R

Teğmen
13 Nisan 2010
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme (?)
50 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
R
2 yıl
10 yıldan sonra VW den Hyundai Tucsona geçiş tecrübesi ve değerlendirmeler
2009 öncesi Hyundai(Elentra)ve 2009 dan beri de aralıksız VW kullanıcısıydım. İlk eski kasa 1.4 tsi ile başlayan bu süreç ardından yeni kasa 1.4 tsi Jetta en son da 160 lık CC ile devam etti.
Severek ve keyifle kullanıdğım CC'yi güncel kasa Passat ile devam ettirme niyetim varken VV nin iyice uçan fiyatları ve değişiklik arayışı, SUV düşüncesi derken geçen yaz ötv indirimi ile kendimi Hyundai plazada Tucson test sürüşü ardından pazarlık yaparken buldum. 1.6 crdi elite donanım 4x2 ile 10 yıllık VW dönemi kapanmış oldu. (Bu arada Nissan Qashqai, Opel Grandland de denedim çok dar ve alçak geldi her 2 araç. Tucson bariz derecede çok daha rahat bir iç konfora/genişliğe sahip)

10 yıl içinde zaman zaman Hyundai araçlar denedim kullandım ama VW nin konforunu oturaklılığını hiç bulamadığım için uzak duruyordum. Tucson ilk test sürüşü ile bu düşüncem ön yargım kırılmış oldu.
Araç dizel olmasına rağmen gerçekten gayet iyi bir ses izolasyonuna sahip, dizel olduğunu unutuyorsunuz. 136 bg.lik 320nt torklu 1.6 crdi motor 1.7 tonluk bu aracı gayet başarılı bir şekilde hareket ettiriyor.
Yüksek tork sayesinde ara hızlanmalar falan gayet iyi özellikle spor mode kullanımda araç baya baya atak bir hale giriyor. 160 lık CC den sonra hantal kalır düşüncemi bertaraf eden bir performansa sahip tabiki 0-100 ivlenmesini kastetmiyorum.

Aracın iç hacmi çok iyi yüksekliği arka koltuk diz mesafaesi vb harika, tam açılan tavan+sunroof büyük bir ferahlık sağlıyor bağajıda (510lt) fazlasıyla yeterli.
Sürüş konumu çok rahat, yükseklik hissi gayet güzel compact suv değlde baya baya bir SUV kullandığınızı hissettiriyor.

Aracın ses sistemi de hiç beklemediğim ölçüde şaşırttı. Özellikl vw nin çok başarılı bulduğum ses siteminden
sonra hayal kırıklığı yaşatmadı. Jetta'dan 1 tık yukarıda CC'den 1 tık aşağıda diyebilirim.
Ses sistemi baya baya arcacın içini inletiyor ve en ufak bir pürüz hırıltı/cızırtı vb hissettirmiyor.Hyundailerin en zayıf halkası görüdüğüm ses sistemi bu araçta tam not aldı benden.

Yol tutuşunu da başarılı buldum tabi yüksek bir araç olduğu için CC gibi bir aracın verdiği hissiyat yok ama şu ana dek bazı zorlamalarımdan başarıyla çıktı.

Elite donanım paketini şahsen yeterli buldum, 4x4 özellikle istemiyordum (ihtiyaç olmaması,daha fazla yakıt tüketimi vb.)
VW lerde orta donanım paketinde bile std bulunan anahtar kumandasından 4 camı açma kapama fonksiyonu üst donanım Elite pakete rağmen Tucson'da yok. Çok elzem birşey değil ama eksi puan olarak nitelenebilir.
7 inclik ekrana sahip ses/navigasyon/geri görüş kamera sistemi konsola entegre ilk başlarda at/kelebek ilişkisi hissi versede zamanla alışıp beğenmeye başladım. Ekran çözünürlük ve fonksyion olarak yeterli ama fevkalade değil.
Araç tüketim vb bilgileri bu ekrandan görülmüyor bu da çok elzem olmamakla beraber eksi bir puan.
Navigasyon güncelleme gerektiriyor servis hallediyor.
Ön ana farlarda ve arka stoplarda led ışık olmaması eksi puan (yinede güzel duruyolar ayrı konu)xenon far rengi sarımsı/gün ışığı CC den beyaza alıştığım için hala yadırgıyorum.
İç aydınlatmalar klasik Hyundai mavisi gayet hoş duruyor. Kullandığım vw lerde std olan sinyal silecek kollarında aydınlatma yok geçe kapkara duruyorlar bu da bence eksi puan.
Kapılar ve konsollarda bulunan tuşların/düğmelerin dokunma hissiyatı gayet başarılı, oturaklı ve güzel hissiyat veriyor. Vw lerin kabak tadı veren çevirmeli yuvarlak (tek) ayna ayar düğmesinden sonra Tucson'ın sağ/sol hazneli 4 yönlü ayar düğmeleri çok daha rahat ve pratik.

Yine vw lerde sıradan donanımlarda bile std olan geri vitese takınca sağ aynanın otomatik aşağı inmesi parklarda güzel bir kolaylık veriyordu Tucson'da böyle bir incelik/nezaket malesef yok.

Cruise Control sürüşlerinde VW'ler daha rafine ve tutarlıydı. Tucson'da hafif bir yokuşta viteş düşürüp gaza abanabiliyor sistem ve zaman zaman curisedan çıkarmak durumunda kalıyorum. Vw araçlarda cruise son derece akışkan ve ekonomik bir biçimde kontrol ediyordu aracı.

Yakıt tüketimine gelince şu an genel ort. 6.7 lt/100 km de. (7 bin km ttl) muhtemelen 6.5 a düşer birkaç bim km sonra. Şehir içi (izmir) sıkışık,orta,rahat trafikte 5 ile 6,3 lt arasında değişiyor. Kısa mesefelerde (5-7 km civarı) 6,5-7,2 lt civarı.
Uzun yol otoban performansı 130 km hıza sabitlediğimde 6.7 lt civarı aynı yolda CC 7.3 lt jetta 6.9 lt idi. Tucson ile İstanbul otobanında 8.5 lt de gördüm başka yerlerde sakin sürüş 110-120km bandında 5-6 lt.ler de. Ama genel olarak otoban kullanımında gaza biraz yaslandığınızda 7 lt civarında takılıyor tüketim.
122 lik Jetta'da 7.5 lt yaz 7.8 lt kış 160 lık CC de 8.4 lt yaz 8.8 lt kış genel ortalama tüketimleri vardı.
Tucson 1.7 ton ağırlığına ve motor peroformansına göre 6.5-6.7 lt ile yakıt tüketimi ile başarılı görünüyor ancak bu araçta genel ort.da 6 lt altı falan net olarak hayal hatta 6.5 lt altına ineceğine pek ihtimal vermiyorum. Bu aracın 4x4 ünü düşünenler min.7-7.2 lt görüsünler tüketim ortalamasını.

Ve son olarak gelelim ECT şanzımana. 10 yıllık Dsg tecrübesinden sonra (ki ben ben 3 farklı araçla yaklaşık 150 bin km totalde hiç arıza sorun yaşamadım şansa heralde) ECT şanzımanı çok beğendim baya şaşırttı beni.
Dsg lerin kronik kararsızlık/bekleme/takılma gibi karakteristik yapısından sonra Ect son derece seri,dinamik ve kararlı bir performans gösteriyor.
7 ileri Jetta'da 60 km hıza gelince 7.vitese atıyordu şanzıman motor baya bir baygın hale geliyordu az gaza dokununca da 5.vitese alıp hızlanmaya çalışıyordu ileri geri saçma bir şanzıman sistematiği vardı ve zaman zaman rahatsız edici oluyordu. CC ise daha iyi ve oturaklıydı vites geçişlerinde ancak onda da zaman zaman çok erken ve düşük hızda 7.vitese alma karakteristiği vardı az da olsa bazen müdahele gerekiyordu.
Tucson'da ise vites geçişleri hiç bir extra müdaheleye mahal vermeden gayet iyi ve başarılı bir şekilde konumlandırılmış.

Hyundai'nin 5yıl/100.000 km grantisi vw nin saçma sapan 2 yılına göre çok büyük bir artı.

Tucson aldığım dönemde ötv indirimi ile beraber çok iyi bir fiyat/performans SUV'u olarak öne çıkmıştı.
Donanım olarak Elite gayet iyi ama bence şart değil Style Plus donanım da gayet memnun edebilir.

An itibarıyla Tucson'dan gayet memnunum kuvvetle muhtemel uzun bir süre vw ile yolum kesişmez.
R
6 yıl
Vw 1.4 Tsi CC - 3.20 ied BMW- Merso CLA 200 - 2.el fiyat/performans karşılaştırması:
Yakışıklı aracım olsun, ayağımın altında 150-170 bg güç olsun, 2. el olsun biraz ucuz olsun -HB olmasın, geniş bagajı olsun - Çok yakmasın ama çok kaçsın diyenler için şu an piyasada 3 araç ön plana çıkıyor 2.elde.

2.el Fİyatlar:

CC 1.4 tsi dsg bmt 160 bg: 2014 model 10-15 bin km seviyesinde 92-100 bin tl aralığı fiyatlar isteniyor. Ortalama olarak 95 bin tl (cam tavanlı)
BMV 3.20 ied 170 bg : 2014 model 15-30 bin km seviyesi 120-135 bin tl. Ortalama olarak 125 bin tl (cam tavan/sun roof lu)
Merso CLA 200 156 bg: 2014 15-25 bin km seviyesi 115-25 bin tl ort. 120 bin tl (sunroof lu)

CC diğer 2 markaya göre 2.elde 25-30 bin tl daha ekonomik bu da cidd bir rakam fiyat esnekliği olanlar için.

Motor/Performans: Bmw 170 bg ve 0-100 7.7 sn ile muhteşem zf şanzımanı ile açık ara önde bu kategoride. Çok az bir farkla 160 bg ve 8,5 sn ile arkadan CC geliyor sonrada Merso 156 bg 8,6 sn. ile.

Yakıt Tüketimleri: Ş.içi fab verilerine göre Merso 7.1 lt Bmv 7.3 lt CC bmt ise 7.7 lt Her 3. aracında arasında çok bariz farklar yok kullanıma göre bu araçlar 10-11 lt de yakabilir fab verilerine de yaklaşabilir.

İç hacim/genişlik: Bu kategoride CC açık ara önde. Son derece geniş bir iç mekan, arka koltuk diz mesafesi ve bagaj hacmi sunuyor. Dizaynı gereği arka kolutklarda uzun boylu yolcuların (1.85 ve üzeri) basık tavandan dolayı rahatsızlıkları söz konusu tek handikapı bu görünüyor.
2.sırada bmw 3.sırada ise merso var. Merso açık ara en dar sıkışık oturma düzenine sahip, bmw de bile darlık/sıkışıklık bariz hissedilirken Merso'nun darlığı iri yapılı yolcuları gerçekten rahatsız ediyor. Bagaj olarak merso ile bmw arası kayda değer bir fark yok. CC bu açıdan yayla gibi bir araç diğerlerine göre.

İç Dizayn: İç mekan dizaynı olarak açık ara Merso önde görünüyor. Bmw nin yıllardır aynı tuttuğu iç mekanı, artık öööğk getiren kiremit rengi arkadan aydınlatmalı göstergeleri vb fazlasıyla çağ dışı ve sıkıcı. CC de ise fazlasıyla klasikleşmiş ve sade ön panel polo,jetta mı,passat mı kullanıyorsunuz pek belli değil havası var. Misal JEtta'dan passat'tan CC ye geçen biri için ön traf hemen hemen aynı CC değilde jetta/pasatı kullanmaya devam ediyormuşsunuz gibi bir his var. Ama beyaz içten aydınlatmalı göstergeleri kırmızı fonlu düğmeleri vb sevenlerinin beğendiği ve rahat ettiği bir ön panel bana göre. Göstergeler, kırmızı fonlu iç/düğme ışıklar bmw den çok daha fazla göze hitap ediyor, bmw nin bilgi/müzik sistemi LCD ekranı ise CC den çok daha iyi ve güncel.
Orta panel (vites paneli) ise Bmw açık ara önde joysitck vitesi ve düğme konumlandırmalarıyla.

Donanımlar:Merso daha bir önde görünüyor. Bmw de ise borusan işin cılkını çıkarmış. cart line curt line vb 10 çeşit line koymuş araçlarda hala cruise control yok ön park sensörü,elektornik park freni yok vb. CC ise 2 donanım ve üstüne eklenen extralardan ibaret oldukça esnek bir donanım listesi sunuyor ki bu çok artı değil. CC nin tam açılmayan cam tavanı handikap ancak yıllarca sunroofla araçlar kullanıp sunroofu 3-5 kez dışında hiç açmayan benim gibiler için üstünde durulacak bir dert değil.
Burada 3.20 ied gibi bir modeli cruise olmadan satan borusan yeterince bmw severlerden küfür yemiştir zaten. hele bir sportline var ki komedi ne farkı var ön panelde kırmızı şerit çizgi birde kırmızı dikişli koltuklar giib saçmalıkları da cabası.
Std müzik/ses sistemi CC bu yönde oldukça başarılı Merso'da öyle. Bmw ise sınfta kalıyor baz donanımla gelen müzik sistemi ile. Baz doanım CC müzik sitemi ile bence yarışı önde tamalıyorbaz Merso'ya göre. Bmw Jetta'nın bazından bile kötü :((

Yol tutuş/ sürüş konforu: Her 3 modelide kullanan biri olarak geniş yayla gibi iç mekanı, hacimli uzun gövdesi sessizliği vb nedenlerden dolayı CC bana diğerlerine göre daha keyifli gelen bir araç oldu. bmw severlerin iç kabinde ki rüzgar sesi eleştirilerine katılmamak mümkün değil.
Yol tutuş konusunda çok net bir ayrım/fark görünmüyor bence. bmw bir tık önde olabilir yada merso. başka biri cc yi daha başarılı bulabilir. Genel kanaatim 3. araç arasında çok bariz bir fark olmaması ve her aracın kendine has artılarının olması. 3 nünde çok başarılı esp sistemleri var neticede.

Servis/Yedek Parça Maliyet/Bakım Onarım: Maliyetler itibarıyla CC diğerlerinden önde ve daha ekonomik.

Dış Dizayn/Görüntü: 3. kasa bmw yıllardır aynı format/dizayn üzerinden sürekli makyajlarla yürüyen ama devrin pek de gerisinde kalamyan bir tipe sahip. Heralde bmw nin dizayn/marka vb prensibi gereği 20 yıl önceki bmw ile bugünkü bmw hep aynı hatlara sahip o yüzden bu marka aracı nereden görürsen gör hemen bmw olduğunu çıkarıyorsun ancak bu durum bir noktadan sonra sıkıcılık ve sıradanlık yapıyor. Heryer birbirine son derece benziyen bmwlerle dolu.
Merso ise sürekli farklı farklı tipler, dizaynlarla bir türlü istediği standartı oturtamamış sürekli bunuda deniyelim kare far yapalım, çift far yapalım, oval farlı olsun, çekik göz olsun vb bir türlü aradığını bulamayan bir dizayn skalasına sahip. Modeller arası farklar ve değişiklikler insanın gözünü yoracak derecede karışık, orantısız ve zorlama. Son 15 yılda ki C /CLK serisinin tiplerine bakın den demek istediğimi daha net anlarsınız. Bmw nin sıradanlığı,standarda dayalı dizaynı bile Merso'nun karışık dondurmaya dönmüş dizayn farklılklarına oranla çok daha iyi.
CLA'ya gelirsek ilk başlarda ki sıradışı jan janlı görüntüsü zamanla yolda giden mobil pavyon görüntüsüne dönüşüyor. Japon gözlü ön arka farlar haddinden fazla yanar döner ledler ile ilk başta göz alıcı gelen dizayn bir süre sonra basit/sonradan görme bir hal almaya başlıyor.
CC ye gelince, bir önce ki kasa Passat CC ve son kasası "sadece" CC ile çok başarılı bir dizayna sahip. İlk yıllarda sürekli kendine baktıran bu araç son kasada aradan 4 yıl geçmesine rağmen halen daha kendisine fazlasıyla baktıran bir görünüme sahip. 4 kapılı coupe dizayn, coupe kapılar/camlar (çerçevesiz) ile hem coupe hemde 4 kapı tadı/keyfi veren ilk araç oldu Tr yollarında. Bu özelliğyle de çok tutuldu.
İlk çıktıklarında kendine baktıran, dikkat çeken yeni kasa CLA ve 3.20 artık sıradanlaştı, normalleşti ancak CC halen daha 4 yıllık kasasına rağmen kendine keyifle baktıran bir araç. Bu yönüylede başarılı olduğu kadar diğer araçlara nazaran önde giden bir dizayna sahip bence.

Sonuç: 2.elde 20-30 bin tl fark iyi para. Birkaç sene kullanacağınız bir aracn tüm servis,vergi ve benzin maliyetini fazlasıyla karşılıyor. Dolayısyla 20-30 bin tl benim için değerli ve önemli diyenler için CC bu karşılaştırmada en akılcı aday!
20-30 bin tl önemli değil kazanıyoruz farkını veririz diyenler içinse 3.20 ied motor/şanzıman/peroformans olarak açık ara en iyi tercih görünüyor. Ancak 120-135 bandına çıkanlar için bir üstkategoriye 3.20 d ye çıkmak artı 15-25 bin tl ye bakıyor. Bu farkıda görürüm diyenler muhteşem bir motora sahip 3.20 d ye giderler net olarak. 3.20 ied 2. el fiyatları 3.20 d ye yaklşaması itibarıyla itici bir seviyede.
MErso kalitesi tatışılmamakla birlikte CLA serisi bu 3.20 ied ye göre daha az tercih edilen bir araç. 2.el sitelerden tutun yollarda gördüğünüz araç sayısına kadar bu durum kendini belli ediyor. 3.20 ied perrformans isteyenler için CLA yı açık ara eziyor.
İşin içine ekonomi ve maliyetler girdiğinde ise Vw CC; 3.20 ied ye ciddi bir rakip olmak bir yana 1-2 adımda öne çıkıyor.
2.el değerlerinde ise alıp kullanıp sattıktan sonra CC dğerlerine göre 4-5 bin tl bandında kaybettireblir buda 25-30 bin tl fark durumunda devede kulak kalır. Ancak temiz ve rakiplerine oranla biraz daha düşük km.de bir CC kaybettirmek bir yana kazandırabilirde.

Diğer Alternatifler:
A4 150 bg yeni kasa 1.4 TFSI ise daha çok yeni piyasalarda ve 2.eli çok az olduğu gibi fiyatları da baya baya yukarıda o yüzden bu aracıda değerlendirme dışı tuttum. 1.8 tfsi fiyaskosundan sonra umarım 1.4 tfsi da fiyasko olurda :)) 1-2 seneye A4 de bu klasmanda ciddi ve güçlü bir aday olabilir.
Opel Insignia'yı kale bile almadım güzel çıkıp kötü çakılan bir araç oldu. yakıt tüketimi, 180 bg.e rağmen hantal 0-100 performansı, 2.el de ki faciası gibi nedenlerden.
Ford mondeo 1,5 AT 160 bg, güzelim Mondeo'yu sormayın bile ölü doğmuş bir araç oldu bu kategori için. Devasa kasaya rağmen 430 lt bagaj hacmi 8,7 lt şehir içi tüketim 160 bg rağmen 9,1 sn 0-100 ile. Bugün sıfır al hiç kullanma yarın 10 bin tl zararla bile satamayacağın bir kategoriye girdi yekten.
Volvo S60 T3 1.5 152 bg buda ölü doğanaraçlardan biri. Çine satılıp tipi Hyundai,Kia vb bir tipe bürünmesi, küçük bagaj hacmi, kronik 2.el hastalığı vb.den dolayı alanı pişman edecek bir araç daha 9-10 numara bir araç olmasına rağmen.

Sonuç olarak u ülkede hala daha benzinli 150-180 bg bandında turbo beslemeli benzini yutmayan küçük motorlu araçlara büyük ilgi var ve olmaya devam edecekte. Ancak bu klasmanda sadece 3 araç yer alabiliyor yıllardır. Bmw-Merso ve Vw. Diğerlerini Türk kullanıcılar çoktan diskalifiye etti ve bu tablo da kolay kolay değişmez.

Küçük Alternatifler:
Bu karşılaştırmaya Audi A3 150 bg Tfsi da eklenbilirdi aslında ama. Diğer araçlara göre daha küçük,dar, Hb den bozma sedan ve donanım özürlü olan bu aracı değerlendirmeye almadım. İyi donanımlı sunrooflu bir A3 sedan 150 bg tfsi 105 bin tl bandında 2.elde
Küçüklüğü darlığı vb sorun etmeyenler için sağlami bir alternatif olabilir ve seri başı oynayabilir bu araçta. Ama nedense tfsi 140-150 bg.liği hemen hemen hiç tutulmadı ve 2.eldekilerin donanımları da baya zayıf fiyatları gibi.
Alfa Guilietta 170 bg de Hb olması, 2 elde oldukça kötü olması vb bir yana keyif yapmak isteyenler için bence güzel bir araç ancak ön panel teyp vb hastalarına pek hitap etmez, servis,yedek parça/fiyat sorunları insanları bu arçtan kaçıran temel nedenlerden biri.

%100 ile %200 civarı vergilerle araç aldığımız bir ülkede yaşıyoruz malesef. YAvurun 30-35 bin usd.ye sıfır Mustang aldığı bir ortamda biz dizel orta sınıf bir aracı zar zor banka kredileriyle alabiliyoruz. Böyle bir ortamda detay analizler ve maliyet hesapları kaçnılmaz oluyor.
R
6 yıl
ASUS TP300LJ- Ge Force 820M Witcher 3 Performansı
Nvidia GF 820M harici ekran kartı ile gelen ASUS TP300LC transformer book ile Witcher 3 maceram:

Malum oyunu steam'e para bayılıp indirmeden önce araştırayım dedim. Nette dönen kullanıcı yorumlar gidin o kartla kumda oynayın şeklinde olunca moralim bozuldu ama işin ucunu bırakmadım. YOutube da GF 820M ile witcher 3 oynayanların bazı kliplerini görünce cesaretlenip oyunu almaya karar verdim.
Oyunun ilk yüklmesi bitip Geralt'ın küvvette duş sahnesi başlayınca mort oldum. Takıla takıla giden bir klip, pixel piexl olan yerler/taban falan derken biraz takılayım dedim ama bariz olarak kart oyunu kaldırmıyor görünüyordu. Balkona çıkınca grafikler normale döndü ama oda içinde yerler mozaikden beter pixelasyona uğruyordu.
Çıkıp nvidia ayarları ve yeni driver arayışına girdim ve yoktu. Uzunca bir yap boz denemeden sonra oyunun akışı düzeldi ama yerlerde ki mozaiksel pixelasyon geçmedi.
PhysX yapılandırmasını oto.dan GF820M'e çevirince bu sorun da çözüldü.

BU süreçte akıcı olarak 1366x768 çözünürlükte bazen de daha yüksek çözünürlüklerde max 4-5 crash yiyerek oynadım bir süre. Sonra biraz daha toparlar falan diye kurcalarken Nvidia nın utility programını devreye soktum. Derken oyun full crash yemeye başladı oynanamaz hale geldi. Moraller bozuk tabi 1-2 gün bıraktım oyunu olmayacak heralde dedim derken nvidia utiliti programlarını silmeye ve driverı değiştirmeye karar verdim. Nvidia'nın tüm driver ve utilitylerini sildim.
Bİr önceki sürüm driverını (GTA V ready diyen) temiz bir şekilde kurdum utiliteleri kurmadan!!

Sonuç gözyaşartıcı oldu. 1440x800 çözünürlükte 60 fps orta ve düşük ayarlarda tereyağ gibi kayan bir performans elde ettim. Cihaz 1920x1080 full hd ekrana sahip ama bu çözünürlükte performans düşüyor o yüzden ideal çözünürlük 1440x800.
Sıfır crash,hata ile uzunca bir süre oynadıktan sonra oyunu, son gelen 1.07 patch ile oyun biraz şapşallaştı. Mouse cursor ayarları bozuldu, atla giderken koşarak ufak titreme ve takılmalar başladı. Neyse biraz netten de destek alrak bu sorunları kısmen giderdim.

Baş belası kontrol özürlü atımız ROach koşarken,sprint atarken oluşan durağan ve hafif takılıyormuş hisli ilerlemesi dışında oyunda hiçbir sorun yok ve hiç çökme etme kasma vb bir durum yaşamadım.
Mevcut ayarlarında bile son derece iyi grafikler, gayet iyi bir çözünürlük,akıcı videolar (videolarda biraz fps düşüşü hissediliyor ayarıda var ama değiştirmedim) ara yüklemeler tekrar ara videolar, full action/yanarlı dönerli çatışmalar/dövüşler gibi son derece sistem ve ekran kartı kasan bir oyun böylesine orta ayar ve kesinlikle gamer olmanın çoook uzağında kalan bir sistemde dahi müthiş bir performans vererek oldukça şaşırttı. Oyunun en sağlam anlarında alt+shift ile masaüstüne geçiş falan jilet gibi.

Doğru ayarlar ve en önemlisi de doğru driver ile giriş/ekonomi sınıfı grafik kartlarının dahi son derece ağır oyunlarda büyük süprizler yapabileceğini bir kez daha görmüş oldum.

Oyuna gelince, Roach ve Geralt'ın yön kontrolleri malesef kötü ve böyle bir oyuna yakışmıyor. Saçma salak ağaca/dala,varile/kutuya takılmaları falan can sıkıyor bazen ama kesinlikle türünün en iyi örneklerinden biri olan efsanevi bir oyun olmuş. Bu tarzı sevenler kaçırmasın derim...
R
6 yıl
Hyundai I20 1.2 Style Manuel Sürüş ve Donanım Incelemem
Yakın bir arkdaşım almış 6000 km kullandıktan sonra prince tüp de taktırmış. Ziyaretime gelmişti baya bir kullanıp inceleme imkanım oldu.

Donanım: Led far+xenon+stoplar olukça şık ve güzel.
Manuel klima gayet başarılı. (Nedense hyundailerin klimalarını hep başarılı bulmuşumdur.)
Ses hoparlör donanımı bir hyundai klasiği vasat ve bayağı.
Debriyaj direksiyon pamuk gibi. Yalnız artan hızlarda da direksiyon pamuk gibi kalmaya devam ediyor güvenlik hissi zayıf kaldı.
İç Mekan: B segmente göre oldukça geniş ve rahat buldum aracı. Bagajı doğal olarak küçük ama arka koltuk diz mesafesi sınıfına göre iyi ön koltuklar ve oturma pozisyonu da sınıfıa göre etkilyeci geldi bana.
Ön konsol ve plastik malz: Sert ve tırtıklı plastik severler için (!!) ideal dizayna sahip linea ile aynı tip te plsitk aksam kullanılmış. Hiç yumuşak plastik yok araçta zaten beklemeiyordum ama tırtıklı plastik kol dayamada vb can sıkıcı ve yakıcı oluyor. Kahverengi+siyah kombinasyon karışık renkli bir ön konsol var. Fena görünmüyor, havadar duruyor, ekranlar, küçük dijital hız göstergeli bilgisayar ekranı, ekran renklendirmesi falan iyi modern duruyor. Aux,usb girişlerinin olması gayet iyi yerleride vites konsolunun önünde ki cepte iyi bir yerde.
Vitesler: Bir hyundai klasiği ve hastalığı olan uzuuuun geçişli vitesler nostalji yaptırdı. Ulan 20-25 yıldır hala aynı tip kronik uzun geçişli (mesafe olarak) viteslere devam ediyor hyundai buna şaşırmadım desem yeri ama pamuk gibi debriyaj bu klasik özürün üstünü kısmen de olsa örtüyor.
Süspansiyonlar: Çok sert değil ama biraz tangur tungur sanırım sürekli kullanan alışır.
MOtor Sesi: Rolantide ş.içi kullanımda vb gayet sessiz buldum. Ses izolasyon olarak başarılı bence 100-110 dan sonra gelen rüzgar/lastik sesi kombinasyonu da çok kötü değil iş görür.
Yol tutuş: Fazla zorlanmadıkça iş görür ama virajlara hızlı girişte güven vermiyor net olarak.

Motor/performans: 1200 cc 84 beygirlik bu motoru çok güçsüz ölü ve sıkıcı buldum. Tüpte de benzinde de bariz bir performans farkı hissetmedim. Bunun otomatiğini düşünemiyorum bile kullanıcısına Allah sabır versin, aracı hizlansın diye inip arkasından ittirme hissi veriyordur muhtemelen.
Araç çok ağırda değil 1055 kg ama sanki ölü eşşek gibi kalkıyor ara hızlanmalar falan berbat. Malesef hyundai bu atmosferik motorda hayatından bezmiş sütçü beygirleri kullanmış. 1990 model excel 90 küsür model accent lar bile bu araçtan daha seri ve tatminkardır bence.
Araçta ciddi bir ölü devir boşluğu var, biraz yavaşlayıp hafif fren dokunduktan sonra 1 vites küçültmek yetmiyor illa 2 vites düşürmek lazım ki devrini tuttursun yoksa baygınlık geçiren motor kendien gelemiyor. Malesef aracın en beğenmediğim yanı motor/sütçü beygir gücü performansı oldu.

Tüketim: Araç benzinde çok sakin ve ekonomik kullanımla 6 bin km ağrılıklı ş.içi ttl.de 100 km de ort 6 lt olmuş. Bence yeni bir araç, atmosferik motor için fena bir değer değil. Tüp takıldıktan sonra 900 km.lik mesafe 120 tl gaz ile katedilmiş. 13 kuruş km gibi gayet iyi bir rakam çıkıyor ortaya.

Fİyat donanım olarak muadillerine göre iyi duran bir araç ama bir polo veya fiesta kadar tok araç hissiyatı asla vermiyor. Tip,donanım ve tüpte tüketim ekonomisi ile gayet alınabilir bir araç ancak muadillerine göre kalite/konfor ve motor performansı olarak halen daha birkaç tık geride.
R
6 yıl
VW Jetta - CC TSI 125 bg ve 150 bg (yeni motorlar)
Uzun süredir Jetta'ya veya CC ye ne zaman yeni 125 lik ve 150 lik motorlar gelecek diye bekliyordum. Passata geldi Audi A3 sedana geldi falan derken tesadüfen farkettim Jetta ve CC modellerine de gelmiş bu yeni motorlar.
Bunlar silindir kapatmalı ACT motor gibi görünüyor net bilgi göremedim ama fab.verisi yakıt tüketimleri buna işaret ediyor. 150 bg CC de ş.içi 6.9 lt 150 bg jetta da ise 6.2 lt ort.verilmiş.
Ayağının altında 150 bg / 240 nt tork 0-100 8,5 sn ve ort.tüketim benzinde 6 lt seviyelerinde. Fiyat/performans olarak muadillerinin fazlasıyla önünde ve çok daha ekonomik.
Her ne kadar CC ve Jettanın yüzleri eskimiş olsa da bu yeni motorlarla piyasada çok ciddi süpriz yapacaklarına eminim. Birde adam akıllı kasa/dizayn değişmi oldu mu kendi kategorisnde rakipsiz araç olacaklar.
CC doğal olarak çok daha tuzlu ama Jetta donanım/motor gücü ve ekonomiyi isteyip bir ev parası bayılmak istmeyenler için çok ciddi bir alternatif olacak 75-80 bin tl fiyatı ile.
2. el eski tsi Jetta piyasası kısmen biraz düşüş olacaktır ama CC de bariz bir düşüş öngörmek yanlış olmaz. 2.el CC alacaklar dikkat etsin!!
Bu motorlar/güç ve yakıt ekonomisi ile vw, rakiplerine sağlam bir fark atar bazı müşteri memnuniyetsizliklerine rağmen.
Bu yeni motorlu modelleri takip edin derim fiyat/performans/yakıt ekonomisi olarak benzinli kategoride tamamen rakipsizler şu an..
R
6 yıl
ASUS TP300LJ Ultrabook/Tablet Incelemesi
Daha önce ki Asus S46C ultrabook da yaşadığım batarya/anakart ve çapsız servisi sorunu yüzünden Asusdan uzak durmaya kararlıydım ancak büyük lokma ye büyük laf etme misali Asus Tp300 ü teknosada görene dek...

Aletin donanımı: 5.nesil i5 2.2 ghz işlemeci + 6 gb ram + 1 TB hdd + 13.3 dokunmatik ekran + Full H (1920x1280) + 2gb Geforce 920m harici ekran kartı ve 1,7 kg.

Ekran: 13.3 inç full hd çözünürlüğe sahip 10 nokta kapasitif ekran oldukça başarılı. Görüntü kalitesi gerçekten iyi. Dokunmatik gayet iyi çalışıyor ve ekran 360 derece geriye yatarak tablet halini alıyor. Stand modunda veya tablet modunda rahat ve gayet keyifli bir kullanımı sahip.

Klavye: Klavyesi güzel ve rahat yalnız tuş takımı sanki kasaya tam oturmamış ve bir kaç tuş eğimli/yatık duruyor. Sol ctrl tuşu küçük ve end/home tuşları fn tuşuna bağlı olarak sağ sol ok tuşlarında çalışıyor. Bunlar klavyenin bariz kusurları. Tuşlarda aydınlatma malesef yok ama genel olarak da çok kafaya takılacak bir sorun yok klavyede.

Hard Disk: 1 TB hdisk 2 ye ayrılmış olarak geliyor. Bu cihazda ssd olmaması büyük eksik en azından 128 gb bir ssd ile gelse çok iyi olurdu. Sonuçta hd ler ssd ye göre bariz biçimde hantal/kablumbağa kalıyor. Cihazı mobil durumlarda/seyahatte/dışarda vb kullanacağım için ssd ye çok kafayı takmadım ama tahminen 1-1,5 sene sona garanti kapsamını çok kale almayıp ssd takmayı düşünürüm ki buda başlı başına ciddi bir upgrade olur. Bu sürede aleti test etmek ve kritik bir kusur/sorun tespit etmek için yeterli olur tahminen.

Pilde çalışma süresi: 6,5-7 saat banamısın demeden çalışıyor. Bu uzun pil süresi çok ama çok büyük bir artı. Yeni şarj bitiminde bazı ayarları kısıkken pilde 8,5 saat gösterdiği oluyor ama ölçmedim. Video, internet vb uygulamalarla full hd çözünürlükte 5-6 saat çok rahat gidecek bir pil ömrü var makinanın ve öne çıkan en önemli özelliklerinden biri.

Ses: Haparlörler küçük ve zayıf peşinen söyliyeyim ama kötü de değil. Kulaklıkdan ses çıkışı şaşırttı gayet iyi.

Portlar/Adabtör: 2 adt usb 3.0 ve 1 adt 2.0 port + sd kart okuyucu + Hdmi girişi var. Network kablosu girişi yok, artık gerekte kalmadı. Adaptörün yapısı değişik ara connector direk fişe takılıyor. Daha küçük olsa iyi olurmuş, zor girişi olan yerlerde bu adaptörü pirize sokmak sorun olabilir.

Batarya: Kasaya gömülü yani tak çıkarı yok. 6-7 saat pilde çalışma imkanı veren bu cihazın ne kadar süreyle bu güzelliği sağlayacağını merak ediyorum. 1,5-2 yıl sonra 3-4 saate bile düşse çok iyi olur ama batarya ölürse ayrı konu Göreceğiz artık.

Kasa: Ekran çerçevesi ile beraber kalveye de metal. (Alüminyum görünümlü) Değişiklik yapıcaz ayaklarına power düğmesine klavye üstünden sol yana taşımışlar. Zurnanın zırt dediği yer olmuş. Cihazı bazen şöyle kenardan tutup ileti iter çekersin ya işte o anda elin power düğmesine değebiliyor ve tam bir şeyin ortasındayekn cihaz stand by a geçiyor. Zamanla alışılıp dikkat edildiğince bu sorun da hallolmuş olur ama power dümesinin yeri gereksiz derecede sakil.
Fan hava çıkışı ekran ile kalvyenin tam arasına gizlenmiş. Dolayısyla cihazı zorladığınızda klavye üzerinde ki ısınma sorunu büyük ölçüde giderilmiş. Bu yönünü başarılı buldum.

İşlemci ve Grafik Kartı: 5. nesil İ5 2.2 ghz işlemci bence gayet yeterli yanında gelen 2gb nvidia geforce 920m giriş seviyesi bir ekran kartı ancak en büyük özelliği tam bir enerji dostu olması. Pil ömrü açısından oldukça başarılı bir grafik kartı. Sistemde 6 gb ram var, ekran kartının +2 gb kendinden mi yoksa sistem raminden 2 gb mı kullandığını tam anlayamadım bilen varsa aydınlatabilir.

Performans: SSD ye alışan biri olarak normal hdd ister istemez biraz kasıyor ancak bu cihazı iş vb maksatlı kullanmaktan ziyade uzun pil ömrü artısıyla mobil durumlarda kullanmayı düşündüğüm için şimdilik dert etmiyorum. Ancak yinede açılışı/kapanışı dokunmatik ekran tepkileri standbydan açılışa geçişi vb fazlasıyla iş görür. Wifi çekimi nedense 1 tık zayıf ara sıra hattan düşme ve kopmalar var driver update etmeyi gerektiriyor olabilir.

Sonuç: Kifayetli ful hd dokunmatik ekran, yüksek pil ömrü, uygun işlemci ve harici grafik kartı ile f/p olarak muadillerine göre daha iyi bir cihaz. Ağır iş ve oyun yükü bindirmeyecekseniz, mobil kullanım, internet, video, mailler, aşırı kasmayan oyunlar vb için fazlasıyla yeterli. 1,7 kg biraz ağır gibi gelse de büyük dert değil yine de 15,6 inch 2,5 kg cihazlara göre büyük artı. Fiyat teknosada 2.299 tl ve bu fiyata en iyi entegre netbook tablet çözümü olduğunu düşünüyorum.
Bu güzel pil ömrünün ne kadar daha devam edeceği önemli bir kriter olacak, inş. 1,5-2 yıla bunu da not düşerim.

Şimdi gelelim bu cihazın büyük süprizine. Bİrkaç senede bir baba bir oyun çıkarsa oynarım. Witcher 3'e takılmıştı kafam ve cihazı aldıktan sonra kaldırır mı eder mi baya bir araştırdım.
Grafik kartı oyuncu tipi değil, birçok yorum kartın oyunu açmayı bile beceremediğini vb söylüyordu. Ancak youtupe da birkaç kişini geforce 920m ile witcher 3 videolarını görünce cesaret aldım ve oyunu steamden indirdim. Oyunu çalıştırmamla beraber büyük bir hayal kırıklığı yaşadım ancak oldukça maceralı,başağrılı ve sancılı bir 2-3 günün sonunda başarılı oldu witcher 3 denemesi bu cihazda. Geç oldu güç oldu ama sonuçlar şaşırtıcı derecede iyi.
Bu konuyu da foruma ayrıca yazar işin sırrını,püf noktalarını anlatırım.
R
6 yıl
HP Deskjet 2645 İnceleme
Uzun yıllar inkjet yazıcılarda Canon kullandım. 1,5 yıl önce çok acil bir ihityac durumu belirince eve de almak için en yakın elek.marketin yolunu tuttum.
Hiçbir ön inceleme araştırma şansım olmadan özelliklerine vb bakıp Hp Deskjet 2645 aldım ve kurdum.

Fax,scanner ve yazıcıya sahip all in one bir alet. Faxın hiç kulanmadım, scanleyip mail atma imknaı olduktan sonra fax olayı malum taş devri çağında kaldı.

Scannerda yeterli çözünürlük ve kalitede sonuçlar alıyorsunuz. Üst hazneden paralel besleme ile seri ve çoklu belge scan etme özelliği en önemli artısıydı benim için ve bunu oldukça başarılı bir şekilde yapan bir cihaz. Jpeg veya pdf dosya olarak aktarak işlemi tamamlayıp pc nize ilgili dosyayı kaydediyor. Sürat olarak da gayet iyi.

Yazıcısı da oldukça kifayetli, dilediğiniz kalite ve süratte baskı yapıyor. Cihazı aldığımda yedek siyah kartuş da aldım ancak yüzlerce sayfalık muhtelif baskıya rağmen cihazla gelen siyah kartuş hala %30 da renkli de %90. Ink advantage adının hakkını fazlasıyla veriyor, tahminen yedek kartuşu 6 ay sonra (alındıktan 2 yıl sonra) takma ihtiyacı olacak. Son derecede ekonomik ve verimli bu cihaz beklentilerimin üstünde sonuçlar verdi.

Yoğun baskısı olmayan inkjet ile işini çözecek kişi,işyeri,home office vb için son derece ideal bir alet. 1,5 yıldır en ufak bir arıza,sorun vb yaşatmadı. Şu an piyasada 200-220 tl civarı, kartuşları da 30-35 tl civarı, fiyat/performans olarak en başarılı sistemlerden biri bence.
BU çok fonksiyonlu yazıcıyı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
R
6 yıl
Philips 9194 Elektrikli Süpürge İnceleme
Sulu ve toz torbasız elk.süpürge deneyimlerinden sonra. Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok deyip toz torbalı sisteme geçmeye karar verildi.
Sulu sistem ve torbasız sistem tecrübe ettiğim kadarıyla tam bir fecaat. Her temzilik sonrası kutu temizliği, filtre temizliği vb derken temizlik yaptığın bir cihazı extradan birde ve herseferinde temizlemek gibi saçma sapan bir durum ortaya çıkıyor. Bu sistemlerde ki filtreler vb tıkanınca cihazların vakum gücünün belirgin biçimde düşmesi, yıpranan filtrelerden motor içine toz,toprak kaçıp motoru bozması vb eklenince, detay araştırmalardan sonra benzer birçok kullanıcı gibi torbalı sisteme geçiş kararı aldık.

Son makinamız Kenwood VC6800 denen tasarım özürlü, tamam en kısa sürede bozulsun diye dizayn edilmiş saçma sapan bir aletdi. İlk birkaç ay verimli çalıştıktan sonra berbat kalitede ki filtreleri deforme olup hiçbir işe yaramaz hale gelince kontrolsüz yapılan bir temizlik sonrası hiç çekmemeye başladı, temizlikçi kadın hiç bakmadan kontrol etmeden çalıştırmış. Zaten motor seis faciaydı bildiğin jet motoru sesine dönüşmüş. KOntrol edince filtrelerden ne kadar toz toprak kıl tüy vb varsa kaçırıp motorun içine çektiğini gördüm. Zaten aleti de özellikle böyle dizayn etmişler net olarak!
Daha 5.ayında servise götürdüm her zamanki gibi "abi kullanıcı hatası geyiği" ardından motor vb temizlenip filtreler yenilendikten sonra 35-40 tl masrafla geri aldım.
Zaten aşırı gürültülü olan makina bu servis sonrası daha da gürültülü oldu ve çekiş gücünü iyice kaybetti. 1 seneyi doldurmadan çöpe gidecek cihaz sırasına girdi ve şimdi hiç çekmez oldu. Bir daha da badava bile verseler elimi kenwooda sürmem bile!

Bu ders üzerine, araştirmalarım sonrası Philips 9194 almaya karar verdim. Bimeks den 549 tl - %10 indirim çeki ile yaklaşık 495 tl ye mal oldu.

Aletin malzeme kalitesi gayet iyi, hareketliliği güzel, çekim gücü inanılmaz ve motor sesi son derece az. Açıkcası daha önce elektrikli süpürge kullanmamışız dedirtti.
Muhtelif yerlerde gürültülü olduğu ve süpürge başının halıya takıldığı gibi elştiriler var nadiren.

Şahsi görüşüm; motordan neredeyse hiç ses gelmiyor ancak vakum gücü o kadar yüksek ki sesin geldiği tek yer halı veya yüzeyden gelen vakum sesi.
Başlığı konusunda ise, başlığın açma kapama mekanizmasını halıda kapalı kullanmak lazım o zman takılma olmuyor, biraz alışılmalı kullanırken yada turbo başlığı kullanmak çözüm olabilir ama bu başlık da yapısı gereği döner bir fırçaya sahip olduğu için ondan biraz ses geliyor ama normal.
Yer,parke,yüzüyde ise başlığın ağzını açtığınızda fayansa,mermere,parkeye sürtme sesi sıfıra iniyor dolayısyla alt komşunuzdan hayır duası alıyorsunuz.
Cihazın orjinal süpürge başlığı kullanım olarak yine zor gelirse standart basit bir başlık alarak yada eski makinanızdan çıkanı kullanarak da alternatif yaratabilirsiniz ancak bence mevcut başlık son derece başarılı ve etkili bir dizayna sahip.

Cihazda inanılmaz bir çekim gücü var, uçanı kaçanı alıp toz torbasına hapsediyor ve bunu süpürge başlığının zemine temas ettiği noktadan geleln hava emiş sesinin yoğunluğuyla net olarak görüyorsunuz.
Cihazda 2 filtre var 1. motorun arkasında ki 13 hepa filtre diğeri de motoru koruyan filtre. Motoru koruyan filtre 3 katmanlı sağlam ve düzgün bir filtre, toz torbasında kaçacak ufak tefek toza karşı son derece etkili olacağı görüntüsü var.
Nitekim bazı test videolarında bu filtre muadil markalara göre neredeyse hiç toza/toprağa maruz kalmamıştı dolayısyla emniyet sibobu konumunda ve bunuda rahatlıkla yapacak bir kalite/dizaynda görünüyor.

Gelelim yedek parçalara, girişim ve düşünce olarak oldukça başarılı bulduğum bir sitede 15 adt torba+5 koku+1 mikro filtre (motor filtresi) 45 tl ye kargo dahil satılıyor. Sanırım bundan sipariş edeceğim. Torba başı maliyeti 2-3 tl arası değişen bir maliyet var muhtelif yerlerde ki bence oldukça iyi bir rakam.
Toz torbsının ağzında ki kulbu çekip torbayı full kitledikten sonra kullan at yenisini tak mantığı ile senede 8-10 torba kullanım maliyeti olacağını düşünüyorum. Makinada ki hepa ve mikro filtrelere fazla iş düşmediği için bu filtrelerinde tahminen 1,5-2 yıl iş görmesi yüksek olasılık.
Bunların fiyatları da yani net ortamında hepa 29 tl mikro 10 tl gibi uygun rakamlarda.

Yıllarca 150-250 tl bandında elek.süpürge alıp kullanmış, gürültü ve tozumadan, sulu/toz torbasız sistem temziliğinden vb illallah çeken biri olarak 500 tl seviyesinde bir cihaza geçiş yapnca eşşekden inip mersoya binmiş hissi oluştu. Uzun vadeli düşünen bir kez alayım başımı ağrıtmasın diyenler için güzel,sessiz ve çok güclü bir makina philps 9194 performer pro.
Öte yandan son 5-6 senede 3 makina çöpe attıktan sonra "imkanın varsa evine 1 şey alıyorsan iyisini/kalitelisini al 1 kez al" felsefesinin gerçekliğini düşününce keşke 5 sene önce adam gibi bir makina alsaydım diye düşünmeden edemiyorum.

Cihazın 2 sene evde servis garantiside bence oldukça iyi ve cezbedici. Servis ağı, uygun yedek parça fiyatları, fiyat/performans da düşünülünce bu cihazdan almayı düşünenlere tavsiye ederim.
Gördüğüm tek eksiği ve özürü kutudan hiç yedek torba çıkmaması, cimrilik yapıp 1 tane bile yedek torba koymamışlar, son derece ayıp,görgüsüzce ve basit bir hesap olmuş bu marka için!
R
7 yıl
Toyota sorunsuzluğu (geleneksel 5 milyon araç geri çağırma şenliği içerir)
Sorunsuz Japonumuz Toyota geleneksel 5 milyon araç toplama/geri çağırma şenliklerine bu yılda tam gaz devam ediyor.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/28990824.asp

Sanırım araç geri çağırmada rekoru ford'dan fazlasıyla devir aldı sonunda...
R
7 yıl
TÜKETİM BOYKOTU DAVETİ (ACİLDİR,KURTULUŞTUR,PROTESTO İÇERİR!!)
Hali vakti olandan olmayana durumu olandan olmayana hemen herkeste bir tüketim çılgınlığı, kontrolsüzlüğü var. Parası olan parasıyla, olmayan borçla, krediyle, faizle sürekli birşeyler almak tüketmek derdinde.
Ekonominin temel prensibi en basit ifadesiyle, fiyatların arz talep arasında ki dengeye göre oluşmasıdır. Arz(piyasaya sunulan mal/emtia) yeterli talebi bulamazsa fiyatlar düşer, arz talebi karşılayamazsa da fiyatlar artar.
Şimdi basit ve gerçek bir örnekle durum şu: Yeni bir arabam var işimi görüyor memnunum ama model ve segment yükseltmek istiyorum buna maddi olarak da imkanım müsait, aynı şekilde yeni bir ev almak içinde imkanım var biraz öz sermaye biraz kredi falan derken rahatlıkla alabilirim, en basiti 2 yıldır kullandığım cep telimi, laptopımı hiç düşünmeden anında yenileyebilecek imkanım var. Tüm bu harcamaları her türlü imkanım olmasına rağmen, israf olmasın diye, ihtiyaç zaruri bir hal almadığı için, tutumlu olmak adına gidermiyorum. Yani sabit giderlerimden fazla kazandığım parayı ota boka harcamayıp biriktiriyorum.
Buna da kısaca "TASARRUF" diyoruz. Yapacağım her bir ekstra ve gereksiz harcamanın bana getireceği gerçek marjinal fayda sıfır olduğu için para biriktirme/tasarruf pozisyonunda kalıyorum.
Tek bir birey olduğum için benim yapmaya çalıştığım tasarruf genel çerçevede etkili olmuyor ammaa!! Bu tasarruf mantığını 3e 5e-10a -100e-1000e-10 bine-100 bine yayabilirsek bunun adı toplumsal dayanışma ve direnç olur ve tüketici kendi kuralını koymaya başlar.
En basiti 3d led tv almayı düşünen 100 bin kişi yeni cep tel almayı düşünen 250 bin kişi yeni araç almayı düşünen 100 bin kişi yeni ev almayı düşünen 50-100 bin kişi yeni laptop almayı düşünen 100 bin kişi bu dürtülerini öteleyebildiği kadar ötelese piyasada ciddi bir durgunluk yaratır ve bu da fiyatları fazlasıyla aşağı çekmeye dengeye getirmeye yeterli olur.
Devletin yakıt ithalatçısıyız, bütçe ve dış ticaret açığımıızın en büyük kaynağı ithal enerji diye ağlayıp durmasına hiç itibar etmeyin. Çünkü devlet en çok bu kalemlerden ötv,kdv,şeklinde vergi kazanıyor, sen daha çok tükettikçe o 2-3 kat daha çok dolaylı vergi alıyor. Bilinçli ve planlı bir şekilde en basiti her h.sonu 1 milyon araç en azından 1 gün trafiğe çıkmasa, h.içi gezme tozma en önemlisidie yerli yersiz sürekli fink atan birkaç milyon araç stop yapsa benzin tüketiminde önemli bir düşüş gerçekleşecek bu da en çok devletin vergi gelirlerini vuracaktır. Bu durum sürdürülemez bir noktaya geldiğinde ki çok da uzun sürmez, vergi indirimi,fiyat düşüşü vb olarak piyasaya yansıyacaktır aynı diğer özel tüketim kalemlerinde olduğu gibi.
Dolayısıyla gençler, bilinçli ve planlı bir şekilde tüketim kısar,israftan kaçarsak, ihtiyaçlarımızı imkanımız olduğu halde gidermeyip 3 ay 6 ay 1 yıl vb ötelersek,tasarrufa yönelirsek ve yeterli çoğunluğa ulaşırsak güdülen koyun değil güden çoban oluruz. Biraz sabır biraz disiplin gerektiren bir davranış pskilojisine ihitiyacımız var toplum olarak. Sadece telefon,pc,tv,araba,ev gibi lükse girebilecek tüketim malzemelerinde değil aksine asıl temel tüketim malzemelerinde de aynı mantığa sahip olmalıyız.
Daha geçen 1-2 tl olan patates baktın 5 tl olmuş almayacaksın 1-2 hafta ölmezsin ya!! Baktın biber 7 tl ye çıkmış evine sokmayacaksın bir süre, Butün kış 5-6 tlden giden tavuk kanadı mayıs ayına girer girmez 12-15 tl ye çıkmış "barbekü" mevsimine girmekle birlikte "almayacaksın arkadaş" dişini sıkacaksın yada 2-3 kilo değil tadımlık alacaksın bir süre.! Et, bir anda 25-30 tl den baktın 40 tl ye çıktı "lanet olsun" diyip almayacaksın birader kısacaksın tüketimini biraz.
SEN TÜKETİMİNİ KISMAZSAN KESMEZSEN FRENLEMEZSEN FİYATLAR ÇIKAR, ZATEN TEPENE ÇIKMIŞ ÇIKACAĞI KADAR.
tek bir çaren var organize bir şekilde boykot etmek, alımını kesmek, zaruri ihtiyacın dışına çıkmamak ve direnmek.
Dişimizi toplum olarak 3-5 ay dah sıksak organize olsak, bilinçli tüketiciler olabilsek zaten bu şartlarda yaşamayız. Yaşıyorsak da hakkettiğimiz için.!!
EEE HER TOPLUM HAKETTİĞİ ŞEKİLDE YÖNETİLİR MALUM... O ZAMAN YA AĞLAMAYALIM YADA ORGANİZE OLUP DİRENİP BOYKOT EDELİM ÜLKEDE Kİ KAZIK FİYATLARI FAHİŞ KARLARI.
HEPİNİZİ TÜKETİM BOYKOTUNA DAVET EDİYORUM. ÖNCE 3 OLALIM SONRA 5 SONRA 500- 5000- 50.000 HATTA 500.000
TEK KURTULUŞUMUZ BUDUR, BİLİNÇLİ VE ORGANİZE TÜKETİCİ OLMAKTA YATIYOR TEK ÇÖZÜM...
NE KADAR ÇOK BOYKOT O KADAR ÇOK FİYAT DENGESİDİR...
BIKTIM ARTIK, LANET OLSUN BU FİYATLARA, KAZIĞA , PAHALILIĞA DİYENLER TOPLANALIM ORGANİZE OLALIM...
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.