A

Onbaşı
20 Mayıs 2017
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
358559 Gün Cezalı
357711 gün 20 s. 56 dk.
Gönderiler Hakkında
A
2 yıl
TRT'nin 16-20 Mart arası partilere ayırdığı 'lehte' ve "aleyhte "haber süresi:
< Resime gitmek için tıklayın >

Radyo Televizyon Üst Kurul (RTÜK) üyesi İsmet Demirdöğen’in TRT'nin 16-20 Mart tarihleri arasını kapsayan son siyasi haber raporu, Cumhur İttifakı'na verilen sürenin, Millet İttifakı'na göre 9 misli arttığını ortaya koydu. Bu rapora göre, sadece Cumhur İttifakı'nı destekleyen 10 özel kanal, Millet İttifakı'na lehinde hiçbir habere yer vermeyip, sadece aleyhte yayın yaptı.

Bu çalışmayı yapan Demirdöğen, “gazetecilik doğruyu söyleme mesleğidir ama şimdilerde tam tersine dönüştü, yalanla bezeli infaz timi gibi bir hal aldı. Kaybeden demokrasi öldürülen de gazetecilik.” dedi.

Seçime son bir hafta kala

TRT'nin 16-20 Mart arası partilere ayırdığı 'lehte' haber süresi:

- AK Parti ve MHP: 27 saat 3 dk
- CHP ve İYİ Parti: 3 saat 29 dk
- HDP: Sıfır dk

'Aleyhte' haber süresi:

- AK Parti ve MHP: Sıfır dk
- CHP ve İYİ Parti: 1 saat 21 dk
- HDP: 32 dk

Demirdöğen’in araştırmasına göre, A Haber, ATV, TGRT Haber, Akit Tv, TV Net, Uzay Haber, Ülke, Kanal 7, Beyaz TV’nin sadece AKP ve MHP lehine yayıp yaptıkları uzman raporlarıyla da tespit edildi.

Raporlarda, Yüksek Seçim Kurulu’nun yayın kuruluşlarının tarafsızlık, gerçeklik ve doğrulukla ilgili kurallarının söz konusu kanallar tarafından ihlal edildiğini saptanmasına rağmen RTÜK’ün AKP kontenjanından seçilen üyelerinin oylarıyla bu konuda gelen şikayetlerle ilgili “ihlal yok” kararı verilmişti.

Kaybeden demokrasi öldürülen de gazetecilik
RTÜK'ün CHP kontenjanından seçilen üyesi Demirdöğen konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, muhalefeti görmezden gelme yok sayma anlayışının önceki seçimlerde de olduğunu ancak. Son son seçim döneminde, bunun karalama, itibarsızlaştırma ve kriminalize etmeye dönüştüğünü bildirdi.

“Rakipleri hareketsiz bırakma politikası bu kez yok etme deyim yerindeyse imha hareketine dönüştü. görsel medya bu işte en önemli araçlardan biri olarak kullanılıyor” ifadesini kullanan Demirdöğen, “Hiç bir değer tanınmıyor, hak, hukuk adalet kavramları bir yana bırakılmış gazetecilik doğruyu söyleme mesleğidir ama, şimdilerde tam tersine dönüştü, yalanla bezeli infaz timi gibi bir hal aldı. kaybeden demokrasi öldürülen de gazetecilik. kamu yayıncısı TRT temel görevini bir yana bıraktı iktidarın yayıncısı oldu." dedi.

https://tr.euronews.com/2019/03/28/trt-secim-oncesi-cumhur-ittifakina-ayirdigi-sure-millet-ittifakindan-9-kat-fazla-31-mart
A
2 yıl
Kılıçdaroğlu çıktı! FOX TV’nin yayını karartıldı
< Resime gitmek için tıklayın >

CHP’ye bugün bir sansür de kablolu TV yayınından geldi. Kılıçdaroğlu ekrandayken Fox Tv yayını karartıldı.
Yandaş medya yerel seçimlerde muhalefete yok denecek kadar az yer verdi. CHP’ye bugün bir sansür de kablolu TV yayınından geldi. 31 Mart yerel seçimlerine iki gün kala, FOX TV’de yayımlanan Çalar Saat programının konuğu, CHP Lideri Kemal Kılıçdaoğlu idi.

Halk Tv’nin haberine göre Kablolu TV’de bütün kanallar sorunsuz çalışıyorken FOX TV’nin siyah ekran vermesi dikkat çekti.

https://tele1.com.tr/kilicdaroglu-cikti-fox-tvnin-yayini-karartildi-42997/
A
2 yıl
Alkol yasaklansın diyen Erkan Petekkaya zil zurna sarhoş olduğu gerekçesiyle uçaktan indirilmiş...!
https://twitter.com/t24comtr/status/1111506894219296768

Uçaktan indirilen Erkan Petekkaya: Ben yapmadım
Erkan Petekkaya'nın bindiği Dalaman uçağında olay çıkardığı iddia edildi. 48 yaşındaki oyuncunun uçaktan indirildiği anlar başka bir yolcu tarafından kameraya alındı.

Erkan Petekkaya'nın Dalaman'a gitmek için bindiği uçakta olay çıkardığı ve alkollü olduğu için görevliler tarafından uçaktan indirildiği iddia edildi.

Bir yolcu tarafından çekilen görüntülerde, Erkan Petekkaya'nın uçaktan indirildiği anlar kameralara yansıdı.

Petekkaya'nın uçaktan inerken "Sevgili arkadaşlar, bu işleri ben yapmadım. Yemin ederim ben yapmadım. Bunlar benim üstüme yürüyor, sosyal medyadan takipçi kazanacaklar diye...Vallahi ben yapmadım" demesi dikkati çekti.

https://t24.com.tr/foto-haber/ucaktan-indirilen-erkan-petekkaya-ben-yapmadim,7541/4
A
2 yıl
Cehennemin kapıları ardı ardına açılıyor: Suudi Arabistan'a nükleer teknoloji satışına ABD'den onay
< Resime gitmek için tıklayın >

Ortadoğu'yu kasıp kavuran savaş ve gerilimlerin baş müsebbiplerinden Suudi Arabistan'a şirketlerin nükleer teknoloji ve destek satması için yetki veren 6 gizli belge, ABD Eenerji Bakanı Rick Perry tarafından imzalandı.

Riyad'a nükleer teknoloji satmak için ABD, Rusya, Güney Kore gibi ülkeler arasında sıkı rekabet yaşandığını aktaran Reuters haber ajansı, Trump yönetiminin Suudi Arabistan'la Amerikan nükleer teknolojisini paylaşmaya yönelik geniş çaplı bir anlaşmaya varmak için gizli pazarlıklar yürüttüğünü, anlaşma taslağının iki nükleer enerji santrali inşasını da içerdiğini duyurdu.
Suudi Arabistan'ın ihaleyi kimin kazandığını, anlaşmayı kimlerle yapacağını bu yılın sonunda açıklamasının beklendiğini belirten Reuters, herhangi bir anlaşma öncesi şirketlerin nükleer güçle ilgili önçalışma yapmalarına izin veren yetkilendirme belgelerinin ABD Enerji Bakanı Rick Perry tarafından imzalandığını kaydetti.

Enerji Bakanı Perry'nin imzaladığı 'Fasıl 810' diye de bilinen yetkilendirme belgelerini gördüğünün altını çizen Reuters, anlaşmaları bilen bir kaynağa dayanarak, şirketlerin sadece Suudi Arabistan'da önçalışma yürüteceklerini, ancak herhangi bir tesis için teçhizat göndermeyeceğini aktardı.

Perry'nin verdiği onayı ilkin Daily Beast haber sitesinin duyurduğunu hatırlatan Reuters, şirketlerin Trump yönetiminden onayların gizli tutulmasını talep ettiğini belirtti.

Gördüğü belgelerde Enerji Bakanlığı Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi'nin (NNSA) "Suudi Arabistan için özel yetkilendirme alan şirketlerin her biri kamuya açıklanmaması için bize yazılı talep gönderdi" dediğini kaydetti. Ancak geçmişte Enerji Bakanlığı'nın 'Fasıl 810' yetkilendirmelerini kamunun erişimine açtığını hatırlattı. Yetkilendirmenin pek çok kurumun onay sürecinden geçerek gerçekleştiğinin de altını çizdi.

Ancak ABD Kongresi'nin pek çok üyesinin Suudi Arabistan'la nükleer enerji paylaşımının Ortadoğu'da nükleer silahlanma yarışı çıkaracağından endişe ettiği belirtildi.

Ortadoğu'da nükleer silahlanma yarışının nükleer savaş çıkarması ihtimali bulunurken, halihazırda Suudi Arabistan bölgedeki bütün ihtilaf ve çatışmaların tarafı konumunda.

Cemal Kaşıkçı cinayetiyle birlikte anılan Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman geçen yıl CBS'e verdiği röportajda İran nükleer silah geliştirirse kendilerinin de geliştireceğini söylemişti. Öncesinde ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a yaptırım uygulayabilmek için İran'ın nükleer programının elini kolunu bağlayan anlaşmadan çekilmesi, bir nevi açtığı ilk cehennem kapısı oldu.

Üstüne üstlük Suudi Arabistan gizlice nükleer silah malzemesi geliştirmesini engellemeye yönelik ABD'nin iki standardını kabul etmeyi reddediyor. Bunlar uranyum zenginleştirme ve kullanılmış nükleer yakıtın yeniden işlenmesi.

Kongre'de Suudi kraliyetiyle nükleer teknoloji paylaşımına ilişkin endişelerin, ekim ayında Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın korkunç biçimde öldürülmesi ve her şeyin cinayet emrinin Velaiht Prens'ten geldiğine işaret etmesinden beri arttığı vurgulandı.

Fasıl 810 yetkilendirmeleri Kasım 2017'den sonra verilmiş, ama içlerinde Cemal Kaşıkçı cinayetinden sonra verilen olup olmadığı belgelerden anlaşılmıyor.

Kongre'da çarşamba günü düzenlenen bir oturumda Demokrat vekil Brad Sherman, Trump yönetiminin Riyad'la nükleer paylaşımı konusunda Kongre'yi devredışı bırakmaya çalıştığını belirtirken Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'ya yetkilendirilen şirketlerin adının açıklanması çağrısı yaptı. Pompeo, bu konuyla ilgileneceği, Trump yönetiminin nükleer teknoloji paylaşımının silahlanma riski yaratmamasını garanti altına almak için uğraştığı yanıtını verdi.

https://tr.sputniknews.com/abd/201903281038469858-suudi-arabistan-a-nukleer-teknoloji-satisina-trump-yonetiminden-onay/
A
2 yıl
Türkiye Libya’da sahte ‘ikiz’ dolar basımını organize ediyor!
< Resime gitmek için tıklayın >

Türk istihbaratının hükümetin bilgisi dahilinde Libya’da Saddam’ın taktiğini kullanarak, orijinalinden ayırt edilemeyen sahte ‘ikiz dolar’ basımını organize ettiği ortaya çıktı. Bu dolarların hükümet operasyonlarında kullanıldığı ifade ediliyor.

İdam edilen devrik Irak lideri Saddam Hüseyin, 1990’larda ebedi düşman olarak gördüğü Amerikan’ın ekonomisini sekteye uğratmak için kedince bir çözüm bulmuş ve onu uygulamaya koymuştu. Saddam Hüseyin özel geliştirdiği yöntemle sahte, başka bir deyişle ‘ikiz dolar’ basacak ve ABD’nin dolarını yerle bir edecekti!

Saddam Hüseyin, o dönem geliştirdiği özel para basma makineleri, orijinal kağıtlar ve boyalarla dolar basmaya başladı. Öyle ki yüklü miktardaki dolarlar konteynırlar ile bir yerden başka bir yere taşınıyordu. Dolarlar sahte olmasına rağmen tüm para sayma makinelerinden, mor ötesi ışıktan geçiyordu. Hiçbir yöntem sahte ile gerçeğini ayıramaz olmuştu.

Saddam yıllar önce asılıp idam edildi. Ancak ‘ikiz dolar’ meselesi kapanmış değil. Üstelik birileri bu işlemi devam ettiriyor. İkiz dolarlar basılmaya devam ediliyor! Para trafiği daha çok Lübnan, Ürdün, Irak ve Türkiye’de yoğunlaşıyor.

Saddam’ın ikiz dolarlarıyla ilk kez Lübnan’da karşılaşmıştım. Lübnan da görüştüğüm Türk ve Lübnan istihbaratıyla ortak çalışan iş insanı Raşit Ahmet, 2014 yılında her 100 bin ‘ikiz dolar’a 50 bin gerçek Amerikan doları vererek sahip olmuştu. Yüzde 50 kar etmişti!

< Resime gitmek için tıklayın >

İKİZ DOLAR BASIMINI TÜRKİYE ORGANİZE EDİYOR

İddiaya göre Saddam’ın bastırdığı dolarlar da bir akrabası tarafından Irak’tan Ürdün’e taşındı. Sözü edilen dolarların sırrı hala çözülememişken Lübnanlı iş insanı Raşit Ahmet bu yolla sadece bir keresinde 1 milyon dolar verip 2 milyon dolara sahip olmuştu.
Raşit Ahmet, ‘ikiz dolar’ basımı yönteminin günümüzde halen geçerli olduğunu ve Saddam’ın dolar basma makinesinin, özel boyalarının ve kağıtların Libya’ya taşındığını söylüyor. Raşit Ahmet’e göre şu anda Libya’da basılan ikiz dolarlar daha çok Türk devleti tarafından organize ediliyor.

< Resime gitmek için tıklayın >

AYNI SERİ NUMARALARI KULLANILIYOR

Basılan bu dolarlara neden “ikiz dolar” denildiğine gelince… Bu tekniğe göre mevcut gerçek 100 doların aynı grup ve seri numarası kullanılarak ikizi (yani sahtesi) basılıp piyasaya sürülüyor. Basılan dolarları Türk istihbaratı Libya’daki ortaklarına pay ettikten sonra gerisini uçaklarla Türkiye’ye sokuyor.

ÖSO MİLİTANLARININ MAAŞI BU PARALARLA ÖDENİYOR

İkiz dolarlar Ortadoğu ülkeleri dışında bazı Afrika ülkelerine de aktarılıyor. Canlı para hiçbir şekilde Avrupa’ya veya Amerika’ya yönlendirilmiyor. Böylece bu dar coğrafyada bazı kişiler zengin oluyor ve para yine bu ülkelerde yatırım ve alışveriş amacıyla kullanılıyor.

İddialara göre Türkiye, Suriye’de kontrol altında tuttuğu Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensuplarının maaşını da gerçeğinden ayırt edilemeyen bu ikiz dolarlarla ödüyor.

SAHTE DOLARLAR YANDAŞ İŞADAMLARI SAYESİNDE AKLANIYOR

Türk istihbaratı üzerinden ülkeye sokulan sahte dolarlar aklanabilmesi için yandaş iş insanlarına pay ediliyor. Parayı uluslararası banka ile yurtdışına taşımak isteyen yandaşlar ise Saddam’ın taktiğini uyguluyor; 50 bin orijinal dolara karşılık 100 bin ikiz dolar ödüyor. İddiaya göre Libya’dan gelen bu paralar Türkiye’de özellikle 15 önemli iş insanı arasında bölüştürülüyor geri kalanı ise devletin Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki çeşitli harcama kalemlerinde kullanılıyor.

https://grihat2.com/turkiye-libyada-sahte-ikiz-dolar-basimini-organize-ediyor/
A
2 yıl
Binali Yıldırım: HDP aday çıkarmadı. HDP’liler beni destekleyebilir
< Resime gitmek için tıklayın >

AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Adayı Binali Yıldırım; “HDP’ye oy verenler de dahil. Benim dediğim şu: HDP aday göstermediğine göre, HDP’lileri bağlayacak bir şey yok. Pekâlâ beni destekleyebilirler” dedi.

Cumhuriyet’ten Aykut Küçükkaya’ya konuşan Yıldırım şunları söyledi:
“Bu şekilde değerlendirme yapmak doğru değil. Bunu pazar günü göreceğiz. Ben her şeye rağmen İstanbul yerelini ön plana çıkarmaya gayret ettim. Tüm toplantılarımda, medyada hep İstanbul’u ön plana çıkardım. Genel siyasetten anlamadığımdan değil ben bu ülkede bakanlık, başbakanlık yaptım. Bunun bir faydası olmadığına inanıyorum, hâlâ da aynı görüşteyim. 31 Mart referanduma dönüştü. Adaylar konuşulsaydı, adayları mukayese etme imkânı olsaydı çok daha farklı bir sonuç doğurabilirdi.”

Hep şunu söyledik: Biz bir genel seçime gitmiyoruz. İstanbul’un seçimini yapıyoruz. Siyasi görüşü ne olursa olsun, hangi partiye gönül verirse versin, İstanbul’un geleceği için, evlatlarımızın geleceği için herkesten destek istiyoruz. Buna HDP’ye oy verenler de dahil. Benim dediğim şu: HDP aday göstermediğine göre, HDP’lileri bağlayacak bir şey yok. Pekâlâ beni destekleyebilirler. Geçmişte de bugün de AK Parti HDP’yle birlikte bölgeden Kürt vatandaşlarımızdan en fazla destek alan partidir. Bu yüzden ben HDP’nin Kürtlerin oylarını pazara çıkarmasının çok dürüst bir iş olmadığını düşünüyorum. Pazarlık yapılmasının siyaseten de etik olmadığını düşünüyorum. HDP ile Kürtleri birbirinden ayırmak lazım. HDP bölücü terör örgütü ile arasına mesafeyi bugüne kadar koyamadı.

https://medyablok.net/2019/03/27/binali-yildirim-hdp-aday-cikarmadi-hdpliler-beni-destekleyebilir/
A
2 yıl
Türk Bayrağını indirip yerine AKP’li adayın posterini astılar
A
2 yıl
Dolar dalgalı: Gecelik swap faizi yüzde 90'ı gördü
< Resime gitmek için tıklayın >

Dolar/TL bu sabah güne 5.60 seviyesinin hemen altında başladı. Londra'daki swap (takas) işlemlerinde Türk Lirası'nın faizi yüzde 90'a kadar çıktı! Yani piyasaya Türk Lirası satıp karşılığında dolar alınmasın diye Türk Lirası'nı pahalı kılmanın maliyeti fırladı.

Cuma günü dolar karşısında geçen yılın Ağustos ayından bu yana en sert günlük değer kaybını yaşayan TL, TCMB’nin adımları ve iletişimi ardından kayıplarının bir kısmını geri alsa da dolar/TL’de dalgalanma devam ediyor.

Dolar/TL Cuma gününe 5.46 civarında başladıktan sonra gece saatlerinde 5.8490’a kadar yükseldi ve TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 6.5 civarı oldu. Cuma günü 5.7625 seviyesinden kapanan dolar/TL dün sabah erken saatlerde 5.57 seviyesine gerilese de gün içinde 5.60-5.70 bandında dalgalandı. Dolar/TL bu sabah ise saat 07:10 itibari ile 5.5678/ 5.5693 seviyesinde işlem görüyor. Söz konusu seviyelerdeki seyri devam ediyor.

TURHAN: LONDRA’DA TL LİKİDİTESİ AZALDI

Londra’da karşılıklı para birimlerinin takas edildiği swap işlemlerinde dün Türk Lirası’nın faizi yüzde 90’a kadar çıktı. Borsa İstanbul’un eski Başkanı İbrahim Turhan’a göre Londra’daki TL piyasasında likiditenin sağlanmaması gerekçesiyle sığ piyasada spekülatif pozisyon kapatmak adına swap faizleri yüzde 90’a çıktı. Yani piyasaya Türk Lirası satıp karşılığında dolar alınmasın diye Türk Lirası’nı pahalı kılmanın maliyeti fırladı.

Bu varsayımları #USDTRY ‘nin, aldıkları USD’yi satarak hem TL borçlarının ana parasını hem de faizini ödedikten sonra ellerinde hâlâ para kalmasına yetecek kadar yükselmesiydi. Ama bugün varsayım gerçekleşmeyince açık pozisyonlarını kapatmak için TL talep etmek zorunda kaldılar

Oysa Londra’daki TL piyasasının likiditesi çok azalmıştı, bankalar oraya likidite sağlayamıyordu. Bu şartlar altında sığ piyasada spekülatif pozisyon kapatmak için TL’ye oluşan talep ortalama %20’lerde seyreden gecelik swap faizlerinin %80-90 seviyesine fırlamasına sebep oldu.

GÜRSES: KUR HÂLÂ 5.60’TA

Deutsche Welle ekonomi uzmanı Uğur Gürses ise ekonomi yönetiminin faiz indirmeye hazırlanırken Londra’da swap işlemlerinde Türk Lirası’nın faizinin yüzde 90’a çıktığını belirtti.

Uğur Gürses şu değerlendirmelerde bulundu:

"Faizi inidireceğim derken Ankara'nın geldiği yer: Londra swap piyasasında gecelik faizi yüzde 90'lara patlatmışlar... Bir taraftan da kamu bankaların dövizde tanzim satış yaptığı konuşuluyor. Kur hâlâ 5.60'da.

Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervleri iki haftada 5.5 milyar doların üzerinde azalırken, bu düşüşte olağandışı durum olmadığını açıklayan TCMB dün ek sıkılaştırmaya ve rezervleri kısa vadede artıracak iki adıma yöneldi.

TCMB dün itibarıyla bir hafta vadede repo fonlaması gerçekleştirmeyerek örtülü faiz artırımına giderken, döviz karşılığı TL swap piyasasında vadesi gelmemiş toplam swap satışı sınırı da yüzde 10’dan yüzde 20’ye çıkarıldı. TCMB bir diğer adımla ise TL karşılığı döviz depo piyasasında ihale açmadı.

Bankacıların verdiği bilgiye göre repo ihalesi açılmaması ortalama fonlama maliyetini yüzde 24’ten yüzde 25.50’ye çıkarırken, diğer iki adım ise TCMB rezervlerine bir haftada en az 2.5 milyar dolar katkı sağlayacak."

‘HEDEF REZERVLERİ GÜÇLÜ TUTMAK’

TCMB Başkanı Murat Çetinkaya, AA’ya yaptığı açıklamada para politikası duruşunu enflasyonu en kısa sürede tek haneye düşürmeye odaklı olarak şekillendirdiklerini söyleyerek, temel politikalarının rezervleri güçlü tutmak ve güçlendirmek olduğunu belirtti.

https://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/dolar-dalgali-gecelik-swap-faizi-yuzde-90i-gordu-259294
A
2 yıl
Soylu, YSK'yı da yok saydı: Seçilirlerse göreve başlayabilirler mi bana sorun
< Resime gitmek için tıklayın >

İçişleri Bakanı Soylu, CHP’li belediye meclisi adaylarının terör örgütü PKK ile bağlantılı olduğu iddiasını bir kez daha gündeme getirdi. Soylu, "Ben İçişleri Bakanıyım, bu PKK'lılar seçilirse göreve başlayabilirler mi başlayamazlar mı bana sorun" dedi

Secime günler kala, iktidar CHP adaylarına yönelik iddialarını sürdürüyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, PKK ile bağlantılı isimlerin Millet İttifakı'nın aday listelerinde olduğu iddiasını hiçbir delil olmadan bir kez daha gündeme getirdi. YSK'den onay almalarına ve CHP'nin iddiaları mahkemeye taşımasına rağmen Soylu, "Açık açık hepsini söyledik bir tanesine itiraz edemiyorlar.

Bir tane 'bu PKK'lı değildir' diye itiraz edemiyorlar" dedi. Soylu, şöyle devam etti:"Söyledikleri şu; o zaman Yüksek Seçim Kurulu niçin buna izin verdi. Sen bak bakalım ben İçişleri Bakanıyım, bu PKK'lılar seçilirse göreve başlayabilirler mi başlayamazlar mı siz bana sorun. Terör örgütüyle iltisaklı, terör örgütüyle irtibatlı hiç kimseye bu ülkede bu payeyi verdirmeyiz. Bu kadar açık ve nettir.

"Soylu, "Sokaklarımıza terörist ismi vermek istiyorlar. Bu olmaz demeyin sakın ha... Var burada işte; Alper Taş denilen bir adam var Beyoğlu'nda. Apo'nun resmi önünde, bilmem ne akademisinde orada kendi ideallerini, kendi anlayışını anlatan bir adam var. Şimdi şunu söylemek istiyorum. Bunların zikri de fikri de bellidir. Türkiye'nin huzurunu almak istiyorlar elinden. Bu kadar açık ve net" ifadelerini kullandı. Kaynak: Soylu, YSK'yı da yok saydı: Seçilirlerse göreve başlayabilirler mi bana sorun

https://halktv.com.tr/gundem/soylu-yskyi-da-yok-saydi-secilirlerse-goreve-baslayabilirler-mi-bana-sor-388188h
A
2 yıl
Cumhur İttifakı o ilde dağıldı: AKP’liler MHP’lileri dövdü
< Resime gitmek için tıklayın >

MHP’nin Kırşehir Mucur Başkan Adayı Hasan Hüseyin Köşker’in kardeşi Hulusi Köşker, kendisini ağabeyi ile karıştıran AKP’lilerin saldırısına uğradı. Darp raporu alan Hulisi Köşker’in vücudunda kırıklar olduğu bildirildi.   

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhur İttifakı için yaptığı, “Maalesef istediğimiz konsolidasyonu yakalayamadık” açıklaması, Kırşehir’de kavga olarak basına yansıdı. Odatv’den Hakan Erol’un haberine göre, MHP'nin Mucur Belediye Başkan Adayı Hasan Hüseyin Köşker’in kardeşi Hulusi Köşker’in, AKP’liler tarafından dövüldüğü ortaya çıktı.

MHP’Lİ ADAY SANIP KARDEŞİNİ DÖVDÜLER

Dün gece 22.30 sıralarında MHP'nin Mucur Belediye Başkan Adayı Hasan Hüseyin Köşker’in, MHP'li encümen adayının evine ziyaret gerçekleştirdiği sırada yaşanan olaylar ilçede gerilim yarattı. MHP’li Hasan Hüseyin Köşker’in ev ziyaretinde olduğu sırada, kardeşi Hulusi Köşker’in de ağabeyinin yanına destek olmaya giderken pusuya düşürüldüğü ifade edildi. 15 araçla yaklaşık 50-60 kişilik bir grubun saldırısına uğrayan Hulusi Köşker, hastanede tedavi altına alındı. Saldıran grubun, Hulusi Köşker’i MHP’li aday Hasan Hüseyin Köşker ile karıştırdığı belirtildi.

4 EL SİLAH SESİ DUYULDU

Saldırıda, Hulusi Köşker de kırıkların bulunduğu, bir başka kişinin elinin kırıldığı, bir diğer kişinin ise kafasına aldığı darbeden ötürü hafıza kaybı yaşadığı aktarıldı. Öte yandan, olaylarda, 4 el silah sesinin de duyulduğu iddia edildi.

< Resime gitmek için tıklayın >

“AKP'NİN ADAYI NEREDE İÇKİCİ TAKIMI VAR YANINA TOPLAMIŞ”

Konuyla ilgili Odatv’ye açıklama yapan Hulusi Köşker, AKP’lilerin kendi adayı dışında hiçbir partiyi seçim çalışmaları için ilçede gezdirmediğini ve diğer adayların insanlarla iletişim kurmasını engellemeye çalıştıklarını aktardı. Hulusi Köşker’in açıklamaları şöyle: “Ben Ankara’da devlet memuruyum, ağabeyime yardımcı olmak için gelmiştim. Burada bir gruplaşma var. AKP’liler kendileri dışında adayı gezdirmeyip, sıkıştırarak böyle bir uygulama yapıyorlar. Ağabeyim ev gezisindeyken bana da mesaj geliyor. Ben de yürüyerek yanına giderken, 15 kadar arabayla bir anda saldırıya uğradım. Aslında saldırıyı ağabeyim Hasan Hüseyin Köşker’e kurmuşlar, ama karıştırıyorlar bana saldırıyorlar, kumpas kurdular. Ben şu an Kırşehir devlet hastanesinde yatıyorum, 50-60 kişinin saldırısına uğradım. Ne zaman taburcu olacağımı bilmiyorum. Demokratik bir ortam yok, baskı oluşmuş durumda. Adayların rahat gezmesini, insanlarla iletişim kurmasını engellemeye çalışıyorlar. AKP’nin adayı nerede içkici takımı var yanına toplamış.

”OLAYLAR BUGÜN DE DEVAM ETTİ

Öte yandan, olayların bugün de devam ettiği ifade edildi. Adliye önünde kalabalık grupların bir araya geldiği ve ilçede gerginliğin çok yüksek olduğu ifade edildi. Olaylarla ilgili olarak 11 kişinin gözaltında olduğu belirtildi. Adliye önüne Kırşehir Valisi İbrahim Akın’ın gelerek, grupları yatıştırmaya dönük bir konuşma yaptığı, ancak başarılı olamadığı da aktarıldı.

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/cumhur-ittifaki-o-ilde-dagildi-akpliler-mhplileri-dovdu-228072h.htm
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.