1. sayfa
| Bu ne saçmalık ya şimdi boş boş işlerle uğraşıyor Avrupa geride kaldıkları için yapabildikleri bi bunlar kaldı |
| En başından beri olması gerekiyordu. Gemini belli-belirsiz logo koyuyor ancak bu logo kaldırılabiliyor galiba. Artık bir internet efsanesi olan Ölü İnternet Teorisi hiç olmadığı kadar yakın görünüyor. Ortalık yapay içerik dolmaya başladı. Maaşlı-gönüllü trolleri saymıyoruz bile... |
Allah AB + ABD yi başımızdan eksik etmesin.. |
| Çok iyi oldu artık yapay zeka ile içerik yapan tüm yayıncıları engellerim bir daha karşıma videoları çıkmaz. |
| Haber sitelerinin AI görsel üretmesi yasaklanmalı. Olay yerinden değil AI dan mantık hatası dolu "sahte" fotoğraflar. |
| en başlarda belli oluyordu ama bazen gerçek mi değil mi anlayamadıklarımız olabiliyor. o yüzden çok doğru bi karar |
ee banane avrupa birliğinden |
| Yani sahte AI videolarını gerçekmiş gibi sunup seni keriz yerine koymalarını engellemeyi boş iş olarak mı niteliyorsun? |
|
Avrupa'nın geride kalışı çok abartılıyor yalnız. Evet, geleceğe dönük olan birçok kritik sektörde şu an Çin'den darbe yiyorlar ama dünyada hala Avrupalıların en iyisini ürettiği ve Çinlilerin dahi aldığı, dünyanın fabrikası ekonomilerinin bel kemiğinde bulunan ürün ve servisler mevcut. Avrupa hala yüksek katma değerli niş meta üretiminde bir dünya lideri. Endüstriyel üretim ekipmanları ve makineleri, yarı iletken üretim teknolojileri, ölçüm ve test cihazları, endüstriyel yazılımlar ve çözümler, ilaç ve biyoteknoloji, özel makineler, lüks tüketim malları hala ve muhtemelen gelecekte de Avrupa'nın borusun öttüğü ve öteceği vazgeçilmez sahalar. Çin bunlara değişen başarı seviyelerinde meydan okuyor ve özellikle yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlar gibi geleceğin sektörlerinde kendi norm koyma gücünü hızla arttırıyor ama yaşlı kıta Avrupa boş bir güç değil. Çin aradaki farkı hızla kapatsa da ve bazı konularda öne çıksa da gezegende insani ve kültürel olarak hala en gelişmiş kıta açık ara farkla Avrupa'dır. Avrupa'nın Çin veya ABD gibi güçler karşısında sıkıntısı politik ve etnik ve dini olarak çok fragment olması, nüfusunun hızlı yaşlanması ve enerji kaynağı yoksunluğu. Avrupa tarihsel olarak boş olamaz zaten, bildiğimiz modern dünyayı Avrupa icat etti, Avrupa olmasa ne günümüz ABD'si, ne de günümüz Çin'i söz konusu olurdu (ABD yükselene kadar erken modernite devrinde gezegenin hakimi olan kıta). Avrupa'yı da Roma-Bizans icat etti (Antik Yunan, Akdeniz ve Yakındoğu'dan temellenmiş bulunan Antik ve Ortaçağ'ın en zengin ve güçlü devletlerinden birisi). Çinliler ve hatta Amerikalılarda bazen Avrupa'yı hafife alma durumları görüyorum; bu majör bir hatadır. Onlar bile ne kadar "Avrupalı" olduklarının hakkını teslim edemiyorlar ya da etmek işlerine gelmiyor. Bugün Çin'in dış siyaset retoriğine ve dış siyaset mantığına bakın; Lao Tzu ve Sun Tzu gibi düşünürlerle temsil olunan geleneksel Çin düşüncesi ile Avrupa Vestfalya Sistemi ve Avrupa Ulus-Devlet modelinin bir sentezidir. Çin'in hakim partisinin ideolojisi ve ana şablonu Avrupa'ya dayanır. Pek çok modern Çin düşüncesi kaynağını geleneksel Çin düşüncesinde olduğu kadar Avrupa'da da bulur - genelde bunların eleştirel veya pragmatik bir sentezidir. Günümüzde Avrupalılar Antik Yunan İzonomisi ve Antik Atina Demokrasisi'nden ve Roma-Cermen kurumlarından süzülüp gelmiş ve aydınlanmacılar ile dönüşümler ve devrimler çağında öne çıkarılmış şekilde Avrupa = Popüler Liberal Demokrasi şeklinde bir uygarlık veya kültür yorumuna sahip oldukları için onlar bile Çin'in aslında ne kadar Avrupalı olduğunu algılayamayabiliyorlar. Algılayabilseler belki Batılılar bu kadar Çin-fobik de olmayacaklar. Dünya tarihi ve medeniyetler öyle homojen kültür bloklarından oluşmuyor. Herkes herkesten bir şeyler alıp bir şeyler veriyor. Eğer Avrupa'nın barutu, pusulayı, sismografı, kağıt parayı ve daha başka bir sürü metayı icat etmiş Çin'den gene bir şeyler alma zamanı geldiyse Avrupa Çin'den alabilir. Çin de zaten işine geldiği ölçüde tonla almış. Birçok açıdan "Avrupalı" olmuş. Zaten Roma-Bizans'ın izdüşümü üzerinde duran ve birçok açıdan Yakındoğulu Müslüman versiyonu gibi görülebilecek Osmanlı'nın modernleşme ve Avrupalılaşma macerasından bu yana biz de çok farklı değiliz ki. Bugün Suudi Arabistan'a gidip Osmanlı'yı sorun. Size Osmanlı'dan bile bahsederken "Rumi", bir nevi Avrupalı diyecekler (kendilerine Rumi diyen Osmanlılar ve onları Rumi gören diğer Müslümanlar kadar Avrupalılar da Ortaçağlar boyunca kendilerine "Romalı" demeye devam etmişlerdir; coğrafya ve tarihsel süreçler ve etkileşimler bizi de kaçınılmaz olarak "Avrupalı" kıldı, muhtemelen Çinlilerden bile daha çok.) :) Neyse, konu dağılmasın. Avrupalılar Çinlileri kopyalasınlar demiyorum. Kendi şartlarında, kendi üsluplarında, kendi ihtiyaçlarına ve hedeflerine göre Çinlilerde keşfettiklerini yeniden üretebilirler, ki Çinliler ve dünyanın geri kalanı zaten gereksiz biçimde küçümsediğiniz yaşlı kıtadan bolca almış ve hala da alıyor. Efesli hemşehrimiz Herakleitos eşyanın gerçekliğinin doğasından bahsederken ne güzel der; "Asla Batmayandan Nasıl Kaçabilirsin?" İnsanoğlunun evrimsel olarak nazlı ve şımarık fertleri kültürlerarası etkileşimleri ve çok kültürlülüğü inkar edip istedikleri sosyal veya kültürel kaprisi sergileyebilir; tarihsel, kurumsal ve yapısal olguların ne olduğu bellidir. Hiçbir inkar, hiçbir küçümseme, hiçbir çarpıtma, hiçbir yapıbozum, hiçbir yok sayma Güneş'i örtemez. Güneş'i küçümseyip Güneş kremini sürmezsen yanarsın. Öyle Avrupa'yı yok sayma gibi lüks yok. Avrupa pratik olarak dünyada ciddi özgül ağırlığı bulunan bir güç merkezi, metafizik olarak ise hemen hemen "her yerde". Roma lejyonlarının, İspanyol fatihlerin, Britanya gemilerinin, Portekiz kaşiflerin, misyonerlerden tutun tacir ve ideologlarının ve çift-çok kültürlü bireylerin girdiği her yerde. Avrupa çoktan Osmanlı'nın anahtarını teslim almıştı; Osmanlı'nın bundan haberi yoktu, Avrupa ile baş edeyim diye çaresiz biçimde daha fazla Avrupalı olmaya çalışıyordu, sonunda kurmaktan başka çaresinin olmadığı Düyun-ı Umumiye aracılığıyla maliye ve ekonomisini ciddi ölçüde Avrupa'ya teslim etmişti :) Hala Avrupa ve Türkiye ilişkilerinin kritik ekonomik, ticari ve teknolojik boyutunda açık ara farkla ağır basan taraf Avrupa'dır. Katma değerli üretimde asırlar süren bağımlılık sonrası üç beş savunma sanayi karşılaştırmalı fayda üstünlüğü gösterip onlara satış yapabiliyor diye seviniyoruz. Onlarca yerel habere gururla konu yapıyoruz. Ama tutup gene belirleyici bir savaş uçağı ana platformunu - Eurofighter Typhoon - gene onlardan alıyoruz; iyi mi? :D Evet, Latin harfleriyle "Forum" isimli Batı icadı bir sanal mecra altyapısında Avrupa'yı ancak normatif bir güç olmaya indirgeyen görüşünüzü savunmaya devam edecek cevabınızı merakla bekliyorum ama bu saatten sonra ne deseniz boş kalır. :) En basitinden şöyle düşünün; az önce Avrupa'da icat edilmiş sistematik ve mantıksal bir entelektüellik usulüyle ve çoğu Avrupai kökenli terimlerle efektif şekilde Avrupa'nın yalnızca geri kalmış normatif bir güç olduğu iddiasındaki indirgemeci argümanınıza cevap verdim. :) Daha önce de çok kez söylediğim gibi "iflah olmaz biçimde Avrupalıyım", modern Batı formatında eğitim almış, modern Batı'ya biraz maruz kalmış herkes aşağı yukarı öyle. Bu kaçabileceğiniz bir şey değil. İster liberal, ister Marksist, ister İslamcı, ister milliyetçi, ister post-modern olun. Bir mağarada doğup büyümediğiniz sürece kaçamıyorsunuz. :) Bunların hepsinin farkında olmak bir bilinçtir. Yapısal bir tarih farkındalığıdır. Bu bir tarafa. Üstüne sizinki gibi bariz güncel ekonomik ve teknolojik durumların ve gerçeklerin hiç farkında olmamak bir tarafa. Avrupa otomotivine kan kusturan Çinliler bile sanırım Avrupa hakkında bu kadar iddialı konuş(a)mazdı. Komünist Parti tarafından yönetilen ve bu kadar gelenekçi-Çin merkezci geçinen onlar bile Marx'ın yani elin Avrupalısının doğum yıl dönümünü kutluyor. :D Komünizm dediğin ideoloji ve akım zaten Avrupa'dan çıkma. :D |
|
Kendi ülkesinin ordusu "Eurofighter Typhoon" diye savaş uçağı partisi aldı ve onu kullanacak. Ama sorarsan Avrupa ancak normatif hokkabazlık yapabiliyor çünkü her konuda geri kaldı. Şaka bu kadar... Ya insan bir dönüp kendine bakar, onlar hadi böyle ise ben neyim diye? Değil mi? Avrupa iyi ki de akli çerçevede normatif ukalalıklar yapıyor. Kurumsal bilimi ve teknolojiyi yerleştirip Roma'dan temellen bir hukuki dünya anlayışını herkese zorlama ve düzensizliğe bir standart getirme ihtiyacında Avrupa olmasa bugün dünya olduğundan çok daha kötü bir yer olacaktı; haberleri yok, konuşuyorlar. Tamam, işin - sanki başkaları yapmamış gibi - tarihsel bir emperyalizm bir boyutu var ve ona karşı hasetler. Bu anlaşılabilir. Ama insan biraz daha geniş çerçeveden, kurumsal ve kültürel tarih açısından, bilim ve teknoloji tarihinden, uygarlıklar tarihinden de bakmalı. Avrupa'yı sadece çalıp çırparak büyümüş veya özellikle günümüzde Çin karşısında hiçbir şey üretmeyen geri bir kıta addetmek son derece sığ ve indirgemeci yaklaşımlar. İnanılmaz büyük bir çarpıtma. Fevkalade yanlış bir dünya okuması. Tekrar paylaşalım; ayrı ve net şekilde görülsün:
|
| LLamaIndex bile International/Europe ayrımı getirmiş. Katı yaptırımlar sunmuş olsalar gerek. |
| Bekledim bir süre cevap versin diye ama vermedi! Sanırım saçma sapan konuştuğunun farkına vardı. Bazı gençlerde ben anlamsız bir Avrupa düşmanlığı gözlüyorum. hadi ABD'ye düşmanlığı bir nebze anlarım ama AB'nin çevre, ekoloji, insan hakları, güvenlik vb. gibi alt başlıklarda yaptıklarının değerini sırf bu kör düşmanlık yüzünden anlamamak ciddi bir bilişsel zaaf gibi görünüyor gözüme. |
| bizde de anca 10 yıl sonra böyle bir düzenleme yapılır |
1. sayfa
Bugün itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında, Avrupa Birliği sınırları içinde faaliyet gösteren şirketler, yapay zekâ tarafından oluşturulan ya da önemli ölçüde AI desteğiyle hazırlanan içerikleri açık şekilde etiketlemek zorunda olacak. Avrupa Birliği'nin kademeli olarak yürürlüğe giren Yapay Zeka Yasası'nın (AI Act) bir parçası olan bu kurallar, kullanıcıların karşılarına çıkan bir metnin, görselin, videonun ya da ses kaydının gerçek mi yoksa yapay olarak mı üretildiğini ilk bakışta anlayabilmesini hedefliyor. Kurallara uymayan şirketleri ise ciddi para cezaları bekliyor.
Bu düzenlemenin odağında şirketler olsa da bireysel kullanıcı düzeyinde de bu kuralların yansımalarını görmemiz bekleniyor. Neticede bu içerikleri üretmek için kullandıkları araçlardan şirketler sorumlu ve onlara getirilen sınırlamalar kullanıcı kitlesine de yansıyacaktır.
Yeni Kurallar Sadece Görselleri Kapsamıyor
Yeni kurallar yalnızca deepfake videoları kapsamıyor. Metin, görsel, ses kaydı ve videolar dâhil olmak üzere yapay zekâ tarafından üretilen ya da anlamlı ölçüde manipüle edilen tüm içeriklerin uygun şekilde etiketlenmesi gerekiyor. Bunun için şirketler dijital filigranlar (watermark), meta veri işaretleri veya benzeri teknik çözümler kullanabilecek. Amaç, hem kullanıcıların hem de farklı platformların bu içerikleri kolayca tespit edebilmesi.
Düzenleme ayrıca kullanıcıların bir yapay zekâ sistemiyle etkileşim kurduklarının da açık şekilde belirtilmesini şart koşuyor. Örneğin sohbet botlarının kendilerini insan gibi göstermesi yerine, karşı tarafın bir yapay zekâ olduğunu açıkça bildirmesi gerekecek.
Ayrıca Bkz.IBM'den kritik uyarı: Yapay zekâ saldırıları giderek daha yıkıcı hâle geliyor
İnsan Denetimi Olmayan Haber Metinleri de Etiketlenecek
Yeni kuralların dikkat çeken maddelerinden biri de kamu yararını ilgilendiren metinlerle ilgili. Eğer toplumu bilgilendirmeyi amaçlayan bir metin tamamen yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve herhangi bir editoryal insan denetiminden geçmemişse, bunun da açık şekilde belirtilmesi gerekecek.
Bunun yanında, duygu tanıma (emotion recognition) ve biyometrik sınıflandırma yapan yapay zekâ sistemleriyle karşı karşıya kalan kişilerin de bu konuda bilgilendirilmesi zorunlu hale geliyor. Böylece kullanıcıların yalnızca içeriklerin değil, kendileri hakkında çalışan yapay zekâ sistemlerinin de farkında olması amaçlanıyor.
TikTok, Meta, X gibi şirketler bir süredir bu yönde adımlar atıyor olsa da şu anda uygulanan etiketleme uygulamalarının yeterli olmadığı açıkça görülüyor. Avrupa Birliği'nde yürürlüğe giren bu düzenleme ve benzerleri, bu şirketleri ciddi yaptırımlarla karşı karşıya bırakabileceği için onların da bu işi daha ciddiye alması için güçlü bir motivasyon olacaktır.
Kaynak:https://www.euronews.com/my-europe/2026/08/02/ai-generated-label-becomes-mandatory-in-the-eu-for-companies
Haberi Portalda Gör