|
https://m.imdb.com/title/tt35050958 Çekimleri Çanakkale tarafındaki butik bir sahil kasabasında yapıldığını öğrendiğim ve beni oldukça etkileyen bir eser. Nejat İşler ve Fatih Artman gibi adamların yer alması da izlememe neden oldu. Konu olarak, İstanbul'un keşmekeşinden kaçıp kurgusal bir yerleşim birimi olan "Evcilik" bölgesindeki küçük bir otele gelen şehirli-zengin ve evli bir çiftin orada çalışan Kınalı ve Duman lakaplı köylü çift ile aralarındaki kültürel farklılıkların cinsellik, şive ve hayat biçimleri bakımından bir noktada çatışmasını ve olayların sarpa sarpmasını konu ediyor. Bence dram ve kısmen macera türünde denilebilir. Coğrafyanın güzelliği, özellikle İşler'in doğallıkta zirve yaptığı oyunculuğu ve çıkarılacak dersler bakımından beni çok etkiledi. Ümit Ünal yönetiyor ve başarılı iş çıkarmış. Puanım 7/10 olacakken bitişteki diyalogların kalitesi ile bir tık daha artırıp son tahlilde 7.5/10 oluyor. Öykü Karayel'in tabletine ekran kilidi/şifresi koymaması bütün sorunların kaynağı. Tam bir low IQ örneği. |
|
https://m.imdb.com/title/tt0381940 Alman bilimkurgu uzay filmi. Hollywood CGI efektleri yok. 2270 yılında geçiyor ama 9mm tabanca var film o sahneye kadar iyi gidiyordu Alman yönetmen ışın tabancasını hesap edemedi galiba |
| Hocam neden konularınızda puanlama yapmıyorsunuz? |
|
https://m.imdb.com/title/tt14364480 Konuda yorum yapmayalı uzun zaman oldu; biraz pas atalım. 😄 8,5/10. https://forum.donanimhaber.com/mesaj/yonlen/162675764 |
| İmdb puanına göre değerlendiriyorum |
|
https://m.imdb.com/title/tt1194173 Bourne serisinin spin-off'u olarak aksiyonunun kalitesi birçok aksiyon filminden daha iyi ama beklentiniz büyük olmasın; gerilim ve mücadele seviyesi ekran başında tutacak kadar iyi ama ama Matt Damon'lu ana akım Bourne serisindeki kadar iyi değil. Bourne kendi hesaplaşmasını yaşarken bir yan kaçış hikayesini konu aldığı için eksik kalmış ve devamı gelecekmiş gibi hissettirircesine bitiyor. Belki de bu karakterlerin hikayesinin bir devam filmi vardır ama denk gelmedim. Hikaye gene Bourne'dan devam ediyor. Bourne'nun ana akım devam filminde bahisleri geçiyorsa bilmiyorum/hatırlamıyorum. 6/10. |
|
https://m.imdb.com/title/tt1937149 İspanyol gerilim filmi. Ters köşelerin bol olduğu harika bir film. |
|
Hepimiz öyle degerlendiriyoruz da imdb de 6.1 görünen filmi izlediniz size göre bundan daha mi iyi yoksa daha mı kötü? Sizin beğendiğiniz filmleri ben de izleyeceğim, eğer ben de beğenirsem "bu kişi ile film zevklerimiz uyuyor" derim ve beğendiğiniz filmleri ben de listeme eklerim. Bu şekilde puansiz bırakınca ne olduğu belli olmuyor ki. İmdb deki puani da açıklamayı da ben imdb ye girince goruyorum zaten. Sizin bir filmi izlemeniz benim hiç bir işime yaramaz, ama bir puan verirseniz bundan istifade edebilirim. Yanlış anlamayın ama buradaki hiç kimsenin sizin ne izlediğinizi umursadigini sanmıyorum. Herkes izlediginiz filme vereceginiz puani ve değerlendirmeyi umursuyor. Örnek olarak bu sayfanın başında Nikita yı izlemiş ve şunu yazmışsınız: "Suça bulaşmış bir kadının Fransız istihbaratı tarafından suikastçı olarak eğitilip görevlendirmesini anlatıyor Yönetmen Luc Besson. Jean Reno küçük bir rolde" Bu benim ne işime yarayacak? Film iyi mı kötü mu, izlemeye değer mi deymez mi en ufak bir bilgi yok. Sizden ricam izlediğiniz filmlere diger herkes gibi 10 üzerinde bir puan vermeniz. Böylelikle o film hakkında daha iyi karsr verebiliriz. Bu şekilde bırakmanız kimsenin işine yaramıyor. |
|
film izlemek zevk işidir. bu konu değerlendirme konusu değil konunun ismi: en son izlediğiniz filmler ve yorumlar. filmi izliyorum,burada paylaşıyorum. bazı filmlere tek cümle yazıyorum bazı filmlere paragraf dolusu yazıyorum. bazen bende burada paylaşılan filmleri izlemek istiyorum ve puana göre film izlemiyorum sinema dünyasında 8/10 9/10 10/10 filmler azınlıkta. genelde izlediğimiz filmlerinde imdb puanları 5,6 puanlık. haliyle verilen puanlar da ona göre imdb 5 puan almış ve ben filmi çok beğendim 8/10 dedim. bu benim kişisel yorumum ve eminim bu konuda aynı filmi benim puanına göre izleyecek olanların çoğu filmi benim gibi beğenmeyecek eğer bir filmi merak ettiysem konusu hoşuma gittiyse imdb puanı rezalet durumda değilse o filmi izlerim film eleştirmeni değilim ve filmlere puan vermek istemiyorum. ayrıca vereceğim puanlara göre film izlenmesine de karşıyım herkesin sinema filmi zevki farklıdır |
|
https://www.imdb.com/title/tt0115963/?ref_=ext_shr_lnk İlk yarısı filmden çok dizi bölümü gibi, sonlara doğru kıvama gelmeye ve zevk vermeye başlıyor. Robin Tunney güzelliği diye bir gerçek var. 6.5/10 |
|
https://m.imdb.com/title/tt0110632 Forumda da çok eski yıllarda çok kez paylaşılmış olan, Q. Tarantino'nun senarist/yapımcı olarak film ekibinin içinde olduğu ve psikopat rollerinin vazgeçilmez kötü adamı Woody Harrelson ile Juliette Lewis'in başrolde oynadığı, tam da 90'ların ortasına denk gelmiş fantastik/suç/macera filmi. Film oldukça kanlı bir gidişata sahip, onu baştan söylemek lazım. 2 saate yakın sürede psikopatlık ve keyfilik bazlı ne kadar türden cinayet varsa hepsi filme müdahil edilmiş şekilde işleniyor ancak işlenirken aşırı düzeyde yan efekt, flashback, o dönemin cüzi CGI'ları da kullanılarak film cinayet/psikopatlık hususuna fantazi/şov cinsinden ekrana yansıtıyor. Hoşuma giden bir tarz değil. Neyse, Harrelson zaten profiline cuk oturan bu rolü kusursuza yakın şekilde oynamış, ekürisi de öyle. Konu olarak erkek-kadın bu iki psikopatın ailevi/çocukluk dönemlerinden gelen travmalarının da etkisiyle etrafa kan saçmasını, daha doğrusu bunu yaparken şöhret sahibi olmayı hedefledikleri ve bunun için de Robert Downey Jr.'ın gençlik yıllarına tekabül ettiği muhabir rolüyle medyanın kirli yüzününün nasıl bir güzel kullanıldığı anlatılıyor. IMDB'de puanlar karışık, övüp yüceltenler de var, gömen de. Ben Tarantino etkisi ve Harrelson'un müthiş performansı ile filmdeki kanlı sahnelerin başarılı olmasının hatrına, beni konunun bağlamından koparmak suretiyle rahatsız eden çok sayıda fantazi ve sürrealizm içeren noktaların filmi gömmeme de izin vermeyerek adil şekilde 6.5/10 puan veriyorum. Herkese hitap etmeyebilir, Amerika'nın polis/emniyet teşkilatı bakımından ne kadar aciz ve salakça işler çıkardığını da anlatmasını doğru bulan/bulmayanlar da olabilir. Kafa açan bir temposu ve akan bir şiddet-medya-şöhret-akibet rotasını işleyişi bakımından çok da mantık aramadan izlenir. Necasetini çıkarmasalar filmin potansiyeli 8/10 olabilirdi. |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Sinners (2025) - 7/10 Uzun uçak yolculuğunda Türkçe seçeneği olan birkaç filmden olduğu için izledim. İyi, yeni ve sükse yapmış bir film olduğunu bilmiyordum. Verimli bir 2 saat geçirttiği için şanslıyım. Keşke kaliteli bir ortamda izlemiş olsaydım. Görsel olarak bunu hak eden bir yapım. Dönem filmi konsepti çok ilgimi çekti. İşin içine vampir olayları girince biraz modum düştü ama konusu zaten buymuş. Buraya gelince biraz mantık hataları da başlıyor. Michael B. Jordan'ın performansı başarılıydı. Müzikal ve dans sahneleri çok iyiydi.< Resime gitmek için tıklayın > Hoosiers (1986) - 7/10 2025'te, hatta 2000'li yıllarda izlediysen klişe kaçabilir ama buna takılmaksızın keyif aldım. Özellikle geçtiği dönem dolayısıyla ilgimi çekti.< Resime gitmek için tıklayın > Holland (2025) - 5/10 Nicole Kidman ve Gael Garcia Bernal oynamasa kimsenin böyle bir filmden haberi olmazdı. Ne yazık ki zorlama bir iş.< Resime gitmek için tıklayın > Evcilik (2024) - 7/10 Filmden ziyade kadro bana hitap ettiği için izledim. Başladığım andan itibaren ilgimi çekti. Mistik bir havası var ve merak uyandırıyor. Farklı kültürden iki çiftin kaynaşması, dost ve düşman olması çok doğal anlatılmış. Epey keyif aldım. Öte yandan "filmde hiçbir şey olmadı" bakış açısına da hak veriyorum. Benim için öyle değildi. Filiz ve Fırat'ın evliliği tam modern çağ ilişkisiydi. Bazen bir hikayeyi en basit şekilde anlatmak lazım. Evcilik filmi de bu basit anlatımın hakkını veriyor. Sonu hakkında da söylemek istediğim vardı ama spoiler olmasını istemedim.< Resime gitmek için tıklayın > Irréversible (2002) - 7,5/10 İzlerken rahatsız olduğum, midemin bulandığı, içime oturan filmlerden biri oldu. Oldeuboi ve Incendies'in yanına ekledim. Dramatik bir tarzı var ama hikayesi bence de dolu dolu değil. Fransız filmlerinin ilişki ve diyaloglarını pek sevemiyorum. Hikayeye değil de anlatıma odaklı bir film olarak değerlendirmek daha doğru olur. İlk sahnelerdeki yüksek tempo, karanlık ortam, sürekli dönen ve sallanan kamera müthiş rahatsız edici. Fakat filmin sondan başa doğru anlatıldığını anlayınca iş değişiyor. Marcus'un panik hali, gerginliği ve çaresizliği bu şekilde seyirciye aktarılmış. Ben zekice buldum ve yönetmenin tarzını konuşturduğunu düşündüm. Tecavüz sahnesi doğal olarak filmin önüne geçiyor. Yaklaşık 10 dakika sürüyor. Aslında filmin başındaki adam öldürme sahnesi de en az bu kadar rahatsız edici. Tecavüz sahnesinde filmi kapatmayı düşündüm. Kendime işkence ediyormuşum gibi hissettim. Yönetmen de tam olarak bunu istiyor. O çaresizliği seyirciye geçiriyor ve maalesef izleyen için dayanması zor bir hal alıyor. Filmin işleyişinde seyirci için "keşke zamanı geri alabilsek ya da bir şeyleri durdurabilsek" hissiyatı da var. Bir filmde çaresizliği, umutsuzluğu bu kadar rahatsız edici bir anlatımla izlememiştim. Yüksek puan hak eden ama "beğendiğim" demenin çok zor olduğu bir film. |
|
Artık güzel film bulmak çok zor olurken "sinners"ı deneyeyim diye düşünüyorum. 7 puan, izlemek için fena sayilmaz. 👍🏻 |
| Beklentiyi yüksek tutmamanız iyi olur. Ben uçakta Türkçe destekli bunu bulabildim, o yüzden izledim. İndikten sonra biraz araştırdım, oldukça popüler ve beğenilmiş. |
Suça bulaşmış bir kadının Fransız istihbaratı tarafından suikastçı olarak eğitilip görevlendirmesini anlatıyor
Yönetmen Luc Besson. Jean Reno küçük bir rolde
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >