|
Le trou / Delik (1960) hapishaneden kaçış filmlerinin en iyilerinden hatta belki en iyisi, izlemeyen varsa kesinlikle tavsiye ederim. https://www.imdb.com/title/tt0054407/?ref_=mv_close |
|
https://www.imdb.com/title/tt0091506 Yaşlı bir arıcı adam ve genç bir otostopçu kızın yollarının kesişmesiyle yalnızlık, geçmişle hesaplaşma, aileden kopuş ve hayatın anlamı ne üzerine düşünen bir Angelopoulos filmi. 7,5/10 https://www.imdb.com/title/tt0064276 Kazandıkları uyuşturucu parasıyla Amerika'yı boydan boya turlamaya çıkan iki motorsikletçi arkadaş üzerinden dönemin muhafazakar Amerika'sıyla özgürlükçü alternatif yaşam tarzı arasındaki çatışmayı işler. Daha iyi bir film bekliyordum. 6,5/10 |
|
https://www.imdb.com/title/tt2936180/?ref_=ext_shr Kitaptan uyarlanma ama olayları filme yayabilmek için birtakım ekleme-çıkarmaların yapıldığı bir yapım. Film Cezayirli isyancılarla Fransız askerleri arasında çatışmaların olduğu 1950'lerde geçiyor. Film Fransız yapımı olmasına rağmen başrolde Viggo Mortensen var ve İspanyol asıllı, tarafsız kalmayı tercih eden, savaşı sevmeyen, kendini eğitime öğretime adamış bir öğretmeni canlandırıyor. Filmde Western havası da var, bir yol filmi diyebiliriz sanırım. Başta ağır temposu sebebiyle geçmeyecek diyordum ama sonra işin içine duygular, fedakarlıklar vs girince yapım bir şekilde beni yakalamayı başardı. Yapım biraz ağır ilerliyor bunu bilmekte fayda var. Aile içinde izlenebilir. 7/10. https://www.imdb.com/title/tt0316356/?ref_=ext_shr Baştan sona biraz ağır bir tempoyla gidiyormuş gibi hissettiren ama akıp giden bir western yapım. Robert Duvall üstad filme iyi gitmiş. Anette Bening rolüne çok iyi yakışmış, muhteşem bir seçim olmuş. Kevin Costner burada hem oynamış hem de yönetmiş. Oyunculuğuna, karizmasına, canlandırdığı karakterle olan uyumuna laf yok. Üstüne bu filmi de yönetmiş, yönetmenlik olarak çok başarılı bir iş çıkarmış. Zira ortaya çıkan western film gerçekten geçmişin o efsanevi western filmlerini aratmıyor ve kendine ait bir aroması da var. 2000'ler sinemasının ne kadar kaliteli olduğunu gösteren yapımlardan biri olmuş film. Bu arada filmde tadında bırakılmış masum romantizm de var. İnsanı baymaz, aile içinde izlemeye engel de değil, masum ve açık diyaloglar filmde güzel bir tat bırakmış. Zaten film dostluk, sadakat, intikam gibi temaları beraber işliyor. Yapımın en önemli olaylarından aksiyon sahnelerine girmezsek olmaz. Tamam çatışma sahneleri doğası gereği bir savaş sahnesi kadar akıcı ve ekrana kilitleyici olamaz ancak Kevin Costner bu kısa ve görece sıkıcı olabilecek sahneleri bile epik sahnelere ve aksiyona çevirebilmiş. Yani olabilecek en iyi silahlı kovboy vs haydut çatışma sahnelerini çekmiş diyorum. Sadece bazı geç alınan hızlı intikamlar içimizin yağlarını eritmeye pek yetmedi maalesef. İzleyin izletin 7,5'ten 8/10. https://www.imdb.com/title/tt7294150/?ref_=ext_shr Daha önce birileri ve sonra Periah da bu film hakkında görüşlerini paylaşınca fazla beklentiye girmeden direkt listeme aldım. 1930'lar Çin ve Japon askerleri savaş halinde. 2,5 saatlik süresine ve ara ara düşen tempo sebebiyle dikkatleri ara sıra kaybettirmesine rağmen gerek savaş sahneleri ve gerekse ansızın şok edici ve ortaya çıkan beklenmedik sahnelerle dikkatleri kendine toplamayı başaran bir yapım. Hatta böyle olduğu için anlık olarak bazı sahnelerin başını kaçırma ihtimaliniz de olabiliyor, bana birkaç kez oldu en azından ama sorun değil. Ayrıca yapımın başından sonuna atmosfer olsun diye izleyiciye gösterdiği o yeşil Matrix filtresi tonları da bu filme ilginç bir şekilde gitmiş. Ortamı daha kasvetli göstermiş. (Matrix'in 1930'lar savaş simülasyonu, Çin-Japon haritası Yine ayrıca filmdeki diyalogları da sevdim. Yani normalde Çin yapımı filmlerde, Uzak Doğu filmlerinde nedendir bilmem diyaloglar biraz birbirlerinden kopuk gibi oluyor, aşırı basit oluyor. Bunun Türkçe dublajla da ilgisi yok çoğu böyle ve özellikle Uzak Doğu yapımlarında bu hep oluyor, yani sorun kaynak diyaloglarda, kültürde, kafa yapısında. Bunlara rağmen bu filmin diyaloglarında böyle kopukluk neredeyse hiç görmedim. Diyaloglar son derece doğal, normal ve hayatın akışına, askerlerin psikolojisine uygun olarak yazılmış. Ayrıca yapımdaki taşlamalar da hoşuma gitti. Asker, gazeteciyle konuşuyor, gazeteci bu savaşın acı yüzünü tüm Dünya görecek minvalinde bir şeyler diyor. Asker de madem savaşı bitirmek istiyorlar o zaman seyretmeyi bırakıp gelsinler savaşsınlar tadında bir şeyler diyor. Mesela bu diyalog benim hoşuma gitti. Güzel bir eleştiri ve askerin psikolojisini ortaya koyan güzel bir global tespit. Hakikaten de Batılı devletler orada bildiğin savaşı sinema filmi izler gibi izleyip duruyordu. Çok güzel olmuş eleştiri. IMDb puanını biraz düşük buldum, herhalde Çin yapımı diye ve Japonlar düşman olarak gösterildi diye muhtemelen ortalaması bu halde. Ancak bence Çin yapımları arasında ve Hollywood'un Dünya standartları içindeki savaş filmleriyle kapışır. Üstelik yapımda öyle koyu Çin propagandası da yok, Japonları aşağılama da yok. Hatta Japon birliklerinin bir disiplin içinde hareket ettikleri o sahneleri çok beğendim, hem ortaya izlemeye değer iyi sahneler çıkarmışlar hem de gerçekçiliği baltalamamışlar: iyi bir denge kurulmuş. Yoğun olmayan kanlı sahneleri saymazsak aile içinde izlenebilir. 8/10.https://www.imdb.com/title/tt15789038/?ref_=ext_shr Animasyonlar konusunda son izlediklerimde şanslıyım, bu da son izlediğim ve beğendiğim animasyonlardan 3.sü. Adı üstünde olan yapımda elementlerin birer insan ırkı gibi olup kişileştirildiği bir evrende geçiyor. İşte farklılıklar, yaşam tarzları, dışlanmalar, bu ayrımcılıkla başa çıkmalar ve bir de bunun üzerine binen bir aşk hikayesi anlatılıyor. Yapımda verilen mesajlar aslında epey net, alt metin diyecek kadar derinlerde değil, sonuçta Pixar animasyonlarıdan bahsediyoruz: çocuklardan, yetişkinlere, gençlere her yaşa hitap eden yapımlar. Bu animasyonu diğer Pixar işlerinden ayıran şeyse benim de daha önceden bahsettiğim gibi artık hemen her yapımda koydukları ana karakterin zorluklar veya kavgalar/tartışmalar karşısında önce bir tükenmişlik yaşayıp sonra yavaşça kendini toparlayıp ayağa kalmak mevzusu: bunda yoktu. En azından her yapımda olduğu şekliyle yoktu. Bir diğer farklılık da animasyon tarzı. Disney Pixar ismini silip atsalar bu animasyona Disney Pixar işi demezdim şahsen, gayet kaliteli bir bağımsız iş derdim. Sanat tasarımı yani karakterlerin tasarımları bana biraz yavan geldi, stilist değil fazla jenerik geldi. Sanki işin o kısmıyla pek uğraşılmamış gibi. Ama animasyonun 3D bir şekilde render'lanıp hazırlanmış ve yaratılmış o güzel grafikli atmosferinden bahsetmiyorum oraları güzel. En baştaki karakter tasarımları bana yavan geldi sadece. Bir de bu yapımda diğerlerinden farklı olarak romantizmi epey yoğun tutmuşlar. Romantizmin bu kadar yoğun olduğu başka bir animasyon yapımı hatırlamıyorum. En azından Disney ya da Dreamworks'ten hatırlamıyorum. Biraz fazla uzun tutmuşlar bazı şeyleri gibi geldi ama kötü de olmamış Klişelere, ne anlatacağı önceden tahmin edilebilir olmasına rağmen yine de kendisini keyifle izletiyor. Su elementi olan karakterin ilk baştaki saflığı, duygusallığı, absürtlüğe yol açacak kadar utangaç ama görevine aşırı bağlılığı vs koparttı Zaten bu su ailesi böyle komple duygusal ponçik bir aile olmuş. Tema müziği de bir değişikti, fena olmamış. Ya bu arada animasyonun evreni gereği biraz da şirin hava katılsın diye bu elementlerin isimleri de elementlere ve onların yakın anlamlı veya eş anlamlı sözcüklerine veya ilgili terimlere göre karakterlere isimler verilmesi güzel olmuş. Ancak bu isimlerin gerçekte biz Türkler'de insan ismi olarak kullanılıyor olması değişik hissettirdi bir de Türkçe dublaj izlediğimiz için daha da bi değişik oldu. "Tayfun'u seviyoruz." Alev, Meltem vs. Cinsiyetlere de tam uyuyor bu arada. Başta 7/10 olacak yapım diyordum ama olaylar ilerledikçe ve animasyon farklılığını gösterince puanımı 8/10 olarak belirledim. Her türlü izlenir. https://www.imdb.com/title/tt0086216/?ref_=ext_shr Burada yazıldığı, efsane isimleri barındırdığı ve ortalama iyi bir puanı olduğu için listeme almıştım ama almaz olaymışım. Film şu anda efsane kadro diyebileceğimiz oyuncuların genç hallerine ev sahipliği yapması dışında hiçbir şey sunmayan, hiçbir şey anlatmayan, tamamen vakit öldürmek üzerine kurulu bomboş bir yapım. Boş vaktinizle gidip duvar izleyin daha iyi. Çete savaşı zart zurt diyorlar ama hiçbir şey olduğu yok. Ufak bir yaralama bitti gitti. Gerisi de işsiz güçsüz, boş, serseri diyalogları. Türkiye'de yoldan çevireceğiniz bir işsiz güçsüz adam bile bunlardan daha dolu diyaloglar savurur. 3/10 o da sadece kadro hatrına. Ağır çöp. |
|
https://www.imdb.com/title/tt7737786/?ref_=ext_shr_lnk Bu tür filmlerde sevdiğim şey batı, medeniyet, vizyon diye hayran olduğumuz toplumun aslında nasıl bir barbar olduğunu göstermesi. Onun dışında filmin beğenilecek pek tarafı yoktu. Gerard Butler yerine sokaktan geçen biri oynamış sanki, yönetmen dediğin oyuncu kullanmayı bilmeli. 5/10 |
|
Dönersen Islık Çal (1992) 8/10 İşlenen konu ve farklı bir film olmasından dolayından izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.Filmi çekildiği yıla,ülkenin şartlarına ve imkanlarına göre değerlendirmek lazım. Bu film ortalama sinema seyircisine hitap etmez.Anca memleketin %10 unun anlayabileceği bir yapım.Fikret Kuşkan gibi kariyerli ve bilinen bir oyuncunun bu rolde oynaması büyük cesaret.Günümüzde onun seviyesinde ünlü bir erkek oyuncu bu rolü oynayamaz cesaret edemez.Zaten bu filmdende maddiyat olarak birşey kazandığını sanmıyorum.Diğer yan rollerde cesur ve başarılı rol oynamışlar. Bu filmi Amerika'da çeksen bir sürü ödül vs alırlardı.Ama Türkiyede sadece linç yersin.Zaten günümüzde çektirmezlerdi yasaklarlardı. Filmin senaryosunu,repliklerini,prodüksiyonununda illaki eksikler var.Ama çekilen konu ve yok denecek kadar bütçeyle böyle bir film yapmak başarıdır benim gözümde... https://www.imdb.com/title/tt0106749/ |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Brazil (1985) Gerçek insanlarla gerçek mekanlarda animasyon/çizgi film çekmişler. Bir nevi sinema sanatının sınırlarını göstermek açısından ilginç olsa da dediğim gibi yani animasyon film yapmak varken aynısını gerçek insanlarla çekeceğim diye bu kadar kasmak neden : ) yok eline yüzüne falan bulaştırmamış harbi çekmiş fakat bana biraz garip geliyor işte : ) Doğruluk payı içeren fakat oldukça abartılı ve karikatürize sunulmuş bir bürokrasi eleştirisi var . Konusuna gelirsek bu abartılı bürokrasinin merkezinde duran Bilgi Toplama Bakanlığında çalışan yetenekli ama ihtirassız bir elemanın rüyalarında gördüğü kadını araması. Öneriyorum. İlginç bir film . < Resime gitmek için tıklayın > Drop Bir randevu sırasında cep telefonu üzerinden şantaja uğrayan bir kadının santajcilarin dediklerini yapmak durumunda kaldığı bir tek mekan filmi. Klişe ve benzerlerinden ayrılan bir yönünü bulamadığım bir yapım. İnternette soluksuz izledim , gözlerimi bir saniye bile kirpmadim tarzı bir sürü yorum gördüğüm için ne diyeceğini bilemiyorum : ) Başıma birşey gelmeyecekse bence vasat bir film. Çerezlik . Bir önerim yok . < Resime gitmek için tıklayın > Savaş Alanı / BattleGround Bu Stephen King'in öykülerinden uyarlanmış bir seride yer alan dizi bölümü uzunluğunda bir film. Konusu bir kiralik katilin oyuncak fabrikası sahibi bir adamı öldürmesi ve ardından rezidansina oyuncakcidan içinde tam teşekküllü ordu kıvamında oyuncak askerlerden oluşan bir paketin gelmesi ardından olayların gelişmesi . Oldukça keyifli bir filmdir . Kiralık katil abimizin yaşadıkları pişmiş tavuğun başına gelmeyecek cinsten filmi izlerken sizde onun çektiği sıkıntıları hissedebiliyorsunuz öte yandan karakterinin hakkını vererek sonuna değin mücadelesini ortaya koyuyor . Basından sonuna değin gayet güzel kotarılmış bir Stephen King uyarlaması öneriyorum. |
|
https://www.imdb.com/title/tt13833688 Brendan Fraser'ın Oscar'ı köküne kadar hakkettiği bir performans sergilemiş. Film de güzel. 8/10 |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Predator Badlands (2025) Vizyona girdiği zaman büyük ses getiren , meşhur predatör serisinin 7. ama serilerinden bağımsız şekilde senaryoya sahip Dan Trachtenberg yönetiminde bir fantastik yapıya sahip yeni filmi Öncelikle senaryo olarak yeni birşey vadetmeyen son derece çerezlik bir film , zaten senaryo olarak yeni birşeybeklemiyorum seriden ancak , konu ve yapı larak filmin bir yol hikayesi olması ve bu uğurda başına gelen olayları izliyoruz predatörün , fakat ben iki şekilde değerlendireceğim Birincisi film 87 yapımı scwarzennegerli olan predatör filminden çok uzak çünkü ilk predatör filminde hatta predatörü predatör yapan o yaratığın gizemini oluşturan sessizliğin verdiği o gerilimi , gizeminden oluşan o yaratığın o büyüsünü tamamen öldürmüşler çünkü bu filmdepredatör bildiğin insanlaştırılmış ,hiç bu kadar konuşan acı çeken duyguları olan predatör görmeye hiç alışık değilim maalesef , her ne kadar çoğu kişi buna yeni yorum getirmiş dese de maalesef orjinallği bozmak olmuş bu kısmı beğenmedim Geçmişi ve diğer serileri unutup yeni bir film olarak değerlendirir isem film son derece çerezlik sahneleri konusu ve kurgusu zatenm çerezlik şekilde tasarlanıp dizayn edilmiş yani size baştan sona klasik bir aksiyon ve badlandsin ilginç evreni ile bir kuple enteresan izletiler ve sekanslar sunsa da filmin maalesef o evrenini daha da genişletecek , yada tam gaz sürükleten izletisi olmadığını düşünüyor ve çok açıcı olduğunu düşünmüyorum giriş iddialıydı ama gelişim kısımları diğer filmlerde ne görüyorsak o kilişenin en klasik hali gibi evet bazen klişeler iyidir izletir ama keşke biraz daha klişeden sıyrılan farklı bir içerikle yada klişelerle birlikte aşırı sürükleyici sahneleri ve kaptırıp götürten sahnelerle harmanlansaydı keşke diyorum bunlar olmadığından giriş gelişme sonuç oldukça olağan ama sıkıcı bir film dğeil sadece overrated olduğunu düşünüyorum , filmin genel dokusu gençlere hitap edilerek çekilmiş bir cgi filmi hgissiyatı veriyor bu yüzden ortalama buldum İyi yanına gelirsek çok birşey vaad etmesede başından sonuna kadar sıkmayan izleten eğlenceli vakit geçirten ama öyle anlattıkları gibi çok hype olmayan predatör orjinalliğinin dışına çıkan ama bazı enteresan aksiyon sahneleriyle ortalama güzellikte bir film fazlası değil kısaca fena değil tadında bir film 6/10 |
|
Drag me to hell - Kara büyü (2009) Kendini ciddiye almayan bir yapım. O yüzden izlemesi keyifli. Daha fazla goygoy malzemesi bekliyor insan. 10/6. |
|
https://www.imdb.com/title/tt2758880 Kış Uykusu, aile içi çatışmalar, içsel hesaplaşmalar ve Aydın karakterinin yaşadığı yerdeki insanlarla olan sınıfsal sorunları anlatıyor. Sinematografi gayet iyi ve bazen kitap okuyormuş hissi veriyor. Altın Palmiye ödülünü almış olması da önemli. Birçok izleyiciyi sıkabilir ama tavsiye ederim. |
|
https://www.imdb.com/title/tt7149730/?ref_=ext_shr_lnk Atmosfer iyi, geçtiği yer ile film iyi bütünleşiyor. Katil şaşırtan biri çıksaydı daha etkileyici olurdu. Film başından sonuna iyi akıp kendini izlettiriyor. 7.5/10 |
|
https://www.imdb.com/title/tt6921496 Cezaevinden çıkan birinin gittiği otelde, oteli işleten anne-kızı kötülüklerden koruma çabasını anlatıyor Tam netflix lik film. Oyuncu kadrosu az ve az bütçeli 1 buçuk saatlik sürenin çok büyük kısmında kayda değer birşey yok Afişe bakına aksiyon gerilim bekliyorsun Çok iyi imdb puan almış Fransızlar-Belçikalılar imdb'ye yüklenmiş olmalı ama benden 5 puan alıyor |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Eden Gölü / Eden Lake Issız göl kenarında tatil yapmak isteyen bir çiftin yolu golde bir grup hırta denk gelir ve tatilleri cehenneme dönüşür. Bu oldukça rahatsız edici bir film. Sonunda da içinize oturan , iç karartan bir yapısı var. Bunu bilerek izleyin. |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Blade Runner 2049 (2017) Ridley Scott yönetmenliğinin ilk filmi olan blade runner filminin 2049 yılı gelecekteki halini devam niteliği olan 2.filminin , Dune , Prisoners , İncendies gibi filmlerin yönetmeni olan Denis Villeneuve'nin yönettiği bir devam filmi Film klasik bir bilimkurgudan ziyade baştan aşağı bir neo-noir sci-fi kategorisinde olmasından mütevellit film bir varoluş hikaytesinin , insan ve robotlar arasındaki kendi varlığını sorgulamasını ve insan kavramını sorguamasına yönelik , düz bir bilimkurgudan ziyade daha çok sanatsal bir bilimkurgu izletisi sunma amacı güden beğenmeyen kitlenin boynundan fularının düştüğü bir film diyorum mizahsal olarak Film her ne kadar bu konular üzerine yoğunlaşsada anlatmaya çalıştığı kavramları oldukça sıradan işlemiş , izlerken hanmgi konunun nereye vardığı tam anlaşılmasa da dikkatlice izleyen bir izleyici için bile sonuç ne yaızk ki hüsran , anlatmaya çalıştığı minimal konuyu her ne kadar heyecan aksiyon tempo ve geirlim beklentisiyle izlenilmese bile ki öyle izlenilmemesi gerekmekte çünkü janrası bilimkurgudan ayrılıyor ama yine de anlatmaya çalıştığı konuyu işleyiş şekli telefonu sağ elinizle sağkulağına götürüp dinlemektense başınızın üzerinden sol kulağınıza götürüp dinlemeye çalışmak gibi , anlatılmak istenen hikayeyi daha metaforik yada daha süslü ama sadeliği bozmayacak şekilde daha çekici bir içerikle anlatmayıp oldukça sıradan ve vasat biçimde anlatmış Bununla da kalmayıp max 2 saatte anlatılacak bir konuyu 3 saatlik bir sürede fazla uzamaya sokarak filmindeki akış problemini tamamen baltalamış , 3 saat içerisinde anlatılan ve irdelenen konuarın bol içerikli ve çeşitli argümanlarla sunmak yerine sanki düz bir bilimkurgu ve vasat bilimkurghu izliyormuşçasına seyirciye sunan ama elde tutulur pekbirşey vaad etmeyen , sci-fi noirin hakkını verebilecek bir gelecekte distopik bir ortamda çarpıcı bir sonucu bulunmayan , ve bunu o dünyanın o evrenin çeşitli karakterleri üzerinden işleyip kurguyu zenginleştirmek yerine tek bir karakteri odağına alarak bunu yapmaya çalışan ama karakter üzerinden de çok fazla risk almayan sıradan bir işlenişe sahip vasatı aşamayan bir film obejktif bakılırsa , öylr bir durum ki sadece tek krakteri odağına alarak Harrison Ford , Jared Leto bile çok geri planda kalmış replicantlar ise neredeyse yok gibi olması gerekenden çok aşağıya çekilen bayık ve sondaki plot twisti bile çok zayıf kalan olduğundan fazla şekilde süre verilen anlatılan hikayeyi fazlasıyla sündürmüş hiçbir cazibesi olmayan ve kral çıplak denilmesi gereken bir yapım Filmin iyi ki izlemişim deidiğim tek yanı görselliği oldu , kesinlikle büyük ekranda izlenilirse alınan zevk artacaktır ama , şunu belirtmekte fayda var filmi aksiyon için değil sadece sci-fi yada heyecvan gerilim aramayan için bile oldukça sıradan ve filmde hiçbir tempolu olay veya dişedeğecek bbir enteresan alatımı yada büyüsü yok bunu sadece tempo heyecan aksiyon beklentisi için söylemiyorum o beklentide olanlar zaten filmi çöpe atacaklar 3 saat boyunca bunu bilerek izleyin , ama diğer yandan sanatsal bir sci-fi izlemek için bile film mallesef yeterli bir içerik yada tatmin edici bir öge sunmuyor bana göre malesef vakit kaybıydı , sadece fesanevi görselliği için veriyorum bu puanı yoksa konu kurgu hikaye gerçekten vasat daha aşağısını hakediyor Özetle son derece abartılmış , birkaç enteresan bilimkurgu sahneleri olan ilk filmden çok daha geride olan bir film 6/10 |
|
https://www.imdb.com/title/tt0120749/?ref_=ext_shr_lnk Doksanlar, Bruce ve polisiye kısmı idare ediyor filmin konusu kocaman bir boşluk ve mantık hataları var. 6/10 |
|
https://www.imdb.com/title/tt6628102 Ahlat Ağacı, diğer Nuri Bilge Ceylan filmleri gibi aile içi çatışmalar ve toplum eleştirisi içeriyor. Murat Cemcir iyi bir oyunculuk sergilemiş ama Doğu Demirkol role tam oturmamış gibi geldi bana. Farklı biri olsa belki daha iyi olabilirdi. Yine de izlerken keyif aldım. Tavsiye ederim. |
|
God bless america - 2011 Popüler kültürün ve günümüzün yozlaşmışlığını anlatmış. Anlatmak istediği olay güzel ve anlattiklari doğru da. Yalnız anlattıkları doğru demek filmi şaheser yapmıyor. Film monotonluktan kurtulamamış. Büyük beklentilere girerek izledim açıkçası ama beklentimin oldukça altında kaldı. Evet anlatılanlar çok güzel ve doğru ama sinema keyfi ve izlenebilirlik açısından eksikleri var. Başrol ve kızın oyunculuğu oldukça iyi ama film sinema olarak eksik bir film. 10/6 |
|
< Resime gitmek için tıklayın > The Conjuring: Last Rites (2025) Hollywood sinemasının korku janrasında büyük sükse yapan korku seansı serisinin 4. ve nihayet son filmi Açıkçası ben Conjuring i en korkunç film olarka milletin dilinde daldan dala dolanan ama bana göre bir o kadar gram korkutmayan film serisidir bana göre , serinin aslında en büyük özelliği korkutma amaçlı çekilen bir korku odaklı bir gerilim filmi aslında , ilk iki filmi seyircide daha çok ürpertmeye ve germeye amaçlanan seriydi , üçüncü film ise korkudan çok tamamen uzaklaşan korku ögesinin dişe dokunur şekilde harmanlanmadığı vasat bir üçüncü film vardı Bu 4.ve son filme gelirsek beklentiniz aslında şu olsun adamların kendiside hem senaristler hemde kurgu gösteriyor ki zaten üzerinde düşünülmemiş , yıllardır klasik alışılagelmiş korku ögeleri olan formülleri uygulamışlar farklı ve dğeişik yada finale yaraşır tüm tuşa basan nitelikte bir film çekmemişler Formül basit aslında bol jumpscare kullan , arada tahmin edilemeyecek şekilde korkutacak ögenin gelmesini bekleyen o gerilim anının nereden çıkacağını belli etmeden seyirciyi krkut final sahnesinede vayy deditecek bi son 15 dakika bol kaos ekle al sana mis gibi korku filmi Film bu klasik formülün hakkını veriyor ona bişey diyemeyeceğim eğer amacınız karanlık ögelerve nereden kötü ruh çıkacak belli olmayan , gece vakti açayımda iki gerileyimde kafam dağılsın diyorsanız beklentiyi fazlasıyla karşılar bir film , hakkını yemeyeyim şimdi bu klasik formülü sonuna kadar uyguluyor , bol bol jumpscare ,ürperten ve bol bol gerdiren sahneler filmde fazalsıyla hakkı vererek işlenmiş ,son 15 dakikada kaos hüküm sürüyor ve sürüklüyor ha birde tek bir sahnede gerçekten feci korktum hani kendi alanında fena olmayan üçüncü filmden daha iyi bir film ama halen ilk iki filmin gerisinde Bol bol gerilme amacıyla açılırsa izleyeni memnun edecektir ama fazlası yada finale yaraşır bir konu kurgu yok klasik ama kendi alanında fena olmayan beklenti düşük şekilde söylediğim formülde şeyler izleyip tatmin olmak isterseniz memnun eder ama fazlası dğeil , final olarka konu da bir yere bağlanıp sonlanıyor şüphesiz Filmin bence en büyük başarısı gerebilmeyi başarması , ve ürpertebilmesi , ama korkmak daha başka bir olay bazen korkutmayı başarıyor ama fazlası değil klişeler bol ama başarılıya az biraz yakın ama aşırı değil ortalama ama kötü olmayan , kurgu ve hikaye daha iyi olması gereken , klasik formülü takip edip hakkını veren ama daha fazlasını vermeyen gerilmek adına ışıklar kapatılıp izlenebilecek fena olmayan bir korku gerilim filmi sadece , serinin meraklılarının fazla beklentiye girmeden klasik beklentiler içinde internette gömülecek kadar memnuniyetsiz kalacaklarını sanmıyorum , gerilmek adına izlenebilir bir film olmuş başarılı ama fazlası değil 6.2/10 |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Accident Man (2018) 8/10 Başrolde Scoot Adkins abimiz var.Abi oynadığın yetmiyor filmin birde senaryosunu ve yapımcılığını yapıyorsun.1.5 milyon dolara çok iyi aksiyon filmi çekiyorsun. Filmde Michael Jai White da var.Karşılıklı dövüşleri çok iyiydi.Bu filmde birde Amy Johnston diye bir kadın oyuncu oynuyor.Başrolle kapışmaları iyiydi beğendim.Normalde aksiyon filmlerinde pek denk gelmeyiz.Bu kadın daha çok aksiyon dövüş filmlerinde görmeliymişiz. Filmin devamıda varmış.Onuda bu akşam izlerim muhtemelen... https://www.imdb.com/title/tt6237612/ |
Forumda paylaşıldı zannediyorum. Aztec uygarlığına ait bir zamazingoyu üfleyen kişi ile sınırlı kalmayıp, duyanları da radarına alan ölüm düdüğünün bir arkadaş grubuna yaşattıkları anlatılıyor. CGI epey var, fena değil. Tek tük saçma/bağlamsal boşluklar olsa da çerezlik fantasy horror filmi minvalinde puanım 5.5/10 oluyor. Nick Frost da hafif pasif/küçük bir rolde oynuyor.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >