Kullanıcı Adı:
Şifre:
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir, 1 mobil kullanıcı
85
Cevap
0
Tıklama
51
Öne Çıkarma
Cevap: ATATÜRKÜN Fransızca Konuşması (5. sayfa)

M
MRTFR
6 gün (3241 mesaj)
Bizzat Fransızca'dan çeviri yapmışlığı var. Kültürlü adamdı rahmetli.




L
Long Nightt
6 gün (80 mesaj)
Bugün hiç dil bilmeyen bir harbiyeli gösterebilir misiniz?Atatürk'te bir harbiyeliydi.O dönem yani 20.yüzyılın başlarında dahası 19.yüzyıl boyunca Osmanlıda yabancı dil bakımından fransızca daha yaygındı.Bunun nedeni de 1789 Fransız ihtilaliydi.Osmanlı aydınları Fransız İhtilalinin getirdiği yeni fikir akımlarını doğrudan tanımak ve bilmek için Fransızcaya ayrı bir özen göstermişlerdi.Dahası III.Selim döneminde de Napolyonun Mısıra saldırmasına kadar Osmanlıda Fransızlara ve Fransaya karşı özel bir ilgi hep olagelmiştir.Osmanlının zaten ilk geçici elçilik açtığı ülke Fransa olmuştur.Bunun sonucunda da Osmanlıda Fransızca diğer ecnebi dillerine göre daha yaygındı.

Aynen bugün Dünya genelinde İngilizce nasıl öğreniliyor ve konuşuluyorsa o dönem ki Osmanlı da Fransızca,günümüz 'ingilizcesi' kadar önemliydi.Atatürk'te bundan dolayı okul hayatında Fransızcayı öğrenmeye heves etmiş ve bu dili çok iyi anlayabilecek ve konuşabilecek şekilde öğrenmişti.Ayrıca İngilizceyi de anlayabilir ve konuşabiliyordu.Fakat Fransızca kadar üstünde durmadığı için ana dili İngilizce olan kişilerle özellikle de bu kişiler diplomatsa İngilizcede uzmanlaşmış tercümanlarını bu konuşmalarda kullanır,kendisi Türkçe konuşur tercümanın kendi söylediklerini tercüme etmesini isterdi.Hatta bazı zamanlarda tercümanlar ifadelerini yumuşattığını fark ederse tercümanı uyarır ve ifadelerini İngilizcede tam karşılığı olacak şekilde çevirmesini isterdi.

Bu arada İnönüden de bahsetmek istiyorum.İnönü Atatürk'ün tam tersiydi.Atatürk'ün aksine İnönü İngilizceyi çok iyi anlayabilen ve konuşabilen bir insandı.Fransızcası ise Atatürk'ün İngilizcesi kadardı.Fransızcayı anlayabilir ve konuşabilirdi fakat İngilizce kadar bu dile hakim değildi.

Şöyle Cumhuriyeti kuran kadroya bakıyorum da hepsi en az bir iki dil biliyor.Peki bugün?'One Minute' demekten öteye gidemeyen siyasilerimiz var


Bu mesaja 1 cevap geldi.

W
Woamad
6 gün (707 mesaj)
sosyal bilgiler dersinde öğretiyorlar Atatürk'ün ne kadar iyi fransızca konuştuğunu




I
IO
6 gün (2050 mesaj)
Videoda sene kaç bilen var mı?




S
sendemail
6 gün (2469 mesaj)
BİR VATANSEVER OLARAK ,

Duamdır

MUSTAFA KEMAL'İN , SİLAH ARKADAŞLARININ , CEPHELERDE SAVAŞMIŞ YÜKSEK HALKIMIN RUHLARI ŞAD OLSUN ,

ALLAH'IN SEVGİSİ VE MERHAMETİ ÜZERLERİNDE OLSUN.

Not: O dönemde Osmanlı Subayları ,özellikle kurmay subayları 2-3 tane dil biliyorlardı ,
Fransızca -Almanca-İngilizce lisan eğitimleri varsayılandı zaten.Arapça ve Farsça 'yı da bunların yanına ekleyin.




S
sendemail
6 gün (2469 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Long Nightt

Bugün hiç dil bilmeyen bir harbiyeli gösterebilir misiniz?Atatürk'te bir harbiyeliydi.O dönem yani 20.yüzyılın başlarında dahası 19.yüzyıl boyunca Osmanlıda yabancı dil bakımından fransızca daha yaygındı.Bunun nedeni de 1789 Fransız ihtilaliydi.Osmanlı aydınları Fransız İhtilalinin getirdiği yeni fikir akımlarını doğrudan tanımak ve bilmek için Fransızcaya ayrı bir özen göstermişlerdi.Dahası III.Selim döneminde de Napolyonun Mısıra saldırmasına kadar Osmanlıda Fransızlara ve Fransaya karşı özel bir ilgi hep olagelmiştir.Osmanlının zaten ilk geçici elçilik açtığı ülke Fransa olmuştur.Bunun sonucunda da Osmanlıda Fransızca diğer ecnebi dillerine göre daha yaygındı.

Aynen bugün Dünya genelinde İngilizce nasıl öğreniliyor ve konuşuluyorsa o dönem ki Osmanlı da Fransızca,günümüz 'ingilizcesi' kadar önemliydi.Atatürk'te bundan dolayı okul hayatında Fransızcayı öğrenmeye heves etmiş ve bu dili çok iyi anlayabilecek ve konuşabilecek şekilde öğrenmişti.Ayrıca İngilizceyi de anlayabilir ve konuşabiliyordu.Fakat Fransızca kadar üstünde durmadığı için ana dili İngilizce olan kişilerle özellikle de bu kişiler diplomatsa İngilizcede uzmanlaşmış tercümanlarını bu konuşmalarda kullanır,kendisi Türkçe konuşur tercümanın kendi söylediklerini tercüme etmesini isterdi.Hatta bazı zamanlarda tercümanlar ifadelerini yumuşattığını fark ederse tercümanı uyarır ve ifadelerini İngilizcede tam karşılığı olacak şekilde çevirmesini isterdi.

Bu arada İnönüden de bahsetmek istiyorum.İnönü Atatürk'ün tam tersiydi.Atatürk'ün aksine İnönü İngilizceyi çok iyi anlayabilen ve konuşabilen bir insandı.Fransızcası ise Atatürk'ün İngilizcesi kadardı.Fransızcayı anlayabilir ve konuşabilirdi fakat İngilizce kadar bu dile hakim değildi.

Şöyle Cumhuriyeti kuran kadroya bakıyorum da hepsi en az bir iki dil biliyor.Peki bugün?'One Minute' demekten öteye gidemeyen siyasilerimiz var
Kardeş mesajın tekrar okunsun pekişsin diye alıntı yaptım ,katkın için teşekkürler iyi forumlar kıymetli kardeşim , ifade ettiklerin doğru bilgidir ,vaktin olursa detaylandırabilirsen forumdaki arkadaşlar daha çok yararlanır.

Samimi saygı ve sevgilirimle ,esen kalınız.




K
Kayrabey
6 gün (533 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: kinadangelencerez

Simdi o adam olmasaydi sen de ananla ingilizce rumca yunanca konusuyor olabilirdin.Bu dilleri tabii ogrenirken zorlanabilirdi.
Şu cevap ne kadar yanlış. Öyle kızıyorum ki...

Hadi dediğin oldu adamın annesi 3 dili konuşacaktı 3 farklı milletten adamının tecavüzüne uğradığı için...

Peki sormazlar mı sana:

"Senin annen başka yerde mi yaşıyor olacaktı ülkedeki diğer kadınlar 3 milletten adamın tecavüzüne uğrarken?
Senin annene de tecavüz etmeyecekler miydi? Sen kaç dil bilecektin acaba?" diye...

Yahu şu kapak yapacağım derken kurduğunuz cümle ile kendi annenize dahi sövdüğünüzün ne zaman farkına varacaksınız?

Bunlar benim düşüncem kimse kızmasın.Ben 90'ların çocuğuyum. Sokaklarda büyüdüm. Kavga da ettim küfür de. Ama o zamanlar çocuk olanlar bilir. Küfür ederdik bizde ama anneye ve bacıya asla.! Şimdi bakıyorum önce anneden başlıyorlar küfürlere.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kayrabey -- 17 Nisan 2019; 9:34:50 >


C
coolman06
6 gün (505 mesaj)
İlk kez izledim ve gerçekten etkilendim. Fransızca konuşması beni şaşırtmadı, Atamız zaten her anlamda donanımlı aynı zamanda zeki bir kişiydi.
Beni etkileyen kısmı; tarım ve hayvancılığa verdiği önemi görsel olarak görmekti, bir ülkenin küllerinden yeniden doğuşu için çabalayışını görmekti.
Teşekkürler.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi coolman06 -- 17 Nisan 2019; 9:37:52 >


V
VioLee
6 gün (5746 mesaj)
Boyle videolari renklendirip belgesel gibi yayinlasalar ne guzel olur





< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


B
Barracud@
6 gün (1810 mesaj)
Eskiden kalite vardı. Şimdi bir "one minute" ile işi götürüyorlar.




K
Kraven
6 gün (5934 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: TurkishDelight

İngilizce o zaman da popülerdi. Ancak Osmanlinin son donemlerinde tanzimatla beraber, jon Türkler ile bir fransiz hayranligi vardır. Tıpki bugun bazi türki cumhuriyetlerin rus ve rusca ozentisi olması gibi. İngilizce son 200 yilda etkisini hic kaybetmedi . Bunlardan ziyade bir devlet adamıni dil bilgisine göre degerlendirmek yanlış olur.

Alıntıları Göster
Yok öyle bir şey. Lingua franca denen bir şey vardır. Her dönem bir dil hakim olur, öğrenilir ve konuşulur. Türki cumhuriyetler ve Rusça etkisi ile zerre alakası yok bunun. Daha önceleri Latince, Atatürk döneminde ise bu son demlerini yaşayan Fransızca idi. Ayrıca devlet adamının dil bilme zorunluluğu vardır. Köy muhtarı değil, devlet adamından bahsediyoruz.





< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


K
Kraven
6 gün (5934 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: HINATORY

Yanlışınız var, ingilizce 1. Dünya savaşından sonra dünya dili olmaya basladi.
O zamana kadar fransizca ve almanca başta geliyordu. Osmanlı döneminde en eğitimli kesim ordu ve subaylardi.

Yabancı dillere büyük önem veriliyordu.

Mesela bizzat Abdülhamit han Mustafa Kemal 'in de aralarında bulunduğu subayalara Japonca dersi aldirtmistir.
1931 yılında Türk -Japon dostluk yemeğinde hocasıyla da görülmüştür Atatürk

O yüzden çat pat Japonca'da bilir Atatürk
İlgilizce de biliyordu ama fransızcasi kadar iyi degildi

Fransizca cok iyi, inhilizce iyi, almanca orta, Japoncasi idare eder düzeydeydi.
O dönemki subaylar en az bir yabanci dil ile hasir neşir olmuştur

Arapça 'yi katmıyorum Osmanlıca bilen Arapça 'yi da konuşuyordu , bugünkü Azerice gibi düşün.
https://www.turk.org.au/ataturk-kac-dil-biliyordu/


Alıntıları Göster
Osmanlıca bilen Arapça mı konuşuyordu? Bunu nereden ve neye dayanarak uydurdun acaba? Osmanlıca diye bir dil yoktur. Osmanlıca okuyan da Arapça bilmez. Arapça bambaşka bir dildir. Osmanlıca dediğimiz yazıda Arapça ve Farsça kurallar vardır. Arapça ve Farsça kelimeler bu kurallara göre yazılır ve bu sayede okunur. Kelimelerin cümle içindeki yeri, hatta anlamlarının bununla alakası yoktur. Hatta son dönem Osmanlı bürokratlarının en büyük sorunu Arapça bilmiyor olmalarıdır. Arap bölgelerine giden adamlar Arapça bilmiyor, bu büyük sorunlara yol açmıştır.





< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


S
smallhunter
5 gün (239 mesaj)
Ne zaman fotoğrafını görsem gözlerim doluyor... Gerçek olarak görmeyi ellerini öpmeyi çok isterdim...





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi smallhunter -- 17 Nisan 2019; 11:42:21 >


Y
ymhaslaman
5 gün (432 mesaj)
Pekâla aklıma takılan birşey var. Neden böyle lisan bildiği halde Lozan'a kendisi gitmedi de yabancı dil bilmeyen her maddeyi telgraf çekip soran İnönü'yü gönderdi?





< Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >


F
Falih Rıfkı Atay
5 gün (948 mesaj)
(1898 yılı Haziran ayında yaşanıyor.)
"Perşembe günü akşam yoklamasında, dahiliye zabiti beni aldı. Mektebin birinci sınıf, birinci bölük, birinci takımı, birinci mangasına kayd ile götürdü, bir çavuşa teslim etti. Bu çavuş Mustafa Kemal'di. İşte O'nunla ilk karşılaşıp tanışışımız böyle oldu. O anda onda gözüme çarpan hususiyet üniformasının temizliği, itinalı giyinişi, hâl ve tavrında sezilen karşısındakine saygı telkin etmek isteyen, askerlere mahsus o tarif edilemez hâkim duruşu... Herhâlde o çavuşluk hüviyetini doldurmak isteyen müstesna bir hâl ve tavır...
O esnada, sol kolunda çavuşluk işaretinin üstündeki bir sarı kurdelenin, neye delalet ettiğini anlayamadığımdan, ilk sualim: 'Affedersiniz, bu işaret nedir?' demek oldu. Bana kısaca, şu cevabı verdi:
'Sınıfımın en iyi Fransızca bileni benmişim. İmtihan ederek, bu işareti koymamı emrettiler.'"

Ali Fuat Cebesoy, 1963.




J
Janus_Prospero
5 gün (2011 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: TurkishDelight

Mustafa Kemal de ingilizce bilmiyordu. İngilizce bilmemek ayıp bir şey değil.

Alıntıları Göster
Mustafa Kemal Paşa'nın zamanında İngilizce evrensel bir dil değildi. Evrensel dil Fransızca'ydı, Fransızca sadece evrensel bir dil de değildi ayrıca yüksek bir kültürü de temsil ediyordu. Şu anki İngilizce kadar çok ele ayağa düşmemişti.

Hiç dil bilmemek bir devlet adamı açısından kabul edilebilir bir durum değil. En kötü ihtimalle önemli bir dili bilmeli, onun haricindeki diğer dillere de aşina olmalı, en azından.