1. sayfa
|
Bkz. tekno-feodalizm Siyaset kurumları ve inanç sistemleri neredeyse çöktü; artık yerini tekno-diktatörlüklere bırakıyorlar... |
| Avrupanın düzenlemelerine bel bağlayacağız gibi... |
|
Yapay zeka kısıtlamaları olamaz çünkü sermaye buna çılgınlar gibi para yatırıyor, devlet kalkıp sermayeye gem vuramaz hele hele sermaye tarafından yönetilip şekillendirilen G7 ülkeleri hiç vuramaz. İnsafına bıraktığı yok ayrıca devlet ilk erişimi yapıyor görüyor sonra piyasaya veriyorlar, bundan kurtuluşun tek yolu var devletler kendi yapay zekalarını yapacaklar, genelin kullanımına sunulan AI ürünlerini de kullanımda sınırlandıracaklar ama bu kadarını dahi yapabilecek ülke görürmüyüz yada kaç ülke yapabilir izleyip göreceğiz. :) |
| Haberin başlığında kullanılan fotoğrafta Zuckerberg elleri dua'ya kalkmış gibi izlenim veriyor.. :)) |
| "Üreten sensin yapan sensin geliştiren sensin yavaşlaması gerekiyorsa yavaşla beni niye ortak ediyorsun hayırdır¿" -turp |
| İçlerinde açık ara şeytanını metne dahil etmemişsin hocam, Zuckerberg. |
|
Geliyor maalesef, belki biz göremeyiz ama çocuklarımızın çocukları olduğunda zor bir dönem bekliyor onları. < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > |
| Yapay Zeka en azından hırsızlık yapmaz, en kötü amacını belli eder insanları yok eder. |
Yapay zekanın hiper kapitalist "şirketokrasi" Amerikan bağlamında minimalleştirilmiş kamu otoritesi tarafından gözetimsizliği ve regülasyonsuzluğu berbat görünse de bunlar çok beylik kalan ifadeler bence. ABD ekseninde bakarsak dünyada belirli bir "feodal tekno-diktatörlük" hep vardı. On yıllardır kullandığımız bilgisayarlardaki işletim sistemleri ve ofis programları kimindi? Kullandığımız elma logolu telefonların yazılımları ve çipleriyle kimin? Bugün yapay zeka çiplerini üretenlerle normal bilgisayar GPU'ları üretenler farklı kişiler mi? Geçmişteki çıkış noktaları şu an çok mu farklı? Değil. Geçmişte de dünyanın geri kalanı bir takım teknoloji devlerine bağımlı değiller miydi? Yapay zeka ile bir yeniden yapılanmanın söz konusu olduğu aşikar ama zaten teknoloji devlerinin borusunun öttüğü geçmiştekinden aşırı farklı bir düzen oluşacağını farz etmek de naiflik olur. Hatta geçmişe nazarla - ABD ile tezat teşkil eden - Çin'in yeni küresel rakip süper güç olarak varlığı işleri ilginç kılıyor. ABD ve müttefikleri dijital teknolojilerde eskisi gibi rakipsiz değil. Bizatihi Nvidia CEO'su Jensen Huang'ın deyişi ile dişli, hırslı, inovatif, hızla ilerleyen, belirli başlıklarda daha üstün bir rakip (Çin) var artık. Ve bu rakip iktidar tekelini paylaşmak istemeyen ve özel sektörün oyun alanının sınırlarını belirleyip ensesinde deccal gibi dikilen bir Komünist Parti ve bu partinin Batı'daki muadillerinden çok daha büyük Çin devlet aygıtı tarafından idare ediliyor. Açık kaynak-open source, ölçek-scale ve endüstriyel uygulamalı yapay zekayı vurgulayan Çinli firmalar ve bu firmalarla doğrudan organik bağları bulunup zaten küresel seviyede iktisadi nüfuza sahip teknokratik bir diktanın ete kemiğe bürünüşü olan Çin Komünist Partisi Amerika'dan kaynaklanacak bir küresel tekno-feodalizm manzarasını oldukça karmaşık hale getirmekte. Artık Amerika Birleşik Devletleri ve Amerikan firmaları dijital bir teknoloji dalında alternatifsiz veya ezici şekilde üstün değil. Yapay zeka teknokrasi yarışında karşılarında en az kendileri kadar yüksek yatırım iştahlı büyük bir sektör oyuncusu var. Dünyadaki birçok aktör de haliyle kendi çıkarlarına göre pozisyon alıyor. Hatırı sayılır miktarda oyuncu yumurtalarını tek sepete koymamak için ikisini birden tercih ediyor. https://www.reuters.com/business/retail-consumer/trump-xi-meet-investors-play-both-sides-ai-divide-2026-09-22/ < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > Siyaset kurumları ve inanç sistemleri çökmedi. Yalnızca yeni duruma göre yeniden yapılanıyorlar. Uyarlanıyorlar. Kartlar yeniden dağıtılıyor. Ama zaten bu her zaman hayatın kanunu değil miydi? 😀 |
1. sayfa
Donald Trump önderliğinde bir araya gelen teknoloji liderleri, ortak bir mutabakata imza attı. Beyaz Saray sözcüsü Mike Johnson tarafından "ortak bir tahaddüt" ve "uyulacak prensiplerin beyanı" olarak nitelendirilen bu mutabakatta şirketler, yapay zekâyı kontrollü bir şekilde geliştirmek için birlikte çalışacaklarını ve kendi denetim sistemlerini devreye sokacaklarını taahhüt ediyor.
Ancak bunun ötesinde bağlayıcı herhangi bir yaptırım bulunmuyor. Yani Donald Trump, yapay zekânın güvenli bir şekilde geliştirilmesini, teknoloji patronlarının insafına bırakıyor. Zaten Donald Trump da bu mütabakatı "etik olarak bağlayıcı" bir anlaşma olarak duyurdu ve şirketlerin devlet düzenlemelerine bel bağlamak yerine kendi kendilerini kontrol altında tutacaklarını ifade etti.
Ayrıca Bkz.AI Günlükleri: Yapay zekâ dünyasında bu hafta (28 Eylül 2026)
Bu buluşmada OpenAI CEO'su Sam Altman ve Anthropic CEO'su Dario Amodei gibi kritik isimlerin bulunmaması dikkat çekiyor. Bu liderler, söyledikleri her şeye ters düşen bu mütabakatın imzalanması sırasında orada bulunmak istememiş olabilir. Ancak bu noktada onların da belirlenen bu çerçeve içerisinde hareket edeceğini varsayabiliriz. Yani haftalardır üst üste gelen tüm o çağrılar, günün sonunda "etik olarak bağlayıcı" bir mütabakatla sonuçlanacak.
Kaynak:https://interestingengineering.com/ai-robotics/trump-tech-executives-voluntary-safety-accord
Haberi Portalda Gör