Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir, 1 mobil kullanıcı
520
Cevap
0
Tıklama
6
Öne Çıkarma
Cevap: Hayatın Tüm Acılarına #direniyoruz (28. sayfa)

Ç çokgeç Konu Sahibi
3 gün (570 mesaj)
yine kendimi canavar gibi gösterdim. biraz dengelemek için:
o kişileri tanıyorum. biri selam versen onu bile almak istemez, diğeri de belki aylardır aynı sofrada yemek yediği kişiyi diğerini gördüğü gibi atıp tutar. ve ben artık onlar yüzünden oraya bile gitmeyi istemiyorum bazen. yani onlar da melek değiller. anlaşalım. ayrıca daha önce sessiz olur musunuz diye uyarmıştım.
üslup yine kavgacı oldu, bunu istemiyorum ama bilerek de silmeyeceğim. çünkü bir tarafım rahmetten uzak ve daha celalli farkındayım. yaşananları tam aktarmak istiyorum.
:'(
sürekli celal ve rahmet arasında gidip geliyorum. tam kılıçları kuşanacağım, bakıyorum ki bu istenmiyor ama nasıl istenmez...hani elimizle olmadı dilimizle olmadı kalbimizle buğz edecektik ? tamam ben de her haksızlığın karşısına dikilmiş bir yiğit değilim. o kadar yüreğim henüz olmamış demek, ama yakında görürsünüz. işte yine geldi kavgacı olan :)

her şeyi başlatan o olaya geleceğim gelemedim bir türlü.
çünkü yine insanlardan noksanlık sardı her yanımı. mutsuzum. hafta sonları böyle kardeşlerim, hem insanları istemezsin hem de onların olmasına delice muhtaçsındır. yoksa tatsız tuzsuz.




Ç çokgeç Konu Sahibi
3 gün (570 mesaj)
ben hiçbiri değilim. kavgacı biri olmak istemiyorum. Sadece ALLAH ve ben varken O'na karşı hep daha sevimliyim ama insanlar beni yoruyor. Biliyor musunuz, ALLAH kullarını öyle çok seviyor ki insanlara karşı düşmanlık edersem imanım boşluğa düşüyor. bunu birebir yaşadım. ALLAH insanları benden bile çok seviyor :'( önceliyor.
ben ise sadece ALLAH ve ben varız diyerek kalan hemen herkesi düşman ya da yabancı, geçici ilan ediyorum-ediyordum. bu sınırı bir tek o aşabilmişti. o da yok ne zamandır. hem birkaç günde bir bakacağız derken, bugün ona bakabilmeyi isterdim ama sözümü tutmalıyım. o beni insanlaştırıyordu, kalp seviyesine indirgiyordu.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi çokgeç -- 10 Nisan 2021; 17:35:5 >


Ç çokgeç Konu Sahibi
3 gün (570 mesaj)
evet anlatmaya devam edelim.
sürekli bu şekilde rahmet ve celaliyet noktasında gidip geliyordum. elbette bu hale bir anda gelmemiştim. yumuşak söz ile 100 kere söylediğim bazen etki etmiyor, 1 kere celal perdesi ile söylediğim uygulamaya dökülüyordu. yani beni bu hale yine insanlar getirmişti. ben de en doğru yol bu gibi düşünmeye başladım galiba. tabi herkese değil ! daha sivri insanlara bu şekilde olmaya başlamıştım. sadece bu halimden çok hoşlanmıyordum ama işe yarıyorsa mantıklı gibiydi...
O olay yaşanmadan 1 gün önce:
Sürekli görüştüğüm bir aile var. Gönlü iyi biri ama bazı yanlışları var. Bunlar da beni derin derin düşündürüyordu. Hem sohbeti tamamen kesmek istemiyorum, hem varlığı yük oluyor sanki. Yani nefsime çok ters düşüyor bazen, yine de gönlünü, samimiyetini seviyorum. Seviyorum ama çok güvendiğim söylenemez. Maalesef yalanı alışkanlık haline getirmiş. Normal su içer gibi yalan söylüyor ama kötü niyetine değil, alışkanlık. Zararının farkında değil. O gün yine denk geldik, hem yalanını yakalayınca hem de başka sebeplerden acaba konuşmayı sonlandırsam mı diye düşünüyorum. ALLAH'ım ne yapmalı bir işaret...bir işaret. Tam böyle bağları koparayım diyorum bir anda eline tespihi alıyor. Neyse diyorum sabret, tam işaret diyorum ufak işaretler geliyor ama anlamıyorum. Nihayet ayrıldığımızda yine kafam karışmış halde kalmıştım. Onlara karşı çok naziktim. Onlar da yumuşak söz söylersem bile beni dinlerler, etkili olabilirim. Hani bir yanda birilerini iyi yönde etkileyebiliyorum, diğer yandan yaşam alanıma çok dahil oluyor ve beni yoruyor. Hem nefsime ters düşüyor hem bazı yanlışlıkları var. İçimden ah şu insanlar diye geçiyor. Yaşam alanıma girip beni ALLAH'tan ayırıyorlar. Saplantılı bir aşığım ben :) ALLAH'a olan aşkım bile normal değil. :) ruh hastası garip biriyim bazen. sevmiyorum kendimi, şimdi öyleyim biraz ama hikaye bittiğinde kendimi sevmeye başlayacağım inşaAllah. O gün onlarla olan bağımı tamamen koparıp koparmamayı düşünerek tefekkür içinde geçti ve nihayet uyudum...

HER ŞEYİN DÖNÜŞTÜĞÜ O GECE
Gece bir anda uyandım. (Cuma günü) normal uyandığım saatten daha erken uyanmıştım. Tam gece yarısı derler, o misal. saat 03:00 civarıydı...Cuma günü sayılıyordu ve O güzele bakabilecektim. Belki bir şeyler paylaşmıştır. Baktım ki ne yazık ki yok. Hiçbir şey paylaşmamış. Bir yandan hoşuma gitti, iyiki paylaşmıyor. Diğer yandan ..öyle karışık duygular. Madem o paylaşmamış o halde ona yazdıklarımı okuyayım dedim. Artık ona yazdıklarımı bile her gün okumamaya karar vermiştim.
Telefonu elime aldım, mesajları okuyorum. Normalde son gün attığım mesajı okumadan öncekilere bakardım, çünkü o son gün ayrılık ve utanç günüydü. mesajı attıktan yaklaşık 2 ay sonra gecenin bir yarısı, o son mesajı okudum. nihayet yüzleşme vakti gelmişti...ve olaylar başladı.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi çokgeç -- 11 Nisan 2021; 7:37:46 >


Ç çokgeç Konu Sahibi
2 gün (570 mesaj)
gördüm ki o son gün, yol ayrımından bahsetmişim. hislerimden bahsetmişim ve galiba kabulleniş aşamasına geçeceğimi, ALLAH'ın benden muradı olduğunu ve sanki kabullenirsem kendimi olayların içinde bulacağımı ve hepsinden öte ona ihtiyacım olduğunu kabullendiğimi (bu aslında insana ihtiyaç gibi bir serzenişti, yani insanlığımı kabul ediyorum ve bir insana ihtiyacım var, ALLAH'ın beni insan olarak yaratmasını kabulleniyorum'du-ki bu çok zor, bunu kabullenmekte çok zordu-) aslında çok derin ama anlatamıyorum. yol ayrımı...o muhtemelen benimle bu yolda yürümeyi kabul etmemiş olacak ki, yollarımız ayrıldı.
ama ey ALLAH'ın kulu. Ben bu yolda senden birkaç sene tecrübeliyim. seni anlıyorum :) ve sanıyorum ki, sen de sınavdasın. Muhtemelen bu yolu kabul edeceğin şeyler yaşayacaksın, çünkü bu benim nefsimin bir isteği değildi. Bu yoldan yürümemizi ​ALLAH istemişti.
O günde insan olmayı kabullendiğim ve insana ihtiyacım olduğunu fark ettiğim bir gün yaşamışım ama bu şimdiki gibi yüksek bir idrak değildi. O ise...neyse. Ben zaten bana vekil olacak kimseyi aramıyorum. ALLAH'tan başkası da yok zaten :)) derdim eskiden olsaydı.

gelin anlatıyorum. nefesinizi tutun. işte şimdi başlıyoruz.
tam 2 küsür ay sonra o mesajları okuyorum -vay be kabullenirsem kendimi olayların içinde bulacağım demişim, kabullenip şükür makamına geçtim, daha sonra Roma kapısı açıldı diye düşünüyorum.- diğerlerini, şimdiki halimi, hepsi gözümde canlanıyor. oysa bunları yazdığım için daha sonraları utanacaktım. bu duyguyu pek anlayamazsınız kardeşlerim. biri sizi bırakıyorsa o son gün sizin utancınızdır. demek ki utanılacak bir iş yapmıştınız. ona insan olduğumu kabullendiğim kendimce müthiş bir tekliften bahsediyorum, senelerdir benim için doğru düşünülememiş cennete gitmekten, beni anlamıyor. ya ben seninle cennete gelirim demişim, cennete kalır bazı şeyler demişim. ah be arkadaş ! ben sana müthiş bir teklifle gelmişim. kur bırak beni, belki seni geçeceğim ve senin elinden tutan ben olacağım demişim...oysa tam tersi olması benim zoruma gitmezdi, ben onu şefkatimle kuşatmıştım. onun ilminin her daim benden yüksek olmasını tercih ederim ama sadece ilim yetmiyor ki ! bana vekil olmak belki senin şansın olacaktı. ben yükseleceğim çünkü...çünkü ALLAH beni bırakmaz. işte bu yüzden insanlara küskünüm. onlar bırakır, yalnızca ALLAH bırakmaz. Birde Peygamberim ve ailesi (eskiden tüm insanlara kırgındım, artık benimde Peygamberim var) :)) neyse. neyse bunları unutun, gerçekte ben zaten ondan güçlüyüm, onun böyle yapması doğal. benimde onun bu davranışlarına şefkatle yaklaşmam doğal.
Tüm bu yazdıklarımı düşünüyordum, ona dediklerimi, ona dedikten sonra şimdiki 'ben'e geçiş serüvenimi. Bir anda o hadise yaşandı...
2 ay sonra o mesajlara bakıp şimdi ile geçmiş arasında gidip gelirken, bir gün öncesinde bir işaret ver ALLAH'ım diye düşünürken, günlerdir burada da bahsettiğim celal ve hilm dengemi şaşırmışken, ne olacağım, ben kimim soruları üzerine...
o işaret geldi !
bir anda gece o mesajları okurken ve yalnızken, içeriden bir ses duydum...
şimdi başka bir şey gibi -uzaylı- anlatacağım çünkü, çünkü özel ama metafizik bir durumdan bahsetmiyorum.
içeriden bir ses geldi, ? işte dedim başlıyoruz :) böyle şeyleri daha önce de yaşadığımdan bazı vurgulanmak istenen anlarda, gariplikler yaşamışlığım var. Bu ALLAH'tan bana işaret olur. vurgulanır yaptığım iş, ki o an mesaj okuyordum. (2 ay sonra o saatte)
bu ses nedir diyerek sesin geldiği odaya gittiğimde, yuh ! bu bir uzaylı :) hemen kapıyı kapadım. kendimce güvenli bir yere geçtim ve düşünmeye başladım. Tabi o ilk an dehşetli bir korku oldu yalan yok. Hatta hani sen padişah falan diyordun ne oldu diyorum :) düşünmeye başladım, acaba namazları mı geciktirmiştim, neden başıma bu geldi ? girdiğim günahları düşündüm, sonra da anladım ki bir önceki gün işaret işaret diye sayıkladığım durumun işareti veriliyor. evimde uzaylı var ve ben ne yapacağımı bilmiyorum. bir insanın yardımına ihtiyacım var.
her zaman yaptığım gibi halıya diz çöktüm ve çaresizlik içinde hırsla ve çok üzgün bir halde düşünmeye başladım. insanlar yok ! kimse yok ! yapayalnız kaldım. insanlara ihtiyacım yok. tabi her zaman olduğu gibi anne babamı düşünüp onları da suçladım. başıma bir şey gelse hemen onları beni yalnız bıraktıkları için suçlarım ama yalnızlığı ben seçmiştim. işte insan, insanı inceliyoruz kardeşlerim. yalnız kaldığım için tüm insanları suçluyordum o an. içimde insanlara karşı inanılmaz bir öfke vardı. gün yüzüne çıkmıştı. bir önceki gün muhabbeti kesmeyi düşündüğüm kişi bana en yakın olandı, ondan yardım isteyebilirdim. bu iki yüzlülük gibi geldi sanırım, ya da bilmem. hayır dedim hayır, ALLAH'ım sadece sen ve ben varız. Benim muhabbetim böyledir Rabbim'le. Sanki Biz tek, siz hepiniz. Yumruklarımı sıktım hayal meyal, kimseye ihtiyacım yok. Kimseye ihtiyacım yok. Sen bana yetersin Rabbim. İnsanlara öylesine öfkeliydim ki onlara ihtiyacım olmasını kabullenemiyordum. Cidden kendimden beklenmeyecek bir hırsla ve aslında öfkeden gelen cesaret ile uzaylının olduğu odaya geri döndüm. Ciddi diyorum benim için önemliydi bu mevzu, daha önce uzaylı geçmişim yoktu, şehir efsanesiydi benim için. Korkunç bir öyküydü sanki. Hani belki metafizik bir varlık olması bile daha makuldu benim için. Oysa uzaylı, bu beklenmedik bir misafirdi. Odaya girip odanın ortasına kadar geçtim. Uzaylı şimdi ortaya çık (umarım çıkmazsın) sana zarar vermek istemiyorum. Düzgünce gitmelisin. hahaha :) aptal ya. birde şu halleri yok mu, beni bitiriyor. kalbi boğazında atıyor ama neymiş sana zarar vermek istemiyorummuş. işte insan kardeşlerim, insanı inceliyoruz.

sonraki mesajlarda aydınlanmanın yaşandığı o ana geleceğiz. takipte kalın.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi çokgeç -- 11 Nisan 2021; 11:49:35 >


Ç çokgeç Konu Sahibi
dün (570 mesaj)
< Resime gitmek için tıklayın >

arkadaşlar sıkı durun !
müthiş bir seri ile dönüyoruz. Ramazan ayında Kişilik İnşa Etme.
son yaşadıklarımı da anlatarak hikayeyi birleştireceğim ve adım adım nihayete yürüyeceğiz. Bu hikayeden belki herkes kendine bir pay çıkaracaktır. Şeytanlaşmış insan olmamak için çok temkinli hareket etmeli ve sürekli kendimizi sorgulamalıyız. Artık hepiniz ALLAH ın arzusu ve yardımıyla bana emanetsiniz. Çünkü görevi devraldım. Ayağınıza taş değmesin, ben artık Alemlere Rahmet olarak gönderildim. Bir insan olarak...
beklemede kalın.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi çokgeç -- 12 Nisan 2021; 10:40:59 >


Ç çokgeç Konu Sahibi
dün (570 mesaj)




Ç çokgeç Konu Sahibi
dün (570 mesaj)
Uzulmeyin. Cayinizi kahvenizi alip gelin.
Bu Ramazan en cok yalniz olanlara iyi gelecek. En iyi biz yasayacagiz Ramazanin ruhunu ! < Resime gitmek için tıklayın >





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi çokgeç -- 12 Nisan 2021; 17:54:18 >


Ç çokgeç Konu Sahibi
11 sa. önce (570 mesaj)
ben geldimm :)
dün son mesajdan sonra ailemle konuşunca o garip hal üzerimden gitti. o yüzden yine şunu yapacağız, en iyi biziz ve yaşasın yalnızlar kulübü modundan uzaklaşmış olmalıyım :)
plan şuydu,
iş yerinden eve dönerken hem biraz yalnızlık, hem kısıtlamalar: Ramazan'ın ruhunu hiç hissedemediğimi fark ettim. Bu sebeple eve dönerken kırtasiyeye uğrayıp el işi kağıdı vs. aldım. Evi süsleyeyim dedim. Öylece kaldı.
Bu kez yöntem değiştireceğiz. Hoş geldin Ramazan değil. Hoş bulduk "çokgeç" olacak. Yani hoş geldin Ramazan, 11 ayın sultanı gibi değil: Hey ben geldim ! dermiş gibi. Yani Ramazan ayı dostumuz gelmiş gibi :)
Ramazan ayını içselleştirmeye karar verdim. İki dost olacağız. İki kanka olacağız hatta. Bu yüzden Ramazan ayının ağzından kendimize yazacağız. Bunu cüzdana falan yerleştirebiliriz. Gizli mesajlar olacak.
HOŞ GELDİN KANKA Tamam bu ciddiyeti bozuyor ama çok güzel değil mi sizce de ? Dostumuz geldiğine göre artık yalnız değiliz zaten.
Daha çok planım var ama müsait olamadım.
Hem anlatacak (insan olmakla-ben kimimle alakalı) çok şey birikti, yavaş yavaş anlatılacak nasipse.
Takipte kalın.
Selametle.



DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.