cruze'dan yenen sellektörü pek takmadı. Ben de sağlarından usulca geçip gittim.

Cruze bütün viteslerin alt devirlerde hiç de 163 beygir gibi gitmiyor ama 1700 devirden sonra ivmelenmesi oldukça tatmin edici. Gerçi araca alışmaya başladıkça manuel olmasının da avantajıyla bu devirlere düşmüyorsunuz.

Drag yapmasını seven biri olmadığım için 0-100 denemesi sadece 2 kere yaptım. Fabrika değeri olan 8.9 saniyeye ulaşmak hiç de zor değil. Hatta yazılım sonrası rahatlıkla 8'in altına inebilecekmiş izlenimi uyandırıyor.

2011 Focus'umda bildiğim kadarıyla DPF vardı ama kullandığım süre boyunca devreye girdiğini hiç hissetmemiştim. Cruze'da ise ortalama 300 400 km'de bir DPF rejenerasyona gidiyor. Bu sırada aracın performansı hissedilir derecede azalırken tüketim resmen tavan yapıyor. Boşta 1.5 civarı olması gereken tüketim 8, hatta 9 civarına yükseliyor. Aracı aldığımdan beri yakıt ölçümünü depo doldurarak yaptım. Her depoda, alınan yakıtın kalitesine göre tahminimce 0,3 0,6 arası ortalamayı yükseltiyor. DPF iptaliyle ilgili bayağı bir araştırma yaptım. İleride yaptırmayı düşünüyorum.

Aldığım bütün depolara ait ortalama hız, tüketim, kalan kilometre bilgisi ve tutarı bir yerde saklıyorum fakat şimdi bakma şansım olmadığı için aklımda kalan değerleri paylaşacağım. Bu konularda dikkatli biri olduğum için fazla bir sapma olmayacaktır. İleride ayrıntılı olarak bir tablo eklemeye çalışırım.

Fabrika değerleri şehir içi 7.6 şehir dışı 4.4 ortalama da 5.6 lt/100 km. Kağıt üstünde çok güzel dursa da durum tahmin edebileceğiniz gibi böyle değil. Özellikle de şehir dışı değeri.
Daha önceki araçlarımda her zaman fabrika değerlerini hem yol bilgisayarında hem de gerçek depo ölçümünde yakalamış biri olarak özellikle şehir dışı değerinin yanına bile yaklaşamadım. (DPF sağ olsun).

İki kere uzun yol yaptım. İzmir Ankara arası, bir kişi, boş bagaj, sıcaklık -2 ile + 3 arasında değişti. Hem aracı tanımaya çalışmak için ara sıra gazladığım hem de rakım farkından dolayı 6 gibi bir ortalama yakaladım.

Ankara Çankırı gidiş geliş, dört kişi, boş bagaj, sıcaklık 5-10 derece arası, sakin kullanımla 5,2 5,3 arası giderken babam direksiyona geçti ve ortalama dönüşte 6 civarına yaklaştı.

Geri kalan yaklaşık 8500 kilometre Ankara şehir içinde karma sayılabilecek rahat bir güzergahta yapıldı. Ölçümlerimi yol bilgisayarına göre değil aynı istasyondan depo doldurarak yaptım hep. Gerçi yol bilgisayarının tüm depolardaki sapma yalnızca + 0.1 oldu. Sakin kullanımda 6.2 tuttururken arabanın hakkını verince 8.5 oldu. Genel ortalamam tahminen 6.6-6.8 arası bir şeydir. Ortalama hızım 37 ile 48 arası değişti genelde. Aslında daha düşük ortalama hız ile daha düşük tüketim yakalayabilirdim ama altınızda "Gaza basarsan ben giderim kardaş" diyen bir araç olunca kendinizi tutamayıp özellikle yokuşlarda bayağı hızlanıyorsunuz.

İşletme ve İdame

Bir çok kişiyi bu aracı almaktan vazgeçirten şey, aracı idame ettirmenin ülkemiz şartlarında zor olması. Yıllık vergi, bakım masrafı ve yakıt birleşince gerçekten külfetli bir işletme maliyeti karşımıza çıkıyor. Bu arada önemli olan aracı almadan önce kendi durumunuzu iyice gözden geçirmek, kar fayda zarar hesaplarını yapmak ve buna göre hareket etmek. Ben bu aracı almadan önce oturup hesabımı yaptım. Fazladan ödeyeceğim miktarı Allah'a şükür kaldırabileceğimi düşündüğüm için aracımı aldım.

Vergi açısından bu sene manuel LT kullanıcıların yüzüne biraz da olsa şans güldü. Aracın resmi kasko değerinin yüzde beşi yıllık vergiden daha düşük olduğu için bu sene bir alt vergi diliminden ödedik ki bu değer 1500 küsur liraya denk geliyor. Kabul ediyorum bu bile çok fazla ama 2300 küsur ödemekten iyidir. Maalesef seneye bu indirimden yararlanamayacağız çünkü aracın yaşı 4-7 arasına düşüyor ve kasko değerinin yüzde beşi yıllık vergiden daha fazla oluyor. Muhtemelen 1800 civarı olacaktır vergi.

Rutin bakımları düşük hacimli araçlara göre daha fazla oluyor çünkü neredeyse 8 litre yağ alıyor motor. Bunun dışındaki filtreler aynı. Rutin bakım için balata değişimiyle birlikte yetkili servislerden 1000 liraya yakın fiyatlar aldım. Aşırı fahiş geldiği için gözümü karartıp özele yaptırdım bakımını. Yaklaşık 500 lira ödedim. Ağır bakımına daha sürem olduğu için bir araştırma yapmadım.

Motorun masraf çıkarma ihtimali düşük. Yukarıda da söylediğim gibi yıllardır koca Captiva'da bir önceki nesli kullanılan VCDI kodlu motorun, anladığım kadarıyla turbosu değiştirilerek 150'den 163 beygire yükseltilmiş hali. Aktarma organları, alt takımlar ve elektrik aksam olarak diğer Cruze'larla hemen hemen aynı olduğu için yaşanabilecek olası problemlerin çözümü de kolay olacaktır diye düşünüyorum.

Yakıtını yukarıda ayrıntılı olarak paylaştım. 2000 motor bir dizel kullanıp da 3 4 litre yakayım hayaline kimse kapılmasın. Haa yeni 320d alırsınız Corsa kullanır gibi kullanırsanız az yakarsınız ama o zaman da adama niye o arabayı aldın diye sormazlar mı.

Modifikasyonlar ve Aksesurlar

Ülkemizin tersine Asya ve Amerika'da her zaman en çok satan araçlardan biri olduğu için yan sanayisi oldukça gelişmiş. E-Bay ve Aliexpress'te aklınıza gelebilecek her türlü krom, elektronik ve oto aksesuarı bulabiliyorsunuz.

Motor Remap yapılmasına uygun. Bir çok ünlü remap firmasının data bankasında Cruze'a uygun yazılım var. Araştırmama rağmen henüz Türkiye'de yaptıran biriyle sohbet edemedim ama internet sitelerinde yazdığına göre yumuşak bir yazılımla 163 beygir 200 civarına; 360 Nm tork ise 420 civarlarına çekiliyor. Daha agresif bir yazılımla bu değerleri yukarı çekmek mümkün. Aslında bir süre öncesine kadar bu tip fabrikasyon dışı uygulamalara hiç sıcak bakmıyordum ama aracın alt devirlerdeki isteksizliği beni bu konuyu araştırmaya itti. İyi bir yazılımcı tarafından araca göre yapılan bir yazılımın hiç de kötü olmayacağını düşünmeye başladım ama bu aralar bütçem böyle bir maliyete uygun olmadığı için askıya aldım.

Cruze’a uygun çok sayıda navigasyon ve multimedya cihazı mevcut. Aracı aldığımda keseme uygun bir model beğenip taktırmak yaptığım ilk işlerden biri oldu. Bence aracın havasını değiştiren oldukça kullanışlı bir aksesuar.

Araca en çok yaptırmayı istediğim şey güzel bir far ve led arka ışık takımı. Far konusunda seçenekler mevcut ama hemen hemen hepsinde görünüş çok güzel olmasına rağmen aydınlatma kullanılan kalitesiz mercek ve diğer ekipmanlar yüzünden çok zayıf. En sağlamı işçiliği güzel bir ustadan el yapımı olarak yaptırmak ama bu da maliyeti oldukça yükseltiyor.

Şimdilik kendi aracıma aldığım tek şey arkaya yapıştırmak için 2.0 VCDI logosu oldu. E-Bay'den kargo dahil 15 dolara aldım ama henüz elime ulaşmadı.


Sonuç

Sonuç olarak dizel Cruze tam bir fiyat performans aracı. Ortalama, modern bir C sınıfı kadar konforlu, bence daha donanımlı, ülkemizin vergi politikası yüzünden suratına bakılmayan, o kasayı çok güzel yürüten bir motora sahip piyasa tabiriyle ufak çaplı bir şaka makinası. 6 aydır kullanan biri olarak eğer bütçeniz bu aracı idame ettirmeye yeter diyorsanız almanızı tavsiye edebileceğim bir araç.

Not: Aslında kendi aracımı tanıtan ufak bir yazı olarak başlayıp daha sonra aklıma gelenleri mesai içinde bulduğum fırsatlarda yazmamla iyice şişen acemi işi bir inceleme oldu. Düşük cümlelerimi ve laf kalabalığımı mazur görürsünüz umarım.

Bu arada fotoğraflar gözükmüyorsa uyarın tekrar yükleyeyim.
C
7 yıl
Dizel Cruze İzlenimlerim 10 bin Kilometre
Otomobillerle ilgili ilk hatırladığım şey babamın aldığı ilk arabayı balkondan görmemdir. Evimizin karşısındaki boş arsaya park etmiş 90 model beyaz bir Şahin. Gerçi bizimkilerin söylediklerine göre her zaman arabalarla oynamayı severmişim birçok erkek çocuğu gibi ama nedense aklımda kalan ilk kare bu. O zamanlar sıfır araba alıp 3, 4 ay sonra satmak iyi kar getirdiği için babam durmadan araba değiştirdi. Bu sayede sürmesem de değişik bir sürü arabayı tanımıştım yaşım ilerledikçe.

Sonra büyüdük, okuduk, iş güç sahibi olunca yaptığım ilk şey araba almak oldu. 2006 model dizel Focus aldım. Dizelin, torkun tadını ilk kez bu araçta aldım. Bana sorunlar yaşattı, bayağı da pahalıya patladı ama en azından bu forumla tanışmamı sağladı.

Daha sonra evlenmek için aracımı satıp birkaç sene babamın 97 model Corolla'sıyla idare ettim ama içimdeki Focus aşkı henüz bitmemişti. Bir önceki maceramın kötü tadı hala ağzımdan geçmediği için ince eleyip sık dokudum, 2011 model 10 bin kilometrede temiz bir araç buldum. 1,5 yıl kadar kullandıktan sonra yıllardır hayalim olan güçlü bir dizel motora sahip Alfa Romeo 159 için arayışlara başladım. 4, 5 ay kadar aradım taradım fakat bütçemin temiz bir 159'a yetmeyeceğini anladığımda alternatif arayışına girdim.

Tabii bu süreçte çevremden yemediğim laf kalmadı. Temiz Focus bırakılır mıymış, son sahibi olurmuşum, çok büyük zarar edermişim, vergisi ocağıma incir ağacı dikermiş, arkamda petrol tankeri gezdirmem gerekirmiş, Cruze artıl üretilmeyecekmiş, asla yedek parça bulamazmışım gibi... Çok araç değiştirenler bilir, bir kere o kaşıntı başlayınca artık pek geri dönüş olmuyor, kimseyi de dinlemiyorsunuz.

Neyse, bütçeme göre güçlü, temiz, yüksek model ne alabilirim diye araştırınca doğrudan Cruze'a yöneldim. İyice aklıma yatınca arayışlarım sonucunda 2012 model hatasız 31 bin kilometre siyah hatchback manuel bir araç buldum. 2000 motorun getireceği ekstra maliyetleri kaldırabileceğimi düşündüğüm için çok da tereddüt etmeden aldım.

Almadan önce yaptığım araştırmalarda araç hakkında iyi kötü bir fikrim olmuştu ama daha önce içine hiç binmemiştim. Sürüş dinamikleriyle ilgili fikrim yoktu. Zaten Türkiye'ye sınırlı sayıda gelmiş ve genelde şirketler tarafından rağbet gördüğü için bu araçla ilgili nette kullanıcı yorumu da bulamıştım.
Yurt dışı forumlarda genelde bir önceki 150 beygirlik motorla ilgili bilgiler vardı ki bunlar bile oldukça kısıtlıydı.
Kısacası bilinmeyen bir araçtı ve her bilinmezlikte olduğu gibi bu araç bir macera olacaktı benim için.

Biraz uzunca bir giriş oldu.

Çok fazla fotoğraf çekemedim çünkü yıkandıktan bir gün sonra kirliyim diye bağırıyormuş siyah bir araç. Gerçi yıkanınca da çok güzel oluyorlar namussuzlar.

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >


Cruze'la geçirdiğim 6 ay ve 9 bin küsur kilometre sonucunda araçla ilgili iyi kötü fikir sahibi oldum. Dilim döndüğünce genel olarak aracımı tanıtmaya çalışayım.

Konfor, Donanım ve İç Mekan

Cruze bana göre ortalama bir C sınıfı konforunda. Koltuklar rahat ve sürücüyü sarıyor. Vites küçük, tam olması gerektiği konumda ve şık. Kadar kağıt üstündeki verileri karşılaştırmadım ama iç mekanı, arka diz mesafesi ve bagaj hacmi Focus'tan daha büyük hissettiriyor. Eminim kağıt üstünde de daha büyüktür.
İzmir'den Ankara'ya çok kısa molalar vererek geldim fakat araç beni hiç yormadı ki bence rahatlığın ölçülemeyen kriterlerinden biri bu.

Ses açısından zayıf. Lastikler artık eskidiğinden dolayı ciddi miktarda ses alıyor. 80 km/h hızı geçtikten sonra özellikle dikiz aynalarından ciddi miktarda rüzgar sesi alıyor. 150'den sonra ise radyonun sesini bayağı bir arttırsanız bile ciddi ses var. Bu problemi dikiz aynası ve kapıya uygulanan yalıtım malzemeleriyle çözenleri okudum ama henüz el becerime güvenmediğim için bu işe girişemedim.

Rölantide içeri dizelin hırıltısı geliyor. Hız artıkça sesi çok hissetmiyorsunuz. Dışarıdan sesli diyebilirim ama 2000 motor dizel olunca ses normal. Zaten ben dizel hırıltısı sevenlerden olduğum için beni hiç rahatsız etmiyor.

Bazı benzinli Cruze sahipleri alt takımdan gelen lokurtulardan muzdarip fakat aracımda en ufak bir ses yok. Sağlam bir kaynaktan teyit edemedim ama okuduğum kadarıyla dizelin torkuna dayanması için dizel Cruze'un alt takımı ve poryaları güçlendirilmiş malzemeden yapılmış.

Müzik sistemi ve ses kalitesi başarılı değil. Ne alçak seste ne de yüksek seste müzikler kulağımıza akıp giden bir şekilde olmuyor. Orijinalindeki tek satırlık bilgi ekranı oldukça basit duruyordu ama navigasyon taktırdıktan sonra aracın havası oldukça değişiyor.

Aracım dizeller için giriş donanımı olan LT donanımında. TCS (ESP benzeri bir sistem) 8 hava yastığı, sis farı, 16' jant, hız sabitleyici, direksiyondan kumanda edilen ses sistemi ve yol bilgisayarı var. Özellikle güvenlik olarak tatmin edici bence. Jantlar çok çirkin fakat az bulunan bir bijon aralığı (5x115) kullanıldığı için cuk oturan bir jant bulma şansınız çok az. Hız sabitleyici düzgün çalışıyor. Yol bilgisayarı 2012 model bir araca hiç ama hiç yakışmıyor. Yalnızca temel bilgilerin olduğu tek bir sayaç var. Ekran kalitesi ucuz izlenimi veriyor. Aslında ülkemizde 2013 benzinli modellerde geniş ekranlı ve ayrıntılı yol bilgisayarı varken yurtdışında satılan dizellerde yine ayrıntılı yol bilgisayarı var.
Aslında karşımda adam gibi bir muhatap bulacağımı bilsem servise gider yurt dışından siparişi veririm ama rutin bakımı bile adam gibi yaptırmak bizim servislerimizde bir macera.

Motor, performans ve tüketim

Araçta VCDI motor kullanılıyor fakat anlam veremediğim şekilde aracın hiçbir yerinde motora ait bir kısaltma kullanılmamış. İnternette bu motora ait çok fazla bilgi de yok. Anladığım kadarıyla ülkemize gelen Captiva'larda bir önceki nesil 150 beygir, 320 nm torkluk motor 2006'dan 2012'ye kadar kullanılmış. Koca Captiva'yı aşırı nazlanmadan hızlandıran bu motorun güncellenmiş versiyonu 163 beygir 360 nm değerlere sahip. Haliyle Cruze'u şaka makinası yapıyor.

Çevre yolunda son hızı denemek istedim. 160 kadar iyi ivmeleniyor. Daha sonra ivmelenmesi yavaşlasa da kararlı şekilde 215 civarına kadar çıktım. Lastiklerimin eski olmasından dolayı yolda gezinmeye başlayınca ayağı gazdan çektim ama daha hızlanabilirdim. İnternette navigasyonla 234 ölçen hatta kadran devirenler mevcut.

Arkadaşımın Guiletta'sıyla deneme şansım oldu. 1.4 turbo benzinli 170 beygirlik otomatik vites bir araçtı. Ağırlık olarak benim aracımdan hafif olmasına rağmen 180, 190'a kadar kafa kafaya yürüdük. Daha hızlansak ne olurdu bilemiyorum.


Bu istisna dışında kimseyle birebir kapışmadım ama sol şeridi kapatan bir çok golf, passat, civic, bir önceki nesil A4, A6 320d c180 s60 ve s80 gibi araçlara sellektörü çaktım. Gerçi birçoğu kötü Cruze'dan yenen sellektörü pek takmadı. Ben de sağlarından usulca geçip gittim.

Cruze bütün viteslerin alt devirlerde hiç de 163 beygir gibi gitmiyor ama 1700 devirden sonra ivmelenmesi oldukça tatmin edici. Gerçi araca alışmaya başladıkça manuel olmasının da avantajıyla bu devirlere düşmüyorsunuz.

Drag yapmasını seven biri olmadığım için 0-100 denemesi sadece 2 kere yaptım. Fabrika değeri olan 8.9 saniyeye ulaşmak hiç de zor değil. Hatta yazılım sonrası rahatlıkla 8'in altına inebilecekmiş izlenimi uyandırıyor.

2011 Focus'umda bildiğim kadarıyla DPF vardı ama kullandığım süre boyunca devreye girdiğini hiç hissetmemiştim. Cruze'da ise ortalama 300 400 km'de bir DPF rejenerasyona gidiyor. Bu sırada aracın performansı hissedilir derecede azalırken tüketim resmen tavan yapıyor. Boşta 1.5 civarı olması gereken tüketim 8, hatta 9 civarına yükseliyor. Aracı aldığımdan beri yakıt ölçümünü depo doldurarak yaptım. Her depoda, alınan yakıtın kalitesine göre tahminimce 0,3 0,6 arası ortalamayı yükseltiyor. DPF iptaliyle ilgili bayağı bir araştırma yaptım. İleride yaptırmayı düşünüyorum.

Aldığım bütün depolara ait ortalama hız, tüketim, kalan kilometre bilgisi ve tutarı bir yerde saklıyorum fakat şimdi bakma şansım olmadığı için aklımda kalan değerleri paylaşacağım. Bu konularda dikkatli biri olduğum için fazla bir sapma olmayacaktır. İleride ayrıntılı olarak bir tablo eklemeye çalışırım.

Fabrika değerleri şehir içi 7.6 şehir dışı 4.4 ortalama da 5.6 lt/100 km. Kağıt üstünde çok güzel dursa da durum tahmin edebileceğiniz gibi böyle değil. Özellikle de şehir dışı değeri.
Daha önceki araçlarımda her zaman fabrika değerlerini hem yol bilgisayarında hem de gerçek depo ölçümünde yakalamış biri olarak özellikle şehir dışı değerinin yanına bile yaklaşamadım. (DPF sağ olsun).

İki kere uzun yol yaptım. İzmir Ankara arası, bir kişi, boş bagaj, sıcaklık -2 ile + 3 arasında değişti. Hem aracı tanımaya çalışmak için ara sıra gazladığım hem de rakım farkından dolayı 6 gibi bir ortalama yakaladım.

Ankara Çankırı gidiş geliş, dört kişi, boş bagaj, sıcaklık 5-10 derece arası, sakin kullanımla 5,2 5,3 arası giderken babam direksiyona geçti ve ortalama dönüşte 6 civarına yaklaştı.

Geri kalan yaklaşık 8500 kilometre Ankara şehir içinde karma sayılabilecek rahat bir güzergahta yapıldı. Ölçümlerimi yol bilgisayarına göre değil aynı istasyondan depo doldurarak yaptım hep. Gerçi yol bilgisayarının tüm depolardaki sapma yalnızca + 0.1 oldu. Sakin kullanımda 6.2 tuttururken arabanın hakkını verince 8.5 oldu. Genel ortalamam tahminen 6.6-6.8 arası bir şeydir. Ortalama hızım 37 ile 48 arası değişti genelde. Aslında daha düşük ortalama hız ile daha düşük tüketim yakalayabilirdim ama altınızda "Gaza basarsan ben giderim kardaş" diyen bir araç olunca kendinizi tutamayıp özellikle yokuşlarda bayağı hızlanıyorsunuz.

İşletme ve İdame

Bir çok kişiyi bu aracı almaktan vazgeçirten şey, aracı idame ettirmenin ülkemiz şartlarında zor olması. Yıllık vergi, bakım masrafı ve yakıt birleşince gerçekten külfetli bir işletme maliyeti karşımıza çıkıyor. Bu arada önemli olan aracı almadan önce kendi durumunuzu iyice gözden geçirmek, kar fayda zarar hesaplarını yapmak ve buna göre hareket etmek. Ben bu aracı almadan önce oturup hesabımı yaptım. Fazladan ödeyeceğim miktarı Allah'a şükür kaldırabileceğimi düşündüğüm için aracımı aldım.

Vergi açısından bu sene manuel LT kullanıcıların yüzüne biraz da olsa şans güldü. Aracın resmi kasko değerinin yüzde beşi yıllık vergiden daha düşük olduğu için bu sene bir alt vergi diliminden ödedik ki bu değer 1500 küsur liraya denk geliyor. Kabul ediyorum bu bile çok fazla ama 2300 küsur ödemekten iyidir. Maalesef seneye bu indirimden yararlanamayacağız çünkü aracın yaşı 4-7 arasına düşüyor ve kasko değerinin yüzde beşi yıllık vergiden daha fazla oluyor. Muhtemelen 1800 civarı olacaktır vergi.

Rutin bakımları düşük hacimli araçlara göre daha fazla oluyor çünkü neredeyse 8 litre yağ alıyor motor. Bunun dışındaki filtreler aynı. Rutin bakım için balata değişimiyle birlikte yetkili servislerden 1000 liraya yakın fiyatlar aldım. Aşırı fahiş geldiği için gözümü karartıp özele yaptırdım bakımını. Yaklaşık 500 lira ödedim. Ağır bakımına daha sürem olduğu için bir araştırma yapmadım.

Motorun masraf çıkarma ihtimali düşük. Yukarıda da söylediğim gibi yıllardır koca Captiva'da bir önceki nesli kullanılan VCDI kodlu motorun, anladığım kadarıyla turbosu değiştirilerek 150'den 163 beygire yükseltilmiş hali. Aktarma organları, alt takımlar ve elektrik aksam olarak diğer Cruze'larla hemen hemen aynı olduğu için yaşanabilecek olası problemlerin çözümü de kolay olacaktır diye düşünüyorum.

Yakıtını yukarıda ayrıntılı olarak paylaştım. 2000 motor bir dizel kullanıp da 3 4 litre yakayım hayaline kimse kapılmasın. Haa yeni 320d alırsınız Corsa kullanır gibi kullanırsanız az yakarsınız ama o zaman da adama niye o arabayı aldın diye sormazlar mı.

Modifikasyonlar ve Aksesurlar

Ülkemizin tersine Asya ve Amerika'da her zaman en çok satan araçlardan biri olduğu için yan sanayisi oldukça gelişmiş. E-Bay ve Aliexpress'te aklınıza gelebilecek her türlü krom, elektronik ve oto aksesuarı bulabiliyorsunuz.

Motor Remap yapılmasına uygun. Bir çok ünlü remap firmasının data bankasında Cruze'a uygun yazılım var. Araştırmama rağmen henüz Türkiye'de yaptıran biriyle sohbet edemedim ama internet sitelerinde yazdığına göre yumuşak bir yazılımla 163 beygir 200 civarına; 360 Nm tork ise 420 civarlarına çekiliyor. Daha agresif bir yazılımla bu değerleri yukarı çekmek mümkün. Aslında bir süre öncesine kadar bu tip fabrikasyon dışı uygulamalara hiç sıcak bakmıyordum ama aracın alt devirlerdeki isteksizliği beni bu konuyu araştırmaya itti. İyi bir yazılımcı tarafından araca göre yapılan bir yazılımın hiç de kötü olmayacağını düşünmeye başladım ama bu aralar bütçem böyle bir maliyete uygun olmadığı için askıya aldım.

Cruze’a uygun çok sayıda navigasyon ve multimedya cihazı mevcut. Aracı aldığımda keseme uygun bir model beğenip taktırmak yaptığım ilk işlerden biri oldu. Bence aracın havasını değiştiren oldukça kullanışlı bir aksesuar.

Araca en çok yaptırmayı istediğim şey güzel bir far ve led arka ışık takımı. Far konusunda seçenekler mevcut ama hemen hemen hepsinde görünüş çok güzel olmasına rağmen aydınlatma kullanılan kalitesiz mercek ve diğer ekipmanlar yüzünden çok zayıf. En sağlamı işçiliği güzel bir ustadan el yapımı olarak yaptırmak ama bu da maliyeti oldukça yükseltiyor.

Şimdilik kendi aracıma aldığım tek şey arkaya yapıştırmak için 2.0 VCDI logosu oldu. E-Bay'den kargo dahil 15 dolara aldım ama henüz elime ulaşmadı.


Sonuç

Sonuç olarak dizel Cruze tam bir fiyat performans aracı. Ortalama, modern bir C sınıfı kadar konforlu, bence daha donanımlı, ülkemizin vergi politikası yüzünden suratına bakılmayan, o kasayı çok güzel yürüten bir motora sahip piyasa tabiriyle ufak çaplı bir şaka makinası. 6 aydır kullanan biri olarak eğer bütçeniz bu aracı idame ettirmeye yeter diyorsanız almanızı tavsiye edebileceğim bir araç.

Not: Aslında kendi aracımı tanıtan ufak bir yazı olarak başlayıp daha sonra aklıma gelenleri mesai içinde bulduğum fırsatlarda yazmamla iyice şişen acemi işi bir inceleme oldu. Düşük cümlelerimi ve laf kalabalığımı mazur görürsünüz umarım.

Bu arada fotoğraflar gözükmüyorsa uyarın tekrar yükleyeyim.
C
7 yıl
Dizel Cruze İzlenimlerim.
Otomobillerle ilgili ilk hatırladığım şey babamın aldığı ilk arabayı balkondan görmemdir. Evimizin karşısındaki boş arsaya park etmiş 90 model beyaz bir Şahin. Gerçi bizimkilerin söylediklerine göre her zaman arabalarla oynamayı severmişim birçok erkek çocuğu gibi ama nedense aklımda kalan ilk kare bu. O zamanlar sıfır araba alıp 3, 4 ay sonra satmak iyi kar getirdiği için babam durmadan araba değiştirdi. Bu sayede sürmesem de değişik bir sürü arabayı tanımıştım yaşım ilerledikçe.

Sonra büyüdük, okuduk, iş güç sahibi olunca yaptığım ilk şey araba almak oldu. 2006 model dizel Focus aldım. Dizelin, torkun tadını ilk kez bu araçta aldım. Bana sorunlar yaşattı, bayağı da pahalıya patladı ama en azından bu forumla tanışmamı sağladı.

Daha sonra evlenmek için aracımı satıp birkaç sene babamın 97 model Corolla'sıyla idare ettim ama içimdeki Focus aşkı henüz bitmemişti. Bir önceki maceramın kötü tadı hala ağzımdan geçmediği için ince eleyip sık dokudum, 2011 model 10 bin kilometrede temiz bir araç buldum. 1,5 yıl kadar kullandıktan sonra yıllardır hayalim olan güçlü bir dizel motora sahip Alfa Romeo 159 için arayışlara başladım. 4, 5 ay kadar aradım taradım fakat bütçemin temiz bir 159'a yetmeyeceğini anladığımda alternatif arayışına girdim.

Tabii bu süreçte çevremden yemediğim laf kalmadı. Temiz Focus bırakılır mıymış, son sahibi olurmuşum, çok büyük zarar edermişim, vergisi ocağıma incir ağacı dikermiş, arkamda petrol tankeri gezdirmem gerekirmiş, Cruze artıl üretilmeyecekmiş, asla yedek parça bulamazmışım gibi... Çok araç değiştirenler bilir, bir kere o kaşıntı başlayınca artık pek geri dönüş olmuyor, kimseyi de dinlemiyorsunuz.

Neyse, bütçeme göre güçlü, temiz, yüksek model ne alabilirim diye araştırınca doğrudan Cruze'a yöneldim. İyice aklıma yatınca arayışlarım sonucunda 2012 model hatasız 31 bin kilometre siyah hatchback manuel bir araç buldum. 2000 motorun getireceği ekstra maliyetleri kaldırabileceğimi düşündüğüm için çok da tereddüt etmeden aldım.

Almadan önce yaptığım araştırmalarda araç hakkında iyi kötü bir fikrim olmuştu ama daha önce içine hiç binmemiştim. Sürüş dinamikleriyle ilgili fikrim yoktu. Zaten Türkiye'ye sınırlı sayıda gelmiş ve genelde şirketler tarafından rağbet gördüğü için bu araçla ilgili nette kullanıcı yorumu da bulamıştım.
Yurt dışı forumlarda genelde bir önceki 150 beygirlik motorla ilgili bilgiler vardı ki bunlar bile oldukça kısıtlıydı.
Kısacası bilinmeyen bir araçtı ve her bilinmezlikte olduğu gibi bu araç bir macera olacaktı benim için.

Biraz uzunca bir giriş oldu.

Çok fazla fotoğraf çekemedim çünkü yıkandıktan bir gün sonra kirliyim diye bağırıyormuş siyah bir araç. Gerçi yıkanınca da çok güzel oluyorlar namussuzlar.

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >


Cruze'la geçirdiğim 6 ay ve 9 bin küsur kilometre sonucunda araçla ilgili iyi kötü fikir sahibi oldum. Dilim döndüğünce genel olarak aracımı tanıtmaya çalışayım.

Konfor, Donanım ve İç Mekan

Cruze bana göre ortalama bir C sınıfı konforunda. Koltuklar rahat ve sürücüyü sarıyor. Vites küçük, tam olması gerektiği konumda ve şık. Kadar kağıt üstündeki verileri karşılaştırmadım ama iç mekanı, arka diz mesafesi ve bagaj hacmi Focus'tan daha büyük hissettiriyor. Eminim kağıt üstünde de daha büyüktür.
İzmir'den Ankara'ya çok kısa molalar vererek geldim fakat araç beni hiç yormadı ki bence rahatlığın ölçülemeyen kriterlerinden biri bu.

Ses açısından zayıf. Lastikler artık eskidiğinden dolayı ciddi miktarda ses alıyor. 80 km/h hızı geçtikten sonra özellikle dikiz aynalarından ciddi miktarda rüzgar sesi alıyor. 150'den sonra ise radyonun sesini bayağı bir arttırsanız bile ciddi ses var. Bu problemi dikiz aynası ve kapıya uygulanan yalıtım malzemeleriyle çözenleri okudum ama henüz el becerime güvenmediğim için bu işe girişemedim.

Rölantide içeri dizelin hırıltısı geliyor. Hız artıkça sesi çok hissetmiyorsunuz. Dışarıdan sesli diyebilirim ama 2000 motor dizel olunca ses normal. Zaten ben dizel hırıltısı sevenlerden olduğum için beni hiç rahatsız etmiyor.

Bazı benzinli Cruze sahipleri alt takımdan gelen lokurtulardan muzdarip fakat aracımda en ufak bir ses yok. Sağlam bir kaynaktan teyit edemedim ama okuduğum kadarıyla dizelin torkuna dayanması için dizel Cruze'un alt takımı ve poryaları güçlendirilmiş malzemeden yapılmış.

Müzik sistemi ve ses kalitesi başarılı değil. Ne alçak seste ne de yüksek seste müzikler kulağımıza akıp giden bir şekilde olmuyor. Orijinalindeki tek satırlık bilgi ekranı oldukça basit duruyordu ama navigasyon taktırdıktan sonra aracın havası oldukça değişiyor.

Aracım dizeller için giriş donanımı olan LT donanımında. TCS (ESP benzeri bir sistem) 8 hava yastığı, sis farı, 16' jant, hız sabitleyici, direksiyondan kumanda edilen ses sistemi ve yol bilgisayarı var. Özellikle güvenlik olarak tatmin edici bence. Jantlar çok çirkin fakat az bulunan bir bijon aralığı (5x115) kullanıldığı için cuk oturan bir jant bulma şansınız çok az. Hız sabitleyici düzgün çalışıyor. Yol bilgisayarı 2012 model bir araca hiç ama hiç yakışmıyor. Yalnızca temel bilgilerin olduğu tek bir sayaç var. Ekran kalitesi ucuz izlenimi veriyor. Aslında ülkemizde 2013 benzinli modellerde geniş ekranlı ve ayrıntılı yol bilgisayarı varken yurtdışında satılan dizellerde yine ayrıntılı yol bilgisayarı var.
Aslında karşımda adam gibi bir muhatap bulacağımı bilsem servise gider yurt dışından siparişi veririm ama rutin bakımı bile adam gibi yaptırmak bizim servislerimizde bir macera.

Motor, performans ve tüketim

Araçta VCDI motor kullanılıyor fakat anlam veremediğim şekilde aracın hiçbir yerinde motora ait bir kısaltma kullanılmamış. İnternette bu motora ait çok fazla bilgi de yok. Anladığım kadarıyla ülkemize gelen Captiva'larda bir önceki nesil 150 beygir, 320 nm torkluk motor 2006'dan 2012'ye kadar kullanılmış. Koca Captiva'yı aşırı nazlanmadan hızlandıran bu motorun güncellenmiş versiyonu 163 beygir 360 nm değerlere sahip. Haliyle Cruze'u şaka makinası yapıyor.

Çevre yolunda son hızı denemek istedim. 160 kadar iyi ivmeleniyor. Daha sonra ivmelenmesi yavaşlasa da kararlı şekilde 215 civarına kadar çıktım. Lastiklerimin eski olmasından dolayı yolda gezinmeye başlayınca ayağı gazdan çektim ama daha hızlanabilirdim. İnternette navigasyonla 234 ölçen hatta kadran devirenler mevcut.

Arkadaşımın Guiletta'sıyla deneme şansım oldu. 1.4 turbo benzinli 170 beygirlik otomatik vites bir araçtı. Ağırlık olarak benim aracımdan hafif olmasına rağmen 180, 190'a kadar kafa kafaya yürüdük. Daha hızlansak ne olurdu bilemiyorum.


Bu istisna dışında kimseyle birebir kapışmadım ama sol şeridi kapatan bir çok golf, passat, civic, bir önceki nesil A4, A6 320d c180 s60 ve s80 gibi araçlara sellektörü çaktım. Gerçi birçoğu kötü Cruze'dan yenen sellektörü pek takmadı. Ben de sağlarından usulca geçip gittim.

Cruze bütün viteslerin alt devirlerde hiç de 163 beygir gibi gitmiyor ama 1700 devirden sonra ivmelenmesi oldukça tatmin edici. Gerçi araca alışmaya başladıkça manuel olmasının da avantajıyla bu devirlere düşmüyorsunuz.

Drag yapmasını seven biri olmadığım için 0-100 denemesi sadece 2 kere yaptım. Fabrika değeri olan 8.9 saniyeye ulaşmak hiç de zor değil. Hatta yazılım sonrası rahatlıkla 8'in altına inebilecekmiş izlenimi uyandırıyor.

2011 Focus'umda bildiğim kadarıyla DPF vardı ama kullandığım süre boyunca devreye girdiğini hiç hissetmemiştim. Cruze'da ise ortalama 300 400 km'de bir DPF rejenerasyona gidiyor. Bu sırada aracın performansı hissedilir derecede azalırken tüketim resmen tavan yapıyor. Boşta 1.5 civarı olması gereken tüketim 8, hatta 9 civarına yükseliyor. Aracı aldığımdan beri yakıt ölçümünü depo doldurarak yaptım. Her depoda, alınan yakıtın kalitesine göre tahminimce 0,3 0,6 arası ortalamayı yükseltiyor. DPF iptaliyle ilgili bayağı bir araştırma yaptım. İleride yaptırmayı düşünüyorum.

Aldığım bütün depolara ait ortalama hız, tüketim, kalan kilometre bilgisi ve tutarı bir yerde saklıyorum fakat şimdi bakma şansım olmadığı için aklımda kalan değerleri paylaşacağım. Bu konularda dikkatli biri olduğum için fazla bir sapma olmayacaktır. İleride ayrıntılı olarak bir tablo eklemeye çalışırım.

Fabrika değerleri şehir içi 7.6 şehir dışı 4.4 ortalama da 5.6 lt/100 km. Kağıt üstünde çok güzel dursa da durum tahmin edebileceğiniz gibi böyle değil. Özellikle de şehir dışı değeri.
Daha önceki araçlarımda her zaman fabrika değerlerini hem yol bilgisayarında hem de gerçek depo ölçümünde yakalamış biri olarak özellikle şehir dışı değerinin yanına bile yaklaşamadım. (DPF sağ olsun).

İki kere uzun yol yaptım. İzmir Ankara arası, bir kişi, boş bagaj, sıcaklık -2 ile + 3 arasında değişti. Hem aracı tanımaya çalışmak için ara sıra gazladığım hem de rakım farkından dolayı 6 gibi bir ortalama yakaladım.

Ankara Çankırı gidiş geliş, dört kişi, boş bagaj, sıcaklık 5-10 derece arası, sakin kullanımla 5,2 5,3 arası giderken babam direksiyona geçti ve ortalama dönüşte 6 civarına yaklaştı.

Geri kalan yaklaşık 8500 kilometre Ankara şehir içinde karma sayılabilecek rahat bir güzergahta yapıldı. Ölçümlerimi yol bilgisayarına göre değil aynı istasyondan depo doldurarak yaptım hep. Gerçi yol bilgisayarının tüm depolardaki sapma yalnızca + 0.1 oldu. Sakin kullanımda 6.2 tuttururken arabanın hakkını verince 8.5 oldu. Genel ortalamam tahminen 6.6-6.8 arası bir şeydir. Ortalama hızım 37 ile 48 arası değişti genelde. Aslında daha düşük ortalama hız ile daha düşük tüketim yakalayabilirdim ama altınızda "Gaza basarsan ben giderim kardaş" diyen bir araç olunca kendinizi tutamayıp özellikle yokuşlarda bayağı hızlanıyorsunuz.

İşletme ve İdame

Bir çok kişiyi bu aracı almaktan vazgeçirten şey, aracı idame ettirmenin ülkemiz şartlarında zor olması. Yıllık vergi, bakım masrafı ve yakıt birleşince gerçekten külfetli bir işletme maliyeti karşımıza çıkıyor. Bu arada önemli olan aracı almadan önce kendi durumunuzu iyice gözden geçirmek, kar fayda zarar hesaplarını yapmak ve buna göre hareket etmek. Ben bu aracı almadan önce oturup hesabımı yaptım. Fazladan ödeyeceğim miktarı Allah'a şükür kaldırabileceğimi düşündüğüm için aracımı aldım.

Vergi açısından bu sene manuel LT kullanıcıların yüzüne biraz da olsa şans güldü. Aracın resmi kasko değerinin yüzde beşi yıllık vergiden daha düşük olduğu için bu sene bir alt vergi diliminden ödedik ki bu değer 1500 küsur liraya denk geliyor. Kabul ediyorum bu bile çok fazla ama 2300 küsur ödemekten iyidir. Maalesef seneye bu indirimden yararlanamayacağız çünkü aracın yaşı 4-7 arasına düşüyor ve kasko değerinin yüzde beşi yıllık vergiden daha fazla oluyor. Muhtemelen 1800 civarı olacaktır vergi.

Rutin bakımları düşük hacimli araçlara göre daha fazla oluyor çünkü neredeyse 8 litre yağ alıyor motor. Bunun dışındaki filtreler aynı. Rutin bakım için balata değişimiyle birlikte yetkili servislerden 1000 liraya yakın fiyatlar aldım. Aşırı fahiş geldiği için gözümü karartıp özele yaptırdım bakımını. Yaklaşık 500 lira ödedim. Ağır bakımına daha sürem olduğu için bir araştırma yapmadım.

Motorun masraf çıkarma ihtimali düşük. Yukarıda da söylediğim gibi yıllardır koca Captiva'da bir önceki nesli kullanılan VCDI kodlu motorun, anladığım kadarıyla turbosu değiştirilerek 150'den 163 beygire yükseltilmiş hali. Aktarma organları, alt takımlar ve elektrik aksam olarak diğer Cruze'larla hemen hemen aynı olduğu için yaşanabilecek olası problemlerin çözümü de kolay olacaktır diye düşünüyorum.

Yakıtını yukarıda ayrıntılı olarak paylaştım. 2000 motor bir dizel kullanıp da 3 4 litre yakayım hayaline kimse kapılmasın. Haa yeni 320d alırsınız Corsa kullanır gibi kullanırsanız az yakarsınız ama o zaman da adama niye o arabayı aldın diye sormazlar mı.

Modifikasyonlar ve Aksesurlar

Ülkemizin tersine Asya ve Amerika'da her zaman en çok satan araçlardan biri olduğu için yan sanayisi oldukça gelişmiş. E-Bay ve Aliexpress'te aklınıza gelebilecek her türlü krom, elektronik ve oto aksesuarı bulabiliyorsunuz.

Motor Remap yapılmasına uygun. Bir çok ünlü remap firmasının data bankasında Cruze'a uygun yazılım var. Araştırmama rağmen henüz Türkiye'de yaptıran biriyle sohbet edemedim ama internet sitelerinde yazdığına göre yumuşak bir yazılımla 163 beygir 200 civarına; 360 Nm tork ise 420 civarlarına çekiliyor. Daha agresif bir yazılımla bu değerleri yukarı çekmek mümkün. Aslında bir süre öncesine kadar bu tip fabrikasyon dışı uygulamalara hiç sıcak bakmıyordum ama aracın alt devirlerdeki isteksizliği beni bu konuyu araştırmaya itti. İyi bir yazılımcı tarafından araca göre yapılan bir yazılımın hiç de kötü olmayacağını düşünmeye başladım ama bu aralar bütçem böyle bir maliyete uygun olmadığı için askıya aldım.

Cruze’a uygun çok sayıda navigasyon ve multimedya cihazı mevcut. Aracı aldığımda keseme uygun bir model beğenip taktırmak yaptığım ilk işlerden biri oldu. Bence aracın havasını değiştiren oldukça kullanışlı bir aksesuar.

Araca en çok yaptırmayı istediğim şey güzel bir far ve led arka ışık takımı. Far konusunda seçenekler mevcut ama hemen hemen hepsinde görünüş çok güzel olmasına rağmen aydınlatma kullanılan kalitesiz mercek ve diğer ekipmanlar yüzünden çok zayıf. En sağlamı işçiliği güzel bir ustadan el yapımı olarak yaptırmak ama bu da maliyeti oldukça yükseltiyor.

Şimdilik kendi aracıma aldığım tek şey arkaya yapıştırmak için 2.0 VCDI logosu oldu. E-Bay'den kargo dahil 15 dolara aldım ama henüz elime ulaşmadı.


Sonuç

Sonuç olarak dizel Cruze tam bir fiyat performans aracı. Ortalama, modern bir C sınıfı kadar konforlu, bence daha donanımlı, ülkemizin vergi politikası yüzünden suratına bakılmayan, o kasayı çok güzel yürüten bir motora sahip piyasa tabiriyle ufak çaplı bir şaka makinası. 6 aydır kullanan biri olarak eğer bütçeniz bu aracı idame ettirmeye yeter diyorsanız almanızı tavsiye edebileceğim bir araç.

Not: Aslında kendi aracımı tanıtan ufak bir yazı olarak başlayıp daha sonra aklıma gelenleri mesai içinde bulduğum fırsatlarda yazmamla iyice şişen acemi işi bir inceleme oldu. Düşük cümlelerimi ve laf kalabalığımı mazur görürsünüz umarım.

Bu arada fotoğraflar gözükmüyorsa uyarın tekrar yükleyeyim.
C
8 yıl
HTC Teleservice KVK Değişim Onarım Ana Başlık
ana başlık çok karışık. değişim ya da onarım bekleyenler olarak buradan haberleşirsek daha derli toplu olur.

durumum kısaca şöyle:

4 mayıs'ta cihazı aldım. aldıktan sonra burada one başlığını inceleyince birçok cihazda problem yaşandığını öğrendim.
cihazımda kasa açıklığı olması nedeniyle değişim için 17 mayıs'da istanbul teleservice'e ilettim.

20 mayıs'ta ellerine geçti, 21'inde kayıt alındı, 23'ünda DOA değişim kararı çıktı.

24'ünde durumu öğrenmek için telefon açtığımda cihazımın başkası adına kayıt edildiğini telefon görüşmesinin sonunda "Erdal Bey" diye hitap ettiklerinde anladım. İki cihazın kayıtları karışmış. Düzeltene kadar 4 ya da 5 telefon görüşmesi yapmam gerekti.

daha sonra HTC, Mobiltel (HTC distribütör firma) ve teleservice'i her aradığımda birbiriyle çelişen açıklamalar dinledim. sonunda da bayağı bir bağırdım.
burayı ve nette teleservice'le ilgili diğer yazıları okudukça canım sıkılmaya başladı.

bugün itibariyle 20 iş günlük yasal sürem sonra erdi. beklemeye devam ediyorum.

ana başlıkta drsafa61, firmaların birbirinden habersiz olduğunu, cihazları kimin ithal edeceği belli olmadığı için değişim sürecinin haziran sonuna kadar sarkabileceğini söylemişti. ben de son teleservice'i aradığımda kesin bir tarih vermeseler de haziran sonu olabileceğini ima ettiler.

şimdilik durum böyle.

Düzeltme: Başlık düzeltildi. Htc One -> HTC
@cheetlack'e teşekkürler.
C
9 yıl
Panasonic TX-P50UT50E Kullanıcıları

Üç gün önce satın aldım. Her ne hikmetse bu model ile ilgili Türkçe ya da İngilizce incelemeye rastlayamadım. Televizyonu kullanmaya 3 ay sonra başlayacağım için şu anda ben de bir şeyler söyleyemeyeceğim ama kullanmaya başladığım zaman dilim döndüğünce bir şeyler yazarım.

http://www.panasonic.com.tr/html/tr_TR/%C3%9Cr%C3%BCnler/Viera+TV%27ler/Plazma/TX-P50UT50/overview/8981625/index.html?trackInfo=true


Ekran Boyutu: 127 cm (50")
Ekran Türü: Plasma
Çözünürlük Formatı: Full HD
Kasa Tipi: Slim
Ekran Çözünürlüğü: 1920 x 1080 px
Renk: Parlak Siyah
Kontrast Oranı: Brilliant Contrast
Hz: 2000 Hz
3D: Evet/Var
DLNA: Evet/Var
Giriş & Çıkış (Yan): AV, HDMI, USB Movie
Giriş & Çıkış (Arka): AV, Component, Ethernet, HDMI (3 adet), Kompozit, Scart, Usb
Görüntü Teknolojisi: Viera
Parlaklık: 500 nit
Ekran Formatı: 16 : 9
Tarama Yöntemi: 1080p
PIP (Picture in Picture): Hayır/Yok
Arka Işık: Hayır/Yok
Tepki Süresi: 0,0001 ms
Teletext: Evet/Var
Yatay Görüş Açısı: 178 °
Dikey Görüş Açısı: 178 °
Ses Efekti Sistemi: Full-range x 2, V-Audio Surround
Ses Çıkış Gücü: 2x10 W
DVB: Evet/Var
DVB T: Evet/Var
DVB C: Evet/Var
Ağırlık: 26 kg
Smart TV: Evet/Var
Boyutlar (GxDxY): 1186 x 335 x 764 cm
Diğer Özellikler: Wi - Fi Ready
Garanti Süresi: 24 Ay
C
11 yıl
Focus, C4
Allah nasip ederse bu aralar araba almayı düşünüyorum. Mutlaka dizel ve hatchback olacak araba. Bütçem 25, 26bin civarında. Aradığım özelliklere göre en uygun araba 2006 Focus gibi duruyordu ama bugün tesadüfen C4leri araştırmaya başladığımda fikrim bayağı bir değişti. Özellikle 1.6 110 beygirlik motorun çok çok başarılı olduğunu okudum ki en önemli kriterim motor. C4'ün eksik yönlerine gelince herkesin ortak derdi arka süspansiyondan gelen ses. Bazı yorumlarda işçiliğin çok kalitesiz olduğu ve arabanın her yerinin döküldüğü yazıyor. Forumumuzda bu iki araçtan birini kullanan varsa özellikle C4 hakkındaki yorumlarını alabilir miyim?
Ayrıca başka hangi aracı düşünmeliyim alternatif olarak?
Şimdiden teşekkürler.
C
11 yıl
Tansiyon Aleti Tavsiyesi
Dijital tansiyon aleti alacağım fakat çok fazla marka ve çeşidin olması kafamı karıştırdı. Araştırdığımda özellikle doktorların bilekten ölçüm yapan aletlerden kaçmamızı önerdiklerini gördüm. O yüzden koldan ölçüm yapanı tercih edeceğim.
Yoğunlukla iki marka öne çıkmış. Omron ve Panasonic. İki markanın da genelde düzgün ölçüm yaptığı ve pratik olduğu yazılmış ama teknik servis olarak Panasonic daha iyiymiş.
Sonuçta bu bir ölçüm aleti ve kalibrasyon gerekebilir. Bu konuda fazla bilgi yok. Hatta Türkiye'de kalibrasyon yapılamadığı, yanlış ölçüm yapan aletlerin doğrudan değiştirildiğini okudum.
Sonuç olarak aşağıdaki modeller arasında kaldım. Bu konuda bilgili arkadaşların tavsiyelerine ihtiyacım var. Şimdiden teşekkürler.

http://www.hepsiburada.com/omron-mit-elite...tegoryId=332377
http://www.hepsiburada.com/omron-m6-comfor...uctId=sgomronm6
http://www.hepsiburada.com/omron-m10-kolda...ctId=sgomronm10
http://www.hepsiburada.com/panasonic-ew-31...tegoryId=332668
C
11 yıl
İleriye dönük bir sistem
9 senelik emektarımın iflas etmesi sonucunda yeni bir sistem toplamaya karar verdim. Uzun süredir oem piyasasını takip etmediğim için de kafam karıştı. Özellikle 1166 ve 1366 soketler arasındaki farkı tam kavrayamadım. :) Şimdi anladığım kadarıyla 1366 daha ileri bir teknoloji ve ileride 6 çekirdekli işlemcileri destekleyecek. Sitelerden ve forumlardan takip ettiğim kadarıyla ev kullanıcıları için gereksiz bir teknoloji olduğu konusunda bir ortak görüş söz konusu. Fakat mesleğim gereği ileride analiz programları kullanma ihtimalimi düşünerek şöyle bir sistem düşündüm.

CPU INTEL i7 920 2.66 GHz Quad Core Socket 1366 8MB, SLBEJ D0 Rev 299 $ ( 464,95 TL)
ANAKART GIGABYTE EX58-UD3R, X58, DDR3, 2x PCIExp, Socket 1366, SLI & CrossFireX 205 $ ( 318,78 TL)
BELLEK - RAM A-DATA 4 GB (2X 2GB) DDR3 1333 MHZ RAM CL7 149 $ ( 231,70 TL)
HDD SAMSUNG 500 GB HDD SATA II 16 MB 7200 rpm 59 $ ( 91,75 TL)
EKRAN KARTI SAPPHIRE HD5670, 512 MB, PCIExp Ekran Kartı, HDTV uyumlu, Direct X11, DDR5, 128 bit, 775/4000 109 $ ( 169,50 TL)
MONİTÖR LG W2253S-PF 21.5' LCD Wide Screen MONİTÖR 5ms Siyah, Full HD 176 $ ( 273,68 TL)
KASA FEEL HURRICANE MIO935-BB FL650 SİYAH 500W 109 $ ( 169,50 TL)


Oyun önceliğim olmadığı için ekran kartını düşük tuttum. Asıl kafamı kurcalayan anakart ve kasa oldu doğrusu. 1366 soketin giriş anakartlarında bir tanesi. Acaba daha yüksek bir model mi almalıyım? Bir de sistemin güç gereksinimini bu kasa karşılar mı?

Haa bu arada bütçem 2200 2300 arası ama zorlayıp 2500'e de çıkabilirim


Önerileriniz için şimdiden teşekkürler.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.