|
bu site gerçekten yahudi ingiliz haberlerini yapmak için sanki ayrıca çaba sarfediyor gibi... starlink övüp övüp duruyorsunuz. starlink ilk hizmete girdiğinde de ... |
|
bu site gerçekten yahudi ingiliz haberlerini yapmak için sanki ayrıca çaba sarfediyor gibi... starlink övüp övüp duruyorsunuz. starlink ilk hizmete girdiğinde de yazmıştım! övdüğünüz şey aslında en büyük radar diye. amerika yapınca "i love you amerika i am a solcu to death" ama çin yapınca "aaaouuuu, dihtatür çayna" ! |
|
bu site gerçekten yahudi ingiliz haberlerini yapmak için sanki ayrıca çaba sarfediyor gibi... starlink övüp övüp duruyorsunuz. starlink ilk hizmete girdiğinde de yazmıştım! övdüğünüz şey aslında en büyük radar diye. amerika yapınca "i love you amerika i am a solcu to death" ama çin yapınca "aaaouuuu, dihtatür çayna" ! |
| Bizim yaptığımızı yapiyor olabilirler. ( not:uzmanlar ) |
| Sinsi Emperyalist Çin. |
|
Niye endişeleniyorsunuz kardeşim, Çin durduk yere gidip de bi ülkeye sataşmış mı, zorbalık yapmış mı? "Omo Toyvon vor" diyecekler için: Tayvan işi farklı bir konu, Çin'in bakış açısına göre orası Çin ve tekrar ülkeye katılmalı diye düşünüyorlar. Zaten kendi etniğinde olan ve kendi coğrafyasındaki bir yer. Amerika ile İran işi gibi değil yani. |
| Övmedim ki :) |
| Cin guvenilir demissin simdi uslu durmalari ABD kadsr guclu olmadiklari ve savaşi goze alamadiklari icin, guclu olsalardi ve ABD cok daha gucsuz olsaydi ABD'den daha vahsi olurlardi |
Demek ki yukarıdaki mesaj ile aşağıdaki mesaj aynı.
sakjdhnas hocam alemsin gerçekten. O değil de, bu söylediğiniz konu zaten genel olarak her ortamda savunulan şey. Yok Amerika olmasaydı veya Amerika'dan daha güçlü olsaydı Çinliler daha acımasız olurdu çünkü dinsizler veya insani değerleri yok vs. Halbuki bu durumu çürütecek delillerden bir tanesi: bura tık Bu ilkeyi benimseyen 2 ülke var, biri Çin biri de Hindistan. |
| Tabii aaaouuu diyecekler, Chinkler Türklerin tarihi düsmanı ve son derece vahsi elemanlar. Türkleri oradan bunlar dehlemisti. Su an orada bulunan Türk kalıntılarına bile soykırım uyguluyorlar. Ya Chink ol ya def0l diyorlar. Chink sevici bir Türk'ün ne ayak oldugunun araştırılmsı lazım. Muhtemelen ajandır.. Rus ve Chinklerin TR'de cok sayıda yerli propaganda elemanı var bunu da eklyeyeyim. Amerikan kötü olsa da tarihi düsman değil daha yüksek ve daha medeni.. Sadece yönetim problemi var YH'ler goyim yapmışlar yönetiyorlar ABD'yi.. |
| Dinsizlikle ilgisi yok. Irksal ve kültürel olarak ABD daha üstün. Üstünler varken neden cinlileri destekleyeyim? abd yonetimi farkli tabii ki onlari da desteklemiyorum ama bir kadro degisikligine bakar sonucta.. cinli neyse odur ve Chink eline gücü gecirsin neler olur neler... once turklerden bile baßlayabilirler bu sadece irkci bir dusunce degil elbette o kadar sig degilim ama mevcut konumlarinda bile uygurlara neler yaptiklarini biliyorsun pek sevmiyorlar.. ben o adamlara guvenmem ve desteklemem |
| Atom bombasini direkt Almanya uzerinde kullanmadilar gidip uzak bir ada ulkesi olan bir yerde kullandilar japonya teslim olmuyordu ayaklari komik herifler zaten bitmisti daha fazla savasamazlardi tamamen guc gosterisi icin. bizde boyle bir silah var seklinde gosteri yapmak amaciyla kullandilar. Ancak iste ABD yonetimi zaten cok eski yillardan beri yani belki 1800'lerin sonundan beri zionism etkisinde ABD degil onlari yoneten zionistlerle ilgili sorun var fakat cinliler gercekten de neyse odur bir cinlinin diger cinliden farkli oldugunu dusunmuyorum.. hangi cinli yonetime gelirse gelsin netice ayni olur. bu sebepten dolayi, cin ve rus sevicilik cok yanlis bir sey, bunlarin dunyaya egemen oldugu bir senaryo Turklerin gercek felaketi olur, Turkleri buralardan surerler ya da kole yaparlar seklinde dusunuyorum, Avrupa zaten Rus olur hem Turkiye hem Avrupa hepinizin sonu olur.. akli başinda bir Turk cinli ve rus desteklemez. zaten turkiyeyle ilgili sorunlardan yani dis sorunlardan biri de, Turklerin yonunun belli olmamasi, bu guvenilmez kiliyor ama cografi konum itibariyle onemli oldugu icin idare ediyorlar.. rus ve cin felakettir |
| abd nin kendisi yaptığı için korkuyor,üzerimizde stralink ler binlerce var ne oldukları belli değil,amaçları internet vermek ama başka işler için de kullanılır. |
| hatta ruslarin da yonetimi degisse yani rusya'yi yillardir yoneten o ayrilikci ve beyinsiz akil degisse, rusya da ABD gibi kurtulurdu, yani rusya da kurtulabilecek ulkelerden kesinlikle ama beyinsiz sovyet artigi elitlerin yonetiminde sefil bir konumdalar ne yazik ki.. |
| Hocam seni bayağı korkutmuşlar. 1-2 sene gidip Çin'de yaşamanı tavsiye ederim. |
| çine laf atarken spacex in yörüngeye neler koyduğundan herkes habersiz. Tek taraflı haber kaynakları güzel iş yapıyor |
|
Anlamadıkları önemli bir konu da Çin'in dünyaya, tarihe, zamana bakış açısı. Binlerce yıllık bir uygarlık devletinden (civilisation state) söz ediyoruz. Çin kısa vadede Tayvan'ı almak için savaş çıkarıp Ukrayna'ya takan Rusya gibi diğer şeyleri riske edecek bir güç değil. Tayvan'ı barışçıl şekilde tekrardan anakaradaki siyasi yönetime absorbe etmek için gerekirse on yıllarca hatta yüzyıllarca bekleyebilir. Amerikalılar sadece birkaç asırdır varoldukları için Çin'in binlerce yıla yayılan ve gök (Tian) ya da yol (Tao) gibi kavramlara odaklı bir metafizikle desteklenen kozmik genişlikte bakış açısını anlamıyorlar. Çin'in asırlar boyunca onlarca Çinli yorumcunun altına şerh veya yorum düştüğü stratejik akıl hocası Sun Tzu savaşmadan, daha doğrusu silahlar kullanılmadan, fiziksel yolla çatışmadan savaşların kazanılmasını öğütlüyor; bunu tasvip ediyor; savaşın kaçınılması ve başlamadan eldeki çeşitli araçlarla bitirilmesi gereken bir fenomen olarak okuyor. Onun için Çin İran'a gidip askeri anlamda konuşlanacak ve ABD-İsrail ile kapışacak, Sovyetler veya ABD gibi dünyanın her yerine askeri üsler kuracak, Trump'ın iddia ettiği gibi askeri yoldan Grönland'a çökmeye kalkacak bir ülke değil. Onun yerine Çin küresel bir üretim ve tedarik zinciri merkezi ve yatırım çıkış noktası olarak dünya genelinde sivil limanlar ve başka alt yapılar inşa ediyor veya bunları satın alıyor ve genişletiyor. Zaten başkalarının kendisi yerine koruduğu dünya ticaretini kontrol eder hale gelerek kendini sağlama alıyor ve bu duruma "win-win" diyor. Ticaret ve yatırımdan kazandığı için öbür ortak taraf da Çin'e yeşil ışık yakıyor. Çin'in çıkarına karşı hareket etmek böylece dünyanın işine gelmemeye başlıyor. Çin böylece istediğini almış oluyor. İdealde karşı taraf da almış oluyor; öbür taraf için en önemlisi ise Çin zaten senin iç işine, politikana, siyasi rejimine karışmam diyor, sen de bana karışmamalısın iması vererek - Çin'in yaklaşımı ve modeli bu (Tayvan meselesinde de zaten sık sık ABD veya Japonya gibi bir aktör müdahil olduğunda bu "Çin'in iç işi, karışmayın!" dediklerini görürsünüz). Ama Çin'in bu stratejisi pürüzsüz de değil çünkü özellikle Batılılar ve Çinliler arasında ve Batılıların kendi içlerinde bir sürü ticari bariyerler ve müdahaleler var; bunların bir kısmını ulusal çıkarlarını gözeterek Çinliler dikiyor ve özellikle de Batı'da düşmanlar ediniyorlar - tam tersi de söz konusu ama Çin Yönetimi ve Halkı görünürde daha soğukkanlı ve genel anlamda tepkilerinde daha kontrollü. Çin'de egemen Komünist Parti'nin ABD'nin çılgınca kötülenmesine ve bir Amerikan düşmanlığının Çin'de alıp başını gitmesine izin vermediğini çoğu kişi bilmez mesela. Bir sürü Çinli ABD'ye gider, okur, geri döner; hatta ABD'de kalıp orada değer üretimi yapar. Çin bunları engellemez. Bilakis bunları faydasına görür. ABD'nin fazla saçmalaması veya tamamen çökmesi sanılanın aksine Çin'in istediği veya işine gelen bir durum değil. Çin ABD'nin elbette stratejik hatalar yapmasını, bir dereceye kadar saçmalamasını ve olabildiğince zayıf kalmasını kendi işine geldiği için ister. Ama çökmesini istemek başka bir durum. ABD'nin küresel süper güçlüğünü muhafaza edip Çin'in birincil veya öncül süper güç olduğu bir arada yaşam (co-existence) durumu Çinlilerin en çok işlerine gelen durum - yeterince istikrarlı bir ABD'nin haydutça uğraştığı genelde kendileri de haydut olan ülkeler hariç dünya genelinde askeri üslerle belirli bir güvenlik ve istikrar dayattığını - ne kadar eleştirsek de bir Pax Americana diyebiliriz -, Trump gibi bir deli bunu dalgalandırmasa ABD'nin dünya ticareti ve ekonomisini Çin'in lehinde ister istemez koruyup istikrarlı tuttuğunu Çinli liderler görebiliyorlar; ABD'nin küresel askeri varlığı ortadan kalkarsa bu işi üstlenmek Çin'e ekstra külfet olur Çin daha çok çok taraflı ve çok aktörlü güvenlik çözümlerine yeltense bile, Trump delisi olmasa ABD bile normalde müttefikleriyle hareket ediyor. Çinliler ABD ile savaşa tutuşarak çıkarlarını gözetemezler. Savaşarak yalnızca birbirlerini bitirirler. Özellikle böyle bir savaş Komünist Parti liderliğini gereksiz şekilde tehlikeli duruma sokabilir. Oradaki Komünist Parti liderleri bunların çok iyi farkında.
https://forum.donanimhaber.com/mesaj/yonlen/163332953 Onun için paylaşan kullanıcının şahsından bağımsız yalnızca örnek olarak paylaştığım yukarıdaki linkte geçen mesajdaki gibi Çin'e ABD'ye karşı olarak askeri agresyon/saldırganlık bahşeden yorumlar - her yerde böyle onlarca, yüzlerce yorum bulunabilir - bana çok cahilce ve ABD-Batı kaynaklı ana akım medyadan akan bilinçli veya bilinçsiz kötü temellendirilmiş propaganda demetleri gibi geliyor. İnsanlar Çin hakkında okuma yapmadan, Çin'i tanımadan konuşuyorlar; önce bir ülke hakkında yorum yapmadan önce o ülkeyi biraz çalışmak gerekir: https://forum.donanimhaber.com/mesaj/yonlen/163333439 Çinliler resmi söylem olarak "Derdimiz hegemon olmak değil" derken aslında bunları anlatmaya çalışıyorlar. Bu yalnızca öylesine sıkılmış, politik güzellik olsun, ağzımızın tadı bozulmasın tadında bir laf değil bu. Çinlilerin dertleri Dünya'da birinci olmak mı, yarışın en önünde olan olmak mı? Evet, kesinlikle. Ama bu bizim antik Roma'dan temellenir şekilde klasik Batılı stereotip olarak anladığımız şekilde "hegemon olmak" değil. Çinliler yukarıda açıkladığım üzere Britanya İmparatorluğu, ABD veya Sovyetler gibi küresel askeri-ekonomik hegemon güçlerin yaptığı işe soyunmak istemiyorlar; Roma İmparatorluğu tradisyonu üzerine kurulu geleneksel cihanşümul bir askeri-ekonomik hegemon olmaya meraklı değiller. Benim "Ferguson Usturası" dediğim imparatorluk katili finansal usturayı Çinliler özellikle tahviller üzerinden önemli ölçüde ellerinde tuttukları ABD'nin kritik borç durumuna da bakarak görebiliyorlar. İskoç aydınlanmacı düşünür Adam Ferguson'un formüle ettiği Ferguson Usturası kısaca şunu der: Borç faizin savunma/askeri harcamalarını aşıyorsa küresel bir hegemon ve büyük güç olarak kalamazsın. Çinliler için bu sebeple ABD gibi küresel askeri hegemon olmaktan ziyade 1,1 trilyon dolar ticaret fazlası vermek ve GDP büyümesini %5'in üzerinde tutmak ve ekonomik güç sağlayan sivil teknoloji merkezi haline gelmek çok daha önemli. Kısaca ekonomik performansa, politik ekonomiye ve gelişime yoğunlaşan Çin kendine de zarar verecek şekilde ABD'nin tamamen batmasını istemiyor. Yalnızca ABD'yi - küresel boyutta olan Amerikan insafından kurtulabilmek için - geçmek, ABD'den sağladığı faydalar varsa bunlardan istifade etmeyi sürdürmek ve bu yollarla ABD'den zarar göremez, en azından minimal zarar görür bir pozisyona gelmek istiyor. Trump Rejimi bazında iyicene belli olan ABD'nin dengesizliği ve güven krizleri Çin'in ABD'yi yarışta geçme ve ABD'ye artık ağır basma arzusunu daha da rasyonel hale getiriyor. Çin on yıllar önce çoktandır zengin dev medeniyet statüsünden düşüp dünyanın en fakir ülkelerinden birisi haline gelmişken bakın kurucuları Mao Zedong ne demiş; modern Çin'in babası Deng Şiaoping Mao'dan belirli açılardan çok ayrı düşmesine rağmen aynı vizyonu onaylıyordu: < Resime gitmek için tıklayın > Mao diyor ki, biz ancak 50-75 yıl içerisinde "ABD'ye yetişip geçtiğimizde rahat bir nefes alabiliriz". Ve Mao'nun 5 yıllık kalkınma planlarını baz alarak tahmin ettiği sürede Çin ABD'ye yetişiyor ve birçok alanda geçiyor. :D |
|
Bence aşırı düşünme/aşırı yorum hatasına düşüyorsunuzç.Ayrıca Çin'e bazı olağanüstü özellikler yükleme çabanız bir akılcı insanın değil algı üzerine bilim kurduğunu iddia edenlerin yapacağı türden bir hareket. Bunu sık sık İran içinde yapıyorlar ve üzgünüm ancak düzgün yazım tarzınız dışında Türkiye'de 5000 yıllık devlet aklı söyleminden çok farklı değil. Çin'in Tayvan'a saldırmamasının 5000 yıllık devlet aklından çok daha mantıklı gerekçeleri vardır. Herşeyden önce Çin'in sınırlarının aşırı yakınlarında birkaç Tayvan adası bulunmakta, bu adalar kömünistler iç savaşı kazanırken Tayvan'a yönelik saldırı öncesinde hızlı bir operasyonla süpürülmek istendi. Fakat Tayvan'a kaçmış milliyetçi Çinliler burada o kadar iyi bir savunma yapmış ve Çin komunist ordusuna oldukça büyük bir bozgun yaşatmıştır ki ABD gibi ülkeler milliyetçi Çinlilere kestikleri desateği tekrar vermiş ve Çin bu acı deneyimin ardında süttan ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yemesi gibi Tayvan'a saldırmanın büyük olasılıkla bir felaket olabileceğinin ayırdına varmıştır. İkinci olarak Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması Rusların aptallığı olmadığı gibi Çin'in de Tayvan'a saldırmaması Çin'in 100 yıllık aşırı zeki planlarından kaynaklanmıyor. Öncelikle Ukrayna Asya'dan çıkıp Avrupa içlerine kadar giden geniş düz toprakların uzantısıdır. Rusya ile Ukrayna'yı birbirinden ayıran doğal bir engel, fiziki bir sınır yoktur. Ayrıca Rusya'nın saldırdığı Ukrayna günümüzde pekçok Sovyet sonrası ülke gibi tam olarak devlet olma vasfına ulaşamamış özellikle silahlı güçleri aşırı derecede zayıf ve geçmiş deneyimlerden ötürü kolayca yıkılacak izlenimi veren bir devletti. Tayvan ise kurulduğu andan itibarem militer bir devlet ve batı destekli çok güçlü bir ordusu var. Çin ile arasında kocaman bir deniz ve Tayvan anakarasının heryerine çıkartma yapılmasını engelleyecek fiziki coğrafyası sonucu işgal edilmesi intiharla eşdeğer bir ada. Tayvan'ın etrafının ABD üsleri ile çevrili olduğunu ve Çin'în tarihi rakibi Japonya'nın da Tayvan'ın çok yakınında adaları olduğu gerçeğini gözardı etmemek gerekiyor. Sözün özü 5000 yıllık devlet aklı, kadim kültür vb vb gibi algılar kulağımıza hoş gelse de gerçek bu öykülere göre çok daha kuru ve fiziki nedenlerle şekillenir. Dolayısıyla bu tarz anlatılara inanmak ilk düğmenin yanlış ilişklenmesi gibi buradan yola çıkarak pekçok farklı düşüncenizin de yanlış olmasına yol açacaktır. |
Güneş Enerjisi Uyduları, Elektronik Harp İçin de Kullanılabilir
Çinli araştırmacılar tarafından yayımlanan bu çalışma, ülkenin uzay tabanlı güneş enerjisi projesinin yeniden tasarlanan mimarisine odaklanıyor. Xidian Üniversitesi’nden Profesör Duan Baoyan liderliğinde yürütülen araştırmaya göre, bu sistem yalnızca enerji iletmekle kalmayıp iletişim, navigasyon, keşif ve elektronik harp gibi alanlarda da kullanılabilecek çok amaçlı bir platforma dönüşebilir. Bu da projeyi klasik bir enerji altyapısından çıkarıp, çift kullanımlı stratejik bir teknoloji hâline getiriyor.
Bu sistemin merkezinde, son derece dar ve hassas şekilde yönlendirilebilen mikrodalga ışınları bulunuyor. Normal şartlarda bu ışınlar, yörüngedeki güneş panellerinde üretilen enerjiyi Dünya’daki alıcı istasyonlara aktarmak için kullanılıyor. Ancak aynı teknoloji, teorik olarak belirli bir bölgedeki iletişim sinyallerini bastırmak (jam etmek) ya da güvenli iletişim kanalları oluşturmak için de adapte edilebilir. Araştırmacılar, bu tür bir ışın yönlendirme kabiliyetinin, özellikle modern savaş ortamlarında kritik öneme sahip olan elektronik harp sistemlerine yeni bir boyut kazandırabileceğine dikkat çekiyor.
Ayrıca Bkz.Eşsiz görüntüler: Ay’dan “Dünya’nın Batışı” ve Güneş tutulması kaydedildi
Aslında uzayda "güneş uyduları" kurmayı planlayan sadece Çin değil.. ABD’de NASA da uzun süredir benzer bir proje üzerinde çalışıyor. Bu sistem de tıpkı Çin'inki gibi, büyük ölçekli ve modüler güneş paneli ağları üzerinden enerji toplamayı ve bunu Dünya’ya iletmeyi hedefliyor. 2023 yılında Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü tarafından uzaya gönderilen Space Solar Power Demonstrator ise bu alandaki ilk pratik testlerden biri olarak karşımızda duruyor. Avrupa cephesinde ise Avrupa Uzay Ajansı’nın “SOLARIS” girişimi, uzaydan sürekli yenilenebilir enerji sağlanıp sağlanamayacağını araştırıyor.
Öte yandan uzay tabanlı bu güneş enerjisi sistemleri, şimdiik gerçeğe dönüşmekten uzak. Kilometrelerce genişliğinde yapıların yörüngede inşa edilmesi, enerjinin on binlerce kilometre uzağa güvenli ve verimli şekilde iletilmesi ve mikrodalga ışınlarının hassas kontrolü gibi konular, henüz tam anlamıyla çözülmüş değil. Özellikle ışınların güvenliği ve yanlış kullanım ihtimali, bu teknolojinin en tartışmalı yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak Çin'de yürütülen bu çalışma, bu uyduların gelecekteki çift amaçlı kullanıımına dair önemli bir uyarı olarak dikkat çekiyor.
Kaynak:https://interestingengineering.com/space/chinas-space-solar-power-station-hints-military-use
Haberi Portalda Gör