Bu konudaki kullanıcılar: 2 misafir, 2 mobil kullanıcı
39
Cevap
0
Tıklama
12
Öne Çıkarma
Neden fakirsin,anlatıyım dinle

P
pakaji2 Konu Sahibi
6 gün (1 mesaj)
 özellikle gençlerin arasında yaygın bir özellik var.

 Dünyanın şifresini çözmüş edaları ile takılan bazı genç arkadaşlar var.

bu arkadaşlara göre dünya gelip geçici bir şey. yarına çıkacağımız meçhul.Zaten ömür denen şey kısa. yapılması gereken günübirlik yaşayıp Nefes aldığın sürece Keyif yapmak.Eğer bunu yapmıyorsan yani günübirlik yaşayamıyorsan keyif yapmıyorsan sürekli ileriyi düşünerek Yaşıyorsan gününü hiç yaşamıyorsan O zaman sen enayinin önde gidenisin ve yaşadığında hayat değil bu arkadaşlara göre.

 Bu arkadaşlar çok zeki ya günübirlik yaşayıp keyfini sürecekler. 1 lira bile bulsa hemen harcar, bimden alır şekerli ıvır zıvırını onla mutlu olur.

 Bu arkadaşların dönüp dolaşıp geldiği ortak bir yer var o da fakirlik ve yaşadıkları zevki çatır çatır geri verirler. gün gelir fakir olurlar. Hiç utanmazlar, didinip bir yerlere gelmiş bir şeyler elde etmiş insanları kıskanırlar.Onların kötülüğünü isterler.

  başarılı Milletler'e baktığımız zaman. Bir İngiliz veya bir Alman eğitim sistemini inceleyin yaşam tarzlarını inceleyin.  disiplin hastası manyağı delisi olduklarını göreceksiniz.  aşırı düzenliler aşırı planlı lar ve resmen Bugün için değil yarın için yaşıyorlar.   3 yaşından itibaren çocuklar Kreşe Başlıyor her şeylerini tek başına yapabilecek halde büyüyorlar kesinlikle çocuklarına aşırı Şefkat göstermiyorlar.   2-3 yaşındaki çocuk merdivenden çıkarken düştüğü zaman kimse suratına bile bakmıyor o çocuk ağlamamayı öğreniyor kendi başına ayağa kalkıp doğruluyor ve yürüyor.  kimseden yardım almadan tek başına ayağa kalkmayı öğreniyor 2-3yaşındaki çocuk kendi başına tuvalete gidiyor poposunu siliyor bütün kendi ihtiyaçlarını tek başına hallede biliyor.  bizim çok zeki dünyanın şifresini çözen arkadaşlar ise 15 yaşında bile anne baba desteği yeterince görmedik lerinden yakınıyorlar. Bu arkadaşlara göre plan yapmak disiplinli olmak enayiliğin önde gideni.. plan yapıp sonra kendi yaptığım planlarla kendi kendini Zincirlere bağlamak Delilik. her şeyi çok iyi biliyorlar zaten.

  bu forumda da disiplinden uzak yaşayan sabah akşam Steam oyun ekran kartı o bu kasıp Duran ve Kendinin çok zeki olduğunu düşünen çok arkadaş var.bu nedenle paylaşmak istedim bu konuyu.

  bu dünyanın şifresini çözmüş çok zeki arkadaşa bir bakıyorsun böyle 20 lerde falan fakir,başarısız,  çocukluğunda gördüğü ilgiyi artık görememekten aşırı mutsuz hayata İsyankar ve sonra psikolojik haplar a başlıyor bizim beyefendi Aman ben çok kötüyüm Hayat Bu nasıl hayat Annem babam zaten fakirdi fazla bana para vermedi hep onların yüzünden... ilacımın dozu alçak kalıyor bilmem ne o dünyanın şifresini çözmüş çok zeki arkadaşa bir bakıyorsun Küçük Emrah olmuş.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi pakaji2 -- 29 Haziran 2020; 10:2:36 >


İ
İTÜinş
6 gün (31 mesaj)
Ne diyor anlamadım




R
Rascoal
5 gün (717 mesaj)
doğru söylüyor, geçenlerde iyi bir üniversitenn akademisyeniyle tartışıyodum bu konuyu, kreşlerde erken yaşlarda çocuklar sanatla müzkle el işleriyle sosyal ortamla tanıştırılıyor. dediği gibi disiplini birbirine saygıyı felan öğreniyorlar.

bizim millette 6 yaşına kadar aile terbiyesi, ondan sonra nasıl bi şe çıktığını da hepimiz görüyoruz.

bunları söylediğimde istanbulda kaliteli bi okulda akademisyenlik yapan hocamın bana verdiği cevaba bakar mısınız: "sen kreş ne demek biliyor musun, domuz yuvası demek kreş. bizim milletimize bu kendi örf adetlerini empoze çabaları yeni bir şey değil "




M
MyDrama
5 gün (721 mesaj)
ben anladım dediklerinde haklı




_____________________________

Eski kullanıcı adı: Brent



B
Bisikletçi76
5 gün (7 mesaj)
Eline geçen her 1 lirayı harcayan adam var mı ya?

Bence her gün olmasa bile en azından 7 günün 3 ü 4 ü adam gibi geçirilmeli. Hayat sömürülmeli. Ondan zevk alınmalı

Tabi hayatı yaşamaktan kastım "hebele hübele hehe" değil. Dolu şeyler. Psikolojik bilince sahip olmak, karakterini tanımak, kendine değer vermek. (saygı olarak). Sevdiğin işleri bulmak doğru arkadaşlarla takılmak, Gelecek hedeflerine sahip olup onlar için çabalamak vs.

Ne sadece günübirlik yaşanmalı ne de sadece gelecek odaklı düşünerek bugün kaçırılmalı.

Anı yaşayıp, gelecek için çabalanmalı.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Bisikletçi76 -- 29 Haziran 2020; 11:57:23 >


C
Cant Let Go
5 gün (401 mesaj)
Okumadım da yav he he





< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


A
Aberrant Warden
5 gün (13 mesaj)
Kardeşim ölüp gideceksin 10 seneye hala para para para yeter yav




M
Mr. Cheritto
5 gün (3487 mesaj)
Kendinizi gereksiz şeylerle avutmayın, hayat bir ilüzyondur. Bunu anlayın artık.


Madde, en temel düzeyde kuantum dalgalardan oluşur, yani hiçliğin dalgaları. Bu dinamik bir olgudur. Sürekli yenilenmediği, bir var olup, bir yok olmadığı sürece varlıktan bahsetmek mümkün değildir. Misal, bir müzik yapmak istersek, notalara dokunursunuz. Bir notaya dokunduğunuzda tel saniyede belirli bir frekansta titreşir. Yani belirli aralıklarda bir var olur, bir yok olur. Sadece yok olsa ve sadece var olsa müzik olmaz. Bu anlamda ikisi birbirini var eder. Hiçbir şey yok dediğimiz ortamda bile saniyenin çok küçük aralıklarında sanal parçacıklar bir var olur, bir yok olur.

Yani hiçlikten bir şeyler var olup, yok oluyor (kaynayan bir çorbadaki köpüklerin oluşup yok olması gibi).

Mutlak bir yokluk-hiçlik mevcut olmadığı gibi, mutlak bir varlık da yoktur. Her şey hem var, hem yok. Maddeye atom altı ölçeklerde bakıldığında mevcut olan şey sadece hiçlik. O dünyada bildiğimiz "katı" objeler yok, sadece ilişkiler var ve titreşim halinde olan bir enerji okyanusu. Bir var olan, bir yok olan kuantum dalgaları var.

Yani madde, hem parçacık, hemde bir dalga gibi davranır. Kuantum alanda tam doğru tam yanlış diye bir durum yoktur. Buna belirsizlik ilkesi deniyor.

Fakat gözlemlemek çok önemli ve farklı bir foksiyonu belirliyor. Gözlemlemek dalga fonksiyonunu çökertiyor (atom altı boyutlardaki gerçekliği, gözleyenin beklentisi yönünde hareket etmesini sağlıyor) ve bilinen maddenin dalga şeklini, ("kararlı") bir parçacık haline getiriyor. Yani (maddesel) varlık gözlemlemekle beraberinde ortaya çıkmış oluyor ve esas, fakat aldatıcı olan bu gerçekliği, bilincimiz var ediyor.

4 boyutlu bir ortama baktığımızda ise, geçmiş zamanın fiziki şeklini görürüz. O vardır ve ordadır. Fakat gelecek yok. An vardır ve anın bir oluşu, çünkü ("maddesel" nesneler) kuantum dalgaları anlık, (zamansız) sınırsız bir ortamın tepkimelerin birer parçasıdır ve zamandan bağımsız bir ortamda hareket ediyorlar.

Aynı kuantum frekansına girmiş iki parçacık, birbirinden ne kadar uzaklaşırlarsa uzaklaşsınlar, birbirinden milyarlarca ışık yılı uzakta olsalar dahi, iletilerini korurlar.


Peki bu nasıl olur ?


Parçacıklar (atomu oluşturan "maddeler") madde için bir araya geldiklerinde ayrılsalar dahi enerji hala oradadır ve onları bağlamaktadır. Zamanda yeteri kadar geri gidersek, genişleyen evrendeki bütün parçacıklar ve maddeler tek bir parçacığın içerisindeydi. O parçacıklar şimdi ayrı olsalar ve genişleseler bile, biz hepimiz hala enerji olarak bağlıyız. Her şey (hepimiz) aynı parçacığın parçasıdır.

Kuantum fiziğine göre iki benzer parçacık birbiri ile eşzamanlılığa sahiptir. Bu parçacıklar ayrı yerlerde birbirlerinden çok uzak mesafelerde olsalar dahi birinde olan bir durum diğerini anında, aynı şekilde etkiler. Yani kuantum bilgisi anlık olarak evrenin diğer ucuna iletilebiliyor. Işık hızı saatte 1 milyar küsür km hareket ederken, kuantum iletilerin hızları mesafesizdir. Buna kuantum dolanıklığı deniyor.


Gerçeklik nedir ve onu nasıl tanımlayabiliriz ?


Biz olmadan bu mümkün olamaz çünkü rolümüz etraftaki dünyayı gözlemlemektir ki bu içinde yaşadığımız algıladığımız evreni yaratmaktadır. Evrenin neye benzediğini araştırmamıza rağmen hiç bir zaman evrenin sınırlarını bulamayacağız, hiç bir zaman en küçük parçacığı bulamayacağız. Çünkü baktığımız her yerde bilinç bir şeyin orada olacağı ümidiyle keşif yapmaktadır. Bu keşif bakma gözlemleme hareketi, görmek için yapılan baskıyla bir şeyler yaratma rolüdür ve yaşadığımız her an evreni var ediyoruz.

Bilinç evrenin programlama dilidir. Bilinç bizden ortaya çıkanla başlar. Biz oluşturucularız, bu gezegende hedeflenen tekliğiz, çünkü sadece diğer herkesin yaptığı gibi, biz realiteyi amaçlayan tekliğiz. Eğer beyninizi kapatırsanız medya ilüzyonunun ana görüşüne çekilirsiniz.

REALİTEYİ BİZ OLUŞTURUYORUZ onu biz kontrol ediyoruz.

Bunun en basit kanıtı > atom altı boyutlardaki gerçekliğin onu gözleyenin beklentisi yönünde hareket etmesidir. <

Yani bilinç gözlemlemekle beraberinde realiteyi oluşturma fonksiyonlarını belirler.


Dakika 15:44 - 25:05 arası bakınız

Videoyu izlemek için tıklayınız


Evreni bir bütün olarak birleştiren en temel şeylerden biri bilinçtir.


Videoyu izlemek için tıklayınız


Videoyu izlemek için tıklayınız


Alıntı 

Vücudumuzun (ve tüm evrenin / evrenlerin) %99,99999999’luk kısmı tamamen boşluktan oluşuyor. Bu tanım için bilimin cevabı ise şu şekilde: 

Bir atomun boyutu, çevresinde bulunan elektronların konumuna göre değişkenlik gösteriyor. Atomun büyüklüğü, çekirdekle elektronlar arasında boşluktan ibaret. Bu boşluk ise %99,99999999’luk kısma tekabül ediyor. Yani çekirdekler, bu boş alanın yalnızca 100 binde birine denk gelen bir boyuta sahip. Mesela çekirdeğin boyutunu fındık tanesi kadar ele alırsak, atomun kendisi bir stadyum kadar büyük olurdu. Biz de eğer atomlar arasındaki boşluklar olmadan yalnızca çekirdek ve elektronlardan ibaret olsaydık, bir toz tanesinden dahi daha küçük olurduk. Bunun anlamı, tüm insanlığın bir küp şekerin kapladığı alana sığması demek. 


Peki kütlemiz ? 

Madem atomla ilgili gerçek bu, peki kütlemiz nereden geliyor? Bunun da cevabı enerji. Temel olarak hepimiz proton, nötron ve elektronlardan oluşuyoruz. Proton ve nötronlar ise kuark adı verilen küçük parçacıklardan meydana geliyor. Kuarklar da gluon adı verilen başka bir madde sayesinde bir arada tutunabiliyorlar. 

Başka bir soru daha. Madem atomlar tamamen boşluktan meydana geliyor, neden bir şeye dokunduğumuzda hissediyoruz ? Ya da bilim kurgu filmlerinde olduğu gibi maddelerin içinden geçemiyoruz ? 

Boşluk, sandığınız gibi tamamen boşluktan oluşmuyor. Boş olarak gözlemleyebildiğimiz bu alanlar, gerçekte dalga fonksiyonları ve görünmez kuantum alanlarıyla dolu. 

Dokunduğunuzu sandığınız hiçbir şeye aslında hiç dokunmadınız. Bir maddeye dokunduğunuzda (insan, masa, duvar, at vb) aslında atomların çekirdeği ya da elektronlar birbirine dokunmuyor. Dokunmaya çalıştığınız maddenin elektronları etrafındaki elektromanyetik alan, sizin atomlarınızdaki elektromanyetik alanı itiyor. Yani dokunarak hissetmenizi sandığınız şey, tamamen bu itme durumuyla alakalı ve her şey aslında tüm bu olan bitenleri nasıl kavradığımızla alakalıdır. Farkındalık ve anlama yetisi.


Bilinç nedir sorusuna ?


Bilinç beyin dokuları, kimyasal etkileşim ve elektriksel sinyaller ile oluşmaktadır. O beyindeki Pontine Tegmentum bölgesinde oluşur.

https://store.donanimhaber.com/d1/8d/82/d18d8272dc22b61939bee1cc46214501.jpg


Haber kaynağı

https://onedio.com/haber/buyuk-sir-cozuldu-bilim-insanlari-beyinde-bilincin-bulundugu-noktayi-tespit-etti-757304


Pontine Tegmentum Wikipedi kaynağı


Türkçe

https://translate.googleusercontent.com/translate_c?depth=2&nv=1&pto=aue&rurl=translate.google.com&sl=auto&sp=nmt4&tl=tr&u=https://en.m.wikipedia.org/wiki/Pontine_tegmentum&usg=ALkJrhiddoXn0vRX35huiia4SROyeci9bA


Ana kaynak

https://en.m.wikipedia.org/wiki/Pontine_tegmentum


Bilincin nerden geldiği belli. Bilinç canlı dokular ve vücutta salgılanan kimyasallar ile ilişkilidir.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Mr. Cheritto -- 30 Haziran 2020; 11:50:32 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

M
Mr.Aykumos
5 gün (33 mesaj)
Reis sende hep aynı şeyi atıyon. Bir gün karartıcam gözü okuyacam bakalım.





< Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >


_____________________________

Eski kullanıcı adı: aykumos

Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Mr. Cheritto

M
Mr. Cheritto
5 gün (3487 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Mr.Aykumos

Reis sende hep aynı şeyi atıyon. Bir gün karartıcam gözü okuyacam bakalım.
Aynı şey değil, bu daha detaylı ve düzenlenmiş hali. Oku fakat söyleyeyim sadece okuyarak çözemezsin. Anlaman gerek. Anlamak pek kolay değil, ancak zorlarsan anlarsın : )


Bu mesaja 1 cevap geldi.

M
Mr.Aykumos
5 gün (33 mesaj)
Niye reis gerizekalı mı diyorsun yani bana kalbimi kırdın





< Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >


_____________________________

Eski kullanıcı adı: aykumos

Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Mr. Cheritto

M
Mr. Cheritto
5 gün (3487 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Mr.Aykumos

Niye reis gerizekalı mı diyorsun yani bana kalbimi kırdın
Benim bile anlamam (kabullenmem) biraz uzun sürmüştü. Sana kötü bir şey diyen yok. Üzme kendini, alınganlık yapma : )


Bu mesaja 1 cevap geldi.

T
Theonewithoutlife
5 gün (0 mesaj)
Bu konunu beğendim doğru yazmışsın.





< Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >


_____________________________

Eski kullanıcı adı: Cumshotter



N
NT2L
5 gün (1454 mesaj)
Şimdi benim merak ettiğim bir nokta var. Konu sahibi Acun Ilıcalı mı?





< Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

M
Mr.Aykumos
5 gün (33 mesaj)
Takılıyorum reis :) şakaydı





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Mr.Aykumos -- 29 Haziran 2020; 13:2:43 >


_____________________________

Eski kullanıcı adı: aykumos

Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Mr. Cheritto

X
Xerneo
5 gün (2124 mesaj)
Yazık, inanmış.





< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


M
Mr. Cheritto
5 gün (3487 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Mr.Aykumos

Takılıyorum reis :) şakaydı
Reis deme, biz bir bütünüz ve tek bedeniz, tek parçayız (bunu ben değil, fizik söylüyor). Kimse kimseden üstün değildir. Hayatımızdaki barışın ve huzurun daimi olması dileğiyle, buna çok ihtiyacımız var ve hepte öyle olacaktır ; )