Okuduğun kitaplar sana halktan tiksinmeyi öğrettiyse, ya yanlış kitapları okumuş ya da okuduklarını hiç anlamamışsın. Eğer IQ ortalaması düşük dediğin insanlara bir şeyler anlatmaktan acizsen, bu onların değil, senin entelektüel yetersizliğindir. Gerçek aydın, karanlıktan şikayet etmeyi bırakıp bir mum yakan kişidir. Sokrates'in meşhur "Tek bildiğim, hiçbir şey bilmediğimdir" sözünü de yanlış anlamışsın. O, bilginin sonsuzluğu karşısındaki alçak gönüllülükten bahsederken sen üçbeş kitap okuyup her şeyi çözdüğünü sananların kibrine kapılmışsın. Dolayisiyla senin bu halktan tiksinmek okumalarin, denizi görmek için dağa tırmanıp sonra da "her yer kaya, hiç sevmedim" demeye benzemiş. Oysa sorun manzarada değil, kendi bakış açında. |
| Belki de maaş alıyordur hocam, bilemeyiz. |
|
Birincisi, asla yanlış kitapları okumadım. Eğer Albert Camus, Jean-Jacques Rousseau, Voltaire, Sadık Hidayet, Tolstoy, Gorki, Hermann Hesse, Cioran, Erich From, John Stuart Mill yanlışsa bence yeryüzünde doğru yoktur. İkincisi, bir şeyler anlatmaktan aciz olan insan olsam bir şeyler anlatmaya dayalı bir mesleği yapmam. Bilakis anlatmayı, öğrenmeyi ve öğretmeyi severim. Ancak görmeyi reddeden birine bir şeyler anlatmak istememek, benim için fazlasıyla haklı bir gerekçe. Bu ne sizi ne de başkasını ilgilendirir, kimseden nasihat dinlemeye, ders almaya ihtiyacım yok. Tanımadığı bir insana aciz demek, sen diliyle konuşmak saygısızlığın dik âlâsıdır ve bu sözleri aynen iade ediyorum. Üçüncüsü, bakış açımı bir genelleme yaparak yorumladım. Kalkıp da bundan Sokrates'in meşhur sözü üzerinden ad hominem yapmak ve tahakkümde bulunmak asıl cehalettir. Bir iki tane tumturaklı söz yazıp hiçbir temellendirme yapmadan bana, toplumdan uzak ve kibirli benzetmesi yapmanız hem etik değil hem de fazlasıyla tek taraflı bir tutum. Uzun uzun yazıp kendini ifade edecek enerjiyi de motivasyonu da kendimde göremiyorum, hele hele böyle bir yoruma asla yapmam ama Jean-Jacques Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi'ni okurken altını çizdiğim satırları, görüşümü kısa da olsa izah etmek için aynen paylaşıyorum: “Devlet kendini birisine satmışsa, o kimsenin sırası gelince devleti satmaması ve güçlülerin kendisinden çektikleri paraları güçsüzlerden çıkarmaması pek olacak şey değildir. Böyle bir yönetimde her şey er geç parayla satılmaya başlar ve kralların yönetimi altında dirlik düzenlik, saltanat aralarındaki kargaşalıklardan beter olur.” “Monarşi yönetimini cumhuriyet yönetiminden her zaman aşağı durumda tutan en önemli ve kaçınılmaz eksiklik şudur: Cumhuriyet yönetiminde halk oyu hemen her zaman yalnız aydın ve yetenekli kişileri yüksek görevlere getirir; bunlar görevlerini onurla yaparlar. Oysa monarşilerde yüksek görevlere erişenler, çoğu kez birtakım insan taslakları, düzenbaz, entrikacı, aşağılık kimselerdir.” “Bir kalabalığı boyunduruk altına almakla, bir toplumu yönetmek arasında her zaman bir ayrım olacaktır. Dağınık yaşayan insanların sayıları ne olursa olsun, birbiri ardınca bir kişinin buyruğu altına girdikleri zaman, bence artık ortada bir ulusla başkanı değil, bir efendi ile köleleri vardır. Bu belki bir topluluktur, ama hiçbir zaman toplum sayılamaz.” |
|
Verdiğin uzun cevabın özeti şu: “okuduğum yazarlar büyük, bu yüzden haklıyım.” Oysa sorun okuduğun yazarların kim olduğu değil, o büyük düşünürlerin eserlerinden halktan tiksinme gibi sığ bir sonuça varman. Rousseau'yu, Tolstoy'u okuyup da vardığın yer buysa, o kitapları kelime yığını olarak okumuş, ruhunu hiç anlamamışsın demektir. Bana aciz dedin diye de kişiselleştiriyorsun. Oysa ben senin şahsına değil, eğer anlatamıyorsan bu senin yetersizliğindir diyerek eylemine ve sonucuna odaklandım. En trajikomik kısım ise Rousseau'dan yaptığın alıntılar. Biz burada senin halktan tiksinme üzerine kurulu bireysel bakış açını konuşurken, sen konuyu monarşi ve cumhuriyet yönetimine getiriyorsun. Bu, tezi çürüyen bir öğrencinin, bildiği bütün formülleri ilgisizce tahtaya yazarak zaman kazanma çabasından farksız. Uzun lafın kısası: Ne okuduğun yazarlar, ne de yaptığın uzun alıntılar, bilgiyi kibir ve tiksinti aracına dönüştürme hatanı gizleyemiyor. |
| cevap vermeye çalıştığın kişi chatgpt'ye yazdırıp sonra buraya yazıyor. hiç bir bilgisi yok muhtemelen konuyu yazıp nasıl cevap veririm vs soruyor chatgpt ne yazarsa onu yazıyor. |
| Evet hocam, maalesef ben de fark ettim durumu. Yazı dilinden, imla hatalarından belli oluyor. Mantıklı bir açıklama, sağlıklı bir iletişim dili olsaydı belki dikkate alırdım ama beyhude bir çaba vermeyeceğim. Tam da ülke için yapmış olduğum eleştirilerin timsali oldu, asla bir derine inme olmadan kitap kapağına göre konuşup hiçbir şey anlatmadı. Uyarınız ve nezaketiniz için size ayrıca teşekkür ederim. |
| Vay be, çözdünüz demek. Evet, her gece çat çiğ bite bağlanıp, Yarın forumda argümanı bitenlere ne yazsam diye soruyorum. O da bana sizin gibilerin ezberlerini nasıl yüzüne vuracağımı anlatıyor. Mantık karşısında kibrinizin buharlaşmasını istemiyorsanız, size de tavsiye ederim. Faydalı olduğu ortada, görüyorsunuz. |
| Dostum Ahiret ihalesini Google alırsa Kuantum PC ler ile bu sorun ortadan kalkacak. Aynı anda 1 milyar insan helalleşebilecek. |
| Her konuda cevap yazan tiplere cevap vermeyin görevleri gereği anlamazlar engelleyin gecin kendi kendilerine yazıp dursunlar |
< Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
Bu mesajda bahsedilenler: @TurkTechnology